Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

MHP Genel Merkezi’nin Radarına Takılan Şehir, Çanakkale Teşkilatı Topun Ağzında

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır.  Yazan Kerem İriç Ocak 2026’da MHP Merkez İlçe Başkanı Alparslan Çelik’in görevden alınmasını sadece yerel bir bayrak değişimi sananlar, bugün yanıldıklarını çok daha net görüyorlar. O gün atılan o adım, aslında Ankara’daki devasa güç savaşının Çanakkale tahtasındaki kritik hamlelerinden biriydi. Süreci biraz hatırlayalım; İl Başkanı Hakan İmamoğlu, arkasına İzzet Ulvi Yönter’in desteğini alarak, uzun süren yoğun bir mesai ve kulis çalışması neticesinde Çelik’i görevden aldırdı. O günlerde "yerel bir operasyon" veya "teşkilat içi yenilenme" gibi pazarlanan bu tasfiye, aslında çok daha derin bir planın parçasıydı. İmamoğlu, teşkilatlardan sorumlu Semih Yalçın’a rağmen başarılı olan isimleri dahi birer birer budayarak, Çanakkale’de aslında tek bir isme dikensiz bir gül bahçesi hazırlıyordu: İzzet Ulvi Yönter. Kısacası, o gün Çanakkale’de yapılan operasyon, bugün Ankara’da patlak veren büyük hesaplaşmanın da bir parçasıydı. Saray Kavgasından Taşra Tasfiyesine Ankara’daki kavgayı anlamadan Çanakkale’yi okumak mümkün değil. İzzet Ulvi Yönter, kendisini Devlet Bahçeli sonrası genel başkanlığın "doğal varisi" olarak görüyor ve arkasında devasa bir yapı kurguluyordu. İstanbul teşkilatı hem sermaye gücü hem de insan kaynağıyla bu kurgunun amiral gemisiydi. Ancak bu "alternatif odak" kurgusu, Genel Merkez’de duvara tosladı. Kavga, Genel Başkan Danışmanı Eyup Yıldız’ın "Biz söze değil hâle bakarız" çıkışıyla alevlendi. Yönter’in bu çıkışa sosyal medyadan "Ajan, dümenci, alçak" gibi çok sert ifadelerle yanıt vermesi ve doğrudan hesaplaşma ilan etmesi, bardağı taşıran son damla oldu. Sonuç? Yönter istifa ettirildi, İstanbul kalesi 34 ilçesiyle birlikte bir gecede tasfiye edildi. İmamoğlu Genel Merkez’in Radarında İşte zurnanın zırt dediği yer tam burası. Genel Merkez, Hakan İmamoğlu’nun İzzet Ulvi Yönter’in ekibinden olduğunu biliyordu. İmamoğlu, Ankara’da kılıçların çekildiği bu büyük hesaplaşmada, tüm siyasi geleceğini tek bir kare fotoğrafa ve tek bir "sadakat" cümlesine bağlayarak en büyük kumarını oynadı. Artık mesele bir fikir ayrılığı değil, safların netleştiği bir "varlık" mücadelesidir. İmamoğlu, ilçe başkanlarının ve il yönetiminden isimlerin de olduğu Yönter’le çekilmiş eski bir fotoğrafı paylaştı ve “Her daim yan yana omuz omuza... Sayın İzzet Ulvi Yönter kıymetlimizdir” diyerek adeta bir sadakat yemini etti. İşte bu fotoğraf, görünen o ki siyasi kariyerinin en riskli imzası oldu. Tasfiyeler yaparak, Yönter’i daha güçlü kılmaya çalışan alan açmaya çalışan İmamoğlu yönetimi, şimdi o açtığı alanda Genel Merkez’in radarına tam kapasite takılmış durumda. Çanakkale’de Kartlar Yeniden Karılacak Kulislerde konuşulan Yönter’e yakın Bursa, Kocaeli, Kütahya gibi illerin yer aldığı meşhur "yedi il" listesinde Çanakkale’nin adı artık fısıltıdan öte, yüksek sesle söyleniyor. Ankara’da başlayan bu operasyon dalgası, İstanbul’la sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Net bir şekilde söyleyelim: Genel Merkez’e rağmen sergilenen bu tavır, kısa vadede olmazsa bile orta vadede Hakan İmamoğlu ve ona bağlı tüm ilçe başkanlarının görevden alınmasını artık bir sürpriz olmaktan çıkardı. Siyasetin doğasında var güç savaşları var. İmamoğlu’nun kendi eliyle açtığı cephede rüzgar sanki tersine dönüyor. Ankara’daki tasfiye dalgası Çanakkale Boğazı’na ulaştığında, teşkilatlarda kimlerin ayakta kalacağını hep birlikte göreceğiz.

MHP Genel Merkezi’nin Radarına Takılan Şehir, Çanakkale Teşkilatı Topun Ağzında

▶️ tuşuna bastıktan 3 saniye sonra seslendirme başlayacaktır. 

Yazan Kerem İriç

Ocak 2026’da MHP Merkez İlçe Başkanı Alparslan Çelik’in görevden alınmasını sadece yerel bir bayrak değişimi sananlar, bugün yanıldıklarını çok daha net görüyorlar. O gün atılan o adım, aslında Ankara’daki devasa güç savaşının Çanakkale tahtasındaki kritik hamlelerinden biriydi.

Süreci biraz hatırlayalım; İl Başkanı Hakan İmamoğlu, arkasına İzzet Ulvi Yönter’in desteğini alarak, uzun süren yoğun bir mesai ve kulis çalışması neticesinde Çelik’i görevden aldırdı. O günlerde "yerel bir operasyon" veya "teşkilat içi yenilenme" gibi pazarlanan bu tasfiye, aslında çok daha derin bir planın parçasıydı. İmamoğlu, teşkilatlardan sorumlu Semih Yalçın’a rağmen başarılı olan isimleri dahi birer birer budayarak, Çanakkale’de aslında tek bir isme dikensiz bir gül bahçesi hazırlıyordu: İzzet Ulvi Yönter. Kısacası, o gün Çanakkale’de yapılan operasyon, bugün Ankara’da patlak veren büyük hesaplaşmanın da bir parçasıydı.

Saray Kavgasından Taşra Tasfiyesine

Ankara’daki kavgayı anlamadan Çanakkale’yi okumak mümkün değil. İzzet Ulvi Yönter, kendisini Devlet Bahçeli sonrası genel başkanlığın "doğal varisi" olarak görüyor ve arkasında devasa bir yapı kurguluyordu. İstanbul teşkilatı hem sermaye gücü hem de insan kaynağıyla bu kurgunun amiral gemisiydi. Ancak bu "alternatif odak" kurgusu, Genel Merkez’de duvara tosladı.

Kavga, Genel Başkan Danışmanı Eyup Yıldız’ın "Biz söze değil hâle bakarız" çıkışıyla alevlendi. Yönter’in bu çıkışa sosyal medyadan "Ajan, dümenci, alçak" gibi çok sert ifadelerle yanıt vermesi ve doğrudan hesaplaşma ilan etmesi, bardağı taşıran son damla oldu. Sonuç? Yönter istifa ettirildi, İstanbul kalesi 34 ilçesiyle birlikte bir gecede tasfiye edildi.

İmamoğlu Genel Merkez’in Radarında

İşte zurnanın zırt dediği yer tam burası. Genel Merkez, Hakan İmamoğlu’nun İzzet Ulvi Yönter’in ekibinden olduğunu biliyordu. İmamoğlu, Ankara’da kılıçların çekildiği bu büyük hesaplaşmada, tüm siyasi geleceğini tek bir kare fotoğrafa ve tek bir "sadakat" cümlesine bağlayarak en büyük kumarını oynadı. Artık mesele bir fikir ayrılığı değil, safların netleştiği bir "varlık" mücadelesidir.

İmamoğlu, ilçe başkanlarının ve il yönetiminden isimlerin de olduğu Yönter’le çekilmiş eski bir fotoğrafı paylaştı ve “Her daim yan yana omuz omuza... Sayın İzzet Ulvi Yönter kıymetlimizdir” diyerek adeta bir sadakat yemini etti. İşte bu fotoğraf, görünen o ki siyasi kariyerinin en riskli imzası oldu. Tasfiyeler yaparak, Yönter’i daha güçlü kılmaya çalışan alan açmaya çalışan İmamoğlu yönetimi, şimdi o açtığı alanda Genel Merkez’in radarına tam kapasite takılmış durumda.

Çanakkale’de Kartlar Yeniden Karılacak

Kulislerde konuşulan Yönter’e yakın Bursa, Kocaeli, Kütahya gibi illerin yer aldığı meşhur "yedi il" listesinde Çanakkale’nin adı artık fısıltıdan öte, yüksek sesle söyleniyor. Ankara’da başlayan bu operasyon dalgası, İstanbul’la sınırlı kalmayacak gibi görünüyor.

Net bir şekilde söyleyelim: Genel Merkez’e rağmen sergilenen bu tavır, kısa vadede olmazsa bile orta vadede Hakan İmamoğlu ve ona bağlı tüm ilçe başkanlarının görevden alınmasını artık bir sürpriz olmaktan çıkardı. Siyasetin doğasında var güç savaşları var. İmamoğlu’nun kendi eliyle açtığı cephede rüzgar sanki tersine dönüyor. Ankara’daki tasfiye dalgası Çanakkale Boğazı’na ulaştığında, teşkilatlarda kimlerin ayakta kalacağını hep birlikte göreceğiz.

Yazıya ifade bırak !