“Çalışma, Özveri, Fedakarlık En Birincil Kriterse Ben Bu Listenin En Başında Yer Alırım”

Güncel 21.03.2015 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40
 

“Çalışma, Özveri, Fedakarlık En Birincil Kriterse Ben Bu Listenin En Başında Yer Alırım”

“Öncelikle ben bu teşkilatın içinden çıktım. Uzun yıllar bu partinin her kademesinde görev yaptım. Yani tabiri caizse tepeden inme gelmedim buraya. Yıllar yılı tırnaklarımla kazıya kazıya çalışarak, kadın olmanın tüm zorluklarına göğüs gererek bu noktaya hak ederek geldim. Yani kimse bana bir şey bahşetmiş değil. Bu konuda mütevazi olacak değilim. Eğer çalışma, özveri, fedakarlık en birincil kriterse ben bu listenin en başında yer alırım. AK parti siyasetini icra etmenin en zor olduğu bölgede yıllarca bu siyaseti yaptım. Erkeklerin bile AK partiliyim, yöneticiyim vs. demekten çekindiği zamanlarda ben elimde üye kayıt formları, seçim broşürleri kentin tüm sokaklarında gezdim. Eğer bu bir farklılıksa ben hepsinden farklıyım.”
ÖZGEÇMİŞ  1974 Yılında Balıkesir’de Doğan Jülide İskenderoğlu İlk Ve Orta Öğretimini Doğduğu Kentte Tamamladıktan Sonra 1994 Yılında Üniversite Eğitimi İçin Geldiği Çanakkale’de 18 Mart Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu İnşaat Teknikerliği Bölümünden  Mezun Oldu.             1997 Yılında Çanakkale’de Evlenerek İş Hayatına Atılan Jülide İskenderoğlu Cafe İşletmecisi Olarak Uzun Yıllar İş Hayatının İçerisinde Bulundu. Siyaset Hayatına, Daha Sonra Uzun Yıllar Boyu Demokrasi Zaferleri Elde Edeceği Ak Parti De Başladı. İlk Olarak 2003 Yılında Çanakkale İl Kadın Kolları Yönetiminde Görev Alan Jülide İskenderoğlu, Daha Sonra Sırasıyla 2006 Yılında Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Yerel Yönetimler Başkanı, 2009  Yılında Ak Parti Çanakkale İl Yönetim Kurulu Tanıtım Ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Olarak Görev Yaptı.             HUBAN Kadınlar Kalesi, ELDER (Kadın El Emeği) Derneği, İnsanca Yaşam Derneği Gibi Çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinde Faaliyetlerde Bulunan Jülide İskenderoğlu, 2010 Yılında 12 Eylül Referandumundan Hemen Önce Ak Parti Genel Merkezi Tarafından Ak Parti Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Olarak Atanmasını Takiben Yapılan Kongrede Seçilmiş İl Kadın Kolları Başkanı Olarak Görevine Devam Etti. 2015 Yılı Şubat Ayında Yapılan 4. Olağan İl Kadın Kongresinde 25. Dönem Milletvekili Aday Adayı Olmak Amacıyla Aday Olmayarak Başkanlık Görevini Devretti.             İyi Düzeyde İngilizce Bilen Jülide İskenderoğlu Evli Ve 1 Çocuk Annesidir.   Siyasette birçok mevki var. Özellikle milletvekilliği neden? Öncelikle yerel siyaset de Partimiz kurulduğundan beri çeşitli kademelerde  siyaset yaptım. yerel siyasette yapılacak en üst noktalardan biri olan Kadın Kolları İl başkanlığını da 5 yıl boyunca yaptım. Bu noktadan sonra ya siyaseti sonlandıracaktım yada ulusal düzeyde devam ettirecektim . Çalışma arkadaşlarımın ve  dostlarımın yüreklendirmesiyle ve teşkilatlardaki yaklaşık 10 yıllık tecrübeme güvenerek milletvekili adaylığıma karar verdim. Kadın Kolları’nda nasıl tecrübeler edindiniz? Size neler kattı? En zorlandığınız konu ne oldu? Öncelikle siyaset yaptığımız kentimizin kadına bakışındaki pozitif yaklaşım hep yanımızda oldu. Bu bizim en önemli avantajımız oldu. Bu sebeple diğer kentlerde kadının siyaset yapma yolunda önüne çıkması muhtemel bir çok engelle karşılaşmadık. Örnek vermek gerekirse; erkeklerin yoğun olduğu ortamlarda dahi çok kolay kabul görüp onlara sorunlarımızı taleplerimizi anlatmak imkanı bulduk. Bu bizim böylesine modern bir kentte yaşamamızın ve siyaset yapmamızın avantajlarıydı. Kadın kollarında siyaset yaptığım süre beni daha sabırlı, daha çok dinleyen, çok daha özverili bir insan haline getirdi.  Görevim gereği herkesten daha muhtaç insanlarla bir araya gelmek durumunda kaldım ve ihtiyaçlarını gidermek için yoğun çaba sarf ettim. Tüm bu yaşadıklarım gördüklerim ve hissettiklerim benim için gerçekten çok öğretici oldu. Bu yüzden siyaset benim için tam anlamıyla bir vicdan terbiyecisi oldu. Aileniz adaylık kararınızı nasıl karşıladı? Siyasete ilk atıldığım 2003 yılından bu yana en çekirdeğinden en uzağına tüm ailem hep destek oldu bana. Başka türlü bu siyaseti böylesine sorunsuz yürütebilmemin imkanı yoktu. Eşim ve oğlum en büyük destekçim oldu. Onlar olmadan bugünlere yol alabilmem mümkün olmazdı. Düşünsenize sürekli köyde, kasabada, toplantıda, partide ve Ankara'da olan ama bir türlü eşinin ve çocuğunun yanında olamayan bir kadının ben.  Defalarca müteşekkirim hepsine. Milletvekili olarak Çanakkale’deki siyasi üsluba nasıl bir katkı yapacaksınız? Her şeyden önce kadının her alandaki birleştirici ve birlikte hareket etme kültürünü geliştirebileceğine inancımı belirtmek istiyorum. Siyasi nezaketi arttıracağıma  inanıyorum. Ben kişisel olarak tüm siyasi görüşteki insanlarla barışık bir insanım. Her fikirde ve görüşte dostlarım var ve siyasetin dışında da bir hayatım var benim. Beni ben olduğum için kabul eden  tüm dostlarımla çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Bu durum elbette ki siyasi duruşuma da yansıyacak ve  katkı yapacaktır. Tüm kalbimle inanıyorum. Kadınların siyasetteki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Partinizin ön sıralarda kadınlara yer vereceğini düşünüyor musunuz? Kadının Cumhuriyet dönemi boyunca Atatürk'ten sonra siyasette gerçek anlamda en etkin olduğu dönem, kurucu genel başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 1989 yılında Beyoğlu Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde başladı. Bu dönemde en etkin çalışmayı kadın teşkilatı yaptı ve hiç bir şans tanınmayan Sayın Erdoğan o seçimde 2. parti oldu. Bu tarihten sonra ki her seçimde bu kutlu hareketin kadınları hep en önde oldular. Bugün gelinen noktada Türkiye Büyük Millet Meclisinde Ak Parti grubunu oluşturacak parlementerlerin sayısının % 30’lara ulaşacağını düşünürsek, partimizin kadına verdiği değeri ve önemi tartışmanın gereği olmadığını düşünüyorum. 2002’den bu yana Çanakkale’ye yapılan yatırımları nasıl değerlendiriyorsunuz? 2002 yılı tüm Türkiye için olduğu gibi Çanakkale için de tam anlamıyla yıkımın devralındığı bir dönemdi. Bu yıkım döneminin Çanakkale için nispeten daha hafif atlatılma sebebi öncelikle bir sanayi ve üretim kenti olmamamızdı. Ancak diğer kentlerimiz de bu durum çok daha yıkıcı oldu. 2003 yılında Ak Partinin iktidara gelmesi ile birlikte ülkemizin tamamında başlayan kalkınma hamleleri ile 92 yıllık birikimlerimizin üzerine yenilerini eklemiş, 92 yılda yapılanlardan çok daha fazlasını bu süreçte ülkenin ve milletin hizmetine sunmuştur. Köylerden, belde ve ilçelere kadar derslikler, okullar, yollar, modern konutlar, göletler ve barajlar, hastaneler, adalet sarayları hemen bir çırpıda sayabildiklerimiz. Bir de bu saydığımız maddi yatırımlarımızın dışında, geleceğe güvenle bakan gençler, esnafın, çiftçinin, köylünün işçi ve memurun, sanayicinin tekrar kazandığı özgüven duygusu bizim en önemli yatırımımız oldu. Çanakkale’de bundan sonraki süreçte hangi projeler öne çekilmeli? Neler önereceksiniz? Partimizin 2023 vizyonunu incelediğinizde 6 temel ayak üzerinde şekillendiğini görüyoruz. Bunlar ; İleri demokrasi, İlkeli siyaset, Büyük ekonomi, Güçlü toplum, Marka şehirler, Lider ülke şeklinde özetlenebilir. Marka şehir olabilmek için her türlü imkana sahibiz.  Turizm konusunda daha iddialı olabiliriz. Çanakkale’miz tabiat  olarak Allah’ın tüm güzellikleri fazlasıyla verdiği bir kent. Tabi güzelliklerimiz kum deniz ve güneş potansiyellerimizin yanı sıra, kültür turizminin konusu olan çok zengin bir tarih mirasımız ve eşsiz bir coğrafi konumumuz var. Turizmde yüksek gelir grubuna hitap eden ürünler öne çıkarılarak alternatif turizm türlerinden elde edilen gelirin arttırılması sağlanabilir. Örnek vermek gerekirse Sağlık, kongre, fuar, kültür, golf, termal gibi turizm imkanları çeşitlendirilebilir. Kış ve dağ turizmi ile eko turizm yaygınlaştırılmalıdır. Partimizin 2023 Turizm vizyonunda bu husus açık bir şekilde belirtilmiş zaten. Uygun olan illerimizin kültür kentleri olarak markalaşmaları ve bu kentlerimizin aynı zamanda birer turizm kenti haline dönüşmesinin sağlanacağı açıkça belirtilmektedir. Bize düşen bu vizyon doğrultusunda kentimizin karar mekanizmalarıyla birlikte kafa kafaya vererek kentimizi turizmde markalaştırmaktır.             Turizmin dışında şehrimiz için özel önem arz eden et ve süt üretimi başta olmak üzere domates, kapya biber ve meyvecilik alanlarında önemli üretim yapıyoruz. Bu üretime rağmen bu ürünlerin ambalajlanması ve muhafaza edilmesi konularında işbirliği yapılması halinde bu alanda da markalaşmak kolaylaşacaktır. Ayrıca üretim ve pazarlama faaliyetlerinin birleştirilerek aynı çatı altında organize edilmesi hem tüketici hem üretici açısından şehrimizi tercih edilen bir konuma getirecektir. Türkiye’nin en önemli sorunu olarak neyi görüyorsunuz? Türkiye’nin bence en önemli sorunu zihniyet ve muhalefet sorunudur. Yapılan her devrim niteliğindeki eserleri, asırlık projeleri, kültürel ve zihinsel dönüşümleri sadece Ak Parti yaptığı için kabullenemeyen ve değersizleştirmeye çalışan radikal bir muhalefet anlayışı var ve maalesef ne yaparsanız yapın memnun olmayacaklar. Bunun yanında kronikleşmiş ve adeta yıllardır halının altına süpürülerek yok sayılan bir çok önemli soruna çözüm üretmek bir yana sorunun varlığını kabullenmeyen muhalefet partilerinin varlığı en önemli sorunumuzdur. 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen ülkemiz, başta terör olmak üzere tüm sorunlarını çözmek zorundadır. Yıllar yılı farklılıklarımızı zenginlik yerine tehdit olarak gören yaklaşımdan Ak Parti iktidarı ile uzaklaşan ülkemiz, sorunlarımızın en can alıcısı olan Kürt sorunuyla birlikte Alevi, Gayri Müslim ve Roman vatandaşlarımızın sorunlarına da el atmıştır. Gönül isterdi ki bu sorunların çözümü için muhalefet partilerinin bu sorunları yok sayma iradesinden ziyade çözüm noktasında öneri ve destek pozisyonunda görmek olacaktı. Seçmenle aranızda nasıl bir diyalog var? Jülide İskenderoğlu ismini seçmenin nasıl karşılayacağını düşünüyorsunuz? Ben radikal olmamak kaydıyla her siyasi fikre sahip insan tarafından kabul gördüğümü ve saygı duyulduğunu düşünüyorum. Sürekli insanların arasındayım. Çarşı geziyorum, pazara çıkıyorum, alışveriş yapıyorum. Tüm bunları siyasetçi olduğum için değil ihtiyacım olduğu için yapıyorum. Benim sadece siyasi bir kimliğim yok. Hep belirttiğim gibi hem eş hem anneyim. Samimi duygularımın karşılık bulduğunu biliyorum ve hissediyorum. Çünkü her kesimden insana gülümserken de, sohbet ederken de samimiyim.  Ak Parti 2002’den bu yana iki milletvekiliyle Çanakkale’yi temsil ediyor. Ciddi bir gücün de sahibi. Siz milletvekili sayısında düşüş veya artış öngörüyor musunuz? Siyaset makamı tevazu makamı değil. Bu yola çıkan  her siyasetçi iddialı olmak zorunda diye düşünüyorum. Bu sebeple 4 milletvekilliğini istemek ve bu uğurda çabalamak her partinin ve her siyasetçinin hedefi olmalıdır. Biz de Ak Parti olarak elbette ki mevcut milletvekillerinin tamamını almayı istiyoruz. Bu amaç uğrunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ancak büyük çalışma 7 Nisan dan sonra aday sıralamaları belli olduktan sonra başlayacaktır. Ayrıca konuya Türkiye genelinde de bakmak gerekirse; yıllarca hayal kırıklıkları yaşamış, siyasi ve ekonomik krizlerde tüm kazanımlarını bir gecede kaybetmiş, siyaset makamının çözüm iradesinden umudunu kesmiş bir milletin tekrar umutlarını yitirmesine tahammülümüz olamaz. Sadece sorunlarının çözümü için değil, o sorunların ve hayal kırıklıklarının tekrar tekrar yaşanmaması ve Türkiye’nin dönüp dolaşıp başladığı noktaya geri gelmemesi için de bir umut ışığı olduğumuzun farkındayız. Son 13 yılda Ak Partili milletvekillerinin performasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Eksik kalan yönleri veya artı değerleri sizce nedir? Çanakkale veya başka kent olarak ayırmamak lazım bence. Genel olarak baktığımızda 2002 yılında tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak başladı kalkınma hamleleri. Belki Doğu ve Güneydoğu biraz daha pozitif ayrımcılığa tabi tutuldu. Söz konusu yörelerin yılların verdiği geri kalmışlıkları en azından eşitlenmeye çalışıldı. Tüm Türkiye’de ekonomik ve siyasi reformlar bir arada gerçekleştirildi. Türk lirasından altı sıfır atıldı, paramız itibar kazandı. İhracat rekorları kırıldı, enflasyon ve faizler tek haneli rakamlara düştü. Kişi başı milli gelir 4 kat kadar arttı. Merkez bankası rezervleri beşe altıya katlandı. IMF ye borcumuz sıfırlandı üstüne üstlük IMF’ye kredi açar hale geldik. Zarar eden devlet bankaları kar etmeye başladı. Kısacası her alanda atılımlar yapıldı. Gelinen nokta 2023 Hedefi : Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olmak. Hal böyleyken Çanakkale’nin bu yatırımlardan payına düşeni alması kadar doğal bir şey olamaz. Elbette ki eksik kalmış yönleri vardır. Neticede bu bir bayrak yarışıdır. Hizmet etmenin dur noktası yok. Eksik kalan yanlarını da yeni seçilecek arkadaşlarımız tamamlayacaktır. O durumda bile bir şeyler eksik kalacaktır. Aslolan en iyiyi yapma iradesine sahip olabilmek sanırım.  Muhalefetle sert tartışmalar yaşanıyor. Muhalefetin son dönemde en çok eleştirdiği konu, karayollarının tam olarak bitmemiş olması yada eksik yapıldığı iddiası. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu soruya bir üstte cevap vermiş oldum sanırım. Bu eleştirileri yapmak için 2002 öncesine dönüp hafızamızı tazelememiz gerekiyor. 2002 öncesi karayollarımızın ne durumda olduğunu şöyle bir hatırlarsak bugün eksik olduğunu düşündüğümüz, beğenmediğimiz yollarımızı eleştirebiliriz. Tabi ki şunu da eklemeliyim Hizmet üretme noktasında  daha iyiyi istemek, dilemek ve talep etmek her vatandaşımızın en tabii hakkı. Ancak eski halleri de bir hatırlamak hakkaniyetli davranmak açısından önemli diye düşünüyorum. Ayrıca 30 yıldan daha fazladır gündemde olan ve rüyamız olan Çanakkale Boğaz Köprüsü projesinin ihale sürecinin de önümüzdeki günlerde başlayacağını hatırlatmak isterim. Milletvekili olursanız ağırlıklı olarak zamanınızı Çanakkale’de mi yoksa Ankara’da mı geçireceksiniz? Meclis çalışmaları olduğu zamanlarda elbette ki Ankara’da olacağız. Nihayetinde seçmenlerimiz bizi kentimizin sorunlarına çözüm üretmemiz, yatırımlardan daha fazla pay alabilmemiz için parlamentoya gönderiyorlar. Onun dışında ailem bu kentte yaşamaya devam edecekler. Neticede ben aynı zamanda bir eş ve anneyim. Üstelik sorunlarına çözüm isteyen insanlarımız burada yaşıyorlar. Onları ve sorunları dinlemek için Çanakkale’de olmak zorundayım. Sorun çözmek içinse Ankara’da Vatandaş nasıl bir milletvekili istiyor, gözlemleriniz neler? İnsanımız öncelikle kendisine dokunan, dinleyen, saygı duyan ve güvenen bir vekil istiyor. Kişisel özgürlüklerine, haklarına saygı duyan, anti demokratik söylemlerde bulunmayan bir siyaset anlayışı arzuluyor. 2002 den bu yana Ak Parti olarak kimlikleri görmezden gelinen, inkar, red ve asimile edilmeye çalışılan her kesimin yanında olduk. Siyasette ekonomide sosyal ve kültürel alanda başardığımız reformları toplumun bir kesimi için yapmadık. Tüm milletimizin genel çıkarları, gücü ve geleceği için yaptık. Bu sayede hem Türkiye’mizi büyüttük hem de birlik ve bütünlüğümüzün sigortası olduk. Bunu yaptığımız için de vatandaş tarafından tercih edildik. Bizim yönetim anlayışımız, farklı siyasal çizgilerden gelen arkadaşlarımızın belli değerler ve belli siyaset tarzı üzerinde buluma noktasıdır. Şunu biliyoruz ki, devletimizin meşruiyeti milletimizin iradesinden kaynaklanır. Bizler için devlet milletine buyuran değil, biçimlendiren, ona tercihler dayatan değil, vatandaşın tanımladığı, denetlediği ve şekillendirdiği bir araçtır. Bu siyaset tarzımız millet nezdinde kabul gördüğü içindir ki bunca yıl sonra dahi her girdiği seçimden daha fazla kabul görerek çıkmakta.           Ak Parti’de çok sayıda milletvekili aday adayı var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Tek bir cümle ile açıklanabilir bu durum. Çok uzun süre iktidarda kalan partiler sürekli hedefte oldukları için muhalefette yer alan partilerden daha fazla yıpranırlar. Buna rağmen 13 yılın sonunda hala en fazla teveccüh gösterilen bir parti oluyorsanız, vatandaş nezdinde en büyük umut olduğunuzun bir göstergesidir diye düşünüyorum. Sizi diğer aday adaylarından ayıran nokta nedir? Öncelikle ben bu teşkilatın içinden çıktım. Uzun yıllar bu partinin her kademesinde görev yaptım. Yani tabiri caizse tepeden inme gelmedim buraya. Yıllar yılı tırnaklarımla kazıya kazıya çalışarak, kadın olmanın tüm zorluklarına göğüs gererek bu noktaya hak ederek geldim. Yani kimse bana bir şey bahşetmiş değil. Bu konuda mütevazi olacak değilim. Eğer çalışma, özveri, fedakarlık en birincil kriterse ben bu listenin en başında yer alırım. AK parti siyasetini icra etmenin en zor olduğu bölgede yıllarca bu siyaseti yaptım. Erkeklerin bile Ak partiliyim, yöneticiyim vs. demekten çekindiği zamanlarda ben elimde üye kayıt formları, seçim broşürleri kentin tüm sokaklarında gezdim. Eğer bu bir farklılıksa ben hepsinden farklıyım. Ak Parti’de ‘aday gösterilmediği takdirde küsecek olanlar hiç aday olmasın’ gibi mesajlar verildi. Siz bu mesajı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?  Kesinlikle katılıyorum, tabi ki ben Teşkilat gözüyle baktığım için seçimlere buraya Milletvekili olmak için gelen tüm arkadaşlarımın seçimlerde aday olamasalar da mutlaka seçimlerde bizlerle birlikte çalışmalarını istiyorum. Ben Partimde 9 seçim atlattım, bunun 7‘sinde yöneticiydim sadece son Belediye Başkanlığı seçiminde kontenjan Belediye Meclis Üyesi Adayıydım, seçilemedim ama yine Partimde ve ilk günkü heyecanım ve inancımla çalıştım. Siyaset uzun soluklu bir hizmet yarışıdır ve küsmeyi kesinlikle kabul etmez. Teşkilattan arkadaşlarım  bu konuda çok doğru konuşmuş, 32 Aday Adayı arkadaşımın da kim Aday olursa küsmeden, kırılmadan çalışacağını düşünüyorum. Milletvekili olursanız sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili nasıl bir tavır alacaksınız? Sivil Toplum Kuruluşlarıyla siyaset yaptığım dönemden beri iletişim halinde ve güzel çalışmalarla, iyi diyaloglar içinde oldum. Güçlü STK’ların kesinlikle toplumun bilincini arttırdığını düşünüyorum. Katılımcı ve çoğul bir demokrasi istiyorsak farklı STK’ların fikrini almalı ve güncel olaylarda bile ortak planlamalar yapmalıyız. Bu sebeple  de belirli aralıklarda görüşmeli, iletişimi sıcak tutmalıyız. STK’ların tümüne karşı iletişime açık, onları dinleyen ve birlikte çözüm üreten çalışmalar içinde olmayı hedefliyorum. Sorunlarını iletmek isteyen vatandaşlar size nasıl ulaşacaklar? Milletvekili olursanız nasıl bir iletişim sisteminiz olacak? Siyaset yaptığım dönem içinde  benimle görüşmek isteyen herkesin rahatlıkla ulaşabildiği bir siyasetçi olduğumu düşünüyorum. Ankara’da çalışmaya başladığımda da telefonum her zaman açık olacaktır. Milletvekili olduğumda  da bu değişmez an açamasam da müsait olduğumda geri  dönerim. Ayrıca sosyal medyayı da aktif kullanıyorum, bana her zaman buradan da ulaşabilirler .Mümkün olduğunca hafta sonları Çanakkale’de olacağım için yüz yüze de görüşme imkanımız olacaktır. Size oy vermeyen seçmene nasıl bir tavır sergileyeceksiniz? Tüm seçmen kesimlerini kucaklayabilecek misiniz? Ben siyasetin  seçimlerden sonra mümkün olduğunca en aza indirgenmesi gerektiğine inananlardanım. Kendi seçmenimiz kadar bize oy vermeyen vatandaşlarımızın da Milletvekili olmak zorundayız. Bir hizmet getirdiğinizde ; örneğin okul yaptırdığımızda  bu AK Partiye oy attı faydalansın, çocukları okula gidebilir diğerleri gitmesin diyebilir miyiz?  İlk seçiminde %34 oy alarak halkın teveccühünü alan ,  her seçim oyunu arttırarak oyu  %52’lere ulaşmış bir partinin mensubu olarak insan ayırmadan hizmetlerimizi tüm vatandaşlarımıza ulaştırmak bizim görevimiz olacaktır. Çanakkale Milletvekili olarak mensup olduğum Partimin hizmetlerini, yapmak istediklerini milletimize anlatmak, milletimizin sorunlarına Ankara’da çözüm bulmaya çalışmak benim asli görevimdir. Kentin ekonomi kuruluşlarıyla nasıl bir iş birliği planlıyorsunuz? Kentimizin bence önemli sorunlarından biri istihdam. Bir kısım işveren kalifiye eleman sıkıntısı çekiyor, bir başka kesim işsizlik. Kentin ekonomiye yön veren STK’ları, iş adamları ile koordinasyon içinde bu sorunu en aza indirebileceğimize inanıyorum. Bu konuda yeni iş sahaları açmaları için girişimcilere Hükümetimizin sağladığı birçok imkan var, bunlar konusunda elimden geldiğince şehrimize değer katacak sektörlerde yardımcı olacağım. Ben  iletişime açık ,birlik ve beraberlik içinde çalışmaya, herkesle Çanakkale’nin çıkarları doğrultusunda ortak çalışmalar yapmaya hazırım  Üniversite-milletvekili ilişkisini nasıl sürdüreceksiniz? Bu ilişki nasıl olmalı? Üniversitenin Çanakkale için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Birincisi bizim gibi sanayisi olmayan illerde bacasız bir fabrika olarak ekonomik boyutu ne kadar önemli olsa da Üniversitenin aslında bilim, sanat ve kültür alanında kentimize büyük etkileri olabileceğini düşünüyorum. Üniversitemize yapılan yatırımın aslında kentimizin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğu bilinciyle Üniversitedeki yönetimle omuz omuza bir çalışma yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Üniversite kentimizde  bilimin, sanatın ve kültürün yuvası olması gerekir, siyasetin en son girmesi gereken yer üniversitedir. Geleceğin iyi yetişmiş bir nesilde olduğunu bilen herkes gibi ben de Üniversitemize istedikleri ölçüde desteği sağlamaya çalışacağım. Bugüne kadar Milletvekillerim sayın Mehmet Daniş , sayın İsmail Kaşdemir ve sayın Müjdat Kuşku’nun da yaptığı gibi ben de Üniversitemize destek olmaya devam edeceğim, her şeyden önce benim onlardan farklı mezun olduğum Üniversiteye vefa borcum bu. Çanakkale tarımı son yıllarda hava koşulları nedeniyle ciddi zararlar gördü. Çiftçiye nasıl bir destek düşünüyorsunuz? Bildiğiniz gibi Tüm Türkiye de çiftçilerimiz doğal afetlere karşı kanunla korunmakta. Bakanlığımız bünyesinde Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanlığı var  ve bu kurumun görevi afetler sebebiyle ekonomik zarara uğrayan tarım emekçilerimizin zararlarını karşılamak.  2090 sayılı kanunda bu durumlarda ne yapılacağı açık bir şekilde belirtilmekte. 2005 yılında kurulan Tarsim kanalıyla 2014 yılında Çanakkale'de sigortalı üreticilere 1.7 milyon TL civarında hasar ödemesi yapıldı ve önümüzdeki günlerde 1.5 milyon TL’nin üzerinde hasar ödemesi gerçekleştirilerek üreticilerin mağduriyetlerinin büyük ölçüde giderileceğini söyleyebilirim.  Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıldönümü nedeniyle büyük bir beklenti oluştu. Sizce 2015 layıkıyla kutlanabilecek mi? Ben bu kadar büyük beklentiler içinde olduğumuz işlerde mutlaka birilerinin hayal kırıklığı yaşayacağını düşünürüm. Size göre muhteşem bir gösteriye gidersiniz ,bakarsınız ki birileri hiç beğenmemiş .Çünkü herkesin beklentisi, hayali başkadır.2015 bizim için özel bir yıl, hepimizin hayali başka başkaydı .Daha fazla etkinlik olsun istiyoruz, kalıcı eserlerin daha fazla yapılmasını istiyoruz. Daha işin başındayız ve yıl boyu etkinlikler , planlanan işler devam edecek. Ben çok umutsuz değilim ,sadece yeterince duyuru yapılmadığını düşünüyorum. Bizim kadar kültürel etkinlikleri seven, takip eden çok fazla il yoktur sanırım. Ne kadar etkinlik yaparlarsa dolduracak kadar fazla entelektüel birikimi olan vatandaşımız var ve eminim 100.yıl bize diğer yıllarda daha aktif kutlamalar yapmayı öğretecektir.  2015 çalışmalarındaki eksik yönler neler, siz bu yönleri nasıl telafi edeceksiniz? Ben her sonun bir başlangıç olduğunu düşünenlerdenim, o yüzden 100.yılda eksik kaldığını düşündüğümüz her şeyi 101.yılda daha iyisiyle telafi edebiliriz ,yeter ki sağlık olsun.100.yıl asla bitiş değil bir başlangıç olarak görülmeli ve her yıl daha büyük bir coşkuyla kutlanmalı. Bu yıl eksik yaptığımızı düşündüğümüz her şey için ağlamak ve şikayet etmek yerine biz artık bu işi çok iyi öğrendik,100 yıldır yapıyoruz tecrübeliyiz deyip daha iyi işler yaparak devam edeceğiz. Daha çok sergiler, tiyatrolar, panellerle Çanakkale anlatacağız, Çanakkale’yi Dünyaya anlatacağız. Çanakkale Ruhunu da gençlerimize .Ama bunu gençlerimizin diliyle, onların yaşına inerek. Belki bilgisayar oyunuyla, belki de savaşı yaşayacakları simülasyon odalarıyla. Diyorum ya 100 bir milat bizim için biz daha Çanakkale olarak yeni başladık. Seçmene birkaç cümleyle neden size oy vermeleri gerektiğini özetler misiniz. Her şeyden önce ben bu şehirde yaşayan, çalışan, siyaset yapan  bir kadın olarak Çanakkale’ye hizmet etmek istiyorum.  Kadınların bu kadar özgürce ve rahat  ,hayatın içinde  aktif, sosyal  yaşadığı Çanakkale’mizde  42 yıldır erkek milletvekilleri tarafından temsil edilmesi yerine bizim artık erkekleri Parlamentoda bir kadının  temsil etmesi gerektiğine inanıyorum. Biz kadınlar duygusalız, anneyiz, üreteniz, Kadın bakış açımızı, akılcılımızla birleştirip cinsiyet gözetmeden hizmet etmek isteyen birine bence Çanakkaleliler destek vereceklerdir.  TEK KELİME; Lütfen aşağıdaki kelimelerin karşısına aklınıza ilk gelen kelimeyi yazar mısınız?   Çanakkale –Aşk Ak Parti – İstikrar Milletvekili – Seçilmiş Seçmen –Karar Demokrasi –Eşitlik Muhalefet – Şikayet İktidar –Problem çözücü CHP – Muhalefet MHP –Asena HDP –Çözüm Süreci PKK –Kan Paralel –İhanet Recep Tayyip Erdoğan –Büyük Usta Ahmet Davutoğlu –Zeka Kemal Kılıçdaroğlu –Ezber Devlet Bahçeli –Matematik ÇOMÜ –Gelecek ÇTSO –Gelişim 2015 –Başlangıç
“Öncelikle ben bu teşkilatın içinden çıktım. Uzun yıllar bu partinin her kademesinde görev yaptım. Yani tabiri caizse tepeden inme gelmedim buraya. Yıllar yılı tırnaklarımla kazıya kazıya çalışarak, kadın olmanın tüm zorluklarına göğüs gererek bu noktaya hak ederek geldim. Yani kimse bana bir şey bahşetmiş değil. Bu konuda mütevazi olacak değilim. Eğer çalışma, özveri, fedakarlık en birincil kriterse ben bu listenin en başında yer alırım. AK parti siyasetini icra etmenin en zor olduğu bölgede yıllarca bu siyaseti yaptım. Erkeklerin bile AK partiliyim, yöneticiyim vs. demekten çekindiği zamanlarda ben elimde üye kayıt formları, seçim broşürleri kentin tüm sokaklarında gezdim. Eğer bu bir farklılıksa ben hepsinden farklıyım.”

ÖZGEÇMİŞ

 1974 Yılında Balıkesir’de Doğan Jülide İskenderoğlu İlk Ve Orta Öğretimini
Doğduğu Kentte Tamamladıktan Sonra 1994 Yılında Üniversite Eğitimi İçin
Geldiği Çanakkale’de 18 Mart Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu
İnşaat Teknikerliği Bölümünden  Mezun Oldu.             1997 Yılında Çanakkale’de Evlenerek İş Hayatına Atılan Jülide İskenderoğlu
Cafe İşletmecisi Olarak Uzun Yıllar İş Hayatının İçerisinde Bulundu.
Siyaset Hayatına, Daha Sonra Uzun Yıllar Boyu Demokrasi Zaferleri
Elde Edeceği Ak Parti De Başladı. İlk Olarak 2003 Yılında Çanakkale İl Kadın Kolları Yönetiminde Görev Alan Jülide İskenderoğlu, Daha Sonra Sırasıyla 2006 Yılında Ak Parti Çanakkale Merkez İlçe Yerel Yönetimler Başkanı, 2009  Yılında Ak Parti Çanakkale İl Yönetim Kurulu Tanıtım Ve Medyadan Sorumlu
Başkan Yardımcısı Olarak Görev Yaptı.             HUBAN Kadınlar Kalesi, ELDER (Kadın El Emeği) Derneği, İnsanca Yaşam Derneği Gibi Çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinde Faaliyetlerde Bulunan Jülide İskenderoğlu, 2010 Yılında 12 Eylül Referandumundan Hemen Önce Ak Parti Genel Merkezi Tarafından Ak Parti Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Olarak Atanmasını Takiben Yapılan Kongrede Seçilmiş İl Kadın Kolları Başkanı Olarak Görevine Devam Etti. 2015 Yılı Şubat Ayında Yapılan 4. Olağan İl Kadın Kongresinde 25. Dönem Milletvekili Aday Adayı Olmak Amacıyla Aday Olmayarak Başkanlık Görevini Devretti.             İyi Düzeyde İngilizce Bilen Jülide İskenderoğlu Evli Ve 1 Çocuk Annesidir.

 

Siyasette birçok mevki var. Özellikle milletvekilliği neden?

Öncelikle yerel siyaset de Partimiz kurulduğundan beri çeşitli kademelerde  siyaset yaptım. yerel siyasette yapılacak en üst noktalardan biri olan Kadın Kolları İl başkanlığını da 5 yıl boyunca yaptım. Bu noktadan sonra ya siyaseti sonlandıracaktım yada ulusal düzeyde devam ettirecektim . Çalışma arkadaşlarımın ve  dostlarımın yüreklendirmesiyle ve teşkilatlardaki yaklaşık 10 yıllık tecrübeme güvenerek milletvekili adaylığıma karar verdim.

Kadın Kolları’nda nasıl tecrübeler edindiniz? Size neler kattı? En zorlandığınız konu ne oldu?

Öncelikle siyaset yaptığımız kentimizin kadına bakışındaki pozitif yaklaşım hep yanımızda oldu. Bu bizim en önemli avantajımız oldu. Bu sebeple diğer kentlerde kadının siyaset yapma yolunda önüne çıkması muhtemel bir çok engelle karşılaşmadık. Örnek vermek gerekirse; erkeklerin yoğun olduğu ortamlarda dahi çok kolay kabul görüp onlara sorunlarımızı taleplerimizi anlatmak imkanı bulduk. Bu bizim böylesine modern bir kentte yaşamamızın ve siyaset yapmamızın avantajlarıydı.

Kadın kollarında siyaset yaptığım süre beni daha sabırlı, daha çok dinleyen, çok daha özverili bir insan haline getirdi.  Görevim gereği herkesten daha muhtaç insanlarla bir araya gelmek durumunda kaldım ve ihtiyaçlarını gidermek için yoğun çaba sarf ettim. Tüm bu yaşadıklarım gördüklerim ve hissettiklerim benim için gerçekten çok öğretici oldu. Bu yüzden siyaset benim için tam anlamıyla bir vicdan terbiyecisi oldu.

Aileniz adaylık kararınızı nasıl karşıladı?

Siyasete ilk atıldığım 2003 yılından bu yana en çekirdeğinden en uzağına tüm ailem hep destek oldu bana. Başka türlü bu siyaseti böylesine sorunsuz yürütebilmemin imkanı yoktu. Eşim ve oğlum en büyük destekçim oldu. Onlar olmadan bugünlere yol alabilmem mümkün olmazdı. Düşünsenize sürekli köyde, kasabada, toplantıda, partide ve Ankara'da olan ama bir türlü eşinin ve çocuğunun yanında olamayan bir kadının ben.  Defalarca müteşekkirim hepsine.

Milletvekili olarak Çanakkale’deki siyasi üsluba nasıl bir katkı yapacaksınız?

Her şeyden önce kadının her alandaki birleştirici ve birlikte hareket etme kültürünü geliştirebileceğine inancımı belirtmek istiyorum. Siyasi nezaketi arttıracağıma  inanıyorum. Ben kişisel olarak tüm siyasi görüşteki insanlarla barışık bir insanım. Her fikirde ve görüşte dostlarım var ve siyasetin dışında da bir hayatım var benim. Beni ben olduğum için kabul eden  tüm dostlarımla çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Bu durum elbette ki siyasi duruşuma da yansıyacak ve  katkı yapacaktır. Tüm kalbimle inanıyorum.

Kadınların siyasetteki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Partinizin ön sıralarda kadınlara yer vereceğini düşünüyor musunuz?

Kadının Cumhuriyet dönemi boyunca Atatürk'ten sonra siyasette gerçek anlamda en etkin olduğu dönem, kurucu genel başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 1989 yılında Beyoğlu Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde başladı. Bu dönemde en etkin çalışmayı kadın teşkilatı yaptı ve hiç bir şans tanınmayan Sayın Erdoğan o seçimde 2. parti oldu. Bu tarihten sonra ki her seçimde bu kutlu hareketin kadınları hep en önde oldular. Bugün gelinen noktada Türkiye Büyük Millet Meclisinde Ak Parti grubunu oluşturacak parlementerlerin sayısının % 30’lara ulaşacağını düşünürsek, partimizin kadına verdiği değeri ve önemi tartışmanın gereği olmadığını düşünüyorum.

2002’den bu yana Çanakkale’ye yapılan yatırımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

2002 yılı tüm Türkiye için olduğu gibi Çanakkale için de tam anlamıyla yıkımın devralındığı bir dönemdi. Bu yıkım döneminin Çanakkale için nispeten daha hafif atlatılma sebebi öncelikle bir sanayi ve üretim kenti olmamamızdı. Ancak diğer kentlerimiz de bu durum çok daha yıkıcı oldu. 2003 yılında Ak Partinin iktidara gelmesi ile birlikte ülkemizin tamamında başlayan kalkınma hamleleri ile 92 yıllık birikimlerimizin üzerine yenilerini eklemiş, 92 yılda yapılanlardan çok daha fazlasını bu süreçte ülkenin ve milletin hizmetine sunmuştur. Köylerden, belde ve ilçelere kadar derslikler, okullar, yollar, modern konutlar, göletler ve barajlar, hastaneler, adalet sarayları hemen bir çırpıda sayabildiklerimiz. Bir de bu saydığımız maddi yatırımlarımızın dışında, geleceğe güvenle bakan gençler, esnafın, çiftçinin, köylünün işçi ve memurun, sanayicinin tekrar kazandığı özgüven duygusu bizim en önemli yatırımımız oldu.

Çanakkale’de bundan sonraki süreçte hangi projeler öne çekilmeli? Neler önereceksiniz?

Partimizin 2023 vizyonunu incelediğinizde 6 temel ayak üzerinde şekillendiğini görüyoruz. Bunlar ; İleri demokrasi, İlkeli siyaset, Büyük ekonomi, Güçlü toplum, Marka şehirler, Lider ülke şeklinde özetlenebilir.

Marka şehir olabilmek için her türlü imkana sahibiz.  Turizm konusunda daha iddialı olabiliriz. Çanakkale’miz tabiat  olarak Allah’ın tüm güzellikleri fazlasıyla verdiği bir kent. Tabi güzelliklerimiz kum deniz ve güneş potansiyellerimizin yanı sıra, kültür turizminin konusu olan çok zengin bir tarih mirasımız ve eşsiz bir coğrafi konumumuz var. Turizmde yüksek gelir grubuna hitap eden ürünler öne çıkarılarak alternatif turizm türlerinden elde edilen gelirin arttırılması sağlanabilir. Örnek vermek gerekirse Sağlık, kongre, fuar, kültür, golf, termal gibi turizm imkanları çeşitlendirilebilir. Kış ve dağ turizmi ile eko turizm yaygınlaştırılmalıdır. Partimizin 2023 Turizm vizyonunda bu husus açık bir şekilde belirtilmiş zaten. Uygun olan illerimizin kültür kentleri olarak markalaşmaları ve bu kentlerimizin aynı zamanda birer turizm kenti haline dönüşmesinin sağlanacağı açıkça belirtilmektedir. Bize düşen bu vizyon doğrultusunda kentimizin karar mekanizmalarıyla birlikte kafa kafaya vererek kentimizi turizmde markalaştırmaktır.

            Turizmin dışında şehrimiz için özel önem arz eden et ve süt üretimi başta olmak üzere domates, kapya biber ve meyvecilik alanlarında önemli üretim yapıyoruz. Bu üretime rağmen bu ürünlerin ambalajlanması ve muhafaza edilmesi konularında işbirliği yapılması halinde bu alanda da markalaşmak kolaylaşacaktır. Ayrıca üretim ve pazarlama faaliyetlerinin birleştirilerek aynı çatı altında organize edilmesi hem tüketici hem üretici açısından şehrimizi tercih edilen bir konuma getirecektir.

Türkiye’nin en önemli sorunu olarak neyi görüyorsunuz?

Türkiye’nin bence en önemli sorunu zihniyet ve muhalefet sorunudur. Yapılan her devrim niteliğindeki eserleri, asırlık projeleri, kültürel ve zihinsel dönüşümleri sadece Ak Parti yaptığı için kabullenemeyen ve değersizleştirmeye çalışan radikal bir muhalefet anlayışı var ve maalesef ne yaparsanız yapın memnun olmayacaklar. Bunun yanında kronikleşmiş ve adeta yıllardır halının altına süpürülerek yok sayılan bir çok önemli soruna çözüm üretmek bir yana sorunun varlığını kabullenmeyen muhalefet partilerinin varlığı en önemli sorunumuzdur. 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen ülkemiz, başta terör olmak üzere tüm sorunlarını çözmek zorundadır. Yıllar yılı farklılıklarımızı zenginlik yerine tehdit olarak gören yaklaşımdan Ak Parti iktidarı ile uzaklaşan ülkemiz, sorunlarımızın en can alıcısı olan Kürt sorunuyla birlikte Alevi, Gayri Müslim ve Roman vatandaşlarımızın sorunlarına da el atmıştır. Gönül isterdi ki bu sorunların çözümü için muhalefet partilerinin bu sorunları yok sayma iradesinden ziyade çözüm noktasında öneri ve destek pozisyonunda görmek olacaktı.

Seçmenle aranızda nasıl bir diyalog var? Jülide İskenderoğlu ismini seçmenin nasıl karşılayacağını düşünüyorsunuz?

Ben radikal olmamak kaydıyla her siyasi fikre sahip insan tarafından kabul gördüğümü ve saygı duyulduğunu düşünüyorum. Sürekli insanların arasındayım. Çarşı geziyorum, pazara çıkıyorum, alışveriş yapıyorum. Tüm bunları siyasetçi olduğum için değil ihtiyacım olduğu için yapıyorum. Benim sadece siyasi bir kimliğim yok. Hep belirttiğim gibi hem eş hem anneyim. Samimi duygularımın karşılık bulduğunu biliyorum ve hissediyorum. Çünkü her kesimden insana gülümserken de, sohbet ederken de samimiyim.

 Ak Parti 2002’den bu yana iki milletvekiliyle Çanakkale’yi temsil ediyor. Ciddi bir gücün de sahibi. Siz milletvekili sayısında düşüş veya artış öngörüyor musunuz?

Siyaset makamı tevazu makamı değil. Bu yola çıkan  her siyasetçi iddialı olmak zorunda diye düşünüyorum. Bu sebeple 4 milletvekilliğini istemek ve bu uğurda çabalamak her partinin ve her siyasetçinin hedefi olmalıdır. Biz de Ak Parti olarak elbette ki mevcut milletvekillerinin tamamını almayı istiyoruz. Bu amaç uğrunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ancak büyük çalışma 7 Nisan dan sonra aday sıralamaları belli olduktan sonra başlayacaktır. Ayrıca konuya Türkiye genelinde de bakmak gerekirse; yıllarca hayal kırıklıkları yaşamış, siyasi ve ekonomik krizlerde tüm kazanımlarını bir gecede kaybetmiş, siyaset makamının çözüm iradesinden umudunu kesmiş bir milletin tekrar umutlarını yitirmesine tahammülümüz olamaz. Sadece sorunlarının çözümü için değil, o sorunların ve hayal kırıklıklarının tekrar tekrar yaşanmaması ve Türkiye’nin dönüp dolaşıp başladığı noktaya geri gelmemesi için de bir umut ışığı olduğumuzun farkındayız.

Son 13 yılda Ak Partili milletvekillerinin performasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Eksik kalan yönleri veya artı değerleri sizce nedir?

Çanakkale veya başka kent olarak ayırmamak lazım bence. Genel olarak baktığımızda 2002 yılında tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak başladı kalkınma hamleleri. Belki Doğu ve Güneydoğu biraz daha pozitif ayrımcılığa tabi tutuldu. Söz konusu yörelerin yılların verdiği geri kalmışlıkları en azından eşitlenmeye çalışıldı. Tüm Türkiye’de ekonomik ve siyasi reformlar bir arada gerçekleştirildi. Türk lirasından altı sıfır atıldı, paramız itibar kazandı. İhracat rekorları kırıldı, enflasyon ve faizler tek haneli rakamlara düştü. Kişi başı milli gelir 4 kat kadar arttı. Merkez bankası rezervleri beşe altıya katlandı. IMF ye borcumuz sıfırlandı üstüne üstlük IMF’ye kredi açar hale geldik. Zarar eden devlet bankaları kar etmeye başladı. Kısacası her alanda atılımlar yapıldı. Gelinen nokta 2023 Hedefi : Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olmak.

Hal böyleyken Çanakkale’nin bu yatırımlardan payına düşeni alması kadar doğal bir şey olamaz. Elbette ki eksik kalmış yönleri vardır. Neticede bu bir bayrak yarışıdır. Hizmet etmenin dur noktası yok. Eksik kalan yanlarını da yeni seçilecek arkadaşlarımız tamamlayacaktır. O durumda bile bir şeyler eksik kalacaktır. Aslolan en iyiyi yapma iradesine sahip olabilmek sanırım. 

Muhalefetle sert tartışmalar yaşanıyor. Muhalefetin son dönemde en çok eleştirdiği konu, karayollarının tam olarak bitmemiş olması yada eksik yapıldığı iddiası. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bu soruya bir üstte cevap vermiş oldum sanırım. Bu eleştirileri yapmak için 2002 öncesine dönüp hafızamızı tazelememiz gerekiyor. 2002 öncesi karayollarımızın ne durumda olduğunu şöyle bir hatırlarsak bugün eksik olduğunu düşündüğümüz, beğenmediğimiz yollarımızı eleştirebiliriz. Tabi ki şunu da eklemeliyim Hizmet üretme noktasında  daha iyiyi istemek, dilemek ve talep etmek her vatandaşımızın en tabii hakkı. Ancak eski halleri de bir hatırlamak hakkaniyetli davranmak açısından önemli diye düşünüyorum. Ayrıca 30 yıldan daha fazladır gündemde olan ve rüyamız olan Çanakkale Boğaz Köprüsü projesinin ihale sürecinin de önümüzdeki günlerde başlayacağını hatırlatmak isterim.

Milletvekili olursanız ağırlıklı olarak zamanınızı Çanakkale’de mi yoksa Ankara’da mı geçireceksiniz?

Meclis çalışmaları olduğu zamanlarda elbette ki Ankara’da olacağız. Nihayetinde seçmenlerimiz bizi kentimizin sorunlarına çözüm üretmemiz, yatırımlardan daha fazla pay alabilmemiz için parlamentoya gönderiyorlar. Onun dışında ailem bu kentte yaşamaya devam edecekler. Neticede ben aynı zamanda bir eş ve anneyim. Üstelik sorunlarına çözüm isteyen insanlarımız burada yaşıyorlar. Onları ve sorunları dinlemek için Çanakkale’de olmak zorundayım. Sorun çözmek içinse Ankara’da

Vatandaş nasıl bir milletvekili istiyor, gözlemleriniz neler?

İnsanımız öncelikle kendisine dokunan, dinleyen, saygı duyan ve güvenen bir vekil istiyor. Kişisel özgürlüklerine, haklarına saygı duyan, anti demokratik söylemlerde bulunmayan bir siyaset anlayışı arzuluyor. 2002 den bu yana Ak Parti olarak kimlikleri görmezden gelinen, inkar, red ve asimile edilmeye çalışılan her kesimin yanında olduk. Siyasette ekonomide sosyal ve kültürel alanda başardığımız reformları toplumun bir kesimi için yapmadık. Tüm milletimizin genel çıkarları, gücü ve geleceği için yaptık. Bu sayede hem Türkiye’mizi büyüttük hem de birlik ve bütünlüğümüzün sigortası olduk. Bunu yaptığımız için de vatandaş tarafından tercih edildik.

Bizim yönetim anlayışımız, farklı siyasal çizgilerden gelen arkadaşlarımızın belli değerler ve belli siyaset tarzı üzerinde buluma noktasıdır. Şunu biliyoruz ki, devletimizin meşruiyeti milletimizin iradesinden kaynaklanır. Bizler için devlet milletine buyuran değil, biçimlendiren, ona tercihler dayatan değil, vatandaşın tanımladığı, denetlediği ve şekillendirdiği bir araçtır. Bu siyaset tarzımız millet nezdinde kabul gördüğü içindir ki bunca yıl sonra dahi her girdiği seçimden daha fazla kabul görerek çıkmakta.         

 Ak Parti’de çok sayıda milletvekili aday adayı var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tek bir cümle ile açıklanabilir bu durum. Çok uzun süre iktidarda kalan partiler sürekli hedefte oldukları için muhalefette yer alan partilerden daha fazla yıpranırlar. Buna rağmen 13 yılın sonunda hala en fazla teveccüh gösterilen bir parti oluyorsanız, vatandaş nezdinde en büyük umut olduğunuzun bir göstergesidir diye düşünüyorum.

Sizi diğer aday adaylarından ayıran nokta nedir?

Öncelikle ben bu teşkilatın içinden çıktım. Uzun yıllar bu partinin her kademesinde görev yaptım. Yani tabiri caizse tepeden inme gelmedim buraya. Yıllar yılı tırnaklarımla kazıya kazıya çalışarak, kadın olmanın tüm zorluklarına göğüs gererek bu noktaya hak ederek geldim. Yani kimse bana bir şey bahşetmiş değil. Bu konuda mütevazi olacak değilim. Eğer çalışma, özveri, fedakarlık en birincil kriterse ben bu listenin en başında yer alırım. AK parti siyasetini icra etmenin en zor olduğu bölgede yıllarca bu siyaseti yaptım. Erkeklerin bile Ak partiliyim, yöneticiyim vs. demekten çekindiği zamanlarda ben elimde üye kayıt formları, seçim broşürleri kentin tüm sokaklarında gezdim. Eğer bu bir farklılıksa ben hepsinden farklıyım.

Ak Parti’de ‘aday gösterilmediği takdirde küsecek olanlar hiç aday olmasın’ gibi mesajlar verildi. Siz bu mesajı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?

 Kesinlikle katılıyorum, tabi ki ben Teşkilat gözüyle baktığım için seçimlere buraya Milletvekili olmak için gelen tüm arkadaşlarımın seçimlerde aday olamasalar da mutlaka seçimlerde bizlerle birlikte çalışmalarını istiyorum. Ben Partimde 9 seçim atlattım, bunun 7‘sinde yöneticiydim sadece son Belediye Başkanlığı seçiminde kontenjan Belediye Meclis Üyesi Adayıydım, seçilemedim ama yine Partimde ve ilk günkü heyecanım ve inancımla çalıştım. Siyaset uzun soluklu bir hizmet yarışıdır ve küsmeyi kesinlikle kabul etmez. Teşkilattan arkadaşlarım  bu konuda çok doğru konuşmuş, 32 Aday Adayı arkadaşımın da kim Aday olursa küsmeden, kırılmadan çalışacağını düşünüyorum.

Milletvekili olursanız sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili nasıl bir tavır alacaksınız?

Sivil Toplum Kuruluşlarıyla siyaset yaptığım dönemden beri iletişim halinde ve güzel çalışmalarla, iyi diyaloglar içinde oldum. Güçlü STK’ların kesinlikle toplumun bilincini arttırdığını düşünüyorum. Katılımcı ve çoğul bir demokrasi istiyorsak farklı STK’ların fikrini almalı ve güncel olaylarda bile ortak planlamalar yapmalıyız. Bu sebeple  de belirli aralıklarda görüşmeli, iletişimi sıcak tutmalıyız. STK’ların tümüne karşı iletişime açık, onları dinleyen ve birlikte çözüm üreten çalışmalar içinde olmayı hedefliyorum.

Sorunlarını iletmek isteyen vatandaşlar size nasıl ulaşacaklar? Milletvekili olursanız nasıl bir iletişim sisteminiz olacak?

Siyaset yaptığım dönem içinde  benimle görüşmek isteyen herkesin rahatlıkla ulaşabildiği bir siyasetçi olduğumu düşünüyorum. Ankara’da çalışmaya başladığımda da telefonum her zaman açık olacaktır. Milletvekili olduğumda  da bu değişmez an açamasam da müsait olduğumda geri  dönerim. Ayrıca sosyal medyayı da aktif kullanıyorum, bana her zaman buradan da ulaşabilirler .Mümkün olduğunca hafta sonları Çanakkale’de olacağım için yüz yüze de görüşme imkanımız olacaktır.

Size oy vermeyen seçmene nasıl bir tavır sergileyeceksiniz? Tüm seçmen kesimlerini kucaklayabilecek misiniz?

Ben siyasetin  seçimlerden sonra mümkün olduğunca en aza indirgenmesi gerektiğine inananlardanım. Kendi seçmenimiz kadar bize oy vermeyen vatandaşlarımızın da Milletvekili olmak zorundayız. Bir hizmet getirdiğinizde ; örneğin okul yaptırdığımızda  bu AK Partiye oy attı faydalansın, çocukları okula gidebilir diğerleri gitmesin diyebilir miyiz?  İlk seçiminde %34 oy alarak halkın teveccühünü alan ,  her seçim oyunu arttırarak oyu  %52’lere ulaşmış bir partinin mensubu olarak insan ayırmadan hizmetlerimizi tüm vatandaşlarımıza ulaştırmak bizim görevimiz olacaktır. Çanakkale Milletvekili olarak mensup olduğum Partimin hizmetlerini, yapmak istediklerini milletimize anlatmak, milletimizin sorunlarına Ankara’da çözüm bulmaya çalışmak benim asli görevimdir.

Kentin ekonomi kuruluşlarıyla nasıl bir iş birliği planlıyorsunuz?

Kentimizin bence önemli sorunlarından biri istihdam. Bir kısım işveren kalifiye eleman sıkıntısı çekiyor, bir başka kesim işsizlik. Kentin ekonomiye yön veren STK’ları, iş adamları ile koordinasyon içinde bu sorunu en aza indirebileceğimize inanıyorum. Bu konuda yeni iş sahaları açmaları için girişimcilere Hükümetimizin sağladığı birçok imkan var, bunlar konusunda elimden geldiğince şehrimize değer katacak sektörlerde yardımcı olacağım. Ben  iletişime açık ,birlik ve beraberlik içinde çalışmaya, herkesle Çanakkale’nin çıkarları doğrultusunda ortak çalışmalar yapmaya hazırım 

Üniversite-milletvekili ilişkisini nasıl sürdüreceksiniz? Bu ilişki nasıl olmalı?

Üniversitenin Çanakkale için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Birincisi bizim gibi sanayisi olmayan illerde bacasız bir fabrika olarak ekonomik boyutu ne kadar önemli olsa da Üniversitenin aslında bilim, sanat ve kültür alanında kentimize büyük etkileri olabileceğini düşünüyorum. Üniversitemize yapılan yatırımın aslında kentimizin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğu bilinciyle Üniversitedeki yönetimle omuz omuza bir çalışma yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Üniversite kentimizde  bilimin, sanatın ve kültürün yuvası olması gerekir, siyasetin en son girmesi gereken yer üniversitedir. Geleceğin iyi yetişmiş bir nesilde olduğunu bilen herkes gibi ben de Üniversitemize istedikleri ölçüde desteği sağlamaya çalışacağım. Bugüne kadar Milletvekillerim sayın Mehmet Daniş , sayın İsmail Kaşdemir ve sayın Müjdat Kuşku’nun da yaptığı gibi ben de Üniversitemize destek olmaya devam edeceğim, her şeyden önce benim onlardan farklı mezun olduğum Üniversiteye vefa borcum bu.

Çanakkale tarımı son yıllarda hava koşulları nedeniyle ciddi zararlar gördü. Çiftçiye nasıl bir destek düşünüyorsunuz?

Bildiğiniz gibi Tüm Türkiye de çiftçilerimiz doğal afetlere karşı kanunla korunmakta. Bakanlığımız bünyesinde Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanlığı var  ve bu kurumun görevi afetler sebebiyle ekonomik zarara uğrayan tarım emekçilerimizin zararlarını karşılamak.  2090 sayılı kanunda bu durumlarda ne yapılacağı açık bir şekilde belirtilmekte. 2005 yılında kurulan Tarsim kanalıyla 2014 yılında Çanakkale'de sigortalı üreticilere 1.7 milyon TL civarında hasar ödemesi yapıldı ve önümüzdeki günlerde 1.5 milyon TL’nin üzerinde hasar ödemesi gerçekleştirilerek üreticilerin mağduriyetlerinin büyük ölçüde giderileceğini söyleyebilirim. 

Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıldönümü nedeniyle büyük bir beklenti oluştu. Sizce 2015 layıkıyla kutlanabilecek mi?

Ben bu kadar büyük beklentiler içinde olduğumuz işlerde mutlaka birilerinin hayal kırıklığı yaşayacağını düşünürüm. Size göre muhteşem bir gösteriye gidersiniz ,bakarsınız ki birileri hiç beğenmemiş .Çünkü herkesin beklentisi, hayali başkadır.2015 bizim için özel bir yıl, hepimizin hayali başka başkaydı .Daha fazla etkinlik olsun istiyoruz, kalıcı eserlerin daha fazla yapılmasını istiyoruz. Daha işin başındayız ve yıl boyu etkinlikler , planlanan işler devam edecek. Ben çok umutsuz değilim ,sadece yeterince duyuru yapılmadığını düşünüyorum. Bizim kadar kültürel etkinlikleri seven, takip eden çok fazla il yoktur sanırım. Ne kadar etkinlik yaparlarsa dolduracak kadar fazla entelektüel birikimi olan vatandaşımız var ve eminim 100.yıl bize diğer yıllarda daha aktif kutlamalar yapmayı öğretecektir.

 2015 çalışmalarındaki eksik yönler neler, siz bu yönleri nasıl telafi edeceksiniz?

Ben her sonun bir başlangıç olduğunu düşünenlerdenim, o yüzden 100.yılda eksik kaldığını düşündüğümüz her şeyi 101.yılda daha iyisiyle telafi edebiliriz ,yeter ki sağlık olsun.100.yıl asla bitiş değil bir başlangıç olarak görülmeli ve her yıl daha büyük bir coşkuyla kutlanmalı. Bu yıl eksik yaptığımızı düşündüğümüz her şey için ağlamak ve şikayet etmek yerine biz artık bu işi çok iyi öğrendik,100 yıldır yapıyoruz tecrübeliyiz deyip daha iyi işler yaparak devam edeceğiz. Daha çok sergiler, tiyatrolar, panellerle Çanakkale anlatacağız, Çanakkale’yi Dünyaya anlatacağız. Çanakkale Ruhunu da gençlerimize .Ama bunu gençlerimizin diliyle, onların yaşına inerek. Belki bilgisayar oyunuyla, belki de savaşı yaşayacakları simülasyon odalarıyla. Diyorum ya 100 bir milat bizim için biz daha Çanakkale olarak yeni başladık.

Seçmene birkaç cümleyle neden size oy vermeleri gerektiğini özetler misiniz.

Her şeyden önce ben bu şehirde yaşayan, çalışan, siyaset yapan  bir kadın olarak Çanakkale’ye hizmet etmek istiyorum.  Kadınların bu kadar özgürce ve rahat  ,hayatın içinde  aktif, sosyal  yaşadığı Çanakkale’mizde  42 yıldır erkek milletvekilleri tarafından temsil edilmesi yerine bizim artık erkekleri Parlamentoda bir kadının  temsil etmesi gerektiğine inanıyorum. Biz kadınlar duygusalız, anneyiz, üreteniz, Kadın bakış açımızı, akılcılımızla birleştirip cinsiyet gözetmeden hizmet etmek isteyen birine bence Çanakkaleliler destek vereceklerdir. 

TEK KELİME; Lütfen aşağıdaki kelimelerin karşısına aklınıza ilk gelen kelimeyi yazar mısınız?

 

Çanakkale –Aşk

Ak Parti – İstikrar

Milletvekili – Seçilmiş

Seçmen –Karar

Demokrasi –Eşitlik

Muhalefet – Şikayet

İktidar –Problem çözücü

CHP – Muhalefet

MHP –Asena

HDP –Çözüm Süreci

PKK –Kan

Paralel –İhanet

Recep Tayyip Erdoğan –Büyük Usta

Ahmet Davutoğlu –Zeka

Kemal Kılıçdaroğlu –Ezber

Devlet Bahçeli –Matematik

ÇOMÜ –Gelecek

ÇTSO –Gelişim

2015 –Başlangıç

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.