Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Siyasetteki Kurak Yol, Rızasız Kazanılan Makamın Bereketsizliği

Günümüzde, özellikle siyasi arenada ve kişisel yaşamlarımızda gözlemlediğimiz bir telaş, bir sabırsızlık hali var. İsteklerimizi adeta savruk bir edayla, telaş içinde ummak, maalesef ki bizi beklemeyi göze almamak ve en önemlisi Allah'ın rızası boyutunu ciddi bulmamakla birleştiriyor. Ve bunun sonucu, insana hiç beklenmeyecek, müdahalesi mümkün olmayan bir şekilde gösteriliyor. Kalpte niyet olarak barınan her ne varsa, onu belli bir sınır içerisinde muhafaza etmek ve edep çevresinde bir mücadele göstermek zorundayız. Bunun aşırısı, gözü karalığı ve helal-haram sınırını gözetmeksizin atılan adımlar, bize çetrefilli nasipler sunuyor. Bir örnekle somutlaştıralım: Yüksek bir makam veya mevkiyi arzulayan bir siyasetçi düşünün. Henüz nasip belirsizliği içerisindeyken, sırf ona sahip olmak için helal-haram gözetmeksizin her şeyini feda ettiğinde, Allah ona adeta kurak bir yol gösterir. Belki o makama ulaşır ama ektikleri yeşermez, ruhuna bereketsiz kazançlar girer. Esas bedel ise şudur: Bu hatalı yolların ardından, tam gönlüne göre olan, en isabetli muratlar karşısına çıkar, ancak ona yaklaşamayacak konumda olur. Müdahale edilemeyecek bir mesafeden, ama gönlün eriyip aktığı kadar güzel ve özel nasibi seyreder. Bu, ilahi bir ikazdır. Allah, istiyor ki rızası altına alınmayan hiçbir nasibe ellerimiz dolu gitmeyelim. Can, her şey için feda edilmez. Hayatta beklemeyi ve tam tersi ihtimalini sindirebilmeyi öğrenmeliyiz. Helali düşünmeden yediğimiz bir lokma dahi, bir gün hiç ummadığımız kadar kalbimize göre olan şeyle aramıza giren bir engel olabiliyor. Olası bir günah, en yüce muradın size uzaktan seyrettirilmesine sebep olur. İlahi plan, bize şunu öğretiyor: Allah'ın izni ve olgunluk emaresi her zaman yakınlık kazandırır; hem murat edilene, hem cennete, hem de ilahi yardıma. Bu yüzden, nefsin hoşnut olacağı bir an yaşandığında, kalbimizin anında "Eğer yaklaşırsan, gerçekten sana göre olandan mahrum edileceksin!" ikazını yapabilmesi için ilahi planı idrak etmek gerekir. Çünkü hiçbir şey, istenilen nasibi elimizden almaya sebep olan günahın, nasip kaçtıktan sonra farkına varılmasından daha büyük bir bela değildir. Duamız Allah; bizleri yolu kısa, kendisi de hemen kaybolacak işlerin geçici cazibesinden koruyup, murat ettiği nasiplerin hoşnutluğuyla sevindirsin. Kâfirin hak ettiği zorluklardan uzak tutup, müminin hakkıyla kazanılmış kader nimetlerini bizlere ikram etsin. Dünyevi veya uhrevi, bulduğumuzda mahrum değil memnun olanlardan eylesin.
Ekleme Tarihi: 18 Kasım 2025 -Salı

Siyasetteki Kurak Yol, Rızasız Kazanılan Makamın Bereketsizliği

Günümüzde, özellikle siyasi arenada ve kişisel yaşamlarımızda gözlemlediğimiz bir telaş, bir sabırsızlık hali var. İsteklerimizi adeta savruk bir edayla, telaş içinde ummak, maalesef ki bizi beklemeyi göze almamak ve en önemlisi Allah'ın rızası boyutunu ciddi bulmamakla birleştiriyor. Ve bunun sonucu, insana hiç beklenmeyecek, müdahalesi mümkün olmayan bir şekilde gösteriliyor.

Kalpte niyet olarak barınan her ne varsa, onu belli bir sınır içerisinde muhafaza etmek ve edep çevresinde bir mücadele göstermek zorundayız. Bunun aşırısı, gözü karalığı ve helal-haram sınırını gözetmeksizin atılan adımlar, bize çetrefilli nasipler sunuyor.

Bir örnekle somutlaştıralım: Yüksek bir makam veya mevkiyi arzulayan bir siyasetçi düşünün. Henüz nasip belirsizliği içerisindeyken, sırf ona sahip olmak için helal-haram gözetmeksizin her şeyini feda ettiğinde, Allah ona adeta kurak bir yol gösterir. Belki o makama ulaşır ama ektikleri yeşermez, ruhuna bereketsiz kazançlar girer.

Esas bedel ise şudur: Bu hatalı yolların ardından, tam gönlüne göre olan, en isabetli muratlar karşısına çıkar, ancak ona yaklaşamayacak konumda olur. Müdahale edilemeyecek bir mesafeden, ama gönlün eriyip aktığı kadar güzel ve özel nasibi seyreder. Bu, ilahi bir ikazdır.

Allah, istiyor ki rızası altına alınmayan hiçbir nasibe ellerimiz dolu gitmeyelim. Can, her şey için feda edilmez. Hayatta beklemeyi ve tam tersi ihtimalini sindirebilmeyi öğrenmeliyiz.

Helali düşünmeden yediğimiz bir lokma dahi, bir gün hiç ummadığımız kadar kalbimize göre olan şeyle aramıza giren bir engel olabiliyor. Olası bir günah, en yüce muradın size uzaktan seyrettirilmesine sebep olur.

İlahi plan, bize şunu öğretiyor: Allah'ın izni ve olgunluk emaresi her zaman yakınlık kazandırır; hem murat edilene, hem cennete, hem de ilahi yardıma. Bu yüzden, nefsin hoşnut olacağı bir an yaşandığında, kalbimizin anında "Eğer yaklaşırsan, gerçekten sana göre olandan mahrum edileceksin!" ikazını yapabilmesi için ilahi planı idrak etmek gerekir. Çünkü hiçbir şey, istenilen nasibi elimizden almaya sebep olan günahın, nasip kaçtıktan sonra farkına varılmasından daha büyük bir bela değildir.

Duamız

Allah; bizleri yolu kısa, kendisi de hemen kaybolacak işlerin geçici cazibesinden koruyup, murat ettiği nasiplerin hoşnutluğuyla sevindirsin. Kâfirin hak ettiği zorluklardan uzak tutup, müminin hakkıyla kazanılmış kader nimetlerini bizlere ikram etsin. Dünyevi veya uhrevi, bulduğumuzda mahrum değil memnun olanlardan eylesin.

Yazıya ifade bırak !