Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

ÇTSO’da Yeni Dönem, Selçuk Semizoğlu Çekiliyor, Murat Aydoğdu ve Turgay Kılıç Yarışacak

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan: Kerem İriç Hatırlayacaksınız; önceki "ÇTSO’da Yeni Bir Sayfa, Turgay Kılıç’ın Adaylığı ve Kayıp 10 Yılın Telafisi" başlıklı yazımda, odaya çöken heyecan kaybını ve eleştiriyi düşmanlık kabul eden hırçın zihniyeti masaya yatırmıştım. Şimdi Çanakkale kulislerini sallayacak o flaş gelişmeyi bu köşeden İLK KEZ duyuruyorum: Yıl sonundaki seçimlerde mevcut başkan Selçuk Semizoğlu’nun yeniden aday olmayacağı ve mevcut yönetimde yer alan Murat Aydoğdu’nun başkanlığı için ona destek vereceği kesinleşti. Geçtiğimiz günlerde Murat Aydoğdu ile ayaküstü samimi bir çay muhabbeti yaptık. Aydoğdu’yu yıllardır tanırım. Belki devasa bir ticaret hacmi yönetmiyor olabilir; ama elektrik proje işleri yapan, çizgisi düzgün, orta ölçekli bir işletmesi olan bir isim. Kentin cemiyet hayatının yakından bildiği; haklarında hiçbir zaman şaibenin, kötü ya da yanlış bir kelamın konuşulmadığı saygın bir aileden geliyor. Yalova Restoran’ın işletmecisi Didem Aydoğdu’nun kardeşi; en önemlisi de Çanakkale’nin eski siyasetçilerinden, mobilyacı "Kelebek Metin" olarak bilinen rahmetli Metin Aydoğdu’nun oğludur. Metin Amca’yı çok severdim, eski siyaset günlerine dair yaptığımız o derin sohbetlerin muhabbeti bende hep ayrı kalmıştır. Allah rahmet eylesin. Sohbetimizde Aydoğdu, ÇTSO’yu yerel yönetimler, belediyeler, siyaset ve tüm STK’ları aynı masada toplayacak topyekûn bir çatı organizasyonu haline getirmek istediğinden bahsetti. Kurumsal yapıyı güçlendirmek, fuarlar düzenlemek ve şehre nitelikli yatırımcı çekmek gibi vizyoner hedefleri var. Bunlar kentin tam da susadığı adımlar. Çünkü Çanakkale, geçtiğimiz on yılda mevcut başkanla tam bir kayıp dönem yaşadı. Kurumlarla kavga eden, Facebook’tan atar-gider yapıp şehre zerre katkı sunmayan, odayı adeta bir nefret objesine çeviren vizyonsuz bir anlayış izledik. Sırtındaki Bagaj ve Özeleştiri Şartı Ancak eğriye eğri, doğruya doğru konuşmak zorundayım. Murat Aydoğdu iki dönemdir bu yönetimde yer alıyor; yani bir yönüyle geçmişin yönetsel günahlarına ortak. Kendisinin içeride Semizoğlu’nun yanlışlarına en yüksek sesle karşı çıktığını, "Böyle olacaksa bırakalım" diye mücadele ettiğini yakinen biliyorum. Semizoğlu resmi kapıları oda etiketiyle açıp, sosyal medyadaki hırçınlığını "şahsi görüşüm" diye kamufle ederken Aydoğdu hep sağduyuyu korumaya çalıştı. Ancak kimse aptal değil; iş dünyası bu dönemin faturasını yönetime kesecektir. Aydoğdu’nun kırmadan dökmeden yapacağı samimi bir özeleştiri, kentin sevdiği o dürüst aile profiliyle birleşirse, projelerinden bile daha büyük bir toplumsal rüzgar yaratır. Masadaki Büyük Güvensizlik ve Son Dakika "Çark" Senaryosu Buraya tarihi bir şerh düşmek ve kayıtlara geçirmek gerekiyor: Selçuk Semizoğlu tamamen elini çekmiyor, kendi komitesinden seçimlere girerek meclise adım atacak. Peki, tehlike nerede? Eğer Semizoğlu’nun ekibi komiteleri kazanırsa, son dakikada bir çark etme senaryosu masada konuşuluyor. Selçuk Semizoğlu’nun son anda fikrini değiştirip, "Madem kazandık, başkan yine ben oluyorum" diyerek Murat Aydoğdu’ya bir son dakika satışı yapma ihtimali azımsanmayacak kadar yüksek. Geçmişte bunun örneklerini bu şehirde gördük. İşler kötü giderse "Murat kaybetti" denecek. Burada Şakir Semizoğlu bir nevi "sigorta görevi" görüyor. Şakir Abi’yi severim; kardeşinin hataları yüzünden mahcup olduğu kişilere samimiyetle "Selçuk’u geriye çektim, hem işiyle hem sağlığıyla ilgilensin" dediğini biliyoruz. Ancak odada o kadar büyük bir güven erozyonu yaşandı ki, içinde "Selçuk Semizoğlu" geçen her senaryoya Çanakkale artık mesafeli yaklaşıyor ve garanti gözüyle bakmıyor. Seçimin Turnusol Kağıdı: Oda Bürokrasisi Seçimin en kritik virajı, oda içerisindeki idari hantallığı ve dedikodu mekanizmasını tasfiye etmektir. Rakibi Turgay Kılıç, aylar öncesinden planlı ve sistemli bir şekilde sahaya indi; üye ziyaretleri yapıyor, sosyal medyayı çok iyi yönetiyor ve en önemlisi mevcut genel sekreterlik makamını yeniden dizayn ederek yerine nitelikli bir kadro kuracağınıaçıkça ilan ediyor. Benzer bir radikal değişim çıkışını Murat Aydoğdu’nun da yapması şart. Semizoğlu döneminde odanın her kurumla davalık, kavgalı olmasının en büyük sebebi; dengeleri kuracak nitelikli bir genel sekreterlik olmaması, idari yapının dedikodudan beslenmesidir. Oda bürokrasisinde liyakat ve köklü değişim kaçınılmazdır. Kazanan Çanakkale Olsun Önümüzde çetin bir yarış var. Turgay Kılıç sahada güçlü ve sistemli bir kampanya yürütürken, karşısında kentin sevdiği ama geçmişin yükünü taşıyan Murat Aydoğdu var. Eğer Aydoğdu o idari bagajı samimi bir özeleştiriyle boşaltıp arkasındaki gölgelerden bağımsız bir lider olduğunu kanıtlarsa, Çanakkale küfürlerin değil, vizyonun konuşulduğu harika bir seçim dönemi geçirir.
Ekleme Tarihi: 19 Haziran 2026 -Cuma

ÇTSO’da Yeni Dönem, Selçuk Semizoğlu Çekiliyor, Murat Aydoğdu ve Turgay Kılıç Yarışacak

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan: Kerem İriç

Hatırlayacaksınız; önceki "ÇTSO’da Yeni Bir Sayfa, Turgay Kılıç’ın Adaylığı ve Kayıp 10 Yılın Telafisi" başlıklı yazımda, odaya çöken heyecan kaybını ve eleştiriyi düşmanlık kabul eden hırçın zihniyeti masaya yatırmıştım. Şimdi Çanakkale kulislerini sallayacak o flaş gelişmeyi bu köşeden İLK KEZ duyuruyorum: Yıl sonundaki seçimlerde mevcut başkan Selçuk Semizoğlu’nun yeniden aday olmayacağı ve mevcut yönetimde yer alan Murat Aydoğdu’nun başkanlığı için ona destek vereceği kesinleşti.

Geçtiğimiz günlerde Murat Aydoğdu ile ayaküstü samimi bir çay muhabbeti yaptık. Aydoğdu’yu yıllardır tanırım. Belki devasa bir ticaret hacmi yönetmiyor olabilir; ama elektrik proje işleri yapan, çizgisi düzgün, orta ölçekli bir işletmesi olan bir isim. Kentin cemiyet hayatının yakından bildiği; haklarında hiçbir zaman şaibenin, kötü ya da yanlış bir kelamın konuşulmadığı saygın bir aileden geliyor. Yalova Restoran’ın işletmecisi Didem Aydoğdu’nun kardeşi; en önemlisi de Çanakkale’nin eski siyasetçilerinden, mobilyacı "Kelebek Metin" olarak bilinen rahmetli Metin Aydoğdu’nun oğludur. Metin Amca’yı çok severdim, eski siyaset günlerine dair yaptığımız o derin sohbetlerin muhabbeti bende hep ayrı kalmıştır. Allah rahmet eylesin.

Sohbetimizde Aydoğdu, ÇTSO’yu yerel yönetimler, belediyeler, siyaset ve tüm STK’ları aynı masada toplayacak topyekûn bir çatı organizasyonu haline getirmek istediğinden bahsetti. Kurumsal yapıyı güçlendirmek, fuarlar düzenlemek ve şehre nitelikli yatırımcı çekmek gibi vizyoner hedefleri var. Bunlar kentin tam da susadığı adımlar. Çünkü Çanakkale, geçtiğimiz on yılda mevcut başkanla tam bir kayıp dönem yaşadı. Kurumlarla kavga eden, Facebook’tan atar-gider yapıp şehre zerre katkı sunmayan, odayı adeta bir nefret objesine çeviren vizyonsuz bir anlayış izledik.

Sırtındaki Bagaj ve Özeleştiri Şartı

Ancak eğriye eğri, doğruya doğru konuşmak zorundayım. Murat Aydoğdu iki dönemdir bu yönetimde yer alıyor; yani bir yönüyle geçmişin yönetsel günahlarına ortak. Kendisinin içeride Semizoğlu’nun yanlışlarına en yüksek sesle karşı çıktığını, "Böyle olacaksa bırakalım" diye mücadele ettiğini yakinen biliyorum. Semizoğlu resmi kapıları oda etiketiyle açıp, sosyal medyadaki hırçınlığını "şahsi görüşüm" diye kamufle ederken Aydoğdu hep sağduyuyu korumaya çalıştı.

Ancak kimse aptal değil; iş dünyası bu dönemin faturasını yönetime kesecektir. Aydoğdu’nun kırmadan dökmeden yapacağı samimi bir özeleştiri, kentin sevdiği o dürüst aile profiliyle birleşirse, projelerinden bile daha büyük bir toplumsal rüzgar yaratır.

Masadaki Büyük Güvensizlik ve Son Dakika "Çark" Senaryosu

Buraya tarihi bir şerh düşmek ve kayıtlara geçirmek gerekiyor: Selçuk Semizoğlu tamamen elini çekmiyor, kendi komitesinden seçimlere girerek meclise adım atacak.

Peki, tehlike nerede? Eğer Semizoğlu’nun ekibi komiteleri kazanırsa, son dakikada bir çark etme senaryosu masada konuşuluyor. Selçuk Semizoğlu’nun son anda fikrini değiştirip, "Madem kazandık, başkan yine ben oluyorum" diyerek Murat Aydoğdu’ya bir son dakika satışı yapma ihtimali azımsanmayacak kadar yüksek. Geçmişte bunun örneklerini bu şehirde gördük. İşler kötü giderse "Murat kaybetti" denecek.

Burada Şakir Semizoğlu bir nevi "sigorta görevi" görüyor. Şakir Abi’yi severim; kardeşinin hataları yüzünden mahcup olduğu kişilere samimiyetle "Selçuk’u geriye çektim, hem işiyle hem sağlığıyla ilgilensin" dediğini biliyoruz. Ancak odada o kadar büyük bir güven erozyonu yaşandı ki, içinde "Selçuk Semizoğlu" geçen her senaryoya Çanakkale artık mesafeli yaklaşıyor ve garanti gözüyle bakmıyor.

Seçimin Turnusol Kağıdı: Oda Bürokrasisi

Seçimin en kritik virajı, oda içerisindeki idari hantallığı ve dedikodu mekanizmasını tasfiye etmektir. Rakibi Turgay Kılıç, aylar öncesinden planlı ve sistemli bir şekilde sahaya indi; üye ziyaretleri yapıyor, sosyal medyayı çok iyi yönetiyor ve en önemlisi mevcut genel sekreterlik makamını yeniden dizayn ederek yerine nitelikli bir kadro kuracağınıaçıkça ilan ediyor.

Benzer bir radikal değişim çıkışını Murat Aydoğdu’nun da yapması şart. Semizoğlu döneminde odanın her kurumla davalık, kavgalı olmasının en büyük sebebi; dengeleri kuracak nitelikli bir genel sekreterlik olmaması, idari yapının dedikodudan beslenmesidir. Oda bürokrasisinde liyakat ve köklü değişim kaçınılmazdır.

Kazanan Çanakkale Olsun

Önümüzde çetin bir yarış var. Turgay Kılıç sahada güçlü ve sistemli bir kampanya yürütürken, karşısında kentin sevdiği ama geçmişin yükünü taşıyan Murat Aydoğdu var. Eğer Aydoğdu o idari bagajı samimi bir özeleştiriyle boşaltıp arkasındaki gölgelerden bağımsız bir lider olduğunu kanıtlarsa, Çanakkale küfürlerin değil, vizyonun konuşulduğu harika bir seçim dönemi geçirir.

Yazıya ifade bırak !