Ankara’nın Altını Üstüne Getirecek Bir Vekil Adayıyım

Güncel 07.03.2015 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40
 

Ankara’nın Altını Üstüne Getirecek Bir Vekil Adayıyım

Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Türk Hava Yolları gibi devletin çok önemli kurumlarında ve inşaat, mobilya, gıda, ilaç sektörlerinde ulusalar arası ölçekte iş yapan firmalarda üst düzey yönetici olarak birçok başarılı işe imza atmış olan Biga doğumlu Kazım Çalışkan; “Yeni Türkiye ve Yeni Çanakkale Vizyonunda eğer görev verilir ve milletimiz teveccüh gösterirse, şimdiye kadarki birikimimi ülkem ve memleketim Çanakkale’nin hizmetine sunmak istiyorum” diyerek AK Partiden milletvekilliği aday adaylığını açıkladı. Çalışkan; “Şimdiye kadar yapmış olduğum görevler dolayısıyla, Ankara bürokrasisinin koridorlarını ve bu koridorların kısa yollarını gayet iyi bildiğimi düşünüyorum. Ayrıca halen değişik kademelerde görev yapan pek çok arkadaşım var. Bu tecrübemin ve iletişim ağımın diğer adaylardan farklı yönüm olduğunu ve bunun Çanakkale için bir avantaj oluşturacağına inanıyorum” dedi.
Özel sektörde ve devletin çok önemli kademelerinde üst düzey yönetici olarak görev yapmış bir isim olarak milletvekilliğin adaylığınızı açıkladınız. Sizi siyaset yapmaya iten gerekçeler nedir? Kazım Çalışkan, neden siyasette? Sizin de belirttiğiniz gibi, bugüne kadar ekonomi yönetiminin değişik kademelerinde, ülke ekonomi politikalarının belirlenmesinde etkin görev aldım. Maliye Bakanlığındaki görevlerim esnasında, diğer tüm ekonomik kurum ve kuruluşlarla koordinasyon çalışmalarında, Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin hazırlanmasında, IMF başta olmak üzere dış ekonomik kuruluşlarla görüşmelerde bulundum. Özelleştirme İdaresinde Başkan yardımcısı iken 25 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edilmesinde ve Türkiye’nin borç kamburundan kurtulmasında önemli katkılarım oldu. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı olarak o dönem Başbakanımız olan Sayın Erdoğan’ın desteği ve Sağlık Bakanlığımızın katkılarıyla sigara yasaklarını hayata geçirilmesini ve uygulanmasını sağladım. Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı olarak şirketin bir dünya markası olmasına katkıda bulundum. Görev almış olduğum 2009-2013 yolları arasında THY hem uçak sayısı, hem yolcu sayısı, hem de ciro artışı olarak yaklaşık %100 büyümüştür. Görevim esnasında THY’nin dünyanın her bir yanında yaklaşık 200 uçuş noktasının önemli bir kısmını görme, o ülkelerdeki yaşamı, sosyal ve kültürel ortamı gözlemleme şansı bulmam ciddi bir birikime sahip olma şansı buldum. Ayrıca Allah memleketime THY uçuşlarını başlatmayı da bana nasip etti. Ayrıca yaklaşık iki yıldır üst düzey yönetici olarak, enerji, inşaat, mobilya, gıda ve ilaç sektörlerinde yürütmüş olduğum çalışmalar esnasında, ülke ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturan bu alanları özel sektör perspektifiyle değerlendirme imkanım oldu. Neden Milletvekili Adayı Oldunuz? Öncelikle, 7 Haziran’da yapılacak 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin Yeni Türkiye yolunda bir dönüm noktası olduğunu ve bu süreçte milletime bir vefa borcum olduğunu düşünüyorum. Partimizin kurucusu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, Partimizin Genel Başkanı, Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun  2023 vizyonunun bir aktörü olabilmek için Ak Parti’den Milletvekili adayı oldum. Çünkü Çocukluğumuzdan bu yana, siyasi felsefe olarak kişiliğimizi şekillendiren ve bizzat içinde yer aldığımız hareketin bir yansıması olan Ak parti ve partinin gelecek vizyonu aktif olarak siyasetin içinde yer almamızı gerektiriyor. Türkiye’yi bu zorlu yolda çok büyük sıkıntılar bekliyor. Ülkemiz stratejik hesapların kesiştiği ateş çemberinde yer alıyor. Çevremizdeki ülkelere baktığınızda tek istikrarlı ve demokratik ülke Türkiye. Bu süreçte ülkemizi karıştırmaya ve bizi de Ortadoğu bataklığına çekmeye yönelik her yolu denediler, ama sonuç alamadılar. Türkiye’yi bu yolundan vazgeçirmek için yapmadıklarını bırakmadılar. Bundan sonra da devam edecekler. Ancak bütün bu sıkıntıların aşılarak 2023 hedefini gerçekleştirmenin vizyon sahibi, birikimli kadrolarla mümkün olacağına inanıyor ve bu konuda, liderimiz ve Ak Parti kadrolarına katkı koyacağımı düşünüyorum. Türkiye nasıl yeni Türkiye olma yolundaysa, Çanakkale de yeni bir Çanakkale olma arifesinde. Çünkü Hükümetimizin Çanakkale Boğaz geçişi köprüsü projesi var. Önümüzdeki 5 yılda hayata geçecek ve Çanakkale’nin geleceğini şekillendirecek en önemli konu bana göre. Ama bu proje de 1/100.000’lik imar planı gibi sadece Ankara’nın inisiyatifine bırakılır ve yerel dinamikler dikkate alınmazsa, kaybeden yine Çanakkale olur. Boğaz Köprüsü projesini hem proje aşamasında şekillendirilirken, hem de uygulanması aşamasında, Çanakkale’nin daha fazla yararlanacağı ve olumsuz etkilerinden de en az zarar göreceği şekilde hayata geçirilmesi gerekir. Bu konu Çanakkale için hayati. Benim Ankara’daki bürokratik çevremin bu konuda sağlayacağı ciddi destek ile benim de memleketime imzamı atacağım önemli katkılarım olacağına inanıyorum. Yeni Türkiye ve Yeni Çanakkale Vizyonunda eğer görev verilir ve milletimiz teveccüh gösterirse, şimdiye kadarki birikimimi ülkem ve memleketim Çanakkale’nin hizmetine sunmak istiyorum. Neden özellikle milletvekilliği? Milletvekilliği adaylığı bugüne kadar verdiğim en önemli ve en zor karardı. Bugüne kadarki birikimimi ve tecrübelerimi milletvekilliği sıfatına sahip olarak, daha etkin kullanabileceğime ve bu yolla Ülkeme, milletime ve memleketime daha faydalı olabileceğime tüm kalbimle inandığım için Milletvekili aday adayı olmaya karar verdim. Bana” madem memleketin için projelerin ve hayallerin vardı da neden bunları gerçekleştirmek için adım atmadın “ sorusu sorulduğunda görevini yapmış olmanın rahatlığıyla cevap verebilmek için bu yola çıktım. Aileniz eşiniz bu kararınızı nasıl karşıladı? Özellikle eşim bu karar sürecinde bana çok destekçi oldu. Büyük fedakarlık göstererek ülkemizin zor dönemden geçtiğini ve kendisine bu konuda bir fedakarlık düşerse yapmaya hazır olduğunu, benim ailevi sorumlulukları düşünmemem gerektiğini ifade etti. Ancak çocuklarım buna karşı çıktı. Özellikle küçük oğlum Buğra’yı bu konuda ikna etmemiz zor oldu. Çünkü en ihtiyacı olan dönemde babasından mahrum kalacaktı. Ama onu da hep beraber ikna etmeyi başardık. Milletvekili olarak Çanakkale’deki siyasi üsluba katkınız ne olacak? Çanakkale’nin siyasi üslubunda bir değişiklik yapabilir miyim? Bilmem. Ama kişiliğimin benim siyasi üslubumu belirleyeceğini düşünüyorum. Bugüne kadarki hayatım boyunca insanlara faydalı olmaya çalıştım. Dünyanın pek çok ülkesinde farklı din, dil ve kültürlere sahip insanlara dokunuşlarım oldu. Siyasette de aynı üslubu sergileyeceğimi düşünüyorum. Seçmenle aranızda nasıl bir diyalog var? Kazım Çalışkan ismini seçmen nasıl karşılıyor?            Aslına bakarsanız Çanakkale seçmeni çok rasyonel karar veren bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Seçmenin önemli bir kısmı  kararlarını ideolojik değil de sonuç odaklı olarak oluşturuyor. Salt siyasi yaklaşımlardan ve söylemlerden bıkmış durumda. Çanakkale il, ilçe ve beldelerinde birikimimi ve yapabileceklerimi anlattığım toplantılarda, umulanın çok ötesinde bir teveccühle karşılandım. Teşkilatlarımız bizleri özlemle bağrına bastı. Göstermiş oldukları yakın ilgi alaka ve olağanüstü teveccühleri Milletvekilliği adaylığım ile, ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlamamı sağladı. AK Parti 2002’den bu yana iki milletvekiliyle Çanakkale’yi temsil ediyor. Ciddi bir gücün de sahibi. Siz milletvekili sayısında düşüş veya artış öngörüyor musunuz? Çanakkale’deki bir önceki seçimlerin sonuçlarını irdelediğimizde çok kritik bir eşikte olduğumuz görülüyor. AK Parti’nin 7 Haziranda seçmene sunacağı adayların kalitesi ve Teşkilatın yürüteceği çalışmaların seçim sonuçlarını belirleyeceğini düşünüyorum. Diğer partilerin durumunu bile AK Parti’nin tavrının şekillendireceğini söylemekle fazla abartmış olmayız. Milletvekili olursanız ağırlıklı olarak zamanınızı Çanakkale’de mi yoksa Ankara’da mı geçireceksiniz? Bu konuda Çanakkale ve Ankara arasında mekik dokuyacağımız kesin. Ama ikisi arasında dengeli bir çalışma yürütmek gerekir. Bu konu tamamen partimizin bizi nasıl değerlendireceğine bağlı. Şimdiye kadar üstlendiğim görevler dolayısıyla Mecliste yoğun çalışma gerektiren teknik konularda görev alma ihtimalim olsa da , bu durumda dahi Çanakkale’yi ihmal etmem söz konusu olamaz. Çünkü siyasete atılmamın en önemli gerekçesi doğrudan memleketime hizmet edebilme arzumdur. Vatandaş nasıl bir milletvekili istiyor, gözlemleriniz neler? Vatandaş, Çanakkale’nin dertlerini Ankara’da çözebilecek, memleketine hizmet getirebilecek, proje üretebilecek vizyona sahip olan; aynı zamanda da ulaşabileceği ve derdini anlatabileceği vekilleri olsun istiyor. AK Parti’de çok sayıda milletvekili aday adayı var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Gerçekten de bu durum bir yandan çözümün siyaset yoluyla olacağına; ve bunun doğru kanalının da AK Parti olduğu yönelik inancı göstermektedir. Aday adaylarımıza bakıldığında; çok farklı alanlarda birikimi olan, oldukça üst düzey bir aday profiline sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu durum partimizin bir zenginliği ve Çanakkale’mizin şansıdır.  Sizi diğer aday adaylarından ayıran nokta nedir? Şimdiye kadar yapmış olduğum görevler dolayısıyla, Ankara bürokrasisinin koridorlarını ve bu koridorların kısa yollarını gayet iyi bildiğimi düşünüyorum. Ayrıca halen değişik kademelerde görev yapan pek çok arkadaşım var. Bu tecrübemin ve iletişim ağımın diğer adaylardan farklı yönüm olduğunu ve bunun Çanakkale için bir avantaj oluşturacağına inanıyorum. Ak Parti’de ‘aday gösterilmediği takdirde küsecek olanlar hiç aday olmasın’ gibi mesajlar verildi. Siz bu mesajı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz? Çok doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü siyaset bir gönül meselesidir. Biz hayatımız boyunca aynı çizgide, aynı siyasi görüşle şekillenen partiler bünyesinde bulunduk ve bunu bir mevkii için de yapmadık. (zaten AKPARTİ’ ye kadar hep muhalefette kaldık.) Bundan sonra da beklediğimiz mevkiiyle ulaşamadık diye küsecek değiliz. Partimiz için elimizden geleni yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Milletvekili olursanız sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili nasıl bir ilişki içinde olacaksınız? Sivil toplum kuruluşları da siyasi partiler gibi demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarındandır. El ele vererek Ülkemiz ve memleketimiz için birlikte koşturacağımızdan sağlıklı iletişim içinde olmak zorundayız. Çanakkale’mizde sivil toplum kuruluşlarının oldukça etkin çalışmalar yaptıkları ve ilimizi şekillendirmede önemli rol üstlendikleri hepimizin malumu. Bu çalışmaları en hızlı ve sağlıklı bir şekilde hayata geçirmek için üzerimize düşeni yapacağız. Sorunlarını iletmek isteyen vatandaşlar size nasıl ulaşacaklar? Milletvekili olursanız nasıl bir iletişim sisteminiz olacak? Ben bu konuda il ve ilçe teşkilatlarımızın koordinasyonunda etkin bir iletişim ağı kurmak istiyorum. Sorunların öncelikle teşkilatlarda değerlendirildiği, danışmanlarım vasıtasıyla ön araştırmaları yapıldıktan sonra, tarafımdan yapılacak girişimlerle hızlı sonuç almaya yönelik bir kurgum var. Bunu yapabilirsek hem vatandaşımız daha mutlu olacak, hem de daha fazla insana yararlı olma şansı bulacağız. Size oy vermeyen seçmene nasıl bir tavır sergileyeceksiniz? Tüm seçmen kesimlerini kucaklayabilecek misiniz? Seçmeni size oy veren ve vermeyen diye ayrıma tabi tutamazsınız. Milletvekili olduktan sonra partili partisiz tüm Çanakkale’nin vekili oluyorsunuz. Bu bilinçle çalışır ve vatandaşın kalbini kazanırsanız bir sonraki seçimde diğer partilere oy verenler de size yönelir. Ayrıca önceliğimiz, Çanakkale’nin genelini ilgilendiren köklü sorunları çözebilmek. Çanakkale’nin mevcut siyasi yapısını da dikkate alarak bu konuda daha hızlı sonuç alır ve Çanakkale’yi ayrıcalıklı bir il haline getirebilirsek, tüm Çanakkalelilerin memnuniyetini arttırmış ve AK Parti’ye olan teveccühü arttırmış oluruz. Kentin ekonomi kuruluşlarıyla nasıl bir iş birliği planlıyorsunuz? Ben yıllardır ülke ekonomisinin en kritik kararlarının alındığı kurumlarda göre alma şansı buldum. O yüzden ekonomik karar süreçlerinin oluşumunu gayet iyi biliyorum. Çanakkale’nin ekonomik yapısının iyileştirilmesi ve bu alanda atılması gereken adımları da yerel ekonomik kuruluşlarla istişare halinde tespit ederek Ankara’da bu konuda hızlıca sonuçlandırabileceğimize inanıyorum. Üniversite-milletvekili ilişkisini nasıl sürdüreceksiniz? Bu  nasıl olmalı? Ben üniversitelerin özerk yapılar olması taraftarıyım. Ancak şimdiye kadar özellikle taşradaki üniversitelerin ilin en önemli kurumlarından olmaları ve pek çok sorunla karşılaşmaları dolayısıyla tam özerk karar süreçlerini oturtamadıklarını; Milletvekillerinin de Üniversitenin sorunlarını çözmek adına doğrudan müdahale etmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Biz de tabiî ki üniversite adına yapabileceğimiz ne varsa yapacağız, ancak iç işleyişine ise müdahil olmayacağız. Çanakkale tarım konusunda özel bir yere sahip, şehrin tarım politikaları konusunda nasıl bir çalışma içinde olacaksınız? Güney Marmara Coğrafyasında Kaz Dağlarından beslenen bereketli toprakların sunduğu geleneksel ürün çeşitliliği ve üretim biçimleri, kıyı,-ova-dağ üçlüsünün şekillendirdiği yerleşim dokuları ve göçler ve mübadeleler ile zenginleşen yaşam kültürü Çanakkale’nin kırsal dokusunu oluşturur. Çanakkale nüfusunun %43’ü kırsal kesimde yaşamaktadır. Ancak köyler ekonomik ve sosyal yaşamdaki tatminsizlik dolayısıyla terk edilmektedir. Şehirlere göçün önlenmesi için, Ekonomik ve sosyal anlamda kendine yeten yeni bir kırsal model tasarlanmalı, genç nüfusun köyde yerleşmesini sağlayacak önlemler alınmalı, atıl topraklar üretime kazandırılmalı, köylü katma değeri yüksek tarımsal ürünlere yönlendirilmeli, geleneksel tarımsal üretim teknikleri yerine ortak mülkiyetli tarımsal ekipmanlarla modern tekniklere geçiş sağlanmalıdır. Çanakkale köylüsünün önemli geçim kaynaklarının başında hayvancılık gelmekte olup, İl’de 211.111 adet Büyükbaş hayvan, 642.674 adet Küçükbaş hayvan vardır. Hayvancılıkta süt üretimi önemli bir yer tutmakta olup 2013 yılında 531.281 ton süt üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kümes hayvancılığı ve arıcılık da önemli geçim kaynakları arasındadır. Ülkemizde hayvansal üretim ve pazarlama sürecini kontrol edebilecek şekilde et ve süt konseylerinin aktifleştirilmesi ile üretici fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki fark azaltılmalıdır. Hayvansal ürün ve girdi fiyatlarında piyasada istikrar ve yeterlilik sağlamak üzere, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon olmalıdır. Hayvancılıkta destekler ve krediler çok küçük ya da çok büyük işletmeler için değil, AB’de olduğu gibi orta ölçekteki işletmelerin sayılarını artırıcı şekilde yapılması gerekir. Çanakkale’nin önemli bir gelir kaynağı da turizm. İlimizin turizm potansiyeli ve bunun hayata geçirilmesi konusunda düşüncelerinizi alabilir miyiz? Çanakkale ülkemizin en batısında içinden boğaz geçen, bozulmamış doğası, 671 km.lik temiz kıyıları ve 11 ilçesiyle, keşfedilmeyi ve geliştirilmeyi bekleyen birçok zenginliği barındıran ülkemizin gurur kaynağı bir ilimiz. İlimiz değişik turizm türleri açısından eşsiz imkanlara sahiptir. Kıyı turizmi, termal turizm, dağ ve doğa turizmi, kırsal ve eko turizm bunlardan bazıları. Bunların yanında kongre ve fuar turizmi, yat turizmi Kruvaziyer turizmi gibi turizm türlerinde de potansiyele sahip olduğumuz ancak henüz yeterli çalışma yapamadığımız söylenebilir. Nüfusumuzla, coğrafi büyüklüğümüzle kıyaslanmayacak bir kültür, tarih, mitolojik ve turistik öneme sahip bir ilimiz var. Tam 5 bin yıldır tarihe tanıklık ediyoruz bu coğrafyada. Adeta bir destanlar kenti Çanakkale. Mitolojik Troia destanından yakın geçmişimizin şanlı Çanakkale destanına kadar yaşanan olaylara ev sahipliği yapmış bir kent. Yerli ve evrensel değerler toplamı. Dünya Kültür Mirasının en önemli parçası, UNESCO’nun (BM, Bilim, Eğitim, Kültür Örgütü) 1998’de Dünya Kültür Miras listesine koyduğu Troia Antik Kenti ilimizde. Paris’in kenti Parion, Felsefeci Aristo’nun felsefe okulu açtığı Assos Çanakkale’mizde. Büyük kahramanlık destanlarının yazıldığı 1915’te 253 bin vatan evladının yattığı dünyanın en büyük kabristanlığı Çanakkale’de. Eşsiz güzellikte boğaza sahip, üzerinde dünyanın bildiği iki önemli savaşın geçtiği, bozulmamış doğası, kirlenmemiş denizi, saklı cennet adaları, mitolojik kaz dağları, dünya kültür mirası Troia’sı, ekolojik ürünleri, endemik florası, termal kaynakları, Gökçeada’sı, Bozcaada’sı, Assos, Ayvacık, Küçükkuyu, Gelibolu, Eceabat Biga, Lapseki, Bayramiç, Yenice, Çan’ı, Mevlevihane, Halimbey Köşkü, Hadımoğlu Konağı, Kilitbahir Kalesi, Kabatepe Simülasyonu ile bu zenginliklerimizi Dünya’ya nasıl aktaracağız. Bunun için Çanakkale’nin turizmden alacağı payı arttırmayı hedef alacak Turizm Stratejisi belirlenecek ve Çanakkale ülkemizin en tercih edilen turizm destinasyonlarından biri haline getirilecektir. Güçlü bir turizm güzergahı ve bölgesel varış noktası oluşturulması ile bu bölgeler içinde zayıf kalan yerleşmelerin kültür, el-sanatları, yeme-içme tesisleri ve konaklama imkanları ile güçlenmeleri de sağlanmış olacaktır. Turizm sektörü, tanıtım ve pazarlama aşamalarında da varış noktaları bazında tek elden organize edilerek, yöresel yatırım, tanıtım ve pazarlama imkanlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi ve dengelenmesi mümkün olabilecektir. Seçmene birkaç cümleyle neden size oy vermeleri gerektiğini özetler misiniz. Çanakkale’nin geleceğini şekillendirebilecek vizyona sahip ve bunu gerçekleştirmek için Ankara’nın altını üstüne getirecek, Çanakkale’ye hizmete kendini adamış  bir vekil beklentileri varsa bana oy verirler diye düşünüyorum. Tek Kelime Lütfen aşağıdaki kelimelerin karşısına aklınıza ilk gelen kelimeyi yazar mısınız? Çanakkale – Sevda AK Parti –  Dava Milletvekili – Hizmetkar Seçmen –  İrade Demokrasi – Yaşam Muhalefet – Destek İktidar – Hizmet CHP – Eski MHP – Şoven HDP – Etnik PKK – Terör Paralel – İhanet Recep Tayyip Erdoğan –Lider Ahmet Davutoğlu – Bayraktar Kemal Kılıçdaroğlu – Muhalefet Devlet Bahçeli – Kızgın ÇOMÜ – Bilim ÇTSO –Yatırım 2015 –Başlangıç   Kazım Çalışkan-ÖZGEÇMİŞİ 30.01.1968’de Çanakkale Biga’da doğan Kazım ÇALIŞKAN, Ankara Üniv. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra, Amerika’da Boston University’de Finansal Ekonomi üzerine mastır yapmış olup halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Doktora eğitimine devam etmektedir. Meslek hayatına Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nde Memur olarak başlamış, sonrasında Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı’nda Hesap Uzmanı olarak 12 yıl görev yapmış olup yurtdışından dönüşünde Gelir İdaresi Başkanlığı’nda Daire Başkanı olarak atanmıştır. 2005 – 2007 yılları arasında Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş olup görevi süresince, kendisine bağlı Tekel A.Ş., Tekel Pazarlama A.Ş. , Tekel Sigara Üretim A.Ş., Et Balık Kurumu A.Ş. ve SEKA Yönetim Kurulu Başkanlıkları ile TEDAŞ Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de yürütmüştür. Tütün Ve Alkol Piyasasi Düzenleme Kurumu Başkanı olarak görev yaptığı sürede sigara yasakları ile ilgili düzenlemeleri hayata geçirmiştir. TÜRK HAVA YOLLARI Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı 4 yıl süresince aynı zamanda, THY AO’nun iştirakleri olan TGS Yer Hizmetleri A.Ş ve THY-OPET A.Ş. kuruluşunda aktif görev almış olup, ayrılıncaya kadar ilgili şirketlerin Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunmuştur. Bu görevi esnasında yurt dışında ve yurt içinde THY’nin Hat Açılışlarının gerçekleştirilmesinde görev almış olup, özellikle Çanakkale’ye THY uçuşlarının gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Çanakkale’mizin önemli şirketlerinden Doğtaş Mobilya’nın sahibi de olan ve aynı zamanda Enerji, İnşaat ve Gıda sektörlerinde faaliyet gösteren Doğanlar Yatırım Holding’in CEO’su olarak özel sektörde görev almıştır. Halen İDM İlaç Dağıtım Merkezi Genel Müdürü olarak meslek hayatına devam etmektedir. Bu çalışmalarının yanında; Türkiye Futbol Federasyonu Denetim Kurulu Üyeliği, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcılığı, Siyasal Bilgiler Fakültesi Mezunları Yardımlaşma Dayanışma ve Araştırma Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliğini de yürütmektedir.
Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Türk Hava Yolları gibi devletin çok önemli kurumlarında ve inşaat, mobilya, gıda, ilaç sektörlerinde ulusalar arası ölçekte iş yapan firmalarda üst düzey yönetici olarak birçok başarılı işe imza atmış olan Biga doğumlu Kazım Çalışkan; “Yeni Türkiye ve Yeni Çanakkale Vizyonunda eğer görev verilir ve milletimiz teveccüh gösterirse, şimdiye kadarki birikimimi ülkem ve memleketim Çanakkale’nin hizmetine sunmak istiyorum” diyerek AK Partiden milletvekilliği aday adaylığını açıkladı. Çalışkan; “Şimdiye kadar yapmış olduğum görevler dolayısıyla, Ankara bürokrasisinin koridorlarını ve bu koridorların kısa yollarını gayet iyi bildiğimi düşünüyorum. Ayrıca halen değişik kademelerde görev yapan pek çok arkadaşım var. Bu tecrübemin ve iletişim ağımın diğer adaylardan farklı yönüm olduğunu ve bunun Çanakkale için bir avantaj oluşturacağına inanıyorum” dedi.

Özel sektörde ve devletin çok önemli kademelerinde üst düzey yönetici olarak görev yapmış bir isim olarak milletvekilliğin adaylığınızı açıkladınız. Sizi siyaset yapmaya iten gerekçeler nedir? Kazım Çalışkan, neden siyasette?

Sizin de belirttiğiniz gibi, bugüne kadar ekonomi yönetiminin değişik kademelerinde, ülke ekonomi politikalarının belirlenmesinde etkin görev aldım. Maliye Bakanlığındaki görevlerim esnasında, diğer tüm ekonomik kurum ve kuruluşlarla koordinasyon çalışmalarında, Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin hazırlanmasında, IMF başta olmak üzere dış ekonomik kuruluşlarla görüşmelerde bulundum.

Özelleştirme İdaresinde Başkan yardımcısı iken 25 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edilmesinde ve Türkiye’nin borç kamburundan kurtulmasında önemli katkılarım oldu.

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı olarak o dönem Başbakanımız olan Sayın Erdoğan’ın desteği ve Sağlık Bakanlığımızın katkılarıyla sigara yasaklarını hayata geçirilmesini ve uygulanmasını sağladım.

Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı olarak şirketin bir dünya markası olmasına katkıda bulundum. Görev almış olduğum 2009-2013 yolları arasında THY hem uçak sayısı, hem yolcu sayısı, hem de ciro artışı olarak yaklaşık %100 büyümüştür. Görevim esnasında THY’nin dünyanın her bir yanında yaklaşık 200 uçuş noktasının önemli bir kısmını görme, o ülkelerdeki yaşamı, sosyal ve kültürel ortamı gözlemleme şansı bulmam ciddi bir birikime sahip olma şansı buldum. Ayrıca Allah memleketime THY uçuşlarını başlatmayı da bana nasip etti.

Ayrıca yaklaşık iki yıldır üst düzey yönetici olarak, enerji, inşaat, mobilya, gıda ve ilaç sektörlerinde yürütmüş olduğum çalışmalar esnasında, ülke ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturan bu alanları özel sektör perspektifiyle değerlendirme imkanım oldu.

Neden Milletvekili Adayı Oldunuz?

Öncelikle, 7 Haziran’da yapılacak 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin Yeni Türkiye yolunda bir dönüm noktası olduğunu ve bu süreçte milletime bir vefa borcum olduğunu düşünüyorum.

Partimizin kurucusu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, Partimizin Genel Başkanı, Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun  2023 vizyonunun bir aktörü olabilmek için Ak Parti’den Milletvekili adayı oldum.

Çünkü Çocukluğumuzdan bu yana, siyasi felsefe olarak kişiliğimizi şekillendiren ve bizzat içinde yer aldığımız hareketin bir yansıması olan Ak parti ve partinin gelecek vizyonu aktif olarak siyasetin içinde yer almamızı gerektiriyor.

Türkiye’yi bu zorlu yolda çok büyük sıkıntılar bekliyor. Ülkemiz stratejik hesapların kesiştiği ateş çemberinde yer alıyor. Çevremizdeki ülkelere baktığınızda tek istikrarlı ve demokratik ülke Türkiye. Bu süreçte ülkemizi karıştırmaya ve bizi de Ortadoğu bataklığına çekmeye yönelik her yolu denediler, ama sonuç alamadılar. Türkiye’yi bu yolundan vazgeçirmek için yapmadıklarını bırakmadılar. Bundan sonra da devam edecekler.

Ancak bütün bu sıkıntıların aşılarak 2023 hedefini gerçekleştirmenin vizyon sahibi, birikimli kadrolarla mümkün olacağına inanıyor ve bu konuda, liderimiz ve Ak Parti kadrolarına katkı koyacağımı düşünüyorum.

Türkiye nasıl yeni Türkiye olma yolundaysa, Çanakkale de yeni bir Çanakkale olma arifesinde. Çünkü Hükümetimizin Çanakkale Boğaz geçişi köprüsü projesi var. Önümüzdeki 5 yılda hayata geçecek ve Çanakkale’nin geleceğini şekillendirecek en önemli konu bana göre. Ama bu proje de 1/100.000’lik imar planı gibi sadece Ankara’nın inisiyatifine bırakılır ve yerel dinamikler dikkate alınmazsa, kaybeden yine Çanakkale olur.

Boğaz Köprüsü projesini hem proje aşamasında şekillendirilirken, hem de uygulanması aşamasında, Çanakkale’nin daha fazla yararlanacağı ve olumsuz etkilerinden de en az zarar göreceği şekilde hayata geçirilmesi gerekir. Bu konu Çanakkale için hayati. Benim Ankara’daki bürokratik çevremin bu konuda sağlayacağı ciddi destek ile benim de memleketime imzamı atacağım önemli katkılarım olacağına inanıyorum.

Yeni Türkiye ve Yeni Çanakkale Vizyonunda eğer görev verilir ve milletimiz teveccüh gösterirse, şimdiye kadarki birikimimi ülkem ve memleketim Çanakkale’nin hizmetine sunmak istiyorum.

Neden özellikle milletvekilliği?

Milletvekilliği adaylığı bugüne kadar verdiğim en önemli ve en zor karardı. Bugüne kadarki birikimimi ve tecrübelerimi milletvekilliği sıfatına sahip olarak, daha etkin kullanabileceğime ve bu yolla Ülkeme, milletime ve memleketime daha faydalı olabileceğime tüm kalbimle inandığım için Milletvekili aday adayı olmaya karar verdim.

Bana” madem memleketin için projelerin ve hayallerin vardı da neden bunları gerçekleştirmek için adım atmadın “ sorusu sorulduğunda görevini yapmış olmanın rahatlığıyla cevap verebilmek için bu yola çıktım.

Aileniz eşiniz bu kararınızı nasıl karşıladı?

Özellikle eşim bu karar sürecinde bana çok destekçi oldu. Büyük fedakarlık göstererek ülkemizin zor dönemden geçtiğini ve kendisine bu konuda bir fedakarlık düşerse yapmaya hazır olduğunu, benim ailevi sorumlulukları düşünmemem gerektiğini ifade etti. Ancak çocuklarım buna karşı çıktı. Özellikle küçük oğlum Buğra’yı bu konuda ikna etmemiz zor oldu. Çünkü en ihtiyacı olan dönemde babasından mahrum kalacaktı. Ama onu da hep beraber ikna etmeyi başardık.

Milletvekili olarak Çanakkale’deki siyasi üsluba katkınız ne olacak?

Çanakkale’nin siyasi üslubunda bir değişiklik yapabilir miyim? Bilmem. Ama kişiliğimin benim siyasi üslubumu belirleyeceğini düşünüyorum. Bugüne kadarki hayatım boyunca insanlara faydalı olmaya çalıştım. Dünyanın pek çok ülkesinde farklı din, dil ve kültürlere sahip insanlara dokunuşlarım oldu. Siyasette de aynı üslubu sergileyeceğimi düşünüyorum.

Seçmenle aranızda nasıl bir diyalog var? Kazım Çalışkan ismini seçmen nasıl karşılıyor?           

Aslına bakarsanız Çanakkale seçmeni çok rasyonel karar veren bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Seçmenin önemli bir kısmı  kararlarını ideolojik değil de sonuç odaklı olarak oluşturuyor. Salt siyasi yaklaşımlardan ve söylemlerden bıkmış durumda. Çanakkale il, ilçe ve beldelerinde birikimimi ve yapabileceklerimi anlattığım toplantılarda, umulanın çok ötesinde bir teveccühle karşılandım. Teşkilatlarımız bizleri özlemle bağrına bastı. Göstermiş oldukları yakın ilgi alaka ve olağanüstü teveccühleri Milletvekilliği adaylığım ile, ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlamamı sağladı.

AK Parti 2002’den bu yana iki milletvekiliyle Çanakkale’yi temsil ediyor. Ciddi bir gücün de sahibi. Siz milletvekili sayısında düşüş veya artış öngörüyor musunuz?

Çanakkale’deki bir önceki seçimlerin sonuçlarını irdelediğimizde çok kritik bir eşikte olduğumuz görülüyor. AK Parti’nin 7 Haziranda seçmene sunacağı adayların kalitesi ve Teşkilatın yürüteceği çalışmaların seçim sonuçlarını belirleyeceğini düşünüyorum. Diğer partilerin durumunu bile AK Parti’nin tavrının şekillendireceğini söylemekle fazla abartmış olmayız.

Milletvekili olursanız ağırlıklı olarak zamanınızı Çanakkale’de mi yoksa Ankara’da mı geçireceksiniz?

Bu konuda Çanakkale ve Ankara arasında mekik dokuyacağımız kesin. Ama ikisi arasında dengeli bir çalışma yürütmek gerekir. Bu konu tamamen partimizin bizi nasıl değerlendireceğine bağlı. Şimdiye kadar üstlendiğim görevler dolayısıyla Mecliste yoğun çalışma gerektiren teknik konularda görev alma ihtimalim olsa da , bu durumda dahi Çanakkale’yi ihmal etmem söz konusu olamaz.

Çünkü siyasete atılmamın en önemli gerekçesi doğrudan memleketime hizmet edebilme arzumdur.

Vatandaş nasıl bir milletvekili istiyor, gözlemleriniz neler?

Vatandaş, Çanakkale’nin dertlerini Ankara’da çözebilecek, memleketine hizmet getirebilecek, proje üretebilecek vizyona sahip olan; aynı zamanda da ulaşabileceği ve derdini anlatabileceği vekilleri olsun istiyor.

AK Parti’de çok sayıda milletvekili aday adayı var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gerçekten de bu durum bir yandan çözümün siyaset yoluyla olacağına; ve bunun doğru kanalının da AK Parti olduğu yönelik inancı göstermektedir. Aday adaylarımıza bakıldığında; çok farklı alanlarda birikimi olan, oldukça üst düzey bir aday profiline sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu durum partimizin bir zenginliği ve Çanakkale’mizin şansıdır.

 Sizi diğer aday adaylarından ayıran nokta nedir?

Şimdiye kadar yapmış olduğum görevler dolayısıyla, Ankara bürokrasisinin koridorlarını ve bu koridorların kısa yollarını gayet iyi bildiğimi düşünüyorum. Ayrıca halen değişik kademelerde görev yapan pek çok arkadaşım var. Bu tecrübemin ve iletişim ağımın diğer adaylardan farklı yönüm olduğunu ve bunun Çanakkale için bir avantaj oluşturacağına inanıyorum.

Ak Parti’de ‘aday gösterilmediği takdirde küsecek olanlar hiç aday olmasın’ gibi mesajlar verildi. Siz bu mesajı ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?

Çok doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü siyaset bir gönül meselesidir. Biz hayatımız boyunca aynı çizgide, aynı siyasi görüşle şekillenen partiler bünyesinde bulunduk ve bunu bir mevkii için de yapmadık. (zaten AKPARTİ’ ye kadar hep muhalefette kaldık.) Bundan sonra da beklediğimiz mevkiiyle ulaşamadık diye küsecek değiliz. Partimiz için elimizden geleni yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Milletvekili olursanız sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili nasıl bir ilişki içinde olacaksınız?

Sivil toplum kuruluşları da siyasi partiler gibi demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarındandır. El ele vererek Ülkemiz ve memleketimiz için birlikte koşturacağımızdan sağlıklı iletişim içinde olmak zorundayız. Çanakkale’mizde sivil toplum kuruluşlarının oldukça etkin çalışmalar yaptıkları ve ilimizi şekillendirmede önemli rol üstlendikleri hepimizin malumu. Bu çalışmaları en hızlı ve sağlıklı bir şekilde hayata geçirmek için üzerimize düşeni yapacağız.

Sorunlarını iletmek isteyen vatandaşlar size nasıl ulaşacaklar? Milletvekili olursanız nasıl bir iletişim sisteminiz olacak?

Ben bu konuda il ve ilçe teşkilatlarımızın koordinasyonunda etkin bir iletişim ağı kurmak istiyorum. Sorunların öncelikle teşkilatlarda değerlendirildiği, danışmanlarım vasıtasıyla ön araştırmaları yapıldıktan sonra, tarafımdan yapılacak girişimlerle hızlı sonuç almaya yönelik bir kurgum var. Bunu yapabilirsek hem vatandaşımız daha mutlu olacak, hem de daha fazla insana yararlı olma şansı bulacağız.

Size oy vermeyen seçmene nasıl bir tavır sergileyeceksiniz? Tüm seçmen kesimlerini kucaklayabilecek misiniz?

Seçmeni size oy veren ve vermeyen diye ayrıma tabi tutamazsınız. Milletvekili olduktan sonra partili partisiz tüm Çanakkale’nin vekili oluyorsunuz. Bu bilinçle çalışır ve vatandaşın kalbini kazanırsanız bir sonraki seçimde diğer partilere oy verenler de size yönelir.

Ayrıca önceliğimiz, Çanakkale’nin genelini ilgilendiren köklü sorunları çözebilmek. Çanakkale’nin mevcut siyasi yapısını da dikkate alarak bu konuda daha hızlı sonuç alır ve Çanakkale’yi ayrıcalıklı bir il haline getirebilirsek, tüm Çanakkalelilerin memnuniyetini arttırmış ve AK Parti’ye olan teveccühü arttırmış oluruz.

Kentin ekonomi kuruluşlarıyla nasıl bir iş birliği planlıyorsunuz?

Ben yıllardır ülke ekonomisinin en kritik kararlarının alındığı kurumlarda göre alma şansı buldum. O yüzden ekonomik karar süreçlerinin oluşumunu gayet iyi biliyorum. Çanakkale’nin ekonomik yapısının iyileştirilmesi ve bu alanda atılması gereken adımları da yerel ekonomik kuruluşlarla istişare halinde tespit ederek Ankara’da bu konuda hızlıca sonuçlandırabileceğimize inanıyorum.

Üniversite-milletvekili ilişkisini nasıl sürdüreceksiniz? Bu  nasıl olmalı?

Ben üniversitelerin özerk yapılar olması taraftarıyım. Ancak şimdiye kadar özellikle taşradaki üniversitelerin ilin en önemli kurumlarından olmaları ve pek çok sorunla karşılaşmaları dolayısıyla tam özerk karar süreçlerini oturtamadıklarını;

Milletvekillerinin de Üniversitenin sorunlarını çözmek adına doğrudan müdahale etmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Biz de tabiî ki üniversite adına yapabileceğimiz ne varsa yapacağız, ancak iç işleyişine ise müdahil olmayacağız.

Çanakkale tarım konusunda özel bir yere sahip, şehrin tarım politikaları konusunda nasıl bir çalışma içinde olacaksınız?

Güney Marmara Coğrafyasında Kaz Dağlarından beslenen bereketli toprakların sunduğu geleneksel ürün çeşitliliği ve üretim biçimleri, kıyı,-ova-dağ üçlüsünün şekillendirdiği yerleşim dokuları ve göçler ve mübadeleler ile zenginleşen yaşam kültürü Çanakkale’nin kırsal dokusunu oluşturur.

Çanakkale nüfusunun %43’ü kırsal kesimde yaşamaktadır. Ancak köyler ekonomik ve sosyal yaşamdaki tatminsizlik dolayısıyla terk edilmektedir.

Şehirlere göçün önlenmesi için, Ekonomik ve sosyal anlamda kendine yeten yeni bir kırsal model tasarlanmalı, genç nüfusun köyde yerleşmesini sağlayacak önlemler alınmalı, atıl topraklar üretime kazandırılmalı, köylü katma değeri yüksek tarımsal ürünlere yönlendirilmeli, geleneksel tarımsal üretim teknikleri yerine ortak mülkiyetli tarımsal ekipmanlarla modern tekniklere geçiş sağlanmalıdır.

Çanakkale köylüsünün önemli geçim kaynaklarının başında hayvancılık gelmekte olup, İl’de 211.111 adet Büyükbaş hayvan, 642.674 adet Küçükbaş hayvan vardır. Hayvancılıkta süt üretimi önemli bir yer tutmakta olup 2013 yılında 531.281 ton süt üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kümes hayvancılığı ve arıcılık da önemli geçim kaynakları arasındadır.

Ülkemizde hayvansal üretim ve pazarlama sürecini kontrol edebilecek şekilde et ve süt konseylerinin aktifleştirilmesi ile üretici fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki fark azaltılmalıdır.

Hayvansal ürün ve girdi fiyatlarında piyasada istikrar ve yeterlilik sağlamak üzere, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon olmalıdır.

Hayvancılıkta destekler ve krediler çok küçük ya da çok büyük işletmeler için değil, AB’de olduğu gibi orta ölçekteki işletmelerin sayılarını artırıcı şekilde yapılması gerekir.

Çanakkale’nin önemli bir gelir kaynağı da turizm. İlimizin turizm potansiyeli ve bunun hayata geçirilmesi konusunda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Çanakkale ülkemizin en batısında içinden boğaz geçen, bozulmamış doğası, 671 km.lik temiz kıyıları ve 11 ilçesiyle, keşfedilmeyi ve geliştirilmeyi bekleyen birçok zenginliği barındıran ülkemizin gurur kaynağı bir ilimiz. İlimiz değişik turizm türleri açısından eşsiz imkanlara sahiptir. Kıyı turizmi, termal turizm, dağ ve doğa turizmi, kırsal ve eko turizm bunlardan bazıları. Bunların yanında kongre ve fuar turizmi, yat turizmi Kruvaziyer turizmi gibi turizm türlerinde de potansiyele sahip olduğumuz ancak henüz yeterli çalışma yapamadığımız söylenebilir.

Nüfusumuzla, coğrafi büyüklüğümüzle kıyaslanmayacak bir kültür, tarih, mitolojik ve turistik öneme sahip bir ilimiz var. Tam 5 bin yıldır tarihe tanıklık ediyoruz bu coğrafyada. Adeta bir destanlar kenti Çanakkale.

Mitolojik Troia destanından yakın geçmişimizin şanlı Çanakkale destanına kadar yaşanan olaylara ev sahipliği yapmış bir kent. Yerli ve evrensel değerler toplamı.

Dünya Kültür Mirasının en önemli parçası, UNESCO’nun (BM, Bilim, Eğitim, Kültür Örgütü) 1998’de Dünya Kültür Miras listesine koyduğu Troia Antik Kenti ilimizde.

Paris’in kenti Parion, Felsefeci Aristo’nun felsefe okulu açtığı Assos Çanakkale’mizde.

Büyük kahramanlık destanlarının yazıldığı 1915’te 253 bin vatan evladının yattığı dünyanın en büyük kabristanlığı Çanakkale’de.

Eşsiz güzellikte boğaza sahip, üzerinde dünyanın bildiği iki önemli savaşın geçtiği, bozulmamış doğası, kirlenmemiş denizi, saklı cennet adaları, mitolojik kaz dağları, dünya kültür mirası Troia’sı, ekolojik ürünleri, endemik florası, termal kaynakları, Gökçeada’sı, Bozcaada’sı, Assos, Ayvacık, Küçükkuyu, Gelibolu, Eceabat Biga, Lapseki, Bayramiç, Yenice, Çan’ı, Mevlevihane, Halimbey Köşkü, Hadımoğlu Konağı, Kilitbahir Kalesi, Kabatepe Simülasyonu ile bu zenginliklerimizi Dünya’ya nasıl aktaracağız.

Bunun için Çanakkale’nin turizmden alacağı payı arttırmayı hedef alacak Turizm Stratejisi belirlenecek ve Çanakkale ülkemizin en tercih edilen turizm destinasyonlarından biri haline getirilecektir.

Güçlü bir turizm güzergahı ve bölgesel varış noktası oluşturulması ile bu bölgeler içinde zayıf kalan yerleşmelerin kültür, el-sanatları, yeme-içme tesisleri ve konaklama imkanları ile güçlenmeleri de sağlanmış olacaktır.

Turizm sektörü, tanıtım ve pazarlama aşamalarında da varış noktaları bazında tek elden organize edilerek, yöresel yatırım, tanıtım ve pazarlama imkanlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi ve dengelenmesi mümkün olabilecektir.

Seçmene birkaç cümleyle neden size oy vermeleri gerektiğini özetler misiniz.

Çanakkale’nin geleceğini şekillendirebilecek vizyona sahip ve bunu gerçekleştirmek için Ankara’nın altını üstüne getirecek, Çanakkale’ye hizmete kendini adamış  bir vekil beklentileri varsa bana oy verirler diye düşünüyorum.

Tek Kelime

Lütfen aşağıdaki kelimelerin karşısına aklınıza ilk gelen kelimeyi yazar mısınız?

Çanakkale – Sevda

AK Parti –  Dava

Milletvekili – Hizmetkar

Seçmen –  İrade

Demokrasi – Yaşam

Muhalefet – Destek

İktidar – Hizmet

CHP – Eski

MHP – Şoven

HDP – Etnik

PKK – Terör

Paralel – İhanet

Recep Tayyip Erdoğan –Lider

Ahmet Davutoğlu – Bayraktar

Kemal Kılıçdaroğlu – Muhalefet

Devlet Bahçeli – Kızgın

ÇOMÜ – Bilim

ÇTSO –Yatırım

2015 –Başlangıç

 

Kazım Çalışkan-ÖZGEÇMİŞİ

30.01.1968’de Çanakkale Biga’da doğan Kazım ÇALIŞKAN, Ankara Üniv. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra, Amerika’da Boston University’de Finansal Ekonomi üzerine mastır yapmış olup halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Doktora eğitimine devam etmektedir.

Meslek hayatına Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nde Memur olarak başlamış, sonrasında Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı’nda Hesap Uzmanı olarak 12 yıl görev yapmış olup yurtdışından dönüşünde Gelir İdaresi Başkanlığı’nda Daire Başkanı olarak atanmıştır.

2005 – 2007 yılları arasında Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş olup görevi süresince, kendisine bağlı Tekel A.Ş., Tekel Pazarlama A.Ş. , Tekel Sigara Üretim A.Ş., Et Balık Kurumu A.Ş. ve SEKA Yönetim Kurulu Başkanlıkları ile TEDAŞ Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de yürütmüştür.

Tütün Ve Alkol Piyasasi Düzenleme Kurumu Başkanı olarak görev yaptığı sürede sigara yasakları ile ilgili düzenlemeleri hayata geçirmiştir.

TÜRK HAVA YOLLARI Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığı 4 yıl süresince aynı zamanda, THY AO’nun iştirakleri olan TGS Yer Hizmetleri A.Ş ve THY-OPET A.Ş. kuruluşunda aktif görev almış olup, ayrılıncaya kadar ilgili şirketlerin Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunmuştur. Bu görevi esnasında yurt dışında ve yurt içinde THY’nin Hat Açılışlarının gerçekleştirilmesinde görev almış olup, özellikle Çanakkale’ye THY uçuşlarının gerçekleştirilmesini sağlamıştır.

Çanakkale’mizin önemli şirketlerinden Doğtaş Mobilya’nın sahibi de olan ve aynı zamanda Enerji, İnşaat ve Gıda sektörlerinde faaliyet gösteren Doğanlar Yatırım Holding’in CEO’su olarak özel sektörde görev almıştır.

Halen İDM İlaç Dağıtım Merkezi Genel Müdürü olarak meslek hayatına devam etmektedir.

Bu çalışmalarının yanında;

Türkiye Futbol Federasyonu Denetim Kurulu Üyeliği,

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Yardımcılığı,

Siyasal Bilgiler Fakültesi Mezunları Yardımlaşma Dayanışma ve Araştırma Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliğini de yürütmektedir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.