Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Yol Kenarı Ücretli, Köprü Bedava, Özgür Özel’in Çanakkale Halkına Masalları

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan: Kerem İriç Geçtiğimiz hafta kaleme aldığım "Çanakkale’de Siyasi İndirim Günleri" başlıklı yazımda, siyasetin o parıltılı ama bir o kadar da sığ limanlarına değinmiştim. Ancak görünen o ki, Çanakkale’den yükselen o "mağduriyet" dalgası, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İzmir programındaki kürsüsüne kadar ulaştı. Belediye Başkanı Sayın Muharrem Erkek’in Ocak ayında dile getirdiği Atikhisar Barajı çıkışını, Sayın Özel bugün yeni bir "siyasi operasyon" gibi meydanlarda taze gündem yaptı. Gelin, atılan nutukların ötesine geçip, rakamların ve yönetim mantığının ne dediğine her zamanki gibi "maskesiz" ve filtresiz bir şekilde bakalım. Eski Defterler ve "Müflis Tüccar" Mantığı Belediye Başkanı Sayın Muharrem Erkek, Ocak ayında yaptığı açıklamada 50 yıl önce yapılan Atikhisar Barajı'nın yapım maliyetinin şimdi belediye paylarından kesilmesine isyan etmişti. Hukukçu kimliğiyle "keyfiyetten" söz etse de, meselenin bir de sarsılmaz bir "yasal" tarafı var. 6200 Sayılı Kanun gayet açık: DSİ, belediyelerin talebiyle içme suyu tesisleri inşa eder ancak bu yatırımın maliyeti belediye tarafından devlete geri ödenir. Evet, 50 yıl sonra bu borcun "günaydın" denilerek hatırlanması tam bir "müflis tüccar eski defterleri karıştırır" trajikomikliğidir; buna itirazım yok. Ancak bu durumun bugün Sayın Özgür Özel tarafından İzmir meydanlarında bir "hizmeti engelleme operasyonu" gibi sunulması, siyasi bir mağduriyet devşirme çabasından öteye geçmiyor. Özgür Özel’in Eline Tutuşturulan Kâğıtlardaki Yanlış Veriler Burada asıl vahim olan, Sayın Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlardaki yanlış verilerle meydanlarda attığı o büyük nutuklar. Özel, bugün Çanakkale Belediyesi’nin payından %40 kesinti yapıldığını iddia etti. Oysa gerçek rakamlar gün gibi ortada: Geçen yılki bütçe 4.8 milyar TL, Atikhisar için yapılan kesinti ise 35 milyon TL. Matematik basit; bu rakam bütçenin %1’i bile değil! Daha büyük bir gaf ise belediye bütçesinin personel giderleri üzerine geldi. Özel, "Gelen paranın %40’ından fazlası personele gidiyor" dedi. Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre personel gideri bütçenin %30’unu geçemez. Eğer geçiyorsa bu bir suç duyurusudur; geçmiyorsa bu bir bilgisizliktir, ciddiyetsizliktir. İşin en ironik tarafı şu: Böyledir bu işler; maaşı dışında herhangi bir finans bilgisi olmayan, yönetim tecrübesi bulunmayan ve bu konuda kendini geliştirmeyenler, bugün başkasının yönetim yükü üzerinden ahkâm kesiyor. Çünkü yöneten insan, hesabı da bilir, sınırı da bilir, kesintinin neye dayandığını da sorar. Ama sadece yönetilenler, başkalarının gündemini alır, üstüne biraz duygu, biraz öfke, biraz da seçmen heyecanı ekleyip kamuoyuna servis eder. Oysa bu, düpedüz yüzeysellikten başka bir şey değildir. Dünya Gerçekleri ve Çanakkale Hayalleri Gönül ister ki; köprü bedava olsun, su bedava olsun, ulaşım sembolik rakamlara düşsün... İnşallah bu ülke yarın çok daha güçlü olur da, devasa yatırımları tıpkı Küçükkuyu Tünelleri gibi kendi öz gücüyle yapıp halkına tamamen ücretsiz sunar. Ancak bugün hayatın gerçekleri ve küresel ekonomi modelleri önümüzde duruyor. Dünyanın her yerinde bu ölçekteki dev yatırımlar "Kullanıcı Öder" prensibiyle yürür. Bakınız: Fransa – Millau Viyadüğü: Devlet kasasından tek kuruş çıkmadan yapıldı. Bugün binek araçlar için geçiş ücreti yaz aylarında 12,50 Euro (yaklaşık 450 TL). Kimse "burası kamu yolu neden paralı?" demiyor, çünkü finansman modeli bu. Danimarka/İsveç – Oresund Köprüsü: İki ülkeyi birbirine bağlayan bu şaheser sadece geçiş ücretleriyle ayakta duruyor. Tek yön ücreti yaklaşık 60 Euro (2.100 TL). Borç bu parayla ödeniyor. Dünyada sistem böyle işlerken; CHP yönetimindeki Çanakkale’de iki tane kapalı otopark yapamayan, Halk Bahçesi civarındaki yol kenarlarından bile otopark ücreti toplayan bir belediyecilik anlayışının, milyarlarca dolarlık köprüyü bedava yapma vaadi biraz insan aklıyla dalga geçmektir. Yol kenarını vatandaşa parayla kullandıranların, devasa asma köprüde "bonkörlük" taslaması tam bir siyasi illüzyondur. Çanakkale Belediyesinde Hep Bir Hesap Hatası Var  Gerçi CHP’li Çanakkale Belediyesinde hep bir hesap hatası var. Eski hal binası hatırlayın; bu araziye 73 Milyon TL bedel biçildiğinde, "Bu fiyat normal, daha fazlası etmez, itibar etmeyin" diyen bir belediye yönetimi vardı. Peki ne oldu? O "daha fazla etmez" denilen yer, bugün tam 183 Milyon TL’ye satıldı. Aradaki fark tam 110 Milyon TL! 

Yol Kenarı Ücretli, Köprü Bedava, Özgür Özel’in Çanakkale Halkına Masalları

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan: Kerem İriç

Geçtiğimiz hafta kaleme aldığım "Çanakkale’de Siyasi İndirim Günleri" başlıklı yazımda, siyasetin o parıltılı ama bir o kadar da sığ limanlarına değinmiştim. Ancak görünen o ki, Çanakkale’den yükselen o "mağduriyet" dalgası, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İzmir programındaki kürsüsüne kadar ulaştı.

Belediye Başkanı Sayın Muharrem Erkek’in Ocak ayında dile getirdiği Atikhisar Barajı çıkışını, Sayın Özel bugün yeni bir "siyasi operasyon" gibi meydanlarda taze gündem yaptı. Gelin, atılan nutukların ötesine geçip, rakamların ve yönetim mantığının ne dediğine her zamanki gibi "maskesiz" ve filtresiz bir şekilde bakalım.

Eski Defterler ve "Müflis Tüccar" Mantığı

Belediye Başkanı Sayın Muharrem Erkek, Ocak ayında yaptığı açıklamada 50 yıl önce yapılan Atikhisar Barajı'nın yapım maliyetinin şimdi belediye paylarından kesilmesine isyan etmişti. Hukukçu kimliğiyle "keyfiyetten" söz etse de, meselenin bir de sarsılmaz bir "yasal" tarafı var.

6200 Sayılı Kanun gayet açık: DSİ, belediyelerin talebiyle içme suyu tesisleri inşa eder ancak bu yatırımın maliyeti belediye tarafından devlete geri ödenir. Evet, 50 yıl sonra bu borcun "günaydın" denilerek hatırlanması tam bir "müflis tüccar eski defterleri karıştırır" trajikomikliğidir; buna itirazım yok. Ancak bu durumun bugün Sayın Özgür Özel tarafından İzmir meydanlarında bir "hizmeti engelleme operasyonu" gibi sunulması, siyasi bir mağduriyet devşirme çabasından öteye geçmiyor.

Özgür Özel’in Eline Tutuşturulan Kâğıtlardaki Yanlış Veriler

Burada asıl vahim olan, Sayın Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlardaki yanlış verilerle meydanlarda attığı o büyük nutuklar. Özel, bugün Çanakkale Belediyesi’nin payından %40 kesinti yapıldığını iddia etti. Oysa gerçek rakamlar gün gibi ortada: Geçen yılki bütçe 4.8 milyar TL, Atikhisar için yapılan kesinti ise 35 milyon TL. Matematik basit; bu rakam bütçenin %1’i bile değil!

Daha büyük bir gaf ise belediye bütçesinin personel giderleri üzerine geldi. Özel, "Gelen paranın %40’ından fazlası personele gidiyor" dedi. Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre personel gideri bütçenin %30’unu geçemez. Eğer geçiyorsa bu bir suç duyurusudur; geçmiyorsa bu bir bilgisizliktir, ciddiyetsizliktir.

İşin en ironik tarafı şu: Böyledir bu işler; maaşı dışında herhangi bir finans bilgisi olmayan, yönetim tecrübesi bulunmayan ve bu konuda kendini geliştirmeyenler, bugün başkasının yönetim yükü üzerinden ahkâm kesiyor. Çünkü yöneten insan, hesabı da bilir, sınırı da bilir, kesintinin neye dayandığını da sorar. Ama sadece yönetilenler, başkalarının gündemini alır, üstüne biraz duygu, biraz öfke, biraz da seçmen heyecanı ekleyip kamuoyuna servis eder. Oysa bu, düpedüz yüzeysellikten başka bir şey değildir.

Dünya Gerçekleri ve Çanakkale Hayalleri

Gönül ister ki; köprü bedava olsun, su bedava olsun, ulaşım sembolik rakamlara düşsün... İnşallah bu ülke yarın çok daha güçlü olur da, devasa yatırımları tıpkı Küçükkuyu Tünelleri gibi kendi öz gücüyle yapıp halkına tamamen ücretsiz sunar. Ancak bugün hayatın gerçekleri ve küresel ekonomi modelleri önümüzde duruyor. Dünyanın her yerinde bu ölçekteki dev yatırımlar "Kullanıcı Öder" prensibiyle yürür. Bakınız:

  • Fransa – Millau Viyadüğü: Devlet kasasından tek kuruş çıkmadan yapıldı. Bugün binek araçlar için geçiş ücreti yaz aylarında 12,50 Euro (yaklaşık 450 TL). Kimse "burası kamu yolu neden paralı?" demiyor, çünkü finansman modeli bu.
  • Danimarka/İsveç – Oresund Köprüsü: İki ülkeyi birbirine bağlayan bu şaheser sadece geçiş ücretleriyle ayakta duruyor. Tek yön ücreti yaklaşık 60 Euro (2.100 TL). Borç bu parayla ödeniyor.

Dünyada sistem böyle işlerken; CHP yönetimindeki Çanakkale’de iki tane kapalı otopark yapamayan, Halk Bahçesi civarındaki yol kenarlarından bile otopark ücreti toplayan bir belediyecilik anlayışının, milyarlarca dolarlık köprüyü bedava yapma vaadi biraz insan aklıyla dalga geçmektir. Yol kenarını vatandaşa parayla kullandıranların, devasa asma köprüde "bonkörlük" taslaması tam bir siyasi illüzyondur.

Çanakkale Belediyesinde Hep Bir Hesap Hatası Var 

Gerçi CHP’li Çanakkale Belediyesinde hep bir hesap hatası var. Eski hal binası hatırlayın; bu araziye 73 Milyon TL bedel biçildiğinde, "Bu fiyat normal, daha fazlası etmez, itibar etmeyin" diyen bir belediye yönetimi vardı. Peki ne oldu? O "daha fazla etmez" denilen yer, bugün tam 183 Milyon TL’ye satıldı. Aradaki fark tam 110 Milyon TL! 

Yazıya ifade bırak !