“SİYASET ÜSTÜYÜZ. BİLİM, EĞİTİM VE TOPLUMA KATKIDAN YANAYIZ”

Güncel 28.03.2015 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40
 

“SİYASET ÜSTÜYÜZ. BİLİM, EĞİTİM VE TOPLUMA KATKIDAN YANAYIZ”

“Huzurlu bir Ortam Üniversite Kalitesinin Garantisidir” “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ehil olmayan, tarafgir, belli bir grubun temsilcisi olan bir yönetim tarafından yönetilmiştir son dört yılda. O nedenledir ki üniversitemizde son dört yılda bir kalite ilerleyişi olmamıştır. Tersine bir gerileme olmuştur. Daha da önemlisi insani olarak ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dört yıl olmuştur.”
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Çanakkale’nin yerel ve ulusal basın temsilcileri ile Rektörlük Senato Salonu’nda bir araya gelerek Rektörlük seçim sürecinde yaşananlar hakkında bilgi verdi. ÇOMÜ Önümüzdeki Dört Yıl Bu Üniversitenin Yönetiminden Paralel Yapılanmayı Silmeyi Hedef Kabul Edeceğiz Şu gerçekle başlamak lazım; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde yani aynı zamanda Çanakkale’nin gözbebeği olan bir kurumda, maalesef son dört yıldır belli bir grubun üniversitede kadrolaşmaya çalıştığı bir yönetim olmuştur. Yani yaygın tabiri ile paralel bir yapılanma olmuştur üniversitemizin yönetiminde. Bu sadece benim değil, hocalarımızın büyük bir çoğunluğunun rahatsızlık duyduğu, sıkıntı çektiği bir yapı olmuştur. Bu net bir gözlemdir. Bu sadece bizim seçim sürecinde ifade edilmesinin prim yapacağını düşünerek söylediğimiz bir gerçek değil, bir mesele değil, aynı zamanda üniversitemiz hocalarının büyük bir çoğunluğunun ve devletin net bir şekilde tespit ettiği bir durumdur. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ehil olmayan, tarafgir, belli bir grubun temsilcisi olan bir yönetim tarafından yönetilmiştir son dört yılda. O nedenledir ki üniversitemizde son dört yılda bir kalite ilerleyişi olmamıştır. Tersine bir gerileme olmuştur. Daha da önemlisi insani olarak ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dört yıl olmuştur. Bunu söylerken bir avuç mutlu azınlığı hiçbir şekilde dikkate almadan söylemek isterim. Bu bir avuç mutlu azınlığa sorarsanız üniversitenin son dört yılı gayet iyi geçmiştir ama büyük bir çoğunluğa sorarsanız ki üniversitede yapılan rektörlük seçimi net bir şekilde bunu ortaya koymuştur. Üniversite hocalarının yaklaşık 3/2 sinden fazlası bu üniversitede yönetiminin değişmesini istemiştir. Bu net bir cevaptır. Net bir mesajdır. Bu da üniversitenin son dört yılını özetleyen nokta olmuştur. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Buradan hareketle önümüzdeki dört yıl bizim için bu üniversitenin yönetiminden paralel yapılanmayı silmeyi hedef kabul edip bu uğurda çalışacağımız dört yıl olacaktır. İnşallah bu durum dört yıl sürmeyecek. Çok daha kısa sürecek. Bu zihniyetle hareket eden her kim olursa olsun bu üniversitenin herhangi bir yönetim kademesinde kendisine yer bulamayacaktır. Bu üniversite bu üniversitenin hocalarına ve Çanakkale’ye ait olarak, daha doğrusu bir devlet üniversitesi olarak, milletimize ait olan bir kurum olarak varlığını devam ettirecek ve gelişmesine devam edecektir. Dolayısıyla amacımız bu paralel yapılanmayı üniversite yönetiminden tamamen silmektir. Bunu yaparken hukuk ve yasalar çerçevesinde hareket edeceğiz. Bir hukukçu olarak hukuk ve yasalar derken bu kavramı özellikle kullanıyorum. Çünkü uymak durumunda olduğumuz yasalar var ki bizim meşrutiyetimizin temelini oluşturur. Aynı zamanda yasaların üzerinde bir hukuk vardır. Hak ve adalet vardır.  Hak ve adalet temelinde, hukuk temelinde, yasalar temelinde biz üniversitemiz yönetimini olması gerektiği noktaya getireceğiz. Bunun için çalışacağız. İnsani ilişkileri tamir etmemiz lazım. Son 4 yılda ve seçim sürecinde maalesef bazı adaylar, üniversite yönetimi de dahil, yapacaklarını anlatmak yerine adayları kişisel olarak hedef seçmişlerdir. Bu kişisel hedef seçme yöntemi sahte twitter hesapları ile ve kurulan internet sitelerinde yazılan takma isimli yazılarla bizzat gerçekleştirilmiştir. Bu aynı zamanda üniversiteye zarar vermiştir. İlişkilere zarar vermiştir. Hocalarımız arasında belli kırgınlıklara, belli sıkıntılara, yaralanmalara yol açmıştır. Hak edilmeyen bir durumdur bu. Dolayısıyla bütün bunları tamir etmek gibi bir işimiz var. Amacımız Bütün Hocalarımızı Kapsayan Herkesin Huzur İçerisinde Olduğu Bir Ortam Oluşturmaktır Önümüzdeki süreçte yaşanan kırgınlıklar ne olursa olsun, üniversitemiz hocalarının tamamına sahip çıkarak onlar arasındaki kırgınlıkları gidererek huzurlu bir ortam kurmak esas hedeflerimizden birisi olacaktır. Özetle bu üniversiteden son dört yıldır kural haline gelmiş ayrımcılığı tamamen sileceğiz. Bu üniversitenin hocaları, çalışanlarının her biri bu devletin eşit vatandaşlarıdır, eşit fertleridir. Zira anayasamız bize bunu böyle söyler. Bu ülkenin vatandaşlarının her biri eşit statüdedir ve bu durum bu üniversitede de geçerlidir. Dolayısıyla yönetim olarak hiçbir hocamız arasında ayrım yapmak gibi bir hakkımız yoktur. Aslında sorumluluğumuz herkese hak ettiğini sağlayabilme çabasını gösteren bir yönetim olmaktır.   Üniversitemizin Kalitesini Arttıracağız Bir başka hedefimiz üniversitede kalitenin arttırılmasıdır. Üniversitemiz kalite olarak ilerleyen bir üniversite olamadı son dönemde. Biz bu gidişatı tersine çevirip kaliteli üniversite olma yolunda ilerleyen bir üniversite kurmak istiyoruz. Ortaya koyduğumuz projeler var. Bu projeler bizim üzerinde düşünüp tasarladığımız ve 4 yıl boyunca peşinde koşacağımız projeler olacaktır. Onları gerçekleştirmek bizim temel sorumluluklarımızdan bir tanesini oluşturmaktır. Şüphesiz ki biraz önce söylediğim huzurlu ortam bunun garantisidir. Çünkü huzur olmayan yerde verimlilik ve kalite olamaz. Dolayısıyla ikisi birbirinden ayrılan şeyler değildir. Üniversitemizin Şehirle ve Çevresiyle Kötü Olan İlişkilerini Tamir Edeceğiz Üniversite ve şehir ilişkileri oldukça problemli bir hal aldı. Bunun hepimiz yakinen gördük. Çanakkale, kendisini üniversitesine uzak hissetmeye başladı. Dolayısıyla üniversitenin Çanakkale ile olan, çevresiyle olan ilişkileri tamir etmek gibi bir işimiz var. Kafamızda bunu oluşturacak fikirler var. Özetle söylemek gerekirse, üniversite yönetiminin üniversitemizin kurum olarak Çanakkale’nin hiçbir kurumuyla kavgalı olabilme hakkına sahip olmadığını biliyoruz. Bilakis üniversitemiz yönetimi iyi ilişkiler kurmak gibi bir sorumluluğa sahiptir. Bu sorumluluğu yerine getireceğiz. Siyaset Üstüyüz. Bilim, Eğitim ve Topluma Katkıdan Yanayız Üniversite yönetimimiz siyaset üstüdür. Bilim, eğitim ve toplum katkısından yanadır. Dolayısıyla bizim herhangi bir siyasetle herhangi bir siyasi tarafla ilişkili olmamız sözkonusu olamaz. Biz bir üniversite yönetimiyiz. Biz bir kamu üniversite yönetimiyiz. Biz siyaset üstüyüz ve siyaset dışıyız. Bilimden yanayız, eğitimden ve topluma katkıdan yanayız. Yapacağımız bilimsel çalışmalarla kendimizi ifade ederiz. Yapacağımız, öğrencilere vereceğimiz eğitimle kendimizi gösteririz. Bizim tarafımız budur. Bizim topluma katkımız bilimsel ve eğitseldir. Bizim çabamız bu yönde olacaktır. Üniversitemize taraf olan kurum şeklinde bakılması bizim haketmediğimiz bir şey olacaktır. Öğrencilerimizin  kaliteli eğitim alması hedeflerimizdendir. Öte yandan sadece eğitim değil, sosyal, kültürel ve sportif öğrencilerimiz olsun istiyoruz. O nedenle bu alanlarda sosyal anlamda, kültürel, sportif anlamda dolu dolu 4 yıl geçirmesini talep ediyoruz. Şüphesiz ki bazı sıkıntılı meseleleri çözmemiz zaman alır, bir miktar sabır her zaman ihtiyacımız olan şeydir. Hedefimiz ve çalışmalarımız bu yöndedir. Hepinizin dikkat edeceği şey istikametimizdir. Hedefimiz bunlar, yeni üniversitemizin, yönetimimizin şehrimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Sizlere projelerimizi duyurmakta verdiğiniz katkıdan dolayı teşekkür ediyorum”. Rektör Yardımcıları Belli Oldu Prof. Dr. Yücel Acer yeni rektör yardımcıları olarak Prof. Dr. Ahmet Erdem, Prof. Dr. Metehan Uzun’u atarken Doç. Dr. Mirza Tokpınar’ı da Rektör Adanışmanlığına getirdi. Diğer yandan ÇOMÜ Hastanesi Başhekimliği’ne Prof. Dr. Sefa Dereköy atanırken Lapseki Meslek Yüksekokulu Müdürlüğüne de Yrd. Doç. Dr. Özgür Özay atandı.
“Huzurlu bir Ortam Üniversite Kalitesinin Garantisidir” “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ehil olmayan, tarafgir, belli bir grubun temsilcisi olan bir yönetim tarafından yönetilmiştir son dört yılda. O nedenledir ki üniversitemizde son dört yılda bir kalite ilerleyişi olmamıştır. Tersine bir gerileme olmuştur. Daha da önemlisi insani olarak ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dört yıl olmuştur.”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Çanakkale’nin yerel ve ulusal basın temsilcileri ile Rektörlük Senato Salonu’nda bir araya gelerek Rektörlük seçim sürecinde yaşananlar hakkında bilgi verdi. ÇOMÜ

Önümüzdeki Dört Yıl Bu Üniversitenin Yönetiminden Paralel Yapılanmayı Silmeyi Hedef Kabul Edeceğiz

Şu gerçekle başlamak lazım; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde yani aynı zamanda Çanakkale’nin gözbebeği olan bir kurumda, maalesef son dört yıldır belli bir grubun üniversitede kadrolaşmaya çalıştığı bir yönetim olmuştur. Yani yaygın tabiri ile paralel bir yapılanma olmuştur üniversitemizin yönetiminde. Bu sadece benim değil, hocalarımızın büyük bir çoğunluğunun rahatsızlık duyduğu, sıkıntı çektiği bir yapı olmuştur. Bu net bir gözlemdir. Bu sadece bizim seçim sürecinde ifade edilmesinin prim yapacağını düşünerek söylediğimiz bir gerçek değil, bir mesele değil, aynı zamanda üniversitemiz hocalarının büyük bir çoğunluğunun ve devletin net bir şekilde tespit ettiği bir durumdur. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ehil olmayan, tarafgir, belli bir grubun temsilcisi olan bir yönetim tarafından yönetilmiştir son dört yılda. O nedenledir ki üniversitemizde son dört yılda bir kalite ilerleyişi olmamıştır. Tersine bir gerileme olmuştur. Daha da önemlisi insani olarak ciddi sıkıntıların yaşandığı bir dört yıl olmuştur. Bunu söylerken bir avuç mutlu azınlığı hiçbir şekilde dikkate almadan söylemek isterim. Bu bir avuç mutlu azınlığa sorarsanız üniversitenin son dört yılı gayet iyi geçmiştir ama büyük bir çoğunluğa sorarsanız ki üniversitede yapılan rektörlük seçimi net bir şekilde bunu ortaya koymuştur. Üniversite hocalarının yaklaşık 3/2 sinden fazlası bu üniversitede yönetiminin değişmesini istemiştir. Bu net bir cevaptır. Net bir mesajdır. Bu da üniversitenin son dört yılını özetleyen nokta olmuştur. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Buradan hareketle önümüzdeki dört yıl bizim için bu üniversitenin yönetiminden paralel yapılanmayı silmeyi hedef kabul edip bu uğurda çalışacağımız dört yıl olacaktır. İnşallah bu durum dört yıl sürmeyecek. Çok daha kısa sürecek. Bu zihniyetle hareket eden her kim olursa olsun bu üniversitenin herhangi bir yönetim kademesinde kendisine yer bulamayacaktır. Bu üniversite bu üniversitenin hocalarına ve Çanakkale’ye ait olarak, daha doğrusu bir devlet üniversitesi olarak, milletimize ait olan bir kurum olarak varlığını devam ettirecek ve gelişmesine devam edecektir. Dolayısıyla amacımız bu paralel yapılanmayı üniversite yönetiminden tamamen silmektir. Bunu yaparken hukuk ve yasalar çerçevesinde hareket edeceğiz. Bir hukukçu olarak hukuk ve yasalar derken bu kavramı özellikle kullanıyorum. Çünkü uymak durumunda olduğumuz yasalar var ki bizim meşrutiyetimizin temelini oluşturur. Aynı zamanda yasaların üzerinde bir hukuk vardır. Hak ve adalet vardır.  Hak ve adalet temelinde, hukuk temelinde, yasalar temelinde biz üniversitemiz yönetimini olması gerektiği noktaya getireceğiz. Bunun için çalışacağız. İnsani ilişkileri tamir etmemiz lazım. Son 4 yılda ve seçim sürecinde maalesef bazı adaylar, üniversite yönetimi de dahil, yapacaklarını anlatmak yerine adayları kişisel olarak hedef seçmişlerdir. Bu kişisel hedef seçme yöntemi sahte twitter hesapları ile ve kurulan internet sitelerinde yazılan takma isimli yazılarla bizzat gerçekleştirilmiştir. Bu aynı zamanda üniversiteye zarar vermiştir. İlişkilere zarar vermiştir. Hocalarımız arasında belli kırgınlıklara, belli sıkıntılara, yaralanmalara yol açmıştır. Hak edilmeyen bir durumdur bu. Dolayısıyla bütün bunları tamir etmek gibi bir işimiz var.

Amacımız Bütün Hocalarımızı Kapsayan Herkesin Huzur İçerisinde Olduğu Bir Ortam Oluşturmaktır

Önümüzdeki süreçte yaşanan kırgınlıklar ne olursa olsun, üniversitemiz hocalarının tamamına sahip çıkarak onlar arasındaki kırgınlıkları gidererek huzurlu bir ortam kurmak esas hedeflerimizden birisi olacaktır. Özetle bu üniversiteden son dört yıldır kural haline gelmiş ayrımcılığı tamamen sileceğiz. Bu üniversitenin hocaları, çalışanlarının her biri bu devletin eşit vatandaşlarıdır, eşit fertleridir. Zira anayasamız bize bunu böyle söyler. Bu ülkenin vatandaşlarının her biri eşit statüdedir ve bu durum bu üniversitede de geçerlidir. Dolayısıyla yönetim olarak hiçbir hocamız arasında ayrım yapmak gibi bir hakkımız yoktur. Aslında sorumluluğumuz herkese hak ettiğini sağlayabilme çabasını gösteren bir yönetim olmaktır.  

Üniversitemizin Kalitesini Arttıracağız

Bir başka hedefimiz üniversitede kalitenin arttırılmasıdır. Üniversitemiz kalite olarak ilerleyen bir üniversite olamadı son dönemde. Biz bu gidişatı tersine çevirip kaliteli üniversite olma yolunda ilerleyen bir üniversite kurmak istiyoruz. Ortaya koyduğumuz projeler var. Bu projeler bizim üzerinde düşünüp tasarladığımız ve 4 yıl boyunca peşinde koşacağımız projeler olacaktır. Onları gerçekleştirmek bizim temel sorumluluklarımızdan bir tanesini oluşturmaktır. Şüphesiz ki biraz önce söylediğim huzurlu ortam bunun garantisidir. Çünkü huzur olmayan yerde verimlilik ve kalite olamaz. Dolayısıyla ikisi birbirinden ayrılan şeyler değildir.

Üniversitemizin Şehirle ve Çevresiyle Kötü Olan İlişkilerini Tamir Edeceğiz

Üniversite ve şehir ilişkileri oldukça problemli bir hal aldı. Bunun hepimiz yakinen gördük. Çanakkale, kendisini üniversitesine uzak hissetmeye başladı. Dolayısıyla üniversitenin Çanakkale ile olan, çevresiyle olan ilişkileri tamir etmek gibi bir işimiz var. Kafamızda bunu oluşturacak fikirler var. Özetle söylemek gerekirse, üniversite yönetiminin üniversitemizin kurum olarak Çanakkale’nin hiçbir kurumuyla kavgalı olabilme hakkına sahip olmadığını biliyoruz. Bilakis üniversitemiz yönetimi iyi ilişkiler kurmak gibi bir sorumluluğa sahiptir. Bu sorumluluğu yerine getireceğiz.

Siyaset Üstüyüz. Bilim, Eğitim ve Topluma Katkıdan Yanayız

Üniversite yönetimimiz siyaset üstüdür. Bilim, eğitim ve toplum katkısından yanadır. Dolayısıyla bizim herhangi bir siyasetle herhangi bir siyasi tarafla ilişkili olmamız sözkonusu olamaz. Biz bir üniversite yönetimiyiz. Biz bir kamu üniversite yönetimiyiz. Biz siyaset üstüyüz ve siyaset dışıyız. Bilimden yanayız, eğitimden ve topluma katkıdan yanayız. Yapacağımız bilimsel çalışmalarla kendimizi ifade ederiz. Yapacağımız, öğrencilere vereceğimiz eğitimle kendimizi gösteririz. Bizim tarafımız budur. Bizim topluma katkımız bilimsel ve eğitseldir. Bizim çabamız bu yönde olacaktır.

Üniversitemize taraf olan kurum şeklinde bakılması bizim haketmediğimiz bir şey olacaktır. Öğrencilerimizin  kaliteli eğitim alması hedeflerimizdendir. Öte yandan sadece eğitim değil, sosyal, kültürel ve sportif öğrencilerimiz olsun istiyoruz. O nedenle bu alanlarda sosyal anlamda, kültürel, sportif anlamda dolu dolu 4 yıl geçirmesini talep ediyoruz. Şüphesiz ki bazı sıkıntılı meseleleri çözmemiz zaman alır, bir miktar sabır her zaman ihtiyacımız olan şeydir. Hedefimiz ve çalışmalarımız bu yöndedir. Hepinizin dikkat edeceği şey istikametimizdir. Hedefimiz bunlar, yeni üniversitemizin, yönetimimizin şehrimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Sizlere projelerimizi duyurmakta verdiğiniz katkıdan dolayı teşekkür ediyorum”.

Rektör Yardımcıları Belli Oldu

Prof. Dr. Yücel Acer yeni rektör yardımcıları olarak Prof. Dr. Ahmet Erdem, Prof. Dr. Metehan Uzun’u atarken Doç. Dr. Mirza Tokpınar’ı da Rektör Adanışmanlığına getirdi. Diğer yandan ÇOMÜ Hastanesi Başhekimliği’ne Prof. Dr. Sefa Dereköy atanırken Lapseki Meslek Yüksekokulu Müdürlüğüne de Yrd. Doç. Dr. Özgür Özay atandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.