Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Oda Seçimleri Üzerine Söylenmesi Gereken Şey Bırakın Gidin Demektir!

Türkiye’de bir yere başkan olmak çok önemli, hele o başkanlık oda, sendika, vakıf hatta bir dernek başkanlığıysa daha da önemli. Koca koca adamların seçim sürecindeki kıran kırana geçen mücadelelerini görünce sanırsınız ki ülkeye başkan olacaklar. Bol hamaset, az proje ile bu süreçler atlatılır bir dahaki seçim sürecine kadar kimsenin sesi çıkmaz…. Çanakkale’de de bu süreçler üç aşağı beş yukarı bu şekilde geçiyor. Esnaf odalarına bağlı birçok meslek odası seçimlerini geride bıraktı, uzun yıllardır başkanlık koltuğunda oturan birçok isimde değişim oldu. Asıl değişimin hedeflendiği yer ise Esnaf Odaları Başkanlığı yani Mustafa Vurucu’nun benim yaşımdan daha uzun süredir başkanlığını yaptığı o koltuk. Koltuğa aday olan isim ya da isimler değişimin kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar. Ben ise meseleye daha farklı bir pencereden bakıyorum. Açıkçası bugüne kadar esnaf odalarıyla ilgili olarak bir şeyler yazmamamın sebebi de az sonra anlatacaklarım. Odaları yeni Türkiye’nin çok eskide kalmış kurumları artık hiçbir işlevi yok. Baksanıza halen daha tabelasında gazinocular odası yazan bir oda var…! Örneğin ben, gazeteci olarak esnaf odalarında hangi odaya kayıtlıyım biliyor musunuz? Madeni İşler Esnaf ve Sanatkârlar Odası… Bugüne kadar esnaf odalarıyla bir kez işim oldu oda sicil belgesi almak için bir daha da hiç işim olmadı. Arada fuar olduğunda mesaj geliyor gitmek isterseniz araç kaldırıyoruz diye. Bu mudur peki, böyle mi olmalı, ya da ne yapmalı? Hani olmaz ya, olursa yapılması gereken esnaf odalarının, ticaret ve sanayi odaları çatısı altında bir birim olarak yeniden yapılandırılması. Tüm Türkiye’de esnafa odalarının durumu aynı şekilde. Bazı yerlerde oda başkanlarının binlerce liralık huzur hakları manşet olurken, bazı odalardaki mütevazi huzur haklarıyla başkanlar evrak memurluğu yapıyor, başka bir şey yok… Olması da mümkün değil, bütçe yok imkân yok belki de en önemlisi bir vizyon yok. Hemen yarın Çanakkale Esnaf Odalarının ya da herhangi bir meslek odasının binasına, ofisine gidin bir bakın, eski Türk filmlerinden kalmış bir kurum, darmadağın bir yapı söz konusu. Esnaf odaları başkanı Sayın Mustafa Vurucu her beyanında şu kadar esnaf adına konuşuyorum diyor lakin 500 esnafı aynı anda alacak, onlara eğitim, konferans verecek bir salonları bile yok, genelde ticaret borsasının salonunu kullanıyorlar. Mesele burada Mustafa Vurucu meselesi de değil, yarın bir başkası geldiğinde emin olun yine aynı sistem devam edecek, mesele sistem meselesi, bu işe devlet büyükleri radikal bir yaklaşımla neşter atmazlar ise böyle devam eder. Mustafa Vurucu ile ilgili olan kısmına da değinmek isterim. Sayın Vurucu, büyüğümüz, saygı duyduğumuz kıymetli bir abimiz ama bu abimiz keşke artık benden bu kadar, aday değilim, hatta adayım da bu diyerek çekilebilseydi ve karşına bugün aday ya da adaylar çıkmasaydı. Açıkçası benim Mustafa abiye yakıştırdığım buydu ama bu koltuk, başkanlık işleri çok farklıymış oturmadan bilemezsin diyorlar...! Mayıs ayında yapılacak seçimlerde Mustafa Vurucu kazanır kaybetmez hiç önemli değil, bence 30 yılı aşkın süredir bu koltukta görev yapan Mustafa abimiz bu seçime girerek zaten kaybetmiştir…Çok daha öncesinde bu görevi layıkıyla yapacak birilerine bırakmalıydı. Bu şansı açıkçası halen daha devam ediyor, ben Mustafa abinin seçim kaybederek gitmesini hiç istemem kendisi bu şehrin çok önemli bir değeri…Bu kardeşinin söylediklerinden umarım küsmez, darılmaz. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi seçimi oldu mevcut başkanın karşısında aday da vardı, iddialıydı fakat seçime bile girmedi. Neden biliyor musunuz? Açık oylama yapıldığı için… Çok diretti başkan adayı sandıklar kurulsun, seçim kurulu seçimi yapsın ama açık oylama yapıldı ve sistemi kuranlar kazandı! Bu “seçim” üzerine bir şey demeye gerek var mı? Ayıptır, ayıptır, ayıptır demekten başka… Bizim istediğimiz sistemin değil, vatandaşın, esnafın kazanmasıdır bu da yeni bir soluk yeni bir vizyon ve yeni bir yapıyla mümkündür… Benzer şeyleri Nisan ayı içinde yapılacak borsa seçimleri içinde söyleyebiliriz. Borsa başkanı Kaya Üzen, yılladır oda başkanlığı yapıyor ve yeniden aday. Evet Kaya başkan bugüne kadar borsayı vizyonuyla çok güzel temsil etti, borsaya çok şey kattı ama neredeyse 20 yıldır aynı koltukta. Koltuğa mevcut yönetimden Sinan Erdoğan talip, “Kaya bugüne kadar güzel işler yaptı. Ben de yaparım, hatta daha iyisini yaparım” diyor. Kaya başkana yakışan ise kendi yönetiminden, hem de Çanakkale’nin en önemli değeri olan zeytincilik sektöründe faaliyet gösteren Sinan Erdoğan’a koltuğu devretmesidir… Hiç öyle yarışa falan gerek yok, üyeleri gruplaştırmaya gerek yok…. Borsada meclis başkanlığı da yıllardır değişmiyordu. Ama Abdullah Deniz meclis başkanı oldu, odaya bir hareketlilik geldi. Hareket varsa bereket var… Bakalım koltuk hırsı mı galip gelecek yoksa koca yüreklilik mi izleyip göreceğiz?
Ekleme Tarihi: 21 Şubat 2018 - Çarşamba

Oda Seçimleri Üzerine Söylenmesi Gereken Şey Bırakın Gidin Demektir!

Türkiye’de bir yere başkan olmak çok önemli, hele o başkanlık oda, sendika, vakıf hatta bir dernek başkanlığıysa daha da önemli. Koca koca adamların seçim sürecindeki kıran kırana geçen mücadelelerini görünce sanırsınız ki ülkeye başkan olacaklar. Bol hamaset, az proje ile bu süreçler atlatılır bir dahaki seçim sürecine kadar kimsenin sesi çıkmaz….

Çanakkale’de de bu süreçler üç aşağı beş yukarı bu şekilde geçiyor. Esnaf odalarına bağlı birçok meslek odası seçimlerini geride bıraktı, uzun yıllardır başkanlık koltuğunda oturan birçok isimde değişim oldu. Asıl değişimin hedeflendiği yer ise Esnaf Odaları Başkanlığı yani Mustafa Vurucu’nun benim yaşımdan daha uzun süredir başkanlığını yaptığı o koltuk. Koltuğa aday olan isim ya da isimler değişimin kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar.

Ben ise meseleye daha farklı bir pencereden bakıyorum. Açıkçası bugüne kadar esnaf odalarıyla ilgili olarak bir şeyler yazmamamın sebebi de az sonra anlatacaklarım.

Odaları yeni Türkiye’nin çok eskide kalmış kurumları artık hiçbir işlevi yok. Baksanıza halen daha tabelasında gazinocular odası yazan bir oda var…! Örneğin ben, gazeteci olarak esnaf odalarında hangi odaya kayıtlıyım biliyor musunuz? Madeni İşler Esnaf ve Sanatkârlar Odası… Bugüne kadar esnaf odalarıyla bir kez işim oldu oda sicil belgesi almak için bir daha da hiç işim olmadı. Arada fuar olduğunda mesaj geliyor gitmek isterseniz araç kaldırıyoruz diye. Bu mudur peki, böyle mi olmalı, ya da ne yapmalı? Hani olmaz ya, olursa yapılması gereken esnaf odalarının, ticaret ve sanayi odaları çatısı altında bir birim olarak yeniden yapılandırılması. Tüm Türkiye’de esnafa odalarının durumu aynı şekilde. Bazı yerlerde oda başkanlarının binlerce liralık huzur hakları manşet olurken, bazı odalardaki mütevazi huzur haklarıyla başkanlar evrak memurluğu yapıyor, başka bir şey yok… Olması da mümkün değil, bütçe yok imkân yok belki de en önemlisi bir vizyon yok.

Hemen yarın Çanakkale Esnaf Odalarının ya da herhangi bir meslek odasının binasına, ofisine gidin bir bakın, eski Türk filmlerinden kalmış bir kurum, darmadağın bir yapı söz konusu. Esnaf odaları başkanı Sayın Mustafa Vurucu her beyanında şu kadar esnaf adına konuşuyorum diyor lakin 500 esnafı aynı anda alacak, onlara eğitim, konferans verecek bir salonları bile yok, genelde ticaret borsasının salonunu kullanıyorlar.

Mesele burada Mustafa Vurucu meselesi de değil, yarın bir başkası geldiğinde emin olun yine aynı sistem devam edecek, mesele sistem meselesi, bu işe devlet büyükleri radikal bir yaklaşımla neşter atmazlar ise böyle devam eder. Mustafa Vurucu ile ilgili olan kısmına da değinmek isterim. Sayın Vurucu, büyüğümüz, saygı duyduğumuz kıymetli bir abimiz ama bu abimiz keşke artık benden bu kadar, aday değilim, hatta adayım da bu diyerek çekilebilseydi ve karşına bugün aday ya da adaylar çıkmasaydı. Açıkçası benim Mustafa abiye yakıştırdığım buydu ama bu koltuk, başkanlık işleri çok farklıymış oturmadan bilemezsin diyorlar...! Mayıs ayında yapılacak seçimlerde Mustafa Vurucu kazanır kaybetmez hiç önemli değil, bence 30 yılı aşkın süredir bu koltukta görev yapan Mustafa abimiz bu seçime girerek zaten kaybetmiştir…Çok daha öncesinde bu görevi layıkıyla yapacak birilerine bırakmalıydı. Bu şansı açıkçası halen daha devam ediyor, ben Mustafa abinin seçim kaybederek gitmesini hiç istemem kendisi bu şehrin çok önemli bir değeri…Bu kardeşinin söylediklerinden umarım küsmez, darılmaz.

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi seçimi oldu mevcut başkanın karşısında aday da vardı, iddialıydı fakat seçime bile girmedi. Neden biliyor musunuz? Açık oylama yapıldığı için… Çok diretti başkan adayı sandıklar kurulsun, seçim kurulu seçimi yapsın ama açık oylama yapıldı ve sistemi kuranlar kazandı! Bu “seçim” üzerine bir şey demeye gerek var mı? Ayıptır, ayıptır, ayıptır demekten başka…

Bizim istediğimiz sistemin değil, vatandaşın, esnafın kazanmasıdır bu da yeni bir soluk yeni bir vizyon ve yeni bir yapıyla mümkündür…

Benzer şeyleri Nisan ayı içinde yapılacak borsa seçimleri içinde söyleyebiliriz. Borsa başkanı Kaya Üzen, yılladır oda başkanlığı yapıyor ve yeniden aday. Evet Kaya başkan bugüne kadar borsayı vizyonuyla çok güzel temsil etti, borsaya çok şey kattı ama neredeyse 20 yıldır aynı koltukta. Koltuğa mevcut yönetimden Sinan Erdoğan talip, “Kaya bugüne kadar güzel işler yaptı. Ben de yaparım, hatta daha iyisini yaparım” diyor. Kaya başkana yakışan ise kendi yönetiminden, hem de Çanakkale’nin en önemli değeri olan zeytincilik sektöründe faaliyet gösteren Sinan Erdoğan’a koltuğu devretmesidir… Hiç öyle yarışa falan gerek yok, üyeleri gruplaştırmaya gerek yok…. Borsada meclis başkanlığı da yıllardır değişmiyordu. Ama Abdullah Deniz meclis başkanı oldu, odaya bir hareketlilik geldi. Hareket varsa bereket var…

Bakalım koltuk hırsı mı galip gelecek yoksa koca yüreklilik mi izleyip göreceğiz?

Yazıya ifade bırak !