Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Çanakkale Belediyesinin Koridorlarında Neler Konuşuluyor?

CHP Çanakkale teşkilatı uzun süredir büyük bir karmaşa yaşıyor. Çanakkale halkının CHP’ye verdiği oyu sadece kendi oyuymuş gibi “kullanan” Ülgür Gökhan kendisini il ve ilçe teşkilatlarının üzerinde bir otorite olarak görüyor. Belediye imkanlarını da kendi çıkar ve amaçları için kullanan Ülgür Gökhan  “dediğim dedik, çaldığım düdük” diyerek teşkilatı kırıp geçiyor. CHP’lilerin büyük bir kısmı ise Gökhan’ın bu yönetim tarzını, tek adamlık olarak gördüklerini söyleyerek “ona buna diktatör diyenlerin önce kendilerine bakması gerektiğini” ifade ediyorlar. Belediyede, il ve ilçe teşkilatlarında görüştüğüm bir çok CHP’li dostum var. Bu isimlerden birisiyle geçtiğimiz gün yine bir araya geldim, hem de belediye binasında… Sağ olsun dostum bir kahve bile söylemedi, aman söz olur dedi ve  kapıyı kapattı ve başladı anlatmaya.. Anlattıkları perde arkasında yaşananların ne denli çirkin olduğunu bir kez daha bana gösterdi.Dostum başladı anlatmaya…“Ülgür Gökhan artık eski Ülgür Gökhan değil. Belediye ile ilgili tek bir projesi, heyecanı yok. Rutin işlerin dışında hiçbir şey yapılmıyor. Başkan tüm enerjisini parti içi kısır çekişmelere harcıyor. Kendisini eskiden uyarırdık, parti içi meselelere bu kadar girmeyelim diye ama şimdilerde ile, merkez ilçeye hatta diğer ilçelere müdahale ediyor. Aslında böyle bir gücüde yok, sadece rüzgarı arkasında almış, bugün rüzgar kendinden yana, bu konuda bizim de vebalimiz var ama. Belediye çok büyük güç, iş, aş, para, ihale her şey var belediyede… Açıkçası CHP’de adam devşirmekte çok kolay, Serdar Soydan örneği malum kanlı bıçaklıydılar, şimdi ise ilişkiler malum. Birbirlerini çok sevdiklerinden değil, tamamen çıkarlar doğrultusunda bir araya geldiler. Mesele bugünlerde başkanın bir numaralı adamı Muzaffer Özgen. Bu Özgen, geçtiğimiz encümen seçimlerinde aday olup seçildiği için başkan kıyametler kopardı, ne küfürler etti…Şimdi ise Özgen’e  vekaleten başkanlığı bile bırakıyor, neler dönüyor Kerem neler, sizin yazdıklarınız falan çok küçük şeyler…!  Bunun gibi o kadar çok birliktelik var ki, sizin AK Partili meclis üyelerinin bir çoğu da Ülgür Gökhan ile birlikte hareket ediyorlar. Başkana gün gün rapor verenler mi dersin, başkanımın kahvesini içmeye geldim diyerek; “başkanım şu işimiz var diyenler…!” Neyse sen yazmasın bunları gerçi ama ben yine de söyleyeyim…Sana daha öncede söyledim biliyorsun başkan artık, sadece belediye başkanı değil, yani kendisini öyle görmüyor. İl geneline CHP’nin hamisi gibi görüyor kendisini. Geçtiğimiz gün yine tüzüğe aykırı olarak belediye meclis üyelerini topladı ve meclis toplantısı yaptı. Aslında bu toplantıyı Nejat başkan yapmalı daha önceleri böyleydi, tüzük böyle ama  başkan açık açık söyledi meclis üyelerine “o benim il başkanım değil, tanımıyorum, olduğu toplantılara da katılmayacağım, isteyen gelir benim toplantıma katılır, isteyen de onun kine..!” Sıkıysa bir kişi katılsın ama neler yapar neler..! Valla sizin Reisinizin, Balıkesir belediye başkanına yaptıklarının yanında bizimkinin yapacakları hiç kalır… Aslına bakarsan Nejat başkan ile kavga da etmediler, aralarında bir sorunda olmadı ama durduk yerde adamı sildi, şimdi hakir görüyor, diyor ki CHP’ye yakışmıyor…! Ama bak Önder yarın il başkanı seçilemez ise çok büyük muhalif olur, tabana çok hakim, CHP’nin emekçi kesimi Önder’in arkasında…Aynı şekilde Celal Karakaş’ı da sildi. Hatta geçen günkü toplantıda dedi ki, Adnan Güler sen grup başkanısın en önde oturacaksın, yanında da imar komisyonu üyesi Kemal Özkan oturacak. Adnan Güler ben zaten önden oturuyorum dedi başkanım, tamam yanında da Kemal Özkan oturacak kural böyle zaten dedi, senin yanında oturan da nerede oturursa otursun..! Adnan Güler’in yanında, Celal Karakaş oturuyordu. Karakaş aynı zamanda merkez ilçe başkanı da olduğu için böyle oturuyordu ama başkan ona böyle yaparak güç gösterisinde bulunacak! Celal başkan yoktu bunları söylerken o yüzden rahat rahat söyledi. …Ali Uyanık var zaten yeni prensi, Uyanık’ı istediği gibi kullanacak. Sen demiştin ya, Karakaş fiyaskosu diye bak asıl Uyanık’ı gör. Hiçbir ağırlığı yok, tek eylemi, söylemi olmayacak…  Geçen partide açıklama yaparak adaylığını açıkladı ya kapının önünde duranlara bir bak çoğusu belediyenin taşeronu aradık, katılım sağlayın diye…Tülay hanım meselesi de konuşuldu başkanın söylediklerine şaşırdık açıkçası dedi ki, İl başkanın Nejat Önder’in iddialarını Ömercioğlu gündeme getirecekti, ben ondan dolayı susturdum. Ben aslında suç işledim. Benim yaptığım yanlıştı biraz aşırıya kaçtım. O arada Muzaffer Özgen söze girdi; “başkanım ben size orada kaş, göz yaptım ama görmediniz, gerek yoktu…” dedi. Adnan Güler’e dedi artık bu tip çıkışları sen yapacaksın, grup başkan vekili olarak. Bu arada müfettiş herkesin ifadesini aldı. Nasıl oldu falan diye bu olay… Başkan sıkı sıkı tembihledi, “hakaret etmedi, uyardı, mikrofonu kapatmak başkanın görevi zaten deyin” herkes aynı ifadeyi verdi. Bu arada ifadeler alınırken başkan Çanakkale’de olmasına rağmen Kemal Özkan’a vekalet bıraktı… Başkan artık bu işleri öğrendi, bak delege seçimleri yapılırken de özellikle şehir dışına çıktı, yarın bir şey olursa ben şehir dışındaydım demek için… Malum ağır cezada yargılandığı davalardan dolayı öğrendi bu işleri.. Bu arada ağır cezadaki davalardan bugün yarın karar çıkar…! Bak o zaman gündem nasıl değişiyor gör… O davadaki kararlar çok kişinin başını yakacak, vallahi hepimizi çok korkuyoruz…Bu arada başkanın imdadına 29 Ekim yetişti, orada adeta şov yaptı, konuştu falan ama benim kabul edemedim bir şey var… Başkan milli duygularla bayrağını alıp meydana koşan o insanların sanki kendisi için geldiğini bir yönüyle pazarlıyor… 29 Ekim hepimizin, bende o gece oradaydım hatta bak başkanla kaç tane fotoğrafım var… o gece MHP’li, de vardı, AK Partili de vardı çok insan gördüm. Dernekler, kurumlar falanda katıldı, bir de Sıla konseri vardı, ilçelerden bile kaç otobüs insan geldi. Başkan sanki bu insanlar benim için geldi havası oluşturuyor, yok öyle bir şey bunu iması bile çok ayıp…! Zaten Vali bey bu konuda tavrını koymuş, sabahki programda başkanı uyarmış. Vali’nin yanından çıktıktan sonra başkanın yüzünü görseydin Vali’nin neler dediğini az çok anlardın…Neyse o konuya girmeyeyim malum OHAL var…Valla kerem kardeş sohbet güzel, anlatacak şey çok var bizim belediye Brezilya dizileri gibi neler yaşanıyor bir bilsen…” CHP’li dostumun anlattıkları bugünlük bunlardı, o kadar şey anlattı üzüldüğüm ise anlattıkları içinde bir tane belediye projesi yoktu. Şehrin trafik, park, çarpık kentleşme gibi sorunlarına dair çözümleri konuşmadık… Çünkü belediyenin böyle bir gündemi yok… Umarım Çanakkale’nin sağduyu sahibi CHP’ye oy veren vatandaşlarımız bunları görürü. Son olarak dostum; konuşuruz yine bu konuları, sen çok dikkat çekmeden git, ama bu kadar uzun görüşeceksek bir daha belediyede görüşmeyelim dedi… Belki de kimle görüştüğümü oradaki personel Ülgür Gökhan’a yetiştirmiştir..!
Ekleme Tarihi: 31 Ekim 2017 - Salı

Çanakkale Belediyesinin Koridorlarında Neler Konuşuluyor?

CHP Çanakkale teşkilatı uzun süredir büyük bir karmaşa yaşıyor. Çanakkale halkının CHPye verdiği oyu sadece kendi oyuymuş gibi kullanan Ülgür Gökhan kendisini il ve ilçe teşkilatlarının üzerinde bir otorite olarak görüyor. Belediye imkanlarını da kendi çıkar ve amaçları için kullanan Ülgür Gökhan  dediğim dedik, çaldığım düdük diyerek teşkilatı kırıp geçiyor. CHP’lilerin büyük bir kısmı ise Gökhan’ın bu yönetim tarzını, tek adamlık olarak gördüklerini söyleyerek “ona buna diktatör diyenlerin önce kendilerine bakması gerektiğini” ifade ediyorlar.

Belediyede, il ve ilçe teşkilatlarında görüştüğüm bir çok CHP’li dostum var. Bu isimlerden birisiyle geçtiğimiz gün yine bir araya geldim, hem de belediye binasında… Sağ olsun dostum bir kahve bile söylemedi, aman söz olur dedi ve  kapıyı kapattı ve başladı anlatmaya.. Anlattıkları perde arkasında yaşananların ne denli çirkin olduğunu bir kez daha bana gösterdi.

Dostum başladı anlatmaya…

“Ülgür Gökhan artık eski Ülgür Gökhan değil. Belediye ile ilgili tek bir projesi, heyecanı yok. Rutin işlerin dışında hiçbir şey yapılmıyor. Başkan tüm enerjisini parti içi kısır çekişmelere harcıyor. Kendisini eskiden uyarırdık, parti içi meselelere bu kadar girmeyelim diye ama şimdilerde ile, merkez ilçeye hatta diğer ilçelere müdahale ediyor. Aslında böyle bir gücüde yok, sadece rüzgarı arkasında almış, bugün rüzgar kendinden yana, bu konuda bizim de vebalimiz var ama. Belediye çok büyük güç, iş, aş, para, ihale her şey var belediyede… Açıkçası CHP’de adam devşirmekte çok kolay, Serdar Soydan örneği malum kanlı bıçaklıydılar, şimdi ise ilişkiler malum. Birbirlerini çok sevdiklerinden değil, tamamen çıkarlar doğrultusunda bir araya geldiler. Mesele bugünlerde başkanın bir numaralı adamı Muzaffer Özgen. Bu Özgen, geçtiğimiz encümen seçimlerinde aday olup seçildiği için başkan kıyametler kopardı, ne küfürler etti…Şimdi ise Özgen’e  vekaleten başkanlığı bile bırakıyor, neler dönüyor Kerem neler, sizin yazdıklarınız falan çok küçük şeyler…!  Bunun gibi o kadar çok birliktelik var ki, sizin AK Partili meclis üyelerinin bir çoğu da Ülgür Gökhan ile birlikte hareket ediyorlar. Başkana gün gün rapor verenler mi dersin, başkanımın kahvesini içmeye geldim diyerek; “başkanım şu işimiz var diyenler…!” Neyse sen yazmasın bunları gerçi ama ben yine de söyleyeyim…

Sana daha öncede söyledim biliyorsun başkan artık, sadece belediye başkanı değil, yani kendisini öyle görmüyor. İl geneline CHPnin hamisi gibi görüyor kendisini. Geçtiğimiz gün yine tüzüğe aykırı olarak belediye meclis üyelerini topladı ve meclis toplantısı yaptı. Aslında bu toplantıyı Nejat başkan yapmalı daha önceleri böyleydi, tüzük böyle ama  başkan açık açık söyledi meclis üyelerine “o benim il başkanım değil, tanımıyorum, olduğu toplantılara da katılmayacağım, isteyen gelir benim toplantıma katılır, isteyen de onun kine..!” Sıkıysa bir kişi katılsın ama neler yapar neler..! Valla sizin Reisinizin, Balıkesir belediye başkanına yaptıklarının yanında bizimkinin yapacakları hiç kalır Aslına bakarsan Nejat başkan ile kavga da etmediler, aralarında bir sorunda olmadı ama durduk yerde adamı sildi, şimdi hakir görüyor, diyor ki CHPye yakışmıyor! Ama bak Önder yarın il başkanı seçilemez ise çok büyük muhalif olur, tabana çok hakim, CHP’nin emekçi kesimi Önder’in arkasında…

Aynı şekilde Celal Karakaş’ı da sildi. Hatta geçen günkü toplantıda dedi ki, Adnan Güler sen grup başkanısın en önde oturacaksın, yanında da imar komisyonu üyesi Kemal Özkan oturacak. Adnan Güler ben zaten önden oturuyorum dedi başkanım, tamam yanında da Kemal Özkan oturacak kural böyle zaten dedi, senin yanında oturan da nerede oturursa otursun..! Adnan Güler’in yanında, Celal Karakaş oturuyordu. Karakaş aynı zamanda merkez ilçe başkanı da olduğu için böyle oturuyordu ama başkan ona böyle yaparak güç gösterisinde bulunacak! Celal başkan yoktu bunları söylerken o yüzden rahat rahat söyledi. …Ali Uyanık var zaten yeni prensi, Uyanık’ı istediği gibi kullanacak. Sen demiştin ya, Karakaş fiyaskosu diye bak asıl Uyanık’ı gör. Hiçbir ağırlığı yok, tek eylemi, söylemi olmayacak…  Geçen partide açıklama yaparak adaylığını açıkladı ya kapının önünde duranlara bir bak çoğusu belediyenin taşeronu aradık, katılım sağlayın diye…

Tülay hanım meselesi de konuşuldu başkanın söylediklerine şaşırdık açıkçası dedi ki, İl başkanın Nejat Önder’in iddialarını Ömercioğlu gündeme getirecekti, ben ondan dolayı susturdum. Ben aslında suç işledim. Benim yaptığım yanlıştı biraz aşırıya kaçtım. O arada Muzaffer Özgen söze girdi; “başkanım ben size orada kaş, göz yaptım ama görmediniz, gerek yoktu…” dedi. Adnan Güler’e dedi artık bu tip çıkışları sen yapacaksın, grup başkan vekili olarak. Bu arada müfettiş herkesin ifadesini aldı. Nasıl oldu falan diye bu olay… Başkan sıkı sıkı tembihledi, “hakaret etmedi, uyardı, mikrofonu kapatmak başkanın görevi zaten deyin” herkes aynı ifadeyi verdi. Bu arada ifadeler alınırken başkan Çanakkale’de olmasına rağmen Kemal Özkan’a vekalet bıraktı… Başkan artık bu işleri öğrendi, bak delege seçimleri yapılırken de özellikle şehir dışına çıktı, yarın bir şey olursa ben şehir dışındaydım demek için… Malum ağır cezada yargılandığı davalardan dolayı öğrendi bu işleri.. Bu arada ağır cezadaki davalardan bugün yarın karar çıkar…! Bak o zaman gündem nasıl değişiyor gör… O davadaki kararlar çok kişinin başını yakacak, vallahi hepimizi çok korkuyoruz…

Bu arada başkanın imdadına 29 Ekim yetişti, orada adeta şov yaptı, konuştu falan ama benim kabul edemedim bir şey var… Başkan milli duygularla bayrağını alıp meydana koşan o insanların sanki kendisi için geldiğini bir yönüyle pazarlıyor… 29 Ekim hepimizin, bende o gece oradaydım hatta bak başkanla kaç tane fotoğrafım var… o gece MHP’li, de vardı, AK Partili de vardı çok insan gördüm. Dernekler, kurumlar falanda katıldı, bir de Sıla konseri vardı, ilçelerden bile kaç otobüs insan geldi. Başkan sanki bu insanlar benim için geldi havası oluşturuyor, yok öyle bir şey bunu iması bile çok ayıp…! Zaten Vali bey bu konuda tavrını koymuş, sabahki programda başkanı uyarmış. Vali’nin yanından çıktıktan sonra başkanın yüzünü görseydin Vali’nin neler dediğini az çok anlardın…Neyse o konuya girmeyeyim malum OHAL var…

Valla kerem kardeş sohbet güzel, anlatacak şey çok var bizim belediye Brezilya dizileri gibi neler yaşanıyor bir bilsen…”

CHP’li dostumun anlattıkları bugünlük bunlardı, o kadar şey anlattı üzüldüğüm ise anlattıkları içinde bir tane belediye projesi yoktu. Şehrin trafik, park, çarpık kentleşme gibi sorunlarına dair çözümleri konuşmadık… Çünkü belediyenin böyle bir gündemi yok… Umarım Çanakkale’nin sağduyu sahibi CHP’ye oy veren vatandaşlarımız bunları görürü. Son olarak dostum; konuşuruz yine bu konuları, sen çok dikkat çekmeden git, ama bu kadar uzun görüşeceksek bir daha belediyede görüşmeyelim dedi… Belki de kimle görüştüğümü oradaki personel Ülgür Gökhan’a yetiştirmiştir..!

Yazıya ifade bırak !