Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Ezine’de Maske Düştü, Güray Yüksel Halkın Yanında, Alper Altınok Kimin Safında?

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan Kerem İriç Geçtiğimiz akşam sosyal medyada öyle bir süreç yaşandı ki, adeta maskeler düştü ve gerçek niyetler gün yüzüne çıktı. Olayın merkezinde Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel’in vatandaşın sesi olan o paylaşımı ve ardından Alper Altınok'un sergilediği şaşırtıcı tavır vardı. Ben de bu sürece kayıtsız kalamadım; çünkü benim mahallemde bir haksızlık yapılıyorsa, sessiz kalmak "kurdu tutmaktır." Tartışmanın Fitilini Ateşleyen O Paylaşım Peki, ne demişti Güray Yüksel? Belediye personelinin ehliyetsiz motosiklet kullanımı nedeniyle kesilen 240.000 TL’lik cezayı gündeme getirerek şu vicdani çıkışı yapmıştı: "Cezalar tabii ki caydırıcı olmalı ama öldürücü de olmamalı!" Bu sözler kısa sürede binlerce kişiden destek gördü; çünkü halkın cebini yakan, "kantarın topuzunun kaçtığı" bir noktaya parmak basıyordu. "İlk Taşı Günahsız Olan Atsın" Güray Yüksel’in bu çıkışına karşı Alper Bey pusuda bekliyormuşçasına; "Kural kuraldır, yanlış yanlıştır... Millet her şeyin farkında, günü gelince de gereğini yapar..." şeklinde bir paylaşım yaptı. Güray Yüksel ise bu sözlere karşılık; "Bize yetkiyi vatandaş verdi... Sandık orada!" diyerek hem halka karşı sorumluluğunu hatırlattı hem de Alper Bey’in Kepez’de sandıktan çıkamadığına ince bir gönderme yaptı. Alper Bey durur mu? "Belediyelere denetim geliyor" diye bir haber linki paylaşarak kendince aba altından sopa gösterdi. Alper Bey, şu sözü bilir misiniz: "İlk taşı günahsız olanınız atsın." Kendi OSB döneminizden kalan o kabarık "bagajınızla" bugün kalkıp Ezine Belediye Başkanı hakkında göndermeler yapmanız ne kadar etik? Üstelik halen AK Partiliyseniz, Çanakkale’de sadece 3 belediyesi kalmış bir partinin başkanına sahip çıkmanız gerekmez mi? Sırf İl Başkanı olarak atanmadığınız için sergilediğiniz bu hırslı tutum, sizi kendi camianıza da yabancılaştırıyor.  Güray Yüksel Seni O Koltukta Tutan Adamdı! Gelelim en önemli noktaya... Alper Bey, bugün "denetim" linkleriyle gözdağı vermeye çalıştığınız Güray Yüksel, siz Ezine Gıda OSB’de görev yaparken arkanızdaki en büyük güçlerden biriydi. Belediye Başkanı olarak OSB yönetim kurulunda imzası vardı. Birileri sizi orada "yemeye" çalışırken, tasfiye etmek için gün sayarken Güray Yüksel gövdesini koydu, sizin orada kalmanız için destek verdi. Sizi o koltukta tutan imzanın sahibini, bugün müfettişle korkutmaya çalışmak tam bir vefasızlıktır. "Bülent Turan Benim İçin Ne Yapmış ki?"  Vefa terazisinin asıl bozulduğu yer ise burasıdır. Alper ticari olarak çok zor durumdayken adeta "mezara girmiş" bir haldeyken elinden tutup onu ayağa kaldıran isim Bülent Turan’dı. Sadece elinden tutmakla kalmadı; ona bir de makam verdi, Ezine Gıda OSB’nin yönetimini kendisine teslim etti. Oradan kurduğu ilişkilerle çok büyük inşaat işleri yaptı. Peki, Alper Bey ne yaptı? Kahve köşelerinde çekinmeden "Bülent Turan benim için ne yapmış ki?" diyebildi. Sadece bu da değil; Alper Bey, OSB Müdürü olduğu dönemde Bülent Turan’a en haksız eleştirileri yapan yayın gruplarına reklam ve ilan destekleri vererek yine bir vefasızlık örneği sergilemişti. O dönemde bu durumu eleştirmiş, "Düşmanın oklarını maalesef bizim dostlarımız veriyor" demiştim. Görüyoruz ki o gün "dostun" okunu verenler, bugün bizzat o okları fırlatan yaya dönüşmüşler. Durduk Yerde Beni de Kaybettin Mesele sadece siyasi isimler değil, bana karşı tutumu da vefa anlayışının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Alper Bey, hatırlarsınız; Ezine OSB ile ilgili haksız gördüğüm bazı yanlışları düzeltmek için size destek verdiğim bir yazı kaleme almıştım. O yazı binlerce kez okunmuş, kamuoyunda "Mesele meğer aslı böyleymiş" dedirterek o günde hakkı savundum yine olsa yine yaparım… Ben o gün size karşılıksız, kalemimin gücüyle sahip çıkmışken; duyuyorum ki siz durduk yere benim arkamdan konuşmaya başlamışsınız. İşte vefasızlık tam olarak budur: Sizinle OSB müdürlüğü döneminizde tek bir maddi ilişkim olmadı, çayımızı içtik muhabbetimizi ettik çok umurumda değil belki ama neden il başkanlığı sürecinden sonra beni hedef tahtasına koydunuz.  Cumhurbaşkanımız Bu Hatalı Gidişata Dur Diyecektir Güray Yüksel’in eleştirisi halkın canını yakan bir uygulamaya yöneliktir ve iddia ediyorum; yarın bir gün Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuya müdahale edip yanlışı düzelttirecektir. Hatırlayın bir dönem araçlardaki cam filmi için cezalar yazılırken Cumhurbaşkanı kantarın topuzunu kaçırdınız diyerek müdahale etmişti. Peki o zaman Alper Bey, Cumhurbaşkanımızı da mı eleştirecek? Gerçi artık parası var kimseye ihtiyacı yok neden “eleştirmesin ki…” "Toklar" Limana Erken İndi, İlk İsim de Alper Altınok Oldu Yanlış anlaşılmasın; şimdi söyleyeceklerimin muhatabı doğrudan Alper Altınok Bey’dir. Asıl acı olan; karnı doyanın, o sofrayı kuran eli unutmasıdır. Alper Bey, zamanında sırtına binerek menzile ulaştığınız atın bugün ahırda yüzüne bakmıyorsunuz; ama unutmayın ki o at olmazsa bir dahaki sefere yaya kalırsınız. Dava gemisi limana yanaşınca, fırtınayı göğüsleyenler değil; ilk önce karnı doymuş olan o "toklar" iner. Görünen o ki Alper Bey'in karnı bir hayli doyurulmuştur. Bunları gördükçe yarın öbür gün ak Parti’nin iktidardan gitmesi durumunda Alper Bey gibi insanların nasıl savrulacağını bugünden tasavvur edebiliyoruz.. O Dosyaları Birileri Açarsa Alper Bey'e dost tavsiyesi; belediye denetimi bekleyeceğine, o denetimlerin kendi geçmişine uğramaması için dua etsin. Eğer bu yazımdan sonra şahsım hakkında bir haber yaptırır veya arkamdan konuşmaya devam ederse, o meşhur OSB dosyasındaki tüm detaylar herhalde bir bir ortaya dökülür. Şayet susmaz ve beni bir şekilde hedefe koymaya kalkarsa, işte o gün; İl Başkanı olmak hayaliyle gittiği AK Parti Genel Merkezi’nde önüne konulan o meşhur dosyayı burada, tüm kamuoyuyla paylaşacağım. Peki, "Kerem İriç, madem elinde böyle bir dosya var, neden şimdi paylaşmıyorsun?" diyene cevabım net: Burası benim mahallem. Sustuğum noktalar, mahallemizdeki sevdiğimiz insanların "Bu kadarına gerek yoktu Kerem" sitemine maruz kalmamak içindir. Ben üzerime düşen uyarıyı yaptım. Ancak muhalif medya olduğunu iddia edenlerin önünde de bu konuları araştırıp yazmak için hiçbir engel yoktur; kalem onların, meydan oradadır.

Ezine’de Maske Düştü, Güray Yüksel Halkın Yanında, Alper Altınok Kimin Safında?

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan Kerem İriç

Geçtiğimiz akşam sosyal medyada öyle bir süreç yaşandı ki, adeta maskeler düştü ve gerçek niyetler gün yüzüne çıktı. Olayın merkezinde Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel’in vatandaşın sesi olan o paylaşımı ve ardından Alper Altınok'un sergilediği şaşırtıcı tavır vardı. Ben de bu sürece kayıtsız kalamadım; çünkü benim mahallemde bir haksızlık yapılıyorsa, sessiz kalmak "kurdu tutmaktır."

Tartışmanın Fitilini Ateşleyen O Paylaşım

Peki, ne demişti Güray Yüksel? Belediye personelinin ehliyetsiz motosiklet kullanımı nedeniyle kesilen 240.000 TL’lik cezayı gündeme getirerek şu vicdani çıkışı yapmıştı:

"Cezalar tabii ki caydırıcı olmalı ama öldürücü de olmamalı!"

Bu sözler kısa sürede binlerce kişiden destek gördü; çünkü halkın cebini yakan, "kantarın topuzunun kaçtığı" bir noktaya parmak basıyordu.

"İlk Taşı Günahsız Olan Atsın"

Güray Yüksel’in bu çıkışına karşı Alper Bey pusuda bekliyormuşçasına; "Kural kuraldır, yanlış yanlıştır... Millet her şeyin farkında, günü gelince de gereğini yapar..." şeklinde bir paylaşım yaptı. Güray Yüksel ise bu sözlere karşılık; "Bize yetkiyi vatandaş verdi... Sandık orada!" diyerek hem halka karşı sorumluluğunu hatırlattı hem de Alper Bey’in Kepez’de sandıktan çıkamadığına ince bir gönderme yaptı.

Alper Bey durur mu? "Belediyelere denetim geliyor" diye bir haber linki paylaşarak kendince aba altından sopa gösterdi. Alper Bey, şu sözü bilir misiniz: "İlk taşı günahsız olanınız atsın." Kendi OSB döneminizden kalan o kabarık "bagajınızla" bugün kalkıp Ezine Belediye Başkanı hakkında göndermeler yapmanız ne kadar etik? Üstelik halen AK Partiliyseniz, Çanakkale’de sadece 3 belediyesi kalmış bir partinin başkanına sahip çıkmanız gerekmez mi? Sırf İl Başkanı olarak atanmadığınız için sergilediğiniz bu hırslı tutum, sizi kendi camianıza da yabancılaştırıyor. 

Güray Yüksel Seni O Koltukta Tutan Adamdı!

Gelelim en önemli noktaya... Alper Bey, bugün "denetim" linkleriyle gözdağı vermeye çalıştığınız Güray Yüksel, siz Ezine Gıda OSB’de görev yaparken arkanızdaki en büyük güçlerden biriydi. Belediye Başkanı olarak OSB yönetim kurulunda imzası vardı. Birileri sizi orada "yemeye" çalışırken, tasfiye etmek için gün sayarken Güray Yüksel gövdesini koydu, sizin orada kalmanız için destek verdi. Sizi o koltukta tutan imzanın sahibini, bugün müfettişle korkutmaya çalışmak tam bir vefasızlıktır.

"Bülent Turan Benim İçin Ne Yapmış ki?" 

Vefa terazisinin asıl bozulduğu yer ise burasıdır. Alper ticari olarak çok zor durumdayken adeta "mezara girmiş" bir haldeyken elinden tutup onu ayağa kaldıran isim Bülent Turan’dı. Sadece elinden tutmakla kalmadı; ona bir de makam verdi, Ezine Gıda OSB’nin yönetimini kendisine teslim etti. Oradan kurduğu ilişkilerle çok büyük inşaat işleri yaptı. Peki, Alper Bey ne yaptı? Kahve köşelerinde çekinmeden "Bülent Turan benim için ne yapmış ki?" diyebildi.

Sadece bu da değil; Alper Bey, OSB Müdürü olduğu dönemde Bülent Turan’a en haksız eleştirileri yapan yayın gruplarına reklam ve ilan destekleri vererek yine bir vefasızlık örneği sergilemişti. O dönemde bu durumu eleştirmiş, "Düşmanın oklarını maalesef bizim dostlarımız veriyor" demiştim. Görüyoruz ki o gün "dostun" okunu verenler, bugün bizzat o okları fırlatan yaya dönüşmüşler.

Durduk Yerde Beni de Kaybettin

Mesele sadece siyasi isimler değil, bana karşı tutumu da vefa anlayışının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. Alper Bey, hatırlarsınız; Ezine OSB ile ilgili haksız gördüğüm bazı yanlışları düzeltmek için size destek verdiğim bir yazı kaleme almıştım. O yazı binlerce kez okunmuş, kamuoyunda "Mesele meğer aslı böyleymiş" dedirterek o günde hakkı savundum yine olsa yine yaparım…

Ben o gün size karşılıksız, kalemimin gücüyle sahip çıkmışken; duyuyorum ki siz durduk yere benim arkamdan konuşmaya başlamışsınız. İşte vefasızlık tam olarak budur: Sizinle OSB müdürlüğü döneminizde tek bir maddi ilişkim olmadı, çayımızı içtik muhabbetimizi ettik çok umurumda değil belki ama neden il başkanlığı sürecinden sonra beni hedef tahtasına koydunuz. 

Cumhurbaşkanımız Bu Hatalı Gidişata Dur Diyecektir

Güray Yüksel’in eleştirisi halkın canını yakan bir uygulamaya yöneliktir ve iddia ediyorum; yarın bir gün Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuya müdahale edip yanlışı düzelttirecektir. Hatırlayın bir dönem araçlardaki cam filmi için cezalar yazılırken Cumhurbaşkanı kantarın topuzunu kaçırdınız diyerek müdahale etmişti. Peki o zaman Alper Bey, Cumhurbaşkanımızı da mı eleştirecek? Gerçi artık parası var kimseye ihtiyacı yok neden “eleştirmesin ki…”

"Toklar" Limana Erken İndi, İlk İsim de Alper Altınok Oldu

Yanlış anlaşılmasın; şimdi söyleyeceklerimin muhatabı doğrudan Alper Altınok Bey’dir. Asıl acı olan; karnı doyanın, o sofrayı kuran eli unutmasıdır. Alper Bey, zamanında sırtına binerek menzile ulaştığınız atın bugün ahırda yüzüne bakmıyorsunuz; ama unutmayın ki o at olmazsa bir dahaki sefere yaya kalırsınız. Dava gemisi limana yanaşınca, fırtınayı göğüsleyenler değil; ilk önce karnı doymuş olan o "toklar" iner. Görünen o ki Alper Bey'in karnı bir hayli doyurulmuştur. Bunları gördükçe yarın öbür gün ak Parti’nin iktidardan gitmesi durumunda Alper Bey gibi insanların nasıl savrulacağını bugünden tasavvur edebiliyoruz..

O Dosyaları Birileri Açarsa

Alper Bey'e dost tavsiyesi; belediye denetimi bekleyeceğine, o denetimlerin kendi geçmişine uğramaması için dua etsin. Eğer bu yazımdan sonra şahsım hakkında bir haber yaptırır veya arkamdan konuşmaya devam ederse, o meşhur OSB dosyasındaki tüm detaylar herhalde bir bir ortaya dökülür. Şayet susmaz ve beni bir şekilde hedefe koymaya kalkarsa, işte o gün; İl Başkanı olmak hayaliyle gittiği AK Parti Genel Merkezi’nde önüne konulan o meşhur dosyayı burada, tüm kamuoyuyla paylaşacağım.

Peki, "Kerem İriç, madem elinde böyle bir dosya var, neden şimdi paylaşmıyorsun?" diyene cevabım net: Burası benim mahallem. Sustuğum noktalar, mahallemizdeki sevdiğimiz insanların "Bu kadarına gerek yoktu Kerem" sitemine maruz kalmamak içindir. Ben üzerime düşen uyarıyı yaptım. Ancak muhalif medya olduğunu iddia edenlerin önünde de bu konuları araştırıp yazmak için hiçbir engel yoktur; kalem onların, meydan oradadır.

Yazıya ifade bırak !