Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Siyasetçiler Konuşuyor, Kepez Susuz Bekliyor, Çözüm Çok, Net Takvim Yok

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan: Kerem İriç Kepez’in kronikleşen içme suyu meselesi, artık sadece altyapısal bir yetersizlik olmaktan çıkıp tam anlamıyla siyasi bir polemik, karşılıklı suçlama ve yetki karmaşası yumağına dönüştü. Kepez Belediye Meclisi’nden Çanakkale Belediye Meclisi’ne, ilçe başkanlarının sosyal medya açıklamalarından eski belde başkanlarının tarihi düzeltmelerine kadar neredeyse konuşmayan, fikrini söylemeyen kalmadı. Peki, günün sonunda Kepezli vatandaşın musluğundan ne zaman kesintisiz, kaliteli su akacak? Ne yazık ki bu kadar laf kalabalığı ve açıklama arasında bu hayati sorunun net ve somut bir tarihi hâlâ yok! Süreç Nereden Geldi, Bugün Ne Durumda? Gelişmeleri doğru okumak için tablonun bütününe bakmak gerekiyor. Kepez, 2019’da 9 bin 500 hane civarındayken bugün 22 bin haneye ulaşmış, %133 oranında büyümüş devasa bir belde. Doğal gazın gelmesiyle yazlık alanlar dört mevsim kullanılan yerleşimlere dönüştü, günlük su tüketimi 12 bin metreküplere dayandı. Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan hakkını yemeyelim; sahada ciddi bir altyapı mesaisi yürüttü. 103 kilometrelik içme suyu hattı özel cihazlarla kontrol edilip yeraltı kaçakları tespit edildi, 6 bin 500 parsel abonesinin bağlantısı yenilendi. Daha önce kaleme aldığım gibi, 18 Mart’ta satılan 175 milyon TL’lik arsanın geliri doğrudan su hattına kaynak olarak aktarıldı. Tekin Grup – Meyer iş ortaklığı sahada çalışıyor. Ancak teknik süreç beklenenden zor ve maliyetli ilerliyor. Sarıcaeli Su Deposu ile Kepez arasındaki 5 bin metrelik isale hattının 2 bin 942 metresi tamamlandı. Fakat planlanan güzergâhta BOTAŞ ve yüksek gerilim elektrik hatlarının çıkması nedeniyle zorunlu güzergâh değişikliğine gidildi. Üniversite ve hastane bölgesinde trafiği aksatmamak adına 180 metrelik yatay sondaj yapılması gerekti. Birol Başkan’ın ifadesiyle, sadece bu öngörülemeyen teknik aksaklıklar dahi belediyeye 20-25 milyon liralık ek maliyet getirdi. Çanakkale Belediye Meclisi’nden geçen kararla Kepez’e aktarılacak 5 milyon metreküplük su, birilerinin lanse etmeye çalıştığı gibi Çanakkale Belediyesi’nin bir "lütfu" veya "hayrı" değildir. Ortada Çanakkale Valiliği’nin ve DSİ’nin resmi evrakla belirlediği prosedür vardır; yani sadece yapılması gereken yasal zorunluluk yerine getirilmiştir. Kaldı ki bu ham su devri, kriz için yalnızca geçici bir "can suyu" niteliğindedir. Kalıcı çözüm için Atikhisar Barajı’ndan gelen açık sulama kanalının acilen kapalı boru sistemine çevrilmesi, Kepez’e 6 kilometrelik yeni hattın çekilmesi ve Sarıcaeli’deki arıtma kapasitesinin 20 bin metreküpe çıkarılması şarttır. Bunun nasıl yapılacağına yazının sonunda değineceğim. Bütün Taraflar Konuştu, Polemik Çok, Tarih Yok! Son bir haftadaki demeç trafiğine baktığınızda tablonun karmaşıklığı daha iyi anlaşılıyor: Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, meclisten desteği çıkardı ancak topu geçmişe ve iktidara atarak; "2004-2006 yıllarında Kepez Çanakkale’ye bağlansaydı bu sorunlar yaşanmazdı, siyasi irade izin vermedi. Ayrıca DSİ, barajdan Kepez’e giden açık kanalı kapalı boru sistemine çevirmeli, boşa akan su Kepez’e verilmeli" diyerek sorumluluğun merkezî hükümette olduğunu savundu. AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış ise gecikmeden yanıt verdi: "Suçu devlete ve geçmişe atmak idarecilik acziyetidir. Devlet barajı yapar, suyu getirir; şehir içi dağıtım ve yönetim belediyenindir. 5393 sayılı kanuna göre Çanakkale ve Kepez’in birleşme kararını zamanında almayan sizlerdiniz" diyerek belediye yönetimini vizyonsuzlukla eleştirdi. 2004-2009 Dönemi Kepez Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz da sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak önemli bir düzeltme yaptı: Muharrem Erkek’in o yıllarda Çanakkale Belediyesi’nde meclis üyesi olduğunu hatırlatan Oğuz, "O dönem ben Kepez Belediye Başkanı olarak birleşmeyi ısrarla savundum. Ancak kararı almayan sizlerdiniz, Çanakkale Belediye Meclisi’ydi. Sorun birleşememek değil, tamamen beceriksizliktir" çıkışında bulundu. Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ise bir yandan mülk satışlarını, belediye araçlarının durumunu ve şahsına yönelik iddiaları belgeleriyle açıklayacağını söylerken; diğer yandan eski AK Parti Kepez Belde Başkanı Cihat Gılafçı’nın geçmişte "Seçimden önce su sorununu çözmeyin, yoksa oy alamayız" dediğini öne sürerek siyasi engellemelere sığındı. (Burada bir parantez açmak şart: Allah aşkına, Gılafçı gibi bir figürün engellemesinden ne çıkar, kim kimi dikkate alır? Bu söylem sadece mide bulandırmaktan ve kendince ucuz siyaset yapmaktan öteye geçmez!) AK Partili Meclis Üyesi Erkan Kürşat Ertürk ise konunun tamamen siyaset üstü tutulması gerektiğini vurgulayarak; sadece kaçak tespitiyle yetinilmeyip ana hatların acilen yenilenmesi ve kayıp-kaçağın önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti. Su Sorunun Çözümü 6 Ayı Da Bulabilir, Daha Da Uzayabilir Tüm bu açıklamaları yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan açık gerçek şudur: Herkes neyin nasıl çözülemediğine dair uzman, ama kimse sorunun ne zaman tamamen biteceğine dair net bir gün veremiyor! Kısa vadede bugün atılan adımların Kepez’in musluğuna yansıması 6 ayı da bulabilir, daha da uzayabilir. Masadaki planlar teknik olarak doğru olabilir; BOTAŞ hatları, kurum izinleri, maliyet artışları gerçek mazeretler olabilir. Ancak vatandaşı ilgilendiren kısım mazeretler değil, musluktan akan sudur. Muhatapların birbirlerine laf yetiştirmesi Kepez’in su depolarını doldurmuyor. Siyasi polemiklerle zaman kaybetme lüksümüz yok. Çözüm Nerede? Egoları Ayaklar Altına Alın, Ankara’ya Gidin! Kepez’in su krizini kökten ve kalıcı olarak çözecek reçete bellidir. Ama bunu sağlamanın yolu polemik yapmak değil, şehri yönetenlerin tek bir vücut halinde hareket etmesidir. Buradan tüm taraflara, Kepez halkı ve kamuoyu adına naçizane bir çözüm önerisinde bulunmak isterim: Basın üzerinden yürütülen beyanat savaşlarını ve meclis içi atışmaları bir kenara bırakıp ortak bir akılla hareket etmek en doğrusu olacaktır. Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan öncülüğünde; Merkez İl Genel Meclisi Başkanı ve üyelerimiz, belediye meclis üyelerimiz, siyasi partilerin temsilcileri ve muhtarlarımızdan oluşan siyaset üstü bir "Kepez Su Heyeti" oluşturulabilir. Siyasi ayrılıkları bir kenara koyup hep birlikte Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirilebilir. Çanakkale’nin ne zaman başı sıkışsa veya çözümsüz bir kriz kapıya dayansa devreye girip memleketin sorunlarını çözüme kavuşturan İçişleri Bakan Yardımcımız Sayın Bülent Turan başta olmak üzere, Çanakkale milletvekillerimiz ve ilgili bakanlıklar (Tarım ve Orman Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğü) tek tek ziyaret edilerek bu ortak talep ilk elden iletilebilir. Başka illerde bu tür hayati altyapı krizleri, yerel yöneticilerin parti rozetlerini bir kenara bırakıp başkente yaptıkları bu ortak çıkarma ve birliktelik sayesinde çözülüyor. Kepez’e su getirmek, o halka temiz su içirmek için Ankara’da kapı aşındırmak kimsenin gururunu incitmez; aksine gerçek bir devlet adamlığı ve yöneticilik örneğidir. Siyasi egoları ayaklar altına alıp o otobüse bindiğinizde, Ankara’daki kapıların nasıl açıldığını ve bakanlıkların bu projeye nasıl hızla sahip çıktığını göreceksiniz. Aksi halde sizler meclis kürsülerinden birbirinizi suçlamaya devam edersiniz, Kepez halkı da musluğun başında bir umutla suyun akmasını beklemeyi sürdürür...
Ekleme Tarihi: 04 Eylül 2026 -Cuma

Siyasetçiler Konuşuyor, Kepez Susuz Bekliyor, Çözüm Çok, Net Takvim Yok

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan: Kerem İriç

Kepez’in kronikleşen içme suyu meselesi, artık sadece altyapısal bir yetersizlik olmaktan çıkıp tam anlamıyla siyasi bir polemik, karşılıklı suçlama ve yetki karmaşası yumağına dönüştü. Kepez Belediye Meclisi’nden Çanakkale Belediye Meclisi’ne, ilçe başkanlarının sosyal medya açıklamalarından eski belde başkanlarının tarihi düzeltmelerine kadar neredeyse konuşmayan, fikrini söylemeyen kalmadı.

Peki, günün sonunda Kepezli vatandaşın musluğundan ne zaman kesintisiz, kaliteli su akacak? Ne yazık ki bu kadar laf kalabalığı ve açıklama arasında bu hayati sorunun net ve somut bir tarihi hâlâ yok!

Süreç Nereden Geldi, Bugün Ne Durumda?

Gelişmeleri doğru okumak için tablonun bütününe bakmak gerekiyor. Kepez, 2019’da 9 bin 500 hane civarındayken bugün 22 bin haneye ulaşmış, %133 oranında büyümüş devasa bir belde. Doğal gazın gelmesiyle yazlık alanlar dört mevsim kullanılan yerleşimlere dönüştü, günlük su tüketimi 12 bin metreküplere dayandı.

Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan hakkını yemeyelim; sahada ciddi bir altyapı mesaisi yürüttü. 103 kilometrelik içme suyu hattı özel cihazlarla kontrol edilip yeraltı kaçakları tespit edildi, 6 bin 500 parsel abonesinin bağlantısı yenilendi. Daha önce kaleme aldığım gibi, 18 Mart’ta satılan 175 milyon TL’lik arsanın geliri doğrudan su hattına kaynak olarak aktarıldı. Tekin Grup – Meyer iş ortaklığı sahada çalışıyor.

Ancak teknik süreç beklenenden zor ve maliyetli ilerliyor. Sarıcaeli Su Deposu ile Kepez arasındaki 5 bin metrelik isale hattının 2 bin 942 metresi tamamlandı. Fakat planlanan güzergâhta BOTAŞ ve yüksek gerilim elektrik hatlarının çıkması nedeniyle zorunlu güzergâh değişikliğine gidildi. Üniversite ve hastane bölgesinde trafiği aksatmamak adına 180 metrelik yatay sondaj yapılması gerekti. Birol Başkan’ın ifadesiyle, sadece bu öngörülemeyen teknik aksaklıklar dahi belediyeye 20-25 milyon liralık ek maliyet getirdi.

Çanakkale Belediye Meclisi’nden geçen kararla Kepez’e aktarılacak 5 milyon metreküplük su, birilerinin lanse etmeye çalıştığı gibi Çanakkale Belediyesi’nin bir "lütfu" veya "hayrı" değildir. Ortada Çanakkale Valiliği’nin ve DSİ’nin resmi evrakla belirlediği prosedür vardır; yani sadece yapılması gereken yasal zorunluluk yerine getirilmiştir. Kaldı ki bu ham su devri, kriz için yalnızca geçici bir "can suyu" niteliğindedir. Kalıcı çözüm için Atikhisar Barajı’ndan gelen açık sulama kanalının acilen kapalı boru sistemine çevrilmesi, Kepez’e 6 kilometrelik yeni hattın çekilmesi ve Sarıcaeli’deki arıtma kapasitesinin 20 bin metreküpe çıkarılması şarttır. Bunun nasıl yapılacağına yazının sonunda değineceğim.

Bütün Taraflar Konuştu, Polemik Çok, Tarih Yok!

Son bir haftadaki demeç trafiğine baktığınızda tablonun karmaşıklığı daha iyi anlaşılıyor:

  • Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, meclisten desteği çıkardı ancak topu geçmişe ve iktidara atarak; "2004-2006 yıllarında Kepez Çanakkale’ye bağlansaydı bu sorunlar yaşanmazdı, siyasi irade izin vermedi. Ayrıca DSİ, barajdan Kepez’e giden açık kanalı kapalı boru sistemine çevirmeli, boşa akan su Kepez’e verilmeli" diyerek sorumluluğun merkezî hükümette olduğunu savundu.
  • AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış ise gecikmeden yanıt verdi: "Suçu devlete ve geçmişe atmak idarecilik acziyetidir. Devlet barajı yapar, suyu getirir; şehir içi dağıtım ve yönetim belediyenindir. 5393 sayılı kanuna göre Çanakkale ve Kepez’in birleşme kararını zamanında almayan sizlerdiniz" diyerek belediye yönetimini vizyonsuzlukla eleştirdi.
  • 2004-2009 Dönemi Kepez Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz da sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak önemli bir düzeltme yaptı: Muharrem Erkek’in o yıllarda Çanakkale Belediyesi’nde meclis üyesi olduğunu hatırlatan Oğuz, "O dönem ben Kepez Belediye Başkanı olarak birleşmeyi ısrarla savundum. Ancak kararı almayan sizlerdiniz, Çanakkale Belediye Meclisi’ydi. Sorun birleşememek değil, tamamen beceriksizliktir" çıkışında bulundu.
  • Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ise bir yandan mülk satışlarını, belediye araçlarının durumunu ve şahsına yönelik iddiaları belgeleriyle açıklayacağını söylerken; diğer yandan eski AK Parti Kepez Belde Başkanı Cihat Gılafçı’nın geçmişte "Seçimden önce su sorununu çözmeyin, yoksa oy alamayız" dediğini öne sürerek siyasi engellemelere sığındı. (Burada bir parantez açmak şart: Allah aşkına, Gılafçı gibi bir figürün engellemesinden ne çıkar, kim kimi dikkate alır? Bu söylem sadece mide bulandırmaktan ve kendince ucuz siyaset yapmaktan öteye geçmez!) AK Partili Meclis Üyesi Erkan Kürşat Ertürk ise konunun tamamen siyaset üstü tutulması gerektiğini vurgulayarak; sadece kaçak tespitiyle yetinilmeyip ana hatların acilen yenilenmesi ve kayıp-kaçağın önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Su Sorunun Çözümü 6 Ayı Da Bulabilir, Daha Da Uzayabilir

Tüm bu açıklamaları yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan açık gerçek şudur: Herkes neyin nasıl çözülemediğine dair uzman, ama kimse sorunun ne zaman tamamen biteceğine dair net bir gün veremiyor!

Kısa vadede bugün atılan adımların Kepez’in musluğuna yansıması 6 ayı da bulabilir, daha da uzayabilir. Masadaki planlar teknik olarak doğru olabilir; BOTAŞ hatları, kurum izinleri, maliyet artışları gerçek mazeretler olabilir. Ancak vatandaşı ilgilendiren kısım mazeretler değil, musluktan akan sudur. Muhatapların birbirlerine laf yetiştirmesi Kepez’in su depolarını doldurmuyor. Siyasi polemiklerle zaman kaybetme lüksümüz yok.

Çözüm Nerede? Egoları Ayaklar Altına Alın, Ankara’ya Gidin!

Kepez’in su krizini kökten ve kalıcı olarak çözecek reçete bellidir. Ama bunu sağlamanın yolu polemik yapmak değil, şehri yönetenlerin tek bir vücut halinde hareket etmesidir.

Buradan tüm taraflara, Kepez halkı ve kamuoyu adına naçizane bir çözüm önerisinde bulunmak isterim:

  • Basın üzerinden yürütülen beyanat savaşlarını ve meclis içi atışmaları bir kenara bırakıp ortak bir akılla hareket etmek en doğrusu olacaktır.
  • Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek ve Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan öncülüğünde; Merkez İl Genel Meclisi Başkanı ve üyelerimiz, belediye meclis üyelerimiz, siyasi partilerin temsilcileri ve muhtarlarımızdan oluşan siyaset üstü bir "Kepez Su Heyeti" oluşturulabilir.
  • Siyasi ayrılıkları bir kenara koyup hep birlikte Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirilebilir. Çanakkale’nin ne zaman başı sıkışsa veya çözümsüz bir kriz kapıya dayansa devreye girip memleketin sorunlarını çözüme kavuşturan İçişleri Bakan Yardımcımız Sayın Bülent Turan başta olmak üzere, Çanakkale milletvekillerimiz ve ilgili bakanlıklar (Tarım ve Orman Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğü) tek tek ziyaret edilerek bu ortak talep ilk elden iletilebilir.

Başka illerde bu tür hayati altyapı krizleri, yerel yöneticilerin parti rozetlerini bir kenara bırakıp başkente yaptıkları bu ortak çıkarma ve birliktelik sayesinde çözülüyor. Kepez’e su getirmek, o halka temiz su içirmek için Ankara’da kapı aşındırmak kimsenin gururunu incitmez; aksine gerçek bir devlet adamlığı ve yöneticilik örneğidir.

Siyasi egoları ayaklar altına alıp o otobüse bindiğinizde, Ankara’daki kapıların nasıl açıldığını ve bakanlıkların bu projeye nasıl hızla sahip çıktığını göreceksiniz. Aksi halde sizler meclis kürsülerinden birbirinizi suçlamaya devam edersiniz, Kepez halkı da musluğun başında bir umutla suyun akmasını beklemeyi sürdürür...

Yazıya ifade bırak !