Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Bize Düşen İse Bu Yatırımlara Sahip Çıkmak, Gözümüz Gibi Korumaktır

Yapılan her türlü yatırım kıymetlidir fakat sağlık yatırımlarının yeri ayrı bir kıymetlidir. Nasıl demişti Kanuni; “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi.” Beş yıldızlı otel konforunda hizmet veren hastaneler hemen her branşta hizmet veren doktorları ve son sistem ekipmanlarıyla sorunların büyükşehirlere gidilmeden çözülmesini sağlıyor. Sağlıkta verilen 5 yıldız hizmet kalitesi sadece merkezde değil ilçelerin tamamında kendini gösteriyor. Son olarak modern teknoloji ile donatılacak olan, 23 bin metre kare kapalı alana sahip 40 milyon yatırım bedeli olan 221 yatak kapasiteli yeni Çan Devlet Hastanesinin temeli atıldı. Bakın yıl 2002 Çanakkale’de toplam 3 ambulans var. 12 ilçe var, 600 köy var. Yıl 2019, 45 ambulans var, hava ambulansı ayrı, deniz ambulansı ayrı, dağda paletli ambulans ayrı olmak üzere. Bu rakamlar Çanakkale’de sağlık alanına yatırımların nereden nereye geldiğini gösteriyor. Bize düşen ise bu yatırımlara sahip çıkmak, gözümüz gibi korumaktır. Bundan sonra söyleyeceklerim bu hassasiyetin gereğidir.  Bakın bazı aksaklıkları duyunca, görünce üzülmemek elde değil.  Örneğin ÇOMÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi evet üniversite hastaneleri ciddi zarar ediyor bu sadece bizim üniversitemizle ilgili bir durum değil neredeyse tüm üniversitelerin yaşadığı bir sorun. Evet sistemsel bir sorun var fakat üniversite hastanesinin bence en büyük problemi hastanenin tıbbi akademisyen kökenli kişi ya da kişilerce yönetilmesi ve bu durumun profesyonel yönetimin önünde önemli bir engel teşkil ediyor olması. Eğer yeni rektörümüz Prof. Dr. Sedat Murat bu konuda bir adım atarsa hastanede birçok şeyin değiştiğine şahit olacağız. ÇOMÜ Hastane yönetimine bir danışman, ya da yönetici atayarak oradaki birçok krizin çözüleceğine inanıyorum. Hastanede çok ciddi bir başı boşluk söz konusu servislerde, acilde daha yeni mezun olmuş “çocuklardan” başka kimse yok. Bir giden bir daha gitmem diyerek hastaneden çıkıyor. Onun dışında binanın fiziki problemleri de söz konusu çok basit bir örnek klimalar sürekli arıza veriyor! Tabi bu sorunları hastane yönetimi görüyordur fakat yukardan baktıkları için sadece bir bölümünü görüyorlardır. Çünkü yönetim kadrosunun odaları yedinci katta, hastaneden izole bir alanda deniz manzaralı!Kimsenin manzarasında gözümüz yok ama yönetim hastanenin göbeğinde olmalıdır… *** Çanakkale Devlet Hastanesinde de birtakım sorunlar var, buranın sorunu ise bölünmüşlük sorunu. Depreme dayanıklı olmayan merkezdeki devlet hastanesi halen daha hizmet vermeye çalışıyor. Hastane fiziki olarak “yeter artık ölüyorum”modunda ama biz ısrarla “kamuoyu baskısından”dolayı orayı kör topal işletmeye çalışıyoruz. Bu durum personel, ekipman ve çok büyük bir tesis olması sebebiyle işletme maliyetleri açsısından elli tane problemi de beraberinde getiriyor. Burası kapatılırken boş durumdaki Esenler’de bulunan eski kadın doğum ve çocuk hastanesi biraz toparlanarak psikiyatri, fizik tedavi gibi bazı hizmetlerin verildiği butik bir hastane olarak hizmet vermesi sağlanmalıdır. Ayrıca burada nitelikli poliklinik hizmetlerinin verilmesi vatandaşın sağlık hizmetlerine ulaşması açısından da önemli bir kolaylık sağlayacaktır.  Ve son olarak Eski Askeri Hastane kimsenin yolunu dahi bilmediği bu tesis “işimize yaramıyor” denilerek ihtiyacı olan bir kuruma devredilmelidir.  Bu konular Sağlık İl Müdürünün mü, Vali Beyin mi yoksa vekillerin mi uhdesindedir bilemem ama bu konulara bir el atmalarının elzem olduğunu belirtmek isterim.  *** Son olarak şahit olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. Bundan yaklaşık 1.5 ay önce Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesine gitmiştim. İşlerimi hallettikten sonra başhekim Ufuk Tali hocayı da ziyaret edeyim dedim. Çay içerken hocanın gözü dışarı takıldı “pardon”dedi camı açtı “bakar mısınız”dedi. Engelli bir kadın ve yanında bir refakatçisi, engelli kadın yerde adeta sürünerek ilerlemeye çalışıyordu. “Neden tekerlekli sandalye kullanmıyorsunuz, personelimiz orada size yardımcı olmadı mı, hemen gönderiyorum bir arkadaşı”dedi. Refakatçi cevap verdi; “Teklif edildi ama ablam istemedi böyle gitmek istedi.”  İşin merkezinde olmak böyle bir şey bu durum tüm kurum amirlerine örnek olsun inşallah, teşekkür Ufuk Tali hoca…
Ekleme Tarihi: 19 Haziran 2019 - Çarşamba

Bize Düşen İse Bu Yatırımlara Sahip Çıkmak, Gözümüz Gibi Korumaktır

Yapılan her türlü yatırım kıymetlidir fakat sağlık yatırımlarının yeri ayrı bir kıymetlidir. Nasıl demişti Kanuni; “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi.” Beş yıldızlı otel konforunda hizmet veren hastaneler hemen her branşta hizmet veren doktorları ve son sistem ekipmanlarıyla sorunların büyükşehirlere gidilmeden çözülmesini sağlıyor. Sağlıkta verilen 5 yıldız hizmet kalitesi sadece merkezde değil ilçelerin tamamında kendini gösteriyor. Son olarak modern teknoloji ile donatılacak olan, 23 bin metre kare kapalı alana sahip 40 milyon yatırım bedeli olan 221 yatak kapasiteli yeni Çan Devlet Hastanesinin temeli atıldı. Bakın yıl 2002 Çanakkale’de toplam 3 ambulans var. 12 ilçe var, 600 köy var. Yıl 2019, 45 ambulans var, hava ambulansı ayrı, deniz ambulansı ayrı, dağda paletli ambulans ayrı olmak üzere. Bu rakamlar Çanakkale’de sağlık alanına yatırımların nereden nereye geldiğini gösteriyor.

Bize düşen ise bu yatırımlara sahip çıkmak, gözümüz gibi korumaktır. Bundan sonra söyleyeceklerim bu hassasiyetin gereğidir.  Bakın bazı aksaklıkları duyunca, görünce üzülmemek elde değil. 

Örneğin ÇOMÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi evet üniversite hastaneleri ciddi zarar ediyor bu sadece bizim üniversitemizle ilgili bir durum değil neredeyse tüm üniversitelerin yaşadığı bir sorun. Evet sistemsel bir sorun var fakat üniversite hastanesinin bence en büyük problemi hastanenin tıbbi akademisyen kökenli kişi ya da kişilerce yönetilmesi ve bu durumun profesyonel yönetimin önünde önemli bir engel teşkil ediyor olması. Eğer yeni rektörümüz Prof. Dr. Sedat Murat bu konuda bir adım atarsa hastanede birçok şeyin değiştiğine şahit olacağız. ÇOMÜ Hastane yönetimine bir danışman, ya da yönetici atayarak oradaki birçok krizin çözüleceğine inanıyorum. Hastanede çok ciddi bir başı boşluk söz konusu servislerde, acilde daha yeni mezun olmuş “çocuklardan” başka kimse yok. Bir giden bir daha gitmem diyerek hastaneden çıkıyor. Onun dışında binanın fiziki problemleri de söz konusu çok basit bir örnek klimalar sürekli arıza veriyor! Tabi bu sorunları hastane yönetimi görüyordur fakat yukardan baktıkları için sadece bir bölümünü görüyorlardır. Çünkü yönetim kadrosunun odaları yedinci katta, hastaneden izole bir alanda deniz manzaralı!Kimsenin manzarasında gözümüz yok ama yönetim hastanenin göbeğinde olmalıdır…

***

Çanakkale Devlet Hastanesinde de birtakım sorunlar var, buranın sorunu ise bölünmüşlük sorunu. Depreme dayanıklı olmayan merkezdeki devlet hastanesi halen daha hizmet vermeye çalışıyor. Hastane fiziki olarak “yeter artık ölüyorum”modunda ama biz ısrarla “kamuoyu baskısından”dolayı orayı kör topal işletmeye çalışıyoruz. Bu durum personel, ekipman ve çok büyük bir tesis olması sebebiyle işletme maliyetleri açsısından elli tane problemi de beraberinde getiriyor. Burası kapatılırken boş durumdaki Esenler’de bulunan eski kadın doğum ve çocuk hastanesi biraz toparlanarak psikiyatri, fizik tedavi gibi bazı hizmetlerin verildiği butik bir hastane olarak hizmet vermesi sağlanmalıdır. Ayrıca burada nitelikli poliklinik hizmetlerinin verilmesi vatandaşın sağlık hizmetlerine ulaşması açısından da önemli bir kolaylık sağlayacaktır.  Ve son olarak Eski Askeri Hastane kimsenin yolunu dahi bilmediği bu tesis “işimize yaramıyor” denilerek ihtiyacı olan bir kuruma devredilmelidir. 

Bu konular Sağlık İl Müdürünün mü, Vali Beyin mi yoksa vekillerin mi uhdesindedir bilemem ama bu konulara bir el atmalarının elzem olduğunu belirtmek isterim. 

***

Son olarak şahit olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. Bundan yaklaşık 1.5 ay önce Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesine gitmiştim. İşlerimi hallettikten sonra başhekim Ufuk Tali hocayı da ziyaret edeyim dedim. Çay içerken hocanın gözü dışarı takıldı “pardon”dedi camı açtı “bakar mısınız”dedi. Engelli bir kadın ve yanında bir refakatçisi, engelli kadın yerde adeta sürünerek ilerlemeye çalışıyordu. “Neden tekerlekli sandalye kullanmıyorsunuz, personelimiz orada size yardımcı olmadı mı, hemen gönderiyorum bir arkadaşı”dedi. Refakatçi cevap verdi; “Teklif edildi ama ablam istemedi böyle gitmek istedi.” 

İşin merkezinde olmak böyle bir şey bu durum tüm kurum amirlerine örnek olsun inşallah, teşekkür Ufuk Tali hoca…

Yazıya ifade bırak !