Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Öncü’nün Beyaz Listesi ve Aforoz Edilecekler

Geçtiğimiz yıllarda MHPnin birçok kongresinde silahların konuştuğuna, CHPnin kongrelerinde ise sandalyelerin havada uçuştuğuna sahit olmuşunuzdur, bu kavgalar Türki Siyaset tarihine “ayıplarımız” diye yazılmıştır. Türk siyaset tarihini baştan aşağı değiştiren AK Partide ise durum, bu iki partide ki gibi olmamıştır. AK Parti 5. olağan kongrelerini yapıyor, neredeyse sona gelindi. Türk siyasi tarihinin çok da alışık olmadığı şekilde gerçekleşiyor kongreler, kavgasız, gürültüsüz. Kongrelerin bu yönü tüm siyasi partilere örnek olmalı. AK Parti Genel Merkezinin almış olduğu tek liste, tek aday kuralı  bu kongrelerin en eleştirilen yönüdür. Eleştiriler hem parti içinden, hem de parti dışından yapılıyor. Bu eleştirlerin ne kadar yerli, ne kadar yersiz olduğu tartışılır aslında, çünkü kongreler partinin kendi iç meselesidir. AK Parti tek liste, tek aday gibi  almış olduğu kararla 12 yıldır, iktidarını, güçlenerek koruyor. Hal böyleyken, genel merkezin tek liste, tek aday diye “dayatması” çok da eleştirilecek bir durum değil, sonuçta partilerde başarı demek alınan oy ile doğru orantılı, en azından bizim ülkemizde böyle, hal böyleyken AK Partinin uyguladığı sistemin sonucunda başarı varsa bu durum eleştirilecek değil, belki de “örnek alınacak” bir durum bile diyebiliriz! Tablo bu böyleyken ve genel merkez net olarak tek liste, tek aday diye tavır belirlemişken don kişotluk yapanları anlamak çok da mümkün değil. (Çan için farklı konuşuyordun diyenler olabilir, haklılardır da. Bende bunu diyenlere Çanda durum çok farklıydı, birebir muhabbetlerimizde sebeplerini anlatırım...) Gelelim merkez ilçe kongresine; Çanakkale Merkez İlçe Kongresi gerçekleştirilecek, merkez ilçe başkanlığı çok zor bir iş, “hamallık” adeta, bu işi ister beğenin, ister beğenmeyin Adnan Öncü başarılı denilebilecek bir performans sergileyerek yapmaya çalışıyor, önümüzdeki dönemde de yapacağa benziyor.. İlçe Başkanı olmak gerçekten zor, iş, aş talepleri, diğer tüm ilçelerdeki sorunlar, evrak işleri gibi birçok zorluğu var. Herkese yetmek, herkese dönmek zorunluluğunuz var. Bu kadar zahmetin karşılığı olarak da İl Başkanlığı kadar “prestijli” bir etiketi yok. Çanakkale Merkez ilçede iki liste yarışacak, diyeceğim ama tam anlamıyla bir yarış değil bu, Adnan Öncünün beyaz listesine karşı, Ender Kostakın henüz rengini duymadığımız listesi yarışacak. Adnan Öncünün karşısına bir liste hazırlayarak çıkmak “hangi akla” hizmet, anlayamadım doğrusu. Çünkü genel merkezin tavrı bu kadar açıkken, olmaz ya hani: göreve bile gelseler o görevi icra edemeyeceklerini biliyorken, karşı liste diye dayatmanın mantığını anlamak gerçekten zor. Bu seçime giren ve kaybedenler, yaşadıkları karşısında “küskün” olacaklar. Küskün olmakla da kalmayacaklar, iradeye karşı geldikleri ve “bölücülük” yaptıkları gerekçesiyle belki de “aforoz” edilecekler, bunların yaşanacağını bilerek “karşı” durmak kime ne fayda sağlar...AK Parti çoklu listeyle ne zaman seçime girer diye soranlara ise cevabım oy oranları ne zaman %30’lara düşerse, başka bir deyişle parti içine demokrasi ne zaman gelir cevabım yine aynı oy oranları %30’a düştüğü vakit. Oylar bu seviyelerdeyken bu "sistem" bu şekilde işletilir. Demokrasinin gereği, özgürlük gibi kavramların gereğidir kardeşim çoklu lisite diyenler olabilir haklıdırlar da, bu kavramları yıllardır savunan ve çoklu listeyle kongreler gerçekleştiren CHP kaç defa iktidar olmuştur acaba? Birde bu yönüyle bakmak da fayda var..
Ekleme Tarihi: 29 Kasım 2014 - Cumartesi

Öncü’nün Beyaz Listesi ve Aforoz Edilecekler

Geçtiğimiz yıllarda MHPnin birçok kongresinde silahların konuştuğuna, CHPnin kongrelerinde ise sandalyelerin havada uçuştuğuna sahit olmuşunuzdur, bu kavgalar Türki Siyaset tarihine “ayıplarımız” diye yazılmıştır. Türk siyaset tarihini baştan aşağı değiştiren AK Partide ise durum, bu iki partide ki gibi olmamıştır. AK Parti 5. olağan kongrelerini yapıyor, neredeyse sona gelindi. Türk siyasi tarihinin çok da alışık olmadığı şekilde gerçekleşiyor kongreler, kavgasız, gürültüsüz. Kongrelerin bu yönü tüm siyasi partilere örnek olmalı.

AK Parti Genel Merkezinin almış olduğu tek liste, tek aday kuralı  bu kongrelerin en eleştirilen yönüdür. Eleştiriler hem parti içinden, hem de parti dışından yapılıyor. Bu eleştirlerin ne kadar yerli, ne kadar yersiz olduğu tartışılır aslında, çünkü kongreler partinin kendi iç meselesidir. AK Parti tek liste, tek aday gibi  almış olduğu kararla 12 yıldır, iktidarını, güçlenerek koruyor. Hal böyleyken, genel merkezin tek liste, tek aday diye “dayatması” çok da eleştirilecek bir durum değil, sonuçta partilerde başarı demek alınan oy ile doğru orantılı, en azından bizim ülkemizde böyle, hal böyleyken AK Partinin uyguladığı sistemin sonucunda başarı varsa bu durum eleştirilecek değil, belki de “örnek alınacak” bir durum bile diyebiliriz!

Tablo bu böyleyken ve genel merkez net olarak tek liste, tek aday diye tavır belirlemişken don kişotluk yapanları anlamak çok da mümkün değil. (Çan için farklı konuşuyordun diyenler olabilir, haklılardır da. Bende bunu diyenlere Çanda durum çok farklıydı, birebir muhabbetlerimizde sebeplerini anlatırım...)

Gelelim merkez ilçe kongresine;

Çanakkale Merkez İlçe Kongresi gerçekleştirilecek, merkez ilçe başkanlığı çok zor bir iş, “hamallık” adeta, bu işi ister beğenin, ister beğenmeyin Adnan Öncü başarılı denilebilecek bir performans sergileyerek yapmaya çalışıyor, önümüzdeki dönemde de yapacağa benziyor.. İlçe Başkanı olmak gerçekten zor, iş, aş talepleri, diğer tüm ilçelerdeki sorunlar, evrak işleri gibi birçok zorluğu var. Herkese yetmek, herkese dönmek zorunluluğunuz var. Bu kadar zahmetin karşılığı olarak da İl Başkanlığı kadar “prestijli” bir etiketi yok.

Çanakkale Merkez ilçede iki liste yarışacak, diyeceğim ama tam anlamıyla bir yarış değil bu, Adnan Öncünün beyaz listesine karşı, Ender Kostakın henüz rengini duymadığımız listesi yarışacak. Adnan Öncünün karşısına bir liste hazırlayarak çıkmak “hangi akla” hizmet, anlayamadım doğrusu. Çünkü genel merkezin tavrı bu kadar açıkken, olmaz ya hani: göreve bile gelseler o görevi icra edemeyeceklerini biliyorken, karşı liste diye dayatmanın mantığını anlamak gerçekten zor. Bu seçime giren ve kaybedenler, yaşadıkları karşısında “küskün” olacaklar. Küskün olmakla da kalmayacaklar, iradeye karşı geldikleri ve “bölücülük” yaptıkları gerekçesiyle belki de “aforoz” edilecekler, bunların yaşanacağını bilerek “karşı” durmak kime ne fayda sağlar...AK Parti çoklu listeyle ne zaman seçime girer diye soranlara ise cevabım oy oranları ne zaman %30’lara düşerse, başka bir deyişle parti içine demokrasi ne zaman gelir cevabım yine aynı oy oranları %30’a düştüğü vakit. Oylar bu seviyelerdeyken bu "sistem" bu şekilde işletilir.

Demokrasinin gereği, özgürlük gibi kavramların gereğidir kardeşim çoklu lisite diyenler olabilir haklıdırlar da, bu kavramları yıllardır savunan ve çoklu listeyle kongreler gerçekleştiren CHP kaç defa iktidar olmuştur acaba? Birde bu yönüyle bakmak da fayda var..

Yazıya ifade bırak !