Çanakkale’deki Altın Madencileri Yalan Söylüyor
Çanakkale’deki Altın Madencileri Yalan Söylüyor
Çanakkale çevre platformu başkanı ve il genel meclisi üyesi Hicri Nalbant, Lapseki’deki siyanürcü Nurol şirketi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gazetemizin yayınladığı siyanürcü Nurol şirketinin ÇED raporundaki eksiklikler, halkın katılımı toplantısındaki mevzuata aykırı olarak toplantıyı yapma gayretleri hakkında görüşlerini açıkladı.
Çiftçiye Yok siyanürcü Nurol’a Var
Nalbant, Çanakkale’deki altın şirketlerinin halkı ve bürokrasiyi kandırmak için sürekli yanlış bilgiler verdiğini, yalan söylemek korkmadıklarını belirtti. Altın madenlerini gerçekte ekonomiye katkılarının olmadığını belirten Nalbant, “Madencilik yasasına göre elli milyon liranın üzerinde yatırım yaparsanız, devlet size bunun %67’sini yani 35 milyon lirasını size iade ediyor. Madende çalışanların primlerinin yarısını devlet öder, kullanıldıkları enerjinin önemli, ulaşım giderlerinin önemli bir bölümünü devlet ödüyor. Ayrıca KDV indirimleri vardır. Yani, devlet siyanürcü Nurol gibi madencilerin yatırımın %67’sini geri öder. Bu da 50 milyonluk bir yatırımın 35 milyonu demektir. Bizim çiftçilerimize ise devlet çok az destek verir. Üstelik bunu da zamanında yapmaz” diye konuştu.
Yurtdışına 340 Dolara Satılan Altını 1200 Dolara Geri Alıyoruz
Zaman zaman siyanürcü Nurol gibi madencilerin, bize kendi altınımızı neden çıkarttırmıyorsunuz diye konuştuklarını belirten Nalbant, “Ülke zarar ediyor deniliyor. Hatta ÇED raporlarına bürokrasiyi de halkı da kandırmak için Türkiye’nin 6.500 ton altını var diyorlar. Sözde Türkiye döviz sorununu çözecek. 90’lı yılların sonunda bu yalanlarına başladılar, o günden bu yana bazı bölgelerimizde altın şirketleri altın çıkarıyorlar. Ancak Türkiye’nin döviz açığı gittikçe artıyor, dış borçları da neredeyse 14 yıllık dönemde 3-4 kat arttı. Hani altın bulmuştuk, borçları ödeyecektik. Buradaki durum, açıkça sömürüdür” dedi.
Hicri Nalbant, Türkiye’nin 30 gr altını 1400-1500 dolardan ithal ettiğini vurgulayarak, “Peki bizim altınlarımız yurtdışına kaça çıkıyor? Alamos Gold şirketinin verilerine göre; bizim altınımızın onsu 314 dolardan yurtdışına çıkıyor. Bu veriler Alamos Gold’un resmi verileridir. Şimdi baktığımızda devlet güya %2 hak aldığını söylüyor, bunlara bir sürü iade yapıyor, bunlar ürettikleri altının tamamını dışarıya çıkıyorlar, Türkiye 1400 dolardan altın ithal ediyor. Burada açıkça görülen bir sömürü düzenidir. Bizim altınlarımızı ucuza dışarıya satıyoruz ve 5 katı fazlasına ithal ediyoruz. Bu sömürü bor madeninde de geçerlidir. Bor madenini de 19 kat fazlasına ithal ediyoruz” diye konuştu.
Madenlerini İşleten Afrika Ülkeleri Yoksullukla Boğuşuyor
Çanakkale’deki gibi maden işletilmesine izin veren Afrika ülkelerinin hiçbirinin ihya olmadığını belirten Nalbant, bu ülkelerin tamamının şu anda açlıkla, yoksullukla, hastalıkla boğuştuğunu vurguladı.
Siyanürcü Nurol köylüye gerçekleri söylemiyor
Nalbant, “bizim bölgemizde genellikle 1 ton kayaçta, 1,5 gr altın var.1 ton kayacı siyanürle ayrıştırmak için 3 ton su kullanıyorlar. 1 gr altını bizim ülkemizden yurtdışına çıkarmak için önce ormanlarımızı kesiyorlar, yer altı ve yer üstü sularımızı kirletiyorlar. Siyanürün bir kısmı gaz olup havaya karıştığı için havamızı kirletiyorlar. Sonra o yıkık çevreyi, bize bırakıp gidiyorlar. Biz bu atıklarla yüzlerce yıl yaşamak zorunda kalıyoruz. Yaşam alanlarımız, hayvancılığımız, sağlığımız her şey bozulacak. Karşılığında hiçbir şey kazanmayacağız. Biz buna vahşi madencilik diyoruz” dedi.
Şahinli’de oyun oynanıyor, devlet seyrediyor
Şahinli’de taşeronun değiştiğini belirten Nalbant sözlerini şöyle sürdürdü, “Nurol Chesser firmasının yeni taşeronudur. Bu şirketler sürekli el değiştiriyor, ama taşeron Nurol bunu biliyoruz. Önce burada kapasite olarak 30 bin civarına altın çıkaracağız onu da Kirazlı’ya taşıyacağız diyorlardı. Şimdi kapasite artırımı yaptılar. Zenginleştirme tesisi kuracağız diyorlar. Yani Şahinlide siyanür kullanacaklar. Kapasiteyi 80 milyon tona çıkıyor rakamlara dikkatinizi çekerim. Yani eski kapasitenin 3 bin katına çıkarmışlar.
Herkes şunu bilsin ki bu 3 bin katla da kalmayacak, bu kapasite çok daha büyük olacak. Yani bu bölgede yüzbinlerce ton siyanür kullanacaklar. Siyanür buraya nereden, nasıl gelecek sadece bu siyanürün bölgeye ulaşımı bile başlı başına bir sorundur.”
Siyanürcü Nurol’un Diğer Yalanı Su Konusudur
Lapseki’de Nurol’un maden için gerekli suyu nereden bulacaklarını ÇED raporlarına yazamadığını belirten Nalbant, Çevre Bakanlığının buna gözy umduğunu ya da uyduğunu belirtti. Nalbat: “Bunlar diyor ki biz su kullanmayacağız. Madenci firmanın beyanı budur. Peki bu bölgede su nerede var?
Bir Umurbey barajında var, bir de bütün bölgenin içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan Bayram Dere barajında bu su var. Buralardan suyu alacaklar, yağmur sularından da kullanacağız diyolar bu yalandır, suyu bu bölgedeki barajlardan kullanacaklar” dedi
Siyanürcü hep halka zarar verdi
Şahinli köyünün içme suları daha önce yapılan sondajlar yüzünden uzun süre sondajlarda kullanılan bentonit, gres yağı, polimer, bazen de mazot gibi kimyasalların kirletmesiyle çamur gibi aktığını hatırlatan Nalbant: “Şu anda köylüler, uzun yıllardır içme suyu olarak kullandıkları suyu kullanmıyorlar. Tümü çevre köylerden traktörlerle içme suyu taşıyorlar. Bir kısmı da para vererek damacana suyu içmeye başladı.
Altın şirketi çok sayıda işçi alıp çalıştıracağız diye bu insanları kandırıyorlar. Onlar kalifiye işçi getirecekler. Onu da bölgeden değil, dışarıdan getirecekler. Sadece o yöre insanına getir, götür gibi ayak işlerini yaptıracaklar ve asgari ücretlere çalıştıracaklar. Çan’ın Söğütalan köyünde hem asgari ücretle hem de 12 saat çalıştırdılar, Şahinli köyü de bunları yaşayacaktır.
Bu nedenle bilgilenmek isteyen yüzlerce insanı da kahveye sokmadılar. Engellediler, gerçekleri sakladılar. Bizler bu konuda gerekli tutanakları tutup bakanlığa konuyu intikal ettirdik” diye konuştu.
Siyanürcü Nurol köylüyü ikiye böldü
Köylülerin bir bölümünü kandırıldığını belirten Nalbant, köylünün ikiye bölündüğünü, insanları birbirine düşürdüklerini söyledi. Nalbant, yıllarca barış içinde yaşayan köylülerin Nurol ve Alamos gibi şirketler yüzünden birbirlerine girdiklerinin altını çizdi.
Şahinli’de Nurol’un henüz olumlu ÇED’i alamadığını belirten Nalbant, “aldıkları anda yargıya başvuracağız. Geçtiğimiz günlerde benzer bir durumda Ağı Dağı kapasite artırımı ve zenginleştirme tesisi kurma gayretlerine de yargı dur dedi. Siyanürcü Nurol bilsin ki onların daha fazla halkı birbirine girdirmesine engel olacağız” dedi.