Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Çanakkale'de 60 Bin Kişi Siyanürden Zehirlendi!

Çanakkale, 19 Mart 2020 sabahında büyük bir felakete uyandı. Sabah okula gitmek için erken uyanan Gökhan, annesi ve babasının mutfakta yerde cansız bedenlerini görünce hemen komşularının kapısını çaldı. Ancak hiç bir daireden ses çıkmayınca sokağa fırladı. Gökhan, yollarda cansız yatan bütün komşularını görünce önce bunun bir rüya olduğunu düşündü. Ancak kısa zamanda gerçeği fark etti. Gökhan, Ankara’daki kardeşi Muharrem’i aradı. Hemen şehre sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri yönlendirildi. Hastaneler, okullar, sokaklar, karakollar cansız hemşerileriyle doluydu. Herkesin ağzından köpükler akıyor bazıları ise çoktan ölmüş ancak refleksleri nedeniyle yerde titreyip duruyordu. Küçük Gökhan için korku dolu anlardı. Şehir hemen karantinaya alındı. İlçelerden merkeze gelen bütün yollar kapatıldı. Boğaz, ölü balıklardan geçilemez durumdaydı. 10 yaşındaki Gökhan, bütün arkadaşlarını, ailesini, akrabalarını, komşularını kaybetmişti. Gece baraja dolan 10 bin ton siyanür şehirdeki herkesi kırıp geçirmişti. Televizyoncular Gökhan’ı ekranlara çıkarmak ve olayları anlamak için büyük bir çaba içindeydi. Ancak hemen TV Kanallarını arayan siyanürcü şirket, her kanala milyonlarca dolar para aktarmayı teklif ediyor ve olayın dünyada duyulmaması için çaba gösteriyordu. Gökhan bir türlü yaşadığı kabusu anlatamıyordu. O an aklına “keşke annemi ve babamı ikna etseydim onlarda musluktan akan suyu kullanmasalardı. Keşke siyanürcü şirkete zamanında karşı çıksaydık” diye geçirdi. Ama artık yapılacak bir şey yoktu. Avrupa tarihindeki en büyük çevre katliamı yaşanmıştı. Çernobil'den bile büyük bir felaket...!Tuna Nehri Akmam Diyor Bunlar bugün bir senaryo gelebilir. Ama buna benzer olayı yaşayan yerler var ne yazık ki. 30 Ocak 2000’de Romanya devleti ve Avustralyalı Esmeralda şirketinin ortak girişimi olan maden şirketi Aurul, Baia Mare madeninde 100.000 metreküp siyanürlü su nehre karışıyor. O tarihlerden hemen önce Romanya devleti halka; “Merak etmeyin her tedbiri aldık. Dünya standartlarında bir maden olacak. Madenin arkasında devlet olarak biz varız. Zaten madendeki zehir nehre asla ulaşmaz. Siyanür yönetimi en kolay kimyasal madde. Avustralya dünyada altın madenciliğinde en büyük ülke” diye açıklamalar yapmıştı. Şirketin Romanyalı ÇED firmaları videolar hazırlamış zehirin nasıl başka yerlerden akacağını, asla ölümler olmayacağını söylüyordu. Ancak Avrupa tarihinin Çernobilden sonraki ikinci büyük felaketi yaşandı. Sadece Romanya olsa keşke kayıtlara göre Macaristan ve Sırbistan bile bu felaketten etkilendi. Zehir, Tuna nehrine karıştı. Hani bizlerin gururlanarak söylediği Tuna Nehri Akmam Diyor türküsü herhalde bu tarihte farklı bir anlam kazanmıştır. 12 Şubatta zehir Sırbistan’a ulaşmıştı. Ve sonunda Karadeniz’e... Ölenler, ne Romanya hükümetinden, ne Avustralya şirketinden bir şey soramadı tabi ki. Özellikle her tedbiri aldık diyen Romanyalı çevre şirketinden kimse davacı olamadı. Herkes kazanacağı paraya bakıyordu tıpkı Türkiye’de olduğu gibi. Hemen hesap makinaları çıktı ve ne kadar zarar ettiklerini hesaplayıp açıkladır. Tıpkı, 19 Mart 1915 sabahında Çanakkale geçilmez diyen şehitlerimize inat 19 Mart 2020'de Kanadalı ve yerli işbirlikçileri bu kez başka bir ölüm destanı yazacakları ve zararlarını hesaplayacakları gibi. Siyasetçiler Alamos’ta İşe Başlıyor! Siyanürcülerin gözü dönmüş durumda. Bugüne kadar Çanakkale’de istediklerini alamayan Kanadalı Alamos, bu kez yeni bir yol deniyor. Bir dönem AK Parti içinde aktif siyaset yapan birini işe aldı. Aynı yönetimi Lapseki'de Nurol'da izledi onlarda AK Partili birisini işe aldı halkla ilişiklerin başına getirdi. Bunların görevi bürokrasi ile iyi ilişkiler kurmak, randevular almak ve arkasından şimdiye kadar alamadıkları GSM iznini almak. Yani Atikhisar’ı ve Çanakkale boğazını gözlerine kestirmişler. Ancak sadece AK Partili siyasetçileri işe almakla olmuyor diye düşünmüş olacaklar ki Başkan Gökhan’ı da işe aldıklarını duyduk. Biliyorsunuz 2019’da Başkan Gökhan aday değil. Şimdiden işi garantiye almış anlaşılan... Alamos’un izinleri alması için o da devreye girmiş durumda diye söyleniyor. Bu sessizliğin başka bir anlamı yok. AK Partilisi, CHP'lisi tüm meclis üyeleri Ülgür Gökhan'a tam yetki verdi; "Madencilerle mücadele et arkandayız" diye ne oldu, Ülgür Gökhan ne yaptı? Çanakkale’nin içme suyu olarak bir tane kaynağı var. Atikhisar barajı, şehrin en stratejik yeri. Çanakkale’yi teslim alacaksanız barajı siyanürlemeniz yeterli. Kanadalı Alamos bu nedenle her yolu deneyecek. Açıkçası şehri siyanürcülere altın tepsi ile sunan Ülgür Gökhan’ı bir süredir anlamıyordum. Sesi soluğu kesilmişti. Bu nedenle siyanürcü şirkette işe girdiğini duyduğumda çok şaşırmadım. Kanadalı Alamos’ta ki danışmanlık görevinde ne kadar başarılı olur göreceğiz! Duyduklarımıza göre Alamos’a garanti vermiş: “Siz elemanları işe almaya başlayın. 3 ay içinde ben izinleri bitireceğim” demiş. Validen randevu alacak mı? İzinlerin alınması için AK Parti milletvekillerini ikna edecek mi? Hepsini göreceğiz. Aksi olsaydı Ülgür Gökhan bir kaç afiş yaptırırdı. Sular idaresindeki bankoların önüne, İskele Meydanındaki panoya ve belediyeye ait tüm duraklara asardı. Çanakkale'yi neyin beklediğini anlatırdı. İşte o zaman ne Kanadalı Alamos kalırdı ne yerli işbirlikçileri.Bu konuları uzun süredir gündeme getiriyoruz. Konuya ait diğer değerlendirmelerimizden bazılarını aşağıdaki yazılarımızdan okuyabilirsiniz.Atma Siyanürcü !http://gazetedegisim.com/atma-siyanurcu-Siyanürlü Suyu Çocuğunuzun İçmesini İster misiniz? BİRİLERİ İSTİYOR!http://gazetedegisim.com/siyanurlu-suyu-cocugunuzun-icmesini-ister-misiniz-birileri-istiyorDerinden Giden Siyanürcü Alamoshttp://gazetedegisim.com/derinden-giden-siyanurcu-alamos
Ekleme Tarihi: 14 Eylül 2017 - Perşembe

Çanakkale'de 60 Bin Kişi Siyanürden Zehirlendi!

Çanakkale, 19 Mart 2020 sabahında büyük bir felakete uyandı. Sabah okula gitmek için erken uyanan Gökhan, annesi ve babasının mutfakta yerde cansız bedenlerini görünce hemen komşularının kapısını çaldı. Ancak hiç bir daireden ses çıkmayınca sokağa fırladı. Gökhan, yollarda cansız yatan bütün komşularını görünce önce bunun bir rüya olduğunu düşündü. Ancak kısa zamanda gerçeği fark etti. Gökhan, Ankara’daki kardeşi Muharrem’i aradı. Hemen şehre sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri yönlendirildi. Hastaneler, okullar, sokaklar, karakollar cansız hemşerileriyle doluydu. Herkesin ağzından köpükler akıyor bazıları ise çoktan ölmüş ancak refleksleri nedeniyle yerde titreyip duruyordu. Küçük Gökhan için korku dolu anlardı. Şehir hemen karantinaya alındı. İlçelerden merkeze gelen bütün yollar kapatıldı. Boğaz, ölü balıklardan geçilemez durumdaydı. 10 yaşındaki Gökhan, bütün arkadaşlarını, ailesini, akrabalarını, komşularını kaybetmişti. Gece baraja dolan 10 bin ton siyanür şehirdeki herkesi kırıp geçirmişti. Televizyoncular Gökhan’ı ekranlara çıkarmak ve olayları anlamak için büyük bir çaba içindeydi. Ancak hemen TV Kanallarını arayan siyanürcü şirket, her kanala milyonlarca dolar para aktarmayı teklif ediyor ve olayın dünyada duyulmaması için çaba gösteriyordu. Gökhan bir türlü yaşadığı kabusu anlatamıyordu. O an aklına “keşke annemi ve babamı ikna etseydim onlarda musluktan akan suyu kullanmasalardı. Keşke siyanürcü şirkete zamanında karşı çıksaydık” diye geçirdi. Ama artık yapılacak bir şey yoktu. Avrupa tarihindeki en büyük çevre katliamı yaşanmıştı. Çernobil'den bile büyük bir felaket...!

Tuna Nehri Akmam Diyor

Bunlar bugün bir senaryo gelebilir. Ama buna benzer olayı yaşayan yerler var ne yazık ki. 30 Ocak 2000’de Romanya devleti ve Avustralyalı Esmeralda şirketinin ortak girişimi olan maden şirketi Aurul, Baia Mare madeninde 100.000 metreküp siyanürlü su nehre karışıyor. O tarihlerden hemen önce Romanya devleti halka; “Merak etmeyin her tedbiri aldık. Dünya standartlarında bir maden olacak. Madenin arkasında devlet olarak biz varız. Zaten madendeki zehir nehre asla ulaşmaz. Siyanür yönetimi en kolay kimyasal madde. Avustralya dünyada altın madenciliğinde en büyük ülke” diye açıklamalar yapmıştı. Şirketin Romanyalı ÇED firmaları videolar hazırlamış zehirin nasıl başka yerlerden akacağını, asla ölümler olmayacağını söylüyordu. Ancak Avrupa tarihinin Çernobilden sonraki ikinci büyük felaketi yaşandı. Sadece Romanya olsa keşke kayıtlara göre Macaristan ve Sırbistan bile bu felaketten etkilendi. Zehir, Tuna nehrine karıştı. Hani bizlerin gururlanarak söylediği Tuna Nehri Akmam Diyor türküsü herhalde bu tarihte farklı bir anlam kazanmıştır. 12 Şubatta zehir Sırbistan’a ulaşmıştı. Ve sonunda Karadeniz’e... Ölenler, ne Romanya hükümetinden, ne Avustralya şirketinden bir şey soramadı tabi ki. Özellikle her tedbiri aldık diyen Romanyalı çevre şirketinden kimse davacı olamadı. Herkes kazanacağı paraya bakıyordu tıpkı Türkiye’de olduğu gibi. Hemen hesap makinaları çıktı ve ne kadar zarar ettiklerini hesaplayıp açıkladır. Tıpkı, 19 Mart 1915 sabahında Çanakkale geçilmez diyen şehitlerimize inat 19 Mart 2020'de Kanadalı ve yerli işbirlikçileri bu kez başka bir ölüm destanı yazacakları ve zararlarını hesaplayacakları gibi.

Siyasetçiler Alamos’ta İşe Başlıyor!

Siyanürcülerin gözü dönmüş durumda. Bugüne kadar Çanakkale’de istediklerini alamayan Kanadalı Alamos, bu kez yeni bir yol deniyor. Bir dönem AK Parti içinde aktif siyaset yapan birini işe aldı. Aynı yönetimi Lapseki'de Nurol'da izledi onlarda AK Partili birisini işe aldı halkla ilişiklerin başına getirdi. Bunların görevi bürokrasi ile iyi ilişkiler kurmak, randevular almak ve arkasından şimdiye kadar alamadıkları GSM iznini almak. Yani Atikhisar’ı ve Çanakkale boğazını gözlerine kestirmişler. Ancak sadece AK Partili siyasetçileri işe almakla olmuyor diye düşünmüş olacaklar ki Başkan Gökhan’ı da işe aldıklarını duyduk. Biliyorsunuz 2019’da Başkan Gökhan aday değil. Şimdiden işi garantiye almış anlaşılan... Alamos’un izinleri alması için o da devreye girmiş durumda diye söyleniyor. Bu sessizliğin başka bir anlamı yok. AK Partilisi, CHP'lisi tüm meclis üyeleri Ülgür Gökhan'a tam yetki verdi; "Madencilerle mücadele et arkandayız" diye ne oldu, Ülgür Gökhan ne yaptı?

Çanakkale’nin içme suyu olarak bir tane kaynağı var. Atikhisar barajı, şehrin en stratejik yeri. Çanakkale’yi teslim alacaksanız barajı siyanürlemeniz yeterli. Kanadalı Alamos bu nedenle her yolu deneyecek. Açıkçası şehri siyanürcülere altın tepsi ile sunan Ülgür Gökhan’ı bir süredir anlamıyordum. Sesi soluğu kesilmişti. Bu nedenle siyanürcü şirkette işe girdiğini duyduğumda çok şaşırmadım. Kanadalı Alamos’ta ki danışmanlık görevinde ne kadar başarılı olur göreceğiz! Duyduklarımıza göre Alamos’a garanti vermiş: “Siz elemanları işe almaya başlayın. 3 ay içinde ben izinleri bitireceğim” demiş. Validen randevu alacak mı? İzinlerin alınması için AK Parti milletvekillerini ikna edecek mi? Hepsini göreceğiz. Aksi olsaydı Ülgür Gökhan bir kaç afiş yaptırırdı. Sular idaresindeki bankoların önüne, İskele Meydanındaki panoya ve belediyeye ait tüm duraklara asardı. Çanakkale'yi neyin beklediğini anlatırdı. İşte o zaman ne Kanadalı Alamos kalırdı ne yerli işbirlikçileri.

Bu konuları uzun süredir gündeme getiriyoruz. Konuya ait diğer değerlendirmelerimizden bazılarını aşağıdaki yazılarımızdan okuyabilirsiniz.

Atma Siyanürcü !
http://gazetedegisim.com/atma-siyanurcu-

Siyanürlü Suyu Çocuğunuzun İçmesini İster misiniz? BİRİLERİ İSTİYOR!
http://gazetedegisim.com/siyanurlu-suyu-cocugunuzun-icmesini-ister-misiniz-birileri-istiyor

Derinden Giden Siyanürcü Alamos
http://gazetedegisim.com/derinden-giden-siyanurcu-alamos



Yazıya ifade bırak !