Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Gençlerin Önündeki Vergi Engeli

Yakın geleceğin seçmenleri olan "Z kuşağı" bir anda Türkiye’nin en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Z kuşağı, 1990’ların son yarısından 2010’lara kadar doğmuş olan nesli tanımlamak için kullanılan bir kavram. Bu kuşağı, kendisinden önceki kuşaklardan ayırıcı özelliklerinin başında "dijital bir çağa doğan ilk nesil olmaları" geliyor.  Bugün lisede olan gençler önümüzdeki ilk seçimde oy kullanacaklar. Üstelik 2023 seçimlerinde toplam seçmenin yüzde 12’sini oluşturacaklar. Yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının yüzde 55’inin ebeveynlerinin oy tercihlerini etkileme eğilimlerinin bulunduğu söylüyor ve ekliyor gençlerin yüzde 87,5'inin ise anne-babalarının kendi oy tercihlerini etkileyemeyeceğini ifade ediyor. Peki lisede okuyan bu gençlerin siyasete, devlet meselelerine olan bakışı nasıl? Eğitim hayatlarına başladıklarında AK Parti iktidardaydı, 15 yıldır iktidarda olan AK Partiyi nasıl biliyorlar? 60 kişilik sınıflar, fiziki koşulları yeterli olmayan okullar, parayla alınan ders kitapları gibi onlarca meseleyi anlattığınızda “hadi canım o kadar da değildir” tepkisiyle karşılaşıyorsunuz. Dolayısıyla buradan yürümek çok da bir şey ifade etmiyor.  AK Partiyi bekleyen en büyük tehlike bu değil mi? Hep şikâyet edilmiyor mu, gençliği kazanmalıyız, onlara ulaşmak için projeler üretmeliyiz? Gençlerdeki, “muhalif olma” trendi hızla yayılıyor ve bu sadece iktidara muhalif olma değil, ana muhalefete de muhalif olma hali. Peki bu gençlere nasıl ulaşılabilir? Bunun için neler yapmak gerekir? Hemen ilk aklımıza gelen kültür sanat faaliyetleri olabilir. Yerel yönetimler özellikle CHP’li belediyeler çoğu zaman belediyecilik faaliyetlerini ikinci plana atarak yarım yamalak da olsa birçok sosyal ve kültürel etkinlik yapıyorlar ve gençlere ulaşmaya çalışıyorlar. Peki iktidar ne yapabilir, elindeki güç ve argümanlar aslında çok daha fazla bunları doğru şekilde kullandığında “muhalif” gençlere çok daha kolay ulaşacağını düşünüyorum. Son dönemde Maliye ve Ekonomi Bakanı Berat Albayrak’ın son dönemde açıkladığı vergi indirimlerine gençleri de ilgilendiren bir kalem eklense ve “alın gençler bunu sizin için yaptık” dense hoş olmaz mı?  Bakın bunu bir örnekle açıklamak isterim.  Konsol oyuncularının yıllardır beklediği PlayStation 5 tanıtıldı. Sony’nin oyunculuk tarihini şekillendiren cihazı, ülkemizde daha çok PES ve FIFA serilerinin sayesinde PlayStation kafelerde popüler olsa da bireysel konsol satın alan çok fazla oyuncu da mevcut. 2016’te 1699 TL’den Türkiye piyasasına giriş yapan PlayStation 4, zaman içinde yaşanan kur değişimi ve vergi artışlarıyla bugün 4.800 TL seviyesinde bir etikete sahip. Durum böyle olunca PlayStation 5 Türkiye fiyatı da büyük merak konusu oldu. Özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde konsol cihazlarına getirilen ek gümrük vergisi nedeniyle oyuncular tedirgin. Hatta öyle ki yeni fiyatlar dolayısıyla konsol sevdasından vazgeçecek çok sayıda oyuncu da var.  Eğer PlayStation 5, Gümrük Vergisinin %50 uygulanacağı 30 Eylül tarihinden önce ülkemizde satışa çıkarsa vergiler dahil taban fiyatı 8.410 TL seviyesinde olabilir.  1. Adım: 449 ABD doları: 3.300 TL (Geliş fiyatı) 2. Adım: +%50 Gümrük Vergisi: 4.950 TL 3. Adım: +%18 KDV: 5.841 TL 4. Adım: +%20 ÖTV: 7.009 TL 5. Adım: +%20 Bayi Kârı: 8.410 TL 30 Eylül’den sonra geçerli olacak %20’lik Gümrük Vergisi ile hesaplama yaptığımızda ise taban fiyatın 6.728 TL olacağı görülüyor.  1. Adım: 449 ABD doları: 3.300 TL (Geliş fiyatı) 2. Adım: +%20 Gümrük Vergisi: 3.960 TL 3. Adım: +%18 KDV: 4.670 TL 4. Adım: +%20 ÖTV: 5.607 TL 5. Adım: +%20 Bayi Kârı: 6.728 TL Bu hesaplama ile elimizde 6.728 TL ve 8.410 TL seviyelerinde iki farklı fiyat bulunuyor… Benzer durumlar motosikletler, scooterlar, tabletler, bilgisayar oyunları için de geçerli… Zaten dolar kurundan dolayı ulaşılması her geçen gün biraz daha zor olan bu hobiler bu vergilendirmeler ile nasıl alınacak.  Gençlere propaganda yapan bir parti “oyun konsollarında, tabletlerde, bilgisayar oyunlarında KDV dışında bir vergi almayacağım” dese emin olun o gençlerin çoğunun sempatisini kazanmış olur ve oyunu alır. İktidar bunu bugün diyebilecekken neden demiyor?  En azından bazı ürünlerde verginin vergisini almasak olmaz mı? Olmaz diyenler çıkabilir çünkü maalesef eğlenceyi lüks olarak gören bir toplumuz, eğlencenin bu çapta olanı lüks değil bir ihtiyaç. Bu anlayış devam ettiği sürece vergiler bu haliyle kalmaya hatta artmaya devam edecek. Olayın bir başka boyutuna daha dikkat çekerek yazıyı sonlandırmak isterim.  Eğlenemeyen bir toplumda şiddet olayları artar bakın kadına, doktora, kamu görevlisine, hayvana şiddet gibi her gün yeni bir yasa çıkarmak çözüm değil. Şiddetin önüne geçmek için tek bir yasa yeterli ve yapılması gereken şiddeti ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmamız. Şiddetin önüne eğitimle ve insanlara yapabilecekleri hobileri satın almalarını sağlayarak geçebiliriz. Biz şimdi her türlü hobinin üstüne vergiyi bindirirsek, ulaşılmaz kılarsak bu adamlar ne yapacak? 
Ekleme Tarihi: 07 Ağustos 2020 - Cuma

Gençlerin Önündeki Vergi Engeli

Yakın geleceğin seçmenleri olan "Z kuşağı" bir anda Türkiye’nin en çok konuştuğu konulardan biri haline geldi. Z kuşağı, 1990’ların son yarısından 2010’lara kadar doğmuş olan nesli tanımlamak için kullanılan bir kavram. Bu kuşağı, kendisinden önceki kuşaklardan ayırıcı özelliklerinin başında "dijital bir çağa doğan ilk nesil olmaları" geliyor. 

Bugün lisede olan gençler önümüzdeki ilk seçimde oy kullanacaklar. Üstelik 2023 seçimlerinde toplam seçmenin yüzde 12’sini oluşturacaklar. Yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının yüzde 55’inin ebeveynlerinin oy tercihlerini etkileme eğilimlerinin bulunduğu söylüyor ve ekliyor gençlerin yüzde 87,5'inin ise anne-babalarının kendi oy tercihlerini etkileyemeyeceğini ifade ediyor.

Peki lisede okuyan bu gençlerin siyasete, devlet meselelerine olan bakışı nasıl? Eğitim hayatlarına başladıklarında AK Parti iktidardaydı, 15 yıldır iktidarda olan AK Partiyi nasıl biliyorlar? 60 kişilik sınıflar, fiziki koşulları yeterli olmayan okullar, parayla alınan ders kitapları gibi onlarca meseleyi anlattığınızda “hadi canım o kadar da değildir” tepkisiyle karşılaşıyorsunuz. Dolayısıyla buradan yürümek çok da bir şey ifade etmiyor. 

AK Partiyi bekleyen en büyük tehlike bu değil mi? Hep şikâyet edilmiyor mu, gençliği kazanmalıyız, onlara ulaşmak için projeler üretmeliyiz? Gençlerdeki, “muhalif olma” trendi hızla yayılıyor ve bu sadece iktidara muhalif olma değil, ana muhalefete de muhalif olma hali. Peki bu gençlere nasıl ulaşılabilir? Bunun için neler yapmak gerekir? Hemen ilk aklımıza gelen kültür sanat faaliyetleri olabilir. Yerel yönetimler özellikle CHP’li belediyeler çoğu zaman belediyecilik faaliyetlerini ikinci plana atarak yarım yamalak da olsa birçok sosyal ve kültürel etkinlik yapıyorlar ve gençlere ulaşmaya çalışıyorlar.

Peki iktidar ne yapabilir, elindeki güç ve argümanlar aslında çok daha fazla bunları doğru şekilde kullandığında “muhalif” gençlere çok daha kolay ulaşacağını düşünüyorum. Son dönemde Maliye ve Ekonomi Bakanı Berat Albayrak’ın son dönemde açıkladığı vergi indirimlerine gençleri de ilgilendiren bir kalem eklense ve “alın gençler bunu sizin için yaptık” dense hoş olmaz mı? 

Bakın bunu bir örnekle açıklamak isterim. 

Konsol oyuncularının yıllardır beklediği PlayStation 5 tanıtıldı. Sony’nin oyunculuk tarihini şekillendiren cihazı, ülkemizde daha çok PES ve FIFA serilerinin sayesinde PlayStation kafelerde popüler olsa da bireysel konsol satın alan çok fazla oyuncu da mevcut. 2016’te 1699 TL’den Türkiye piyasasına giriş yapan PlayStation 4, zaman içinde yaşanan kur değişimi ve vergi artışlarıyla bugün 4.800 TL seviyesinde bir etikete sahip. Durum böyle olunca PlayStation 5 Türkiye fiyatı da büyük merak konusu oldu. Özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde konsol cihazlarına getirilen ek gümrük vergisi nedeniyle oyuncular tedirgin. Hatta öyle ki yeni fiyatlar dolayısıyla konsol sevdasından vazgeçecek çok sayıda oyuncu da var. 

Eğer PlayStation 5, Gümrük Vergisinin %50 uygulanacağı 30 Eylül tarihinden önce ülkemizde satışa çıkarsa vergiler dahil taban fiyatı 8.410 TL seviyesinde olabilir. 

1. Adım: 449 ABD doları: 3.300 TL (Geliş fiyatı)

2. Adım: +%50 Gümrük Vergisi: 4.950 TL

3. Adım: +%18 KDV: 5.841 TL

4. Adım: +%20 ÖTV: 7.009 TL

5. Adım: +%20 Bayi Kârı: 8.410 TL

30 Eylül’den sonra geçerli olacak %20’lik Gümrük Vergisi ile hesaplama yaptığımızda ise taban fiyatın 6.728 TL olacağı görülüyor. 

1. Adım: 449 ABD doları: 3.300 TL (Geliş fiyatı)

2. Adım: +%20 Gümrük Vergisi: 3.960 TL

3. Adım: +%18 KDV: 4.670 TL

4. Adım: +%20 ÖTV: 5.607 TL

5. Adım: +%20 Bayi Kârı: 6.728 TL

Bu hesaplama ile elimizde 6.728 TL ve 8.410 TL seviyelerinde iki farklı fiyat bulunuyor… Benzer durumlar motosikletler, scooterlar, tabletler, bilgisayar oyunları için de geçerli… Zaten dolar kurundan dolayı ulaşılması her geçen gün biraz daha zor olan bu hobiler bu vergilendirmeler ile nasıl alınacak.  Gençlere propaganda yapan bir parti “oyun konsollarında, tabletlerde, bilgisayar oyunlarında KDV dışında bir vergi almayacağım” dese emin olun o gençlerin çoğunun sempatisini kazanmış olur ve oyunu alır. İktidar bunu bugün diyebilecekken neden demiyor? 

En azından bazı ürünlerde verginin vergisini almasak olmaz mı? Olmaz diyenler çıkabilir çünkü maalesef eğlenceyi lüks olarak gören bir toplumuz, eğlencenin bu çapta olanı lüks değil bir ihtiyaç. Bu anlayış devam ettiği sürece vergiler bu haliyle kalmaya hatta artmaya devam edecek. Olayın bir başka boyutuna daha dikkat çekerek yazıyı sonlandırmak isterim.  Eğlenemeyen bir toplumda şiddet olayları artar bakın kadına, doktora, kamu görevlisine, hayvana şiddet gibi her gün yeni bir yasa çıkarmak çözüm değil. Şiddetin önüne geçmek için tek bir yasa yeterli ve yapılması gereken şiddeti ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmamız. Şiddetin önüne eğitimle ve insanlara yapabilecekleri hobileri satın almalarını sağlayarak geçebiliriz. Biz şimdi her türlü hobinin üstüne vergiyi bindirirsek, ulaşılmaz kılarsak bu adamlar ne yapacak? 

Yazıya ifade bırak !