Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Kongre Değil Taç Giyme Töreni, Çanakkale CHP'de Sandık Var, Seçim Yok

Çanakkale'de CHP'nin 39. İl Kongresi bitti, ama geride kalan enkaz hâlâ duman tütüyor. Mevcut İl Başkanı Av. Levent Gürbüz'ün tek aday olarak sahneye çıktığı bu "seçim" pardon, “taç giyme töreni” diyelim tam da CHP'nin yıllardır dilinden düşürmediği "demokrasi" kavramının ne kadar samimiyetsiz bir maske olduğunu bir kez daha kanıtladı. Parti, iktidarı eleştirirken "tek adam rejimi" diye veryansın ederken, kendi evinde muhalif sesleri boğazına kadar bastıran, farklı görüşleri "hainlik" damgasıyla ezerken, ortaya çıkan tablo ne mi? Eleştirdikleri iktidardan farksız bir "arka kapı demokrasisi". En azından iktidar atamalarını açık açık ilan ediyor; CHP ise dolambaçlı yollarla, delege manipülasyonuyla, "kriz" diye geçiştirdiği skandallarla işini görüyor. Maalesef, bu samimiyetsizlik partiyi paramparça etti ve Çanakkale'de CHP'yi bir avuç "güçlü" eline terk etti. Kongreye bir göz atalım: 580 delege olması gerekirken, oy kullanan sadece 248. Katılımın bu kadar düşük olması tesadüf mü? Hayır, tam bir boykot fırtınası. Kurultay delegesi dağılımı krizi patlak verdiğinde, Lapseki, Çan, Yenice, Ezine ve Gökçeada gibi ilçeler salonu terk etti. Merkez'e 3, Biga'ya 2, Ayvacık, Bayramiç ve Gelibolu'ya birer delege verilirken Çan, Gökçeada gibi belediyelerin olduğu ilçelere bile delege verilmedi. Neden? Çünkü "güçlü olan" kazanıyor, haklı olan değil. Çan Belediye Başkanı Harun Arslan ve delegeler, Gürbüz'ün konuşması anonsuyla ayağa kalkıp "Böyle şey mi olur? Biz gidiyoruz, kim oy kullanıyorsa kullansın" diye salonu terk etti. Basına bile veryansın ettiler, ama asıl veryansın edilmesi gereken, bu krizi yaratan yönetim. Salon bomboş kaldı, coşku sıfır, heyecan yok. İmamoğlu'nun tutukluluğu bahanesiyle biraz gaz verme çabası, ama nafile. Parti içi demokrasi diye bir şey kalmamış. İl kongresinin hemen ardından Muharrem Erkek'in genel merkez ziyareti elbette tesadüf değil; tam da krizin gölgesinde, salonu terk eden delegelerin yankısı sürerken, bu hamle adeta bir güç gösterisi olarak sahneye konuyor. Erkek, Levent Gürbüz'ün tek adaylı "zaferini" pekiştirmek için Ankara'ya koşarken, mesajı net: "Ben güçlüyüm, rakipsizim, genel merkezdeki hakimiyetimle Çanakkale'yi hizaya getiriyorum" diyor. Bu ziyaret, boykot eden Çan, Ezine, Yenice, Lapseki ve Gökçeada gibi ilçelerin küskünlüğünü bastırmak, disiplin sopasını sallamak için ideal zamanlama; başarılı belediyeleri yok sayıp Gelibolu gibi başarısızlara delege yağdıran bu ekibin, önseçim taleplerini "hainlik" diye damgalayan tavrı, partiyi paramparça ediyor!  Nasılsa CHP’li seçmen seçimde bize “tıpış tıpış” gidip oy verecek deniyordu fakat işler değişti; hatırlayın: Burak Kunt, 1100 oy daha alsaydı bugün Çanakkale Belediye Başkanı olacaktı. CHP paramparça, %61'lik Gökhan rekorundan %38'e düşüş. Muharrem Erkek ve ekibi, bu başarısızlığın faturasını muhaliflere kesti: Doğan Ateş, Metin Ümit Ural, Rebiye Ünüvar, İrfan Mutluay gibi 30 ismi "parti aleyhine çalıştılar" diye ihraç etti. Neden? Önseçim istedikleri için. Gelibolu'da önseçim talebi reddedildi, diğer aday istifa edip İYİ Parti'den aday oldu, aradan AK Parti'nin adayı 380 oy farkıyla seçimi kazandı. İYİ Parti'den aday olan CHP’li Koray Akkuş 3593 oy aldı. Yani CHP altın tepside belediyeyi AK Parti'ye teslim etti. "Önseçim kenetlenme sağlar" deniyor, ama yapılmıyor. Erkek'in başını çektiği mutlu azınlığın "ele geçirme planı" tıkır tıkır işliyor. Delege seçimlerinden il başkanlığına, hepsi kaba kuvvetle. Erkek, Kılıçdaroğlu'na operasyon çekip İmamoğlu ekibine yaslandı, ama Çanakkale'de emekçileri, örgüt mensuplarını dışladı. Mutlu azınlığı Yalova Restoran dışında esnaf lokantasında gören yok. Tabi kent lokantası ayrı, oraya belediye başkanı rutin olarak gidiyor, çünkü neredeyse 2 yıldır ellerinde proje diye sundukları bir orası var. 70 TL’ye yemek satıyorlar… Hayır işin komik tarafı orası belediye mülkü ve daha öncede Ülgür Gökhan tarafından destekleniyordu ve yine 70 liraya yemek satıyordu. Sonuç? CHP Çanakkale'de bir avuç insanın elinde kaldı. Farklı görüşlere yer yok, muhalifler eziliyor. Eleştirdikleri iktidardan hiçbir farkları yok sadece yöntem farklı: Onlar atamayı ilan ediyor, CHP arka kapıdan dolanıyor. Erkek özeleştiri yapmadı, genel merkez gücünü başarısız kadrolara harcadı. Gelecek parlak mı? Hayır, en azından Çanakkale'de değil. Bu "demokrasi şovu"nun faturası, partiye değil, bu gücü babasının çiftliği sananlara kesilsin. 
Ekleme Tarihi: 21 Ekim 2025 -Salı

Kongre Değil Taç Giyme Töreni, Çanakkale CHP'de Sandık Var, Seçim Yok

Çanakkale'de CHP'nin 39. İl Kongresi bitti, ama geride kalan enkaz hâlâ duman tütüyor. Mevcut İl Başkanı Av. Levent Gürbüz'ün tek aday olarak sahneye çıktığı bu "seçim" pardon, “taç giyme töreni” diyelim tam da CHP'nin yıllardır dilinden düşürmediği "demokrasi" kavramının ne kadar samimiyetsiz bir maske olduğunu bir kez daha kanıtladı. Parti, iktidarı eleştirirken "tek adam rejimi" diye veryansın ederken, kendi evinde muhalif sesleri boğazına kadar bastıran, farklı görüşleri "hainlik" damgasıyla ezerken, ortaya çıkan tablo ne mi? Eleştirdikleri iktidardan farksız bir "arka kapı demokrasisi".

En azından iktidar atamalarını açık açık ilan ediyor; CHP ise dolambaçlı yollarla, delege manipülasyonuyla, "kriz" diye geçiştirdiği skandallarla işini görüyor. Maalesef, bu samimiyetsizlik partiyi paramparça etti ve Çanakkale'de CHP'yi bir avuç "güçlü" eline terk etti.

Kongreye bir göz atalım: 580 delege olması gerekirken, oy kullanan sadece 248. Katılımın bu kadar düşük olması tesadüf mü? Hayır, tam bir boykot fırtınası. Kurultay delegesi dağılımı krizi patlak verdiğinde, Lapseki, Çan, Yenice, Ezine ve Gökçeada gibi ilçeler salonu terk etti. Merkez'e 3, Biga'ya 2, Ayvacık, Bayramiç ve Gelibolu'ya birer delege verilirken Çan, Gökçeada gibi belediyelerin olduğu ilçelere bile delege verilmedi. Neden? Çünkü "güçlü olan" kazanıyor, haklı olan değil.

Çan Belediye Başkanı Harun Arslan ve delegeler, Gürbüz'ün konuşması anonsuyla ayağa kalkıp "Böyle şey mi olur? Biz gidiyoruz, kim oy kullanıyorsa kullansın" diye salonu terk etti. Basına bile veryansın ettiler, ama asıl veryansın edilmesi gereken, bu krizi yaratan yönetim. Salon bomboş kaldı, coşku sıfır, heyecan yok. İmamoğlu'nun tutukluluğu bahanesiyle biraz gaz verme çabası, ama nafile. Parti içi demokrasi diye bir şey kalmamış.

İl kongresinin hemen ardından Muharrem Erkek'in genel merkez ziyareti elbette tesadüf değil; tam da krizin gölgesinde, salonu terk eden delegelerin yankısı sürerken, bu hamle adeta bir güç gösterisi olarak sahneye konuyor. Erkek, Levent Gürbüz'ün tek adaylı "zaferini" pekiştirmek için Ankara'ya koşarken, mesajı net: "Ben güçlüyüm, rakipsizim, genel merkezdeki hakimiyetimle Çanakkale'yi hizaya getiriyorum" diyor. Bu ziyaret, boykot eden Çan, Ezine, Yenice, Lapseki ve Gökçeada gibi ilçelerin küskünlüğünü bastırmak, disiplin sopasını sallamak için ideal zamanlama; başarılı belediyeleri yok sayıp Gelibolu gibi başarısızlara delege yağdıran bu ekibin, önseçim taleplerini "hainlik" diye damgalayan tavrı, partiyi paramparça ediyor! 

Nasılsa CHP’li seçmen seçimde bize “tıpış tıpış” gidip oy verecek deniyordu fakat işler değişti; hatırlayın: Burak Kunt, 1100 oy daha alsaydı bugün Çanakkale Belediye Başkanı olacaktı. CHP paramparça, %61'lik Gökhan rekorundan %38'e düşüş. Muharrem Erkek ve ekibi, bu başarısızlığın faturasını muhaliflere kesti: Doğan Ateş, Metin Ümit Ural, Rebiye Ünüvar, İrfan Mutluay gibi 30 ismi "parti aleyhine çalıştılar" diye ihraç etti. Neden? Önseçim istedikleri için. Gelibolu'da önseçim talebi reddedildi, diğer aday istifa edip İYİ Parti'den aday oldu, aradan AK Parti'nin adayı 380 oy farkıyla seçimi kazandı. İYİ Parti'den aday olan CHP’li Koray Akkuş 3593 oy aldı. Yani CHP altın tepside belediyeyi AK Parti'ye teslim etti. "Önseçim kenetlenme sağlar" deniyor, ama yapılmıyor.

Erkek'in başını çektiği mutlu azınlığın "ele geçirme planı" tıkır tıkır işliyor. Delege seçimlerinden il başkanlığına, hepsi kaba kuvvetle. Erkek, Kılıçdaroğlu'na operasyon çekip İmamoğlu ekibine yaslandı, ama Çanakkale'de emekçileri, örgüt mensuplarını dışladı. Mutlu azınlığı Yalova Restoran dışında esnaf lokantasında gören yok. Tabi kent lokantası ayrı, oraya belediye başkanı rutin olarak gidiyor, çünkü neredeyse 2 yıldır ellerinde proje diye sundukları bir orası var. 70 TL’ye yemek satıyorlar… Hayır işin komik tarafı orası belediye mülkü ve daha öncede Ülgür Gökhan tarafından destekleniyordu ve yine 70 liraya yemek satıyordu.

Sonuç? CHP Çanakkale'de bir avuç insanın elinde kaldı. Farklı görüşlere yer yok, muhalifler eziliyor. Eleştirdikleri iktidardan hiçbir farkları yok sadece yöntem farklı: Onlar atamayı ilan ediyor, CHP arka kapıdan dolanıyor. Erkek özeleştiri yapmadı, genel merkez gücünü başarısız kadrolara harcadı. Gelecek parlak mı? Hayır, en azından Çanakkale'de değil. Bu "demokrasi şovu"nun faturası, partiye değil, bu gücü babasının çiftliği sananlara kesilsin. 

Yazıya ifade bırak !