Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Kılıçdaroğlu’nun Çanakkale Adayı Öngen’den Çarpıcı Çıkış, Hain Derseniz, Hırsız Sözünü Duyarsınız

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan: Kerem İriç Geçtiğimiz günlerde bu köşede kaleme aldığım "Kılıçdaroğlu’nun Çanakkale Planı, Serdar Soydan Sahneye, İl Başkanlığı Koltuğu İçin Kulisler" başlıklı yazımda, Ankara ve Çanakkale hattındaki sıcak gelişmeleri paylaşmıştım. Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin Çanakkale’yi yeniden dizayn etme planı kapsamında, geçmişte belediye başkan aday adayı da olan tecrübeli hukukçu Mehmet Öngen ile bir "akil adam" ve arabulucu rolü için temas kurduğunu ilk kez bu köşeden duyurmuştum. Siyasi kulisleri hareketlendiren bu iddiaların ardından, Mehmet Öngen ile görüştüm ve sürece dair merak edilen her şeyi doğrudan kendisine sordum. Öngen, her zamanki samimi ve net tavrıyla, partinin içindeki krizden yereldeki engellemelere, İmamoğlu ailesiyle olan dostluğundan Kılıçdaroğlu’na vefa duruşuna kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o röportajdan dikkat çeken detaylar… "Partinin Durumundan Çok Üzgünüm, Taban Akıntıya Kapıldı" Mehmet Öngen, söze Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi ve bu partiye emek vermiş bir isim olarak yaşanan süreçten derin bir üzüntü duyduğunu belirterek başladı. Parti tabanının olayları sebep-sonuç ilişkisi kurmadan değerlendirdiğini ve bir akıntıya kapılıp gittiğini savunan Öngen, genel merkez düzeyinde yürütülen tartışmalara dair sert eleştiriler getirdi: "Kemal Kılıçdaroğlu’nu beğenmeyebilirsiniz, 8 seçim kaybetti, hataları oldu. Ama 13 yıllık genel başkanlığı döneminde Sayın Kılıçdaroğlu ve çevresiyle ilgili böylesine büyük yolsuzluklar, ahlaksızlıklar, rüşvetler olmadı. Bir genel başkana 'hain' derseniz, o genel başkanın taraftarlarına da size 'hırsız' deme hakkı doğar. Bunun sonu hiçbir zaman iyiye gitmez. Kılıçdaroğlu’na 'hain' denmesinin hiçbir yasal, ahlaki ve vicdani gerekçesi yoktur." Özgür Özel’e "Algı" Eleştirisi ve Temmuz Ayı İçin Şok İddia! Sürecin mevcut genel merkez tarafından bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü iddia eden Öngen, Özgür Özel’in yönetim tarzına ve belediye başkanlarının bu süreçteki tutumuna yönelik de eleştirilerde bulundu: Sayın Özgür Özel bu süreci büyük bir algıya dönüştürerek parti tabanını kullanıyor. Daha dün meclis grup toplantısına Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanları veya yardımcıları katıldı. Adamlar belediyelerdeki işini gücünü bırakıp orada gövde gösterisi yapmaya gidiyorlar, bu son derece yanlıştır. Konuşmamız sırasında Mehmet Öngen, önümüzdeki yakın süreç için de çok konuşulacak bir iddiayı ortaya attı. Öngen’e göre; Temmuz ayında Özgür Özel ve ekibinin ayrı bir parti kurma olasılığı oldukça yüksek. Yapılan tüm bu olaylardan kendilerine bir mağduriyet ve haklılık senaryosu üreterek parti tabanını kendi etraflarında konsolide etme çabası içinde olduklarını düşünüyor. İl Başkanlığı Teklifi Doğru mu? Öngen Göreve Hazır mı? Gelelim yazımda bahsettiğim o sıcak kulis bilgisine... Kılıçdaroğlu ekibinden kendisine bir arabuluculuk teklifi geldiğini doğrulayan Öngen, teklifin kaynağını şu aşamada açıklayamayacağını belirtti. Siyaseti köşeli yapmadığı, her zaman birliği ve bütünlüğü savunduğu için kendisine böyle bir öneriyle gelindiğini ifade eden tecrübeli siyasetçi, resmi bir görev alma durumuyla ilgili net konuştu: "Şu an için resmi olarak bir görev alma durumum henüz söz konusu değil. Ancak yüz yılı devirmiş bu ulu çınarın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortada kalmasına asla sessiz kalmayı düşünmüyorum. Yolsuzluğa bulaşan il yönetimlerinin görevden alınması söz konusu. Çanakkale bunun içinde midir bilmiyorum, bu konuda özel bir araştırmam yok. Ama partinin birliği ve bütünlüğü açısından resmi olarak bana böyle bir görev verilirse, tabii ki buna 'hayır' demem." 20 Yıllık İmamoğlu Dostluğu Bir "Köprü" Olabilir mi? Mehmet Öngen ismi ortaya çıktığında, siyasi çevrelerin en çok merak ettiği konulardan biri de kendisinin İmamoğlu ailesiyle olan yakınlığıydı. Ekrem İmamoğlu’nu henüz Türkiye ve hatta Özgür Özel dahi tanımıyorken, onunla 20 yıllık bir dostluğu olduğunu hatırlatan Öngen, geçmişte İmamoğlu’nu ve babasını kendi otelinde ağırladığını ve hatta ricası üzerine İmamoğlu’nun babasını Çanakkale İl Kongresi’ne getirdiğini anlattı. Peki, Kılıçdaroğlu’nun yanında durarak bir misyon üstlenmek bu dostluğu zedeler mi? Öngen bu soruya çok olgun ve uzlaşmacı bir yanıt verdi: İlk anda negatif görünse de zaman içinde bu durum pozitif bir sürece evrilecektir. Eğer bana resmi bir görev verilirse, yapacağım ilk iş Hasan abiyle (İmamoğlu) ve ardından Ekrem Başkanla konuşmak olacak. Keşke elimden gelse de aradaki köprüleri yıkmak yerine, tarafları asgari müşterekte buluşturabilmek adına bir katkım olsa; bundan büyük mutluluk duyarım. Aklı selimi, duygularımın önüne geçirerek taraflar arasındaki aşırı keskinleşmeyi önleyici bir rol üstlenebileceğime inanıyorum. Yerel Aktörlere Sitem: "Mehmet Öngen’den Nasıl Faydalanırız Demek Yerine Önümü Kestiler" Yazımın son bölümünde madalyonun Çanakkale yüzüne bakmak gerekiyor. Mehmet Öngen’in yereldeki aktörlerle ilişkisi ne durumda? Öngen, mevcut il yönetimiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını açıkça itiraf etti. Geçmişteki aday adaylığı sürecinden beri yerel yönetimin kendisini dışladığını belirten Öngen, sitem dolu sözler sarf etti: "Mevcut il başkanıyla siyaseten hiçbir bağımız yok. Onlar zaten beni 3 yıldan bu yana aday adaylığı sürecimden beri dışladılar. 'Bir Mehmet Öngen var, bu adam bu işe soyunmuş, bundan kent adına nasıl faydalanırız?' demek yerine, 'Aman karşımıza bir engel olarak çıkmasın' diye ellerinden gelen engellemeyi yaptılar. O yüzden yerel yönetimden çok fazla bir umudum yok." Belediye Başkanı Muharrem Erkek ile bu süreçte bir görüşmesi olmadığını ekleyen Öngen, buna rağmen siyasi olgunluğun nasıl olması gerektiğini gösteren şu örneği paylaştı: "Biliyorsunuz belediye başkan adaylığı ön seçimle değil, atamayla oldu. Atamadan 15 gün sonra Muharrem Erkek’i ziyaret ettim. '3 ay önce rakibimdin ama şimdi başkanımsın, kutluyorum. Üzerime düşen bir şey varsa seve seve yaparım' dedim. Benim yaklaşımım budur; asıl olan Çanakkale’ye katkı sunmaktır. Ama yanlış gördüğüm şeyleri söylemeye, demokratik muhalefetimi yapmaya da devam edeceğim." CHP’de sular kolay kolay durulmayacak gibi görünüyor. Dengeler değişirken kimlerin vefa sınavını geçeceğini, kimlerin rüzgâra göre pozisyon alacağını ise hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
Ekleme Tarihi: 10 Haziran 2026 -Çarşamba

Kılıçdaroğlu’nun Çanakkale Adayı Öngen’den Çarpıcı Çıkış, Hain Derseniz, Hırsız Sözünü Duyarsınız

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan: Kerem İriç

Geçtiğimiz günlerde bu köşede kaleme aldığım "Kılıçdaroğlu’nun Çanakkale Planı, Serdar Soydan Sahneye, İl Başkanlığı Koltuğu İçin Kulisler" başlıklı yazımda, Ankara ve Çanakkale hattındaki sıcak gelişmeleri paylaşmıştım. Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin Çanakkale’yi yeniden dizayn etme planı kapsamında, geçmişte belediye başkan aday adayı da olan tecrübeli hukukçu Mehmet Öngen ile bir "akil adam" ve arabulucu rolü için temas kurduğunu ilk kez bu köşeden duyurmuştum.

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu iddiaların ardından, Mehmet Öngen ile görüştüm ve sürece dair merak edilen her şeyi doğrudan kendisine sordum. Öngen, her zamanki samimi ve net tavrıyla, partinin içindeki krizden yereldeki engellemelere, İmamoğlu ailesiyle olan dostluğundan Kılıçdaroğlu’na vefa duruşuna kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte o röportajdan dikkat çeken detaylar…

"Partinin Durumundan Çok Üzgünüm, Taban Akıntıya Kapıldı"

Mehmet Öngen, söze Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi ve bu partiye emek vermiş bir isim olarak yaşanan süreçten derin bir üzüntü duyduğunu belirterek başladı. Parti tabanının olayları sebep-sonuç ilişkisi kurmadan değerlendirdiğini ve bir akıntıya kapılıp gittiğini savunan Öngen, genel merkez düzeyinde yürütülen tartışmalara dair sert eleştiriler getirdi:

"Kemal Kılıçdaroğlu’nu beğenmeyebilirsiniz, 8 seçim kaybetti, hataları oldu. Ama 13 yıllık genel başkanlığı döneminde Sayın Kılıçdaroğlu ve çevresiyle ilgili böylesine büyük yolsuzluklar, ahlaksızlıklar, rüşvetler olmadı. Bir genel başkana 'hain' derseniz, o genel başkanın taraftarlarına da size 'hırsız' deme hakkı doğar. Bunun sonu hiçbir zaman iyiye gitmez. Kılıçdaroğlu’na 'hain' denmesinin hiçbir yasal, ahlaki ve vicdani gerekçesi yoktur."

Özgür Özel’e "Algı" Eleştirisi ve Temmuz Ayı İçin Şok İddia!

Sürecin mevcut genel merkez tarafından bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü iddia eden Öngen, Özgür Özel’in yönetim tarzına ve belediye başkanlarının bu süreçteki tutumuna yönelik de eleştirilerde bulundu:

  • Sayın Özgür Özel bu süreci büyük bir algıya dönüştürerek parti tabanını kullanıyor.
  • Daha dün meclis grup toplantısına Türkiye’nin dört bir yanından belediye başkanları veya yardımcıları katıldı. Adamlar belediyelerdeki işini gücünü bırakıp orada gövde gösterisi yapmaya gidiyorlar, bu son derece yanlıştır.

Konuşmamız sırasında Mehmet Öngen, önümüzdeki yakın süreç için de çok konuşulacak bir iddiayı ortaya attı. Öngen’e göre; Temmuz ayında Özgür Özel ve ekibinin ayrı bir parti kurma olasılığı oldukça yüksek. Yapılan tüm bu olaylardan kendilerine bir mağduriyet ve haklılık senaryosu üreterek parti tabanını kendi etraflarında konsolide etme çabası içinde olduklarını düşünüyor.

İl Başkanlığı Teklifi Doğru mu? Öngen Göreve Hazır mı?

Gelelim yazımda bahsettiğim o sıcak kulis bilgisine... Kılıçdaroğlu ekibinden kendisine bir arabuluculuk teklifi geldiğini doğrulayan Öngen, teklifin kaynağını şu aşamada açıklayamayacağını belirtti. Siyaseti köşeli yapmadığı, her zaman birliği ve bütünlüğü savunduğu için kendisine böyle bir öneriyle gelindiğini ifade eden tecrübeli siyasetçi, resmi bir görev alma durumuyla ilgili net konuştu:

"Şu an için resmi olarak bir görev alma durumum henüz söz konusu değil. Ancak yüz yılı devirmiş bu ulu çınarın, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortada kalmasına asla sessiz kalmayı düşünmüyorum. Yolsuzluğa bulaşan il yönetimlerinin görevden alınması söz konusu. Çanakkale bunun içinde midir bilmiyorum, bu konuda özel bir araştırmam yok. Ama partinin birliği ve bütünlüğü açısından resmi olarak bana böyle bir görev verilirse, tabii ki buna 'hayır' demem."

20 Yıllık İmamoğlu Dostluğu Bir "Köprü" Olabilir mi?

Mehmet Öngen ismi ortaya çıktığında, siyasi çevrelerin en çok merak ettiği konulardan biri de kendisinin İmamoğlu ailesiyle olan yakınlığıydı. Ekrem İmamoğlu’nu henüz Türkiye ve hatta Özgür Özel dahi tanımıyorken, onunla 20 yıllık bir dostluğu olduğunu hatırlatan Öngen, geçmişte İmamoğlu’nu ve babasını kendi otelinde ağırladığını ve hatta ricası üzerine İmamoğlu’nun babasını Çanakkale İl Kongresi’ne getirdiğini anlattı.

Peki, Kılıçdaroğlu’nun yanında durarak bir misyon üstlenmek bu dostluğu zedeler mi? Öngen bu soruya çok olgun ve uzlaşmacı bir yanıt verdi:

  • İlk anda negatif görünse de zaman içinde bu durum pozitif bir sürece evrilecektir.
  • Eğer bana resmi bir görev verilirse, yapacağım ilk iş Hasan abiyle (İmamoğlu) ve ardından Ekrem Başkanla konuşmak olacak.
  • Keşke elimden gelse de aradaki köprüleri yıkmak yerine, tarafları asgari müşterekte buluşturabilmek adına bir katkım olsa; bundan büyük mutluluk duyarım. Aklı selimi, duygularımın önüne geçirerek taraflar arasındaki aşırı keskinleşmeyi önleyici bir rol üstlenebileceğime inanıyorum.

Yerel Aktörlere Sitem: "Mehmet Öngen’den Nasıl Faydalanırız Demek Yerine Önümü Kestiler"

Yazımın son bölümünde madalyonun Çanakkale yüzüne bakmak gerekiyor. Mehmet Öngen’in yereldeki aktörlerle ilişkisi ne durumda? Öngen, mevcut il yönetimiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını açıkça itiraf etti. Geçmişteki aday adaylığı sürecinden beri yerel yönetimin kendisini dışladığını belirten Öngen, sitem dolu sözler sarf etti:

"Mevcut il başkanıyla siyaseten hiçbir bağımız yok. Onlar zaten beni 3 yıldan bu yana aday adaylığı sürecimden beri dışladılar. 'Bir Mehmet Öngen var, bu adam bu işe soyunmuş, bundan kent adına nasıl faydalanırız?' demek yerine, 'Aman karşımıza bir engel olarak çıkmasın' diye ellerinden gelen engellemeyi yaptılar. O yüzden yerel yönetimden çok fazla bir umudum yok."

Belediye Başkanı Muharrem Erkek ile bu süreçte bir görüşmesi olmadığını ekleyen Öngen, buna rağmen siyasi olgunluğun nasıl olması gerektiğini gösteren şu örneği paylaştı: "Biliyorsunuz belediye başkan adaylığı ön seçimle değil, atamayla oldu. Atamadan 15 gün sonra Muharrem Erkek’i ziyaret ettim. '3 ay önce rakibimdin ama şimdi başkanımsın, kutluyorum. Üzerime düşen bir şey varsa seve seve yaparım' dedim. Benim yaklaşımım budur; asıl olan Çanakkale’ye katkı sunmaktır. Ama yanlış gördüğüm şeyleri söylemeye, demokratik muhalefetimi yapmaya da devam edeceğim."

CHP’de sular kolay kolay durulmayacak gibi görünüyor. Dengeler değişirken kimlerin vefa sınavını geçeceğini, kimlerin rüzgâra göre pozisyon alacağını ise hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Yazıya ifade bırak !