“Hiçbir güç Türkiye’yi karşısına alma cüretini gösteremez. Devletimizin caydırıcılığı, diplomasi kabiliyeti ve güçlü ittifak bağları, her türlü maceracı girişimi bertaraf edecek kudrettedir. Panik yerine soğukkanlılık, kaos yerine milli birlik en büyük güvencemizdir.”
İran’daki Sahipsiz Halkın Dramı ve Erdoğan’ın Türkiye’ye Kazandırdığı Özgüven
Yazan: Kerem İriç
Tarihin Tekerrürü ve Acı İkazlar
"Kendi yurdunuzun aslanlarını katletmeyin ki, düşmanlarınızın köpeklerine yem olmayasınız." Meşhur Arap vecizesinde ifade edilen bu ikaz, bugün İran’da şahit olduğumuz manzaranın en acı yansımasıdır.
Sahte Kurtarıcıların İllüzyonu
Daha önce benzer bir trajediye Irak’ta tanıklık ettik; işgalci güçlerin gelişini alkışlarla karşılayanlar, yıktıkları rejimi çok geçmeden mumla arar hale geldiler. Kuşkusuz, halkına sırtını dönen zalim diktatörlere ve kibirli rejimlere razı gelmek mümkün değildir. Ancak o zulmü besleyen emperyalist "kurtarıcıları" birer umut kapısı görme gafletine de düşülmemelidir.
Rasyonel Zeminden Kopuşun Bedeli
İran halkının bugün içinden geçtiği sosyal ve ekonomik buhran; rasyonel zeminden kopmuş, baskı ve ideolojik saplantılarla ayakta kalmaya çalışan politikaların kaçınılmaz bir sonucudur. Ortadoğu’nun bu yangın yerinde, kendi iç krizlerini yönetemeyen yapılar, dış güçlerin iştahını kabartmaktan başka bir sonuç doğurmamaktadır. (Maalesef burada katledilen aslan topyekün İran Halkıdır!)
Küresel Kaosta Bir İstikrar Adası: Türkiye
Bu kaotik tabloda Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sadece bir istikrar adası değil, aynı zamanda yarınların ufkunu çizen bir oyun kurucu olarak yükselmektedir. Siyaseti soğuk savaş disipliniyle yoğrulmuş, kriz anlarında sarsılmaz bir devlet aklıyla hareket eden Erdoğan; sadece sorunu tespit etmekle kalmıyor, çözümün yol haritasını da dünyaya ilan ediyor. Suriye’den Rusya-Ukrayna savaşına kadar sergilenen rasyonel ve yapıcı diplomasi, bu üstünlüğün en somut kanıtıdır.
Milli Birlik ve Sarsılmaz Caydırıcılık
Sığ muhalefetin kısır döngülerini bir kenara bırakıp, Türkiye’nin ilkesel duruşunu ve "Erdoğan Türkiye’dir" gerçeğinin hayatiyetini idrak etmemiz gereken bir dönemdeyiz. Vatandaşlarımızın güveni tamdır: Hiçbir güç Türkiye’yi karşısına alma cüretini gösteremez. Devletimizin caydırıcılığı, diplomasi kabiliyeti ve güçlü ittifak bağları, her türlü maceracı girişimi bertaraf edecek kudrettedir. Panik yerine soğukkanlılık, kaos yerine milli birlik en büyük güvencemizdir.