Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Şehir Merkezindeki Trafik Sorununu Bu Yöntemle Çözmek Mümkün

Çanakkale Belediyesi Meclisi, şehir içi toplu ulaşım ücretlerine yüzde 36 oranında zam kararı aldı. Buna göre taşıma ücretleri tam 3 lira 60 kuruştan 4 lira 90 kuruşa, öğrenci 2 lira 20 kuruştan 3 liraya çıktı. Açıkçası yapılan zam taşıma hizmetini veren kooperatif için çok da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü akaryakıt, personel ve diğer işletme maliyetlerinde neredeyse yüzde yüz artış varken yapılan %36 zam tamamen sembolik. Ulaşım konusunu sadece yolcular açısından değil, hizmetin kaliteli ve sürdürülebilirliği açısından kooperatifi de düşünmemiz gerekiyor. Sistem bu hâliyle zarar ediyor ya ulaşım ücretlerine daha çok zam yapacağız ya da farklı çözümler üreteceğiz.  Çözüm noktasında birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacak bir önerimi yetkililerin dikkatine sunmak isterim. Hadi başlayalım; Çarşı merkezindeki ve merkeze yakın yerlerdeki cadde ve sokaklardaki otopark uygulamaları, ne yazık ki, trafik tıkanıklığını iyice arttırdı. Eğer, cadde ve sokaklarda özel otomobillerin park yapması yasaklanır ya da zorlaştırılırsa, bu durumda sürücülerin çarşı merkezine özel otomobilleriyle gelmeleri konusunda ciddi bir caydırıcı etki olacaktır. Ancak bunu yaparken de toplu taşımayı hızlı, ucuz ve konforlu hale getirmek gerekiyor. Toplu taşımayı hızlı, ucuz ve daha konforlu hale getirmeden çarşı içine özel otomobille girişi yasaklamak ya da zorlaştırmak, vatandaşın yaşamını iyice zorlaştıracaktır. Bu konuda özelikle Avrupa başkentlerinde başarıyla uygulanan ve Çanakkale’de de uygulanmasının önünde hiçbir engel olmayan bir modelden bahsetmek isterim.  Park et- bin uygulaması. Bu uygulamada öncelikle kent merkezi dışına toplu taşıma noktalarını oluşturmakla başlıyor. Bu aktarma noktalarına güvenli ve ücretsiz otopark alanları yapılıyor. Özel otomobil kullanıcılarının bu noktalara kadar otomobilleri ile gelerek araçlarını bu alanlara park edip, kent merkezine toplu taşıma sistemi ile çok uygun ücret ödeyerek girmeleri teşvik ediliyor. Gelişmiş ülkelerde, pek çok kentte toplu taşıma sistemleri bu alanlarla beraber düşünülmekte, yeni kurulan toplu taşıma sistemleri inşaatıyla aynı anda park et ve bin otopark alanları da inşa edilmekte ve sistem bir bütün olarak planlanmakta ve hizmete açılmaktadır. Aksi halde otomobil kullanıcılarının toplu taşımayı kullanımının teşvik edilmesi sözde kalacaktır.  Bu konuda yapılan çalışmalar, bu park alanlarının insanların ortak yaşam alanları gibi düşünülüp daha çekici hale getirilmesinin (açık ve kapalı kafeler, çocuk parkları, oto yıkama alanları, bankamatik cihazları, vb ile düşünülerek) sistemin kullanılma oranını arttıracağını göstermektedir. Uygulandığı pek çok kentte bu sistem toplu taşım sisteminin sağlıklı bir şekilde işleyişinde ve kent merkezinde trafik sorunlarının çözümünde oldukça önemli bir katkıya sahiptir.  Park et- bin yöntemiyle toplu ulaşım sistemine kendi özel aracı olduğu halde yeni yolcular katılacaktır. Uzun mesafeye göre daha uygun bir ücretle taşıma yapılacak olmasına rağmen kısa mesafe taşıma yapılacağı için kooperatifin karlılığı artacaktır. Çevre kirliliği, yoğun trafikteki boşa harcanan enerji kaynakları israfının önüne geçilecektir. Sonuç olarak “park et ve bin” uygulamasının sosyal boyutları ve sürdürülebilir ulaştırma açısından kentsel ulaştırmada uzun vadede sağlayacağı faydalar düşünüldüğünde söz konusu uygulamanın yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken şey ise Park et- bin yöntemi başladıktan hemen sonra bütün sorunların çözüleceği beklentisine girilmemesidir. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek biraz zor ama bazı teşvikler ve kısıtlamaları doğru orantılı uygulayarak “Çanakkale Modeli” diye bir modeli inşaa edebiliriz.
Ekleme Tarihi: 10 Ocak 2022 - Pazartesi

Şehir Merkezindeki Trafik Sorununu Bu Yöntemle Çözmek Mümkün

Çanakkale Belediyesi Meclisi, şehir içi toplu ulaşım ücretlerine yüzde 36 oranında zam kararı aldı. Buna göre taşıma ücretleri tam 3 lira 60 kuruştan 4 lira 90 kuruşa, öğrenci 2 lira 20 kuruştan 3 liraya çıktı. Açıkçası yapılan zam taşıma hizmetini veren kooperatif için çok da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü akaryakıt, personel ve diğer işletme maliyetlerinde neredeyse yüzde yüz artış varken yapılan %36 zam tamamen sembolik. Ulaşım konusunu sadece yolcular açısından değil, hizmetin kaliteli ve sürdürülebilirliği açısından kooperatifi de düşünmemiz gerekiyor. Sistem bu hâliyle zarar ediyor ya ulaşım ücretlerine daha çok zam yapacağız ya da farklı çözümler üreteceğiz. 

Çözüm noktasında birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacak bir önerimi yetkililerin dikkatine sunmak isterim. Hadi başlayalım;

Çarşı merkezindeki ve merkeze yakın yerlerdeki cadde ve sokaklardaki otopark uygulamaları, ne yazık ki, trafik tıkanıklığını iyice arttırdı. Eğer, cadde ve sokaklarda özel otomobillerin park yapması yasaklanır ya da zorlaştırılırsa, bu durumda sürücülerin çarşı merkezine özel otomobilleriyle gelmeleri konusunda ciddi bir caydırıcı etki olacaktır. Ancak bunu yaparken de toplu taşımayı hızlı, ucuz ve konforlu hale getirmek gerekiyor. Toplu taşımayı hızlı, ucuz ve daha konforlu hale getirmeden çarşı içine özel otomobille girişi yasaklamak ya da zorlaştırmak, vatandaşın yaşamını iyice zorlaştıracaktır.

Bu konuda özelikle Avrupa başkentlerinde başarıyla uygulanan ve Çanakkale’de de uygulanmasının önünde hiçbir engel olmayan bir modelden bahsetmek isterim. 

Park et- bin uygulaması.

Bu uygulamada öncelikle kent merkezi dışına toplu taşıma noktalarını oluşturmakla başlıyor. Bu aktarma noktalarına güvenli ve ücretsiz otopark alanları yapılıyor. Özel otomobil kullanıcılarının bu noktalara kadar otomobilleri ile gelerek araçlarını bu alanlara park edip, kent merkezine toplu taşıma sistemi ile çok uygun ücret ödeyerek girmeleri teşvik ediliyor. Gelişmiş ülkelerde, pek çok kentte toplu taşıma sistemleri bu alanlarla beraber düşünülmekte, yeni kurulan toplu taşıma sistemleri inşaatıyla aynı anda park et ve bin otopark alanları da inşa edilmekte ve sistem bir bütün olarak planlanmakta ve hizmete açılmaktadır. Aksi halde otomobil kullanıcılarının toplu taşımayı kullanımının teşvik edilmesi sözde kalacaktır. 

Bu konuda yapılan çalışmalar, bu park alanlarının insanların ortak yaşam alanları gibi düşünülüp daha çekici hale getirilmesinin (açık ve kapalı kafeler, çocuk parkları, oto yıkama alanları, bankamatik cihazları, vb ile düşünülerek) sistemin kullanılma oranını arttıracağını göstermektedir. Uygulandığı pek çok kentte bu sistem toplu taşım sisteminin sağlıklı bir şekilde işleyişinde ve kent merkezinde trafik sorunlarının çözümünde oldukça önemli bir katkıya sahiptir. 

Park et- bin yöntemiyle toplu ulaşım sistemine kendi özel aracı olduğu halde yeni yolcular katılacaktır. Uzun mesafeye göre daha uygun bir ücretle taşıma yapılacak olmasına rağmen kısa mesafe taşıma yapılacağı için kooperatifin karlılığı artacaktır. Çevre kirliliği, yoğun trafikteki boşa harcanan enerji kaynakları israfının önüne geçilecektir. Sonuç olarak “park et ve bin” uygulamasının sosyal boyutları ve sürdürülebilir ulaştırma açısından kentsel ulaştırmada uzun vadede sağlayacağı faydalar düşünüldüğünde söz konusu uygulamanın yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken şey ise Park et- bin yöntemi başladıktan hemen sonra bütün sorunların çözüleceği beklentisine girilmemesidir. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek biraz zor ama bazı teşvikler ve kısıtlamaları doğru orantılı uygulayarak “Çanakkale Modeli” diye bir modeli inşaa edebiliriz.

Yazıya ifade bırak !