IŞİD’İN HORTLAMASINA DA BİZ SEBEP OLDUK!

Siyaset
 

IŞİD’İN HORTLAMASINA DA BİZ SEBEP OLDUK!

Çanakkale Belediyesi Mart ayı belediye meclis toplantısında Suriye ve İdlib konusu tartışmalara sebep oldu. Başkan Ülgür Gökhan’ın “IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk” sözleri ise AK Parti Grubu tarafından tepkiyle karşılandı Grup Başkanvekili Esra Yüksel Gökhan’ın sözlerine karşılık; “Orada terör odaklarını yerinde bertaraf edip, ülke sınırlarımızı korumak için varız. Güçlendirilmiş savunmamızla birlikte çok başarılı bir harekat yapıyoruz. Bunu da emperyalist güçlerin harekattan sona aldıkları tavırlardan izliyoruz. Bakış açınızı değiştirmenizi rica ediyorum. İnşallah birbirimizi ikna ederiz” cümlelerini sarf etti.
Başkan Gökhan’ın tartışma yaratacak görüşlerine ait bölüm şu şekilde; “Suriye toprağından biz toprak mı alacağız? Biz güvenliğimizi sağlamalıydık zamanında ve burada karşıdan gelecek olan tehlikelere kapımızı kapamalıydık. Bunu beceremedik. Niye beceremedik? Çünkü Suriye’de laik bir rejime karşı savaşan diğer unsurlara, dinci unsurlara destek olduk. IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk. Siz ha bire Süleyman Şah Türbesi diyorsunuz ama Musul Konsolosluğunu da unutmayın. Orası da bizim toprağımız, onu da terk ettik geldik. Bu noktada bilir bilmez, incelemeden, olayın ne olduğunu bilmeden, dezenformatik bilgilerle televizyonda çıkmış ne olduğu belirsiz uzman geçinen adamların dedikleriyle bir şeye karar vermeyin. Olayların gerçekliği var, onları incelemek, irdelemek lazım. Biraz da yurtdışı haberleri izlemek, onlara da dikkat etmek lazım.  Biz sadece bize sunulanı yutmaya çalışıyoruz. Ama başka gerçekler var. Biz orada bir Rusya gerçeğinin olduğunu bilmiyor muyduk? Rusya’nın Esad’a göğüs gerdiğini, arkasında durduğunu bilmiyor muyduk? Biliyorduk ve adam ne diyor;’ ben diyor teröriste karşı savaşıyorum’ diyor. Terörist dediği kim biliyor musunuz, sizin desteklediğiniz insanlar; ÖSO’cular, cihatçılar. Onun için birbirimizi kandırmayalım, siz öyle inanmış olabilirsiniz ama bizim görüşümüz öyle değil. Bizim görüşümüz yanlış yola girdik. Yanlış düğme ilikledik. O gömleği ilikleyemiyoruz şimdi. Umarız bugün düğmeyi tekrar sökeriz A’dan Z’ye, yeniden ilikleriz ve efendi gibi oradan kazasız belasız çıkarız” Çanakkale Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, geçtiğimiz hafta İdlib’te gerçekleşen saldırı sonucu hayatını kaybeden şehitler için saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından Başkan Ülgür Gökhan, gündeme geçmeden önce yaptığı konuşmada, “Biz Mehmetçiklerimizin kıllarına zarar gelmesini istemiyoruz, onların ne yaralanmasını ne de şehit olmasını istiyoruz. Ama bu noktada onlara rahmet diliyoruz, ailelerine sabır diliyoruz, yaralı askerlerimize ise bir an önce iyileşmesini diliyoruz ve yeni şehitlerimiz olmasın istiyoruz” dedi. “ONLAR BİRER CAN” “Biz hep şehit sayısı söylüyoruz. 57’ydi, 58 oldu gibi. Sayı söylemek aslında pek hoş bir şey değil. Onlar birer can” diyen Gökhan, “Bir kişi şehit oluyor ama etrafında yüzlerce, binlerce insan, hemşehrileri, köylüleri, aileleri, akrabaları, yandaşları onlarda etkileniyor. Moral motivasyonumuz etkileniyor. Bir kişinin şehit olmasının ötesinde bir şey bu. Onun için, ‘kolay işte ne olacak 2 şehit ya da birkaç şehit, tepeyi dolduracak kadar şehit’ gibi yaklaşımlar insanı yaklaşımlar değildir. Onun için olabildiğince hızlı bir biçimde şehitlerimizin gelmemesi için devletimiz tarafından gerekli tedbirler alınmalıdır diye düşünüyorum. Bunu Çanakkale Belediye başkanı olarak, Çanakkale halkı adına söylüyorum. Biliyorum ki Çanakkale halkının da büyük bir çoğunluğu benim gibi düşünüyor. Çünkü biz bu kentte bunu aşıladık, böyle davrandık. Elbette ülke güvenliğimiz çok önemli ama aynı zamanda burada şehitlerimizi farklı algılamamız ve ona göre şehit vermememiz için gerekli tedbirleri almamız gerektiğini düşünüyorum” açıklamasında bulundu.  DÖRT PARTİ GRUBU ARASINDA İDLİB MESELESİ TARTIŞILDI İyi Parti grubundan Meclis Üyesi Ahmet Uslu, ise gündem dışı yaptığı konuşmasına şehitleri anarak başladı. Baş sağlığı dileklerini belirten Uslu, yaralı askerler için de şifa diledi. Ardından işsizlik rakamlarına vurgu yapan Uslu, konuşmasında ekonominin genel durumu hakkında eleştirilerde bulundu. Konuşmasının sonunda ise kendi partisi olan İyi Parti’nin 15 Mart Pazar günü ilk kongresi olduğunu söyleyerek, “İl kongresinde İYİ Parti İl Başkanlığına adayım. Buradan diğer başkan adayımız, bugüne kadar partimizi yükseklere taşıyan Sayın İl Başkanımız Yıldızlar’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Uslu ayrıca; “Devleti yönetenler, devlet adabından sorumluluk bilincinden ne derece uzak olduklarını yine gösterdiler. Birkaç gün önce Sayın Erdoğan, birkaç tane şehit diyordu. Bazı rakamları çok sever Erdoğan, büyüme rakamlarını, yapılan yolların rakamlarını, açılan üniversite rakamlarını, toplanan vergi rakamlarını vesaire ama aynı zaman da bazı rakamları hiç sevmez. İşsizlik rakamlarını, atanamayan öğretmen rakamlarını, batan esnafın rakamlarını, kişi başına düşen milli gelir rakamlarını, borçlu insanların rakamlarını… Mesela elektriğe, doğalgaza gelen zam rakamlarını çok sever ama emekliye yapılan ücret zammı rakamlarını hiç sevmez” ifadelerini de kullandı.  “TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR” Daha sonra söz alan MHP’li Meclis Üyesi Evren Yalçın ise, “İdlib Bölgesi’nde şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet yakınlarına ailesine sabır, Türk milletine de baş sağlığı dileklerimizi iletmek istiyoruz. Ülke sınırlarımızın dibinde terör devletlerinin kurulmasının temellerini atılmasını, terör örgütlerine insan kaynağı sağlanması ve bu insanların eğitilmesi bu tehditler ile ülkemize sürekli şantaj yapılması, bölgenin istikrarsızlaştırılarak silah satışlarının sevkiyatının zirveye çıkması, bölge kaynaklarının hakim güçler tarafından paylaşılması Suriye bölgesinde asker operasyon yapılma zorunluluğu bulunmuş, bu operasyon ile milli bekanın sağlanması amaçlanmıştır. Bu operasyon bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın karar verdiği bir operasyon değildir. Öncelikle bunu ifade etmek isteyelim. Türkiye Cumhuriyeti de bir muz cumhuriyeti değildir. Ülkemizin Genel Kurmay Başkanlığı, Dış ve İç işleri Bakanlıkları, İstihbarat teşkilatları gerekli değerlendirmeleri yapmış ve askeri operasyonda karar vermişler. Biz hiçbirimiz savaşı seven insanlar değiliz fakat mecbur kaldığımızda ülkemiz için can vermeyi bilen insanlarız” diyerek, konu hakkında görüşlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin Orta Doğu coğrafyasının göbeğinde bulunuyor iken bizim bunlara karşı tepki göstermemiz, bizim bunlara karşı ordumuzun ve milletimizin yanında dik bir şekilde durmamız gerekliliği göstermektedir. Buna rağmen ‘Ne işimiz var Suriye’de?’ demenin doğru bir yönlendirme olduğunu düşünmüyoruz. Bizim de milli olarak hedeflerimiz vardır, Misak-ı Milli hedeflerimizi hatırlamamız gerektiğini, dünyadaki tüm Türklerin bir araya geldiği Turan devletinin, Turan coğrafyasının vatanı kurulması gerektiğini ifade etmek istiyoruz.”  “VEFASIZLIKTAN KASTINIZIN NE OLDUĞUNU İZAH EDEBİLİRSENİZ SEVİNİRİM” Konuşmasının sonunda İyi Parti Meclis Üyesi Ahmet Uslu’ya siyasi hayatında başarılar dileyen Evren Yalçın, “İl Başkanlığı adaylığını açıklamış. Başarılı olacağını düşünüyoruz, aynı fikirdeyiz başkanım, baya baya genel siyaset üzerinden de alanını açmış bulunuyor. Son dönem içerisinde Millet İttifakı’nın sizin de seçilmeniz noktasında desteği olmuştu İyi Parti’nin. Hazır İl Başkanı adayıyken, bu vefasızlıkla ilgili bir eleştiriler vardı, bu vefasızlıktan kastınızın ne olduğunu izah edebilirseniz sevinirim” şeklinde soru yöneltti.  “MİLLET İTTİFAKI’NIN İÇİNİ KARIŞTIRMAYA MI ÇALIŞIYORSUNUZ?” MHP’li Meclis Üyesi Yalçın’ın, Uslu’ya yönelttiği soruya cevap veren Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, “Siz Millet İttifakı’nın iş içine de mi karışmaya başladınız? Burası merak yeri değil. Onu dışarıda sorabilirsiniz. Millet İttifakı’nın içini karıştırmaya mı çalışıyorsunuz? Bu olmadı. Yakışmadı size. Bir şey daha söyleyeyim, biraz önce yaptığınız konuşmanın hiç birine katılmıyorum. Onu söyleyeyim de sonra başkan buna kafa salladı diye anlaşılmasın. Özellikle Turan konusuna hiç katılmıyorum” dedi.  “SINIRIMIZDA TERÖR UNSURLARININ HİÇ BİRİ KALMAMIŞTIR” AK Parti Grubundan Sıtkı Aktuğ da konuşmak için söz alarak, “Ahmet Uslu arkadaşımıza başarılar diliyoruz ama biraz eleştirine cevap vermek gereği doğdu. Direkt Cumhurbaşkanına hedef alarak konuşmasını kendisine yakıştıramadım. Cumhurbaşkanı 2002’den beri iktidarda olan bir partinin başkanı, kolay değil. Bu kadar uzun yıl iktidarda kalabilmek, haliyle yıpranılıyor tabi ama bugün Türkiye bana göre büyük Türkiye olmak yolunda çok özel önemli adımlar atan bir ülke. Bazıları kabul etmeyecek tabi ki. Ekonomik problemlerimiz var tabi, ekonomi bir ölçüde kontrol altına alındı ve daha iyiye gidiyor. Bugün Türk ekonomisine genel olarak baktığınız zaman, ayakta kalabilmiş, enflasyon kontrol altına alınabilmiş. Ahmet Bey’ler, iktidar olmak kolay değil. Muhalefette konuşmak kolay, iyi çalışsınlar onlar da iktidar olsunlar. İkinci olarak Suriye konusuna değinmek istiyorum. Atatürk, 1936 yılında Hatay’ı bir kurşun atmadan vatana katmayı başarabildi. O günün şartları ile bugünün şartları farklı. Bugünün şartları Suriye politikasında baştan yanlışlıklar yapılmış olabilir ama daha sonra yapılan hamleler Fırat, Barış Kalkanı Harekâtları kamuoyunda kabul gördü. Türkiye güvenliğini Suriye topraklarında koridor oluşturarak yapmak zorundaydı. Bugün sınırımızda terör unsurlarının hiç biri kalmamıştır. Türkiye’de terör olayı yok dikkat ederseniz. Eskiden hep IŞİD hem PKK sınır komşusuydu bizim ve tabi ki orada güvenli bölgeler oluşturuldu. Ulusal güvenliğimizi en iyi şekilde korumamız lazım. Kimsenin de şehit olmasını temenni etmiyoruz tabi ki ama bu ülkede her zaman; ülke bütünlüğü, geleceği, istiklali, istikbali için canını, kanını verecek, dökecek kişiler her zaman olmuştur. Yoksa şehitler tepesinde kimse çok şehit olsun anlamında bir şey demiyor. Boş kalmaz, tabi ki kalmayacak. Bu ülke güç durumlara düşünce tabi ki bu ülke uğruna ölenler olacak, o denmek isteniyor” diye konuştu.  “YANLIŞ DÜĞME İLİKLEDİK” Ardından Başkan Gökhan sözü alarak, “Şehit cenazelerimiz evlerin önüne geliyor. Bir bakıyorum, boyasız, badanasız, çatısız evlerden çıkıyor şehit cenazeleri. İşsizlikten dolayı profesyonel askerliği tercih etmiş, gariban ailelerin çocukları. Ben hiçbir memur çocuğunun şehit olduğunu görmedim. Şimdi bedelli askerlik var, adam parayı veriyor yırtıyor. Şu yöneticilerin çocukları ne zaman askerlik yapmış mesela merak ediyorum? Ben şahsen 18 ay askerlik yaptım. Ben varlıklı bir ailenin çocuğuydum, gitmeme şansım yüksekti ama vatan borcu diye askerliğimizi yaptık. Şehitler tepesi garibanlar tepesi demek lazım. Daha doğrusu gariban şehitler demek lazım. O yüzden başkasının, başka ailelerin cebinden harcamayın. Suriye toprağında Atatürk ile mukayese etmeniz bile abesle iştigal. Suriye toprağından biz toprak mı alacağız? Biz güvenliğimizi sağlamalıydık zamanında ve burada karşıdan gelecek olan tehlikelere kapımızı kapamalıydık. Bunu beceremedik. Niye beceremedik? Çünkü Suriye’de laik bir rejime karşı savaşan diğer unsurlara, dinci unsurlara destek olduk. IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk. Siz ha bire Süleyman Şah Türbesi diyorsunuz ama Musul Konsolosluğunu da unutmayın. Orası da bizim toprağımız, onu da terk ettik geldik. Bu noktada bilir bilmez, incelemeden, olayın ne olduğunu bilmeden, dezenformatik bilgilerle televizyonda çıkmış ne olduğu belirsiz uzman geçinen adamların dedikleriyle bir şeye karar vermeyin. Olayların gerçekliği var, onları incelemek, irdelemek lazım. Biraz da yurtdışı haberleri izlemek, onlara da dikkat etmek lazım.  Biz sadece bize sunulanı yutmaya çalışıyoruz. Ama başka gerçekler var. Biz orada bir Rusya gerçeğinin olduğunu bilmiyor muyduk? Rusya’nın Esad’a göğüs gerdiğini, arkasında durduğunu bilmiyor muyduk? Biliyorduk ve adam ne diyor;’ ben diyor teröriste karşı savaşıyorum’ diyor. Terörist dediği kim biliyor musunuz, sizin desteklediğiniz insanlar; ÖSO’cular, cihatçılar. Onun için birbirimizi kandırmayalım, siz öyle inanmış olabilirsiniz ama bizim görüşümüz öyle değil. Bizim görüşümüz yanlış yola girdik. Yanlış düğme ilikledik. O gömleği ilikleyemiyoruz şimdi. Umarız bugün düğmeyi tekrar sökeriz A’dan Z’ye, yeniden ilikleriz ve efendi gibi oradan kazasız belasız çıkarız” ifadelerini kullandı.  “İDLİB’TEKİ KOMUTANLAR KİM BİLİYOR MUYUZ, BİLMİYORUZ” Söz alan AK Parti Grubu Meclis Üyesi Esra Yüksel ise, “Söylenen çoğu şeye katılmıyorum, bu durumlarda birlik beraberlik içinde askere, devlete güvenmeli. ‘Ordu sefere çıkmışsa susulur’ diye tarihimizden gelen bir sözümüz var ve yapılan harekâtı desteklemeli diye düşünüyorum” demesi sonrasında Gökhan tekrar söz alarak, “Ordumuza laf eden yok. Kesinlikle öyle bir şey yok. Ama ben şimdi size bir şey soracağım, buradaki herkese soracağım. Arkadaşlar, şu an Kara Kuvvetleri Komutanı’nın adını kaç kişi biliyor burada? Genel Kurmay Başkanı’nın ismini kaç kişi biliyor burada? Arkadaşlar bakın, bazı şeyleri televizyondan izleyip ya da liderlerinizin söylediği şekilde algılayıp fikir yürütmeyelim. Biraz inceleyelim ve ordu maalesef komuta kademesi anlamında zafiyete uğradı bence. Yani İdlib’teki komutanlar kim biliyor muyuz, bilmiyoruz. MİT’çileri söylemiyorum, o olsa Barış Terkoğlu gibi bizi de alırlar. Rütbelileri söylüyorum. Yetkin bir biçimde planlanan bir şey değil, birden aniden verilen kararlarla yalan yanlış işler yapılıyor ya da açıklanmıyor. Kamuoyuna açıklasınlar. Kamuoyuna açıklamak zorundalar, bizim evlatlarımız ölüyor. Bizim vatandaşlar ölüyor. Hiçbir şey bilmiyoruz. Kişi biliyoruz, kişi değil onlar, onlar insan. Adetle alakası yok ve bunlar bir insan değil, binlerce insan ve bütün Türkiye’deki yurttaşların evlatları, hepimizin evlatları” diye konuştu.  “BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRMENİZİ RİCA EDİYORUM” Ak Partili Esra Yüksel de Gökhan’ın sözlerine karşılık; “Orada terör odaklarını yerinde bertaraf edip, ülke sınırlarımızı korumak için varız. Güçlendirilmiş savunmamızla birlikte çok başarılı bir harekat yapıyoruz.  Bunu da emperyalist güçlerin harekattan sona aldıkları tavırlardan izliyoruz. Bakış açınızı değiştirmenizi rica ediyorum. İnşallah birbirimizi ikna ederiz” cümlelerini sarf etti.  Yüksel’e “Bende sizinkini değiştirmenizi istiyorum” diyen Gökhan şöyle devam etti, “Çünkü orada terör örgütüne karşı savaşılmıyor, tam tersine orada terör örgütleri destekleniyor. Oral destekleniyor çünkü Rusya o terör örgütlerine karşı mücadele ediyor, onun için bizi vuruyorlar. Sizin dediğiniz öteki taraf, PYD/PKK tarafı başka, orada yok. Suriye’de bulunduğumuz yerde şu an onlar yok. Bilmiyorsunuz, olayı izlemiyorsunuz. PYD/PKK ayrı bir yerde. Vatandaş kendisi bu konuşmaları değerlendirsin” diyerek konu kapandı ve gündem maddelerine geçildi.
Çanakkale Belediyesi Mart ayı belediye meclis toplantısında Suriye ve İdlib konusu tartışmalara sebep oldu. Başkan Ülgür Gökhan’ın “IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk” sözleri ise AK Parti Grubu tarafından tepkiyle karşılandı Grup Başkanvekili Esra Yüksel Gökhan’ın sözlerine karşılık; “Orada terör odaklarını yerinde bertaraf edip, ülke sınırlarımızı korumak için varız. Güçlendirilmiş savunmamızla birlikte çok başarılı bir harekat yapıyoruz. Bunu da emperyalist güçlerin harekattan sona aldıkları tavırlardan izliyoruz. Bakış açınızı değiştirmenizi rica ediyorum. İnşallah birbirimizi ikna ederiz” cümlelerini sarf etti.

Başkan Gökhan’ın tartışma yaratacak görüşlerine ait bölüm şu şekilde; “Suriye toprağından biz toprak mı alacağız? Biz güvenliğimizi sağlamalıydık zamanında ve burada karşıdan gelecek olan tehlikelere kapımızı kapamalıydık. Bunu beceremedik. Niye beceremedik? Çünkü Suriye’de laik bir rejime karşı savaşan diğer unsurlara, dinci unsurlara destek olduk. IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk. Siz ha bire Süleyman Şah Türbesi diyorsunuz ama Musul Konsolosluğunu da unutmayın. Orası da bizim toprağımız, onu da terk ettik geldik. Bu noktada bilir bilmez, incelemeden, olayın ne olduğunu bilmeden, dezenformatik bilgilerle televizyonda çıkmış ne olduğu belirsiz uzman geçinen adamların dedikleriyle bir şeye karar vermeyin. Olayların gerçekliği var, onları incelemek, irdelemek lazım. Biraz da yurtdışı haberleri izlemek, onlara da dikkat etmek lazım.  Biz sadece bize sunulanı yutmaya çalışıyoruz. Ama başka gerçekler var. Biz orada bir Rusya gerçeğinin olduğunu bilmiyor muyduk? Rusya’nın Esad’a göğüs gerdiğini, arkasında durduğunu bilmiyor muyduk? Biliyorduk ve adam ne diyor;’ ben diyor teröriste karşı savaşıyorum’ diyor. Terörist dediği kim biliyor musunuz, sizin desteklediğiniz insanlar; ÖSO’cular, cihatçılar. Onun için birbirimizi kandırmayalım, siz öyle inanmış olabilirsiniz ama bizim görüşümüz öyle değil. Bizim görüşümüz yanlış yola girdik. Yanlış düğme ilikledik. O gömleği ilikleyemiyoruz şimdi. Umarız bugün düğmeyi tekrar sökeriz A’dan Z’ye, yeniden ilikleriz ve efendi gibi oradan kazasız belasız çıkarız”

Çanakkale Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, geçtiğimiz hafta İdlib’te gerçekleşen saldırı sonucu hayatını kaybeden şehitler için saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Ardından Başkan Ülgür Gökhan, gündeme geçmeden önce yaptığı konuşmada, “Biz Mehmetçiklerimizin kıllarına zarar gelmesini istemiyoruz, onların ne yaralanmasını ne de şehit olmasını istiyoruz. Ama bu noktada onlara rahmet diliyoruz, ailelerine sabır diliyoruz, yaralı askerlerimize ise bir an önce iyileşmesini diliyoruz ve yeni şehitlerimiz olmasın istiyoruz” dedi.
“ONLAR BİRER CAN”
“Biz hep şehit sayısı söylüyoruz. 57’ydi, 58 oldu gibi. Sayı söylemek aslında pek hoş bir şey değil. Onlar birer can” diyen Gökhan, “Bir kişi şehit oluyor ama etrafında yüzlerce, binlerce insan, hemşehrileri, köylüleri, aileleri, akrabaları, yandaşları onlarda etkileniyor. Moral motivasyonumuz etkileniyor. Bir kişinin şehit olmasının ötesinde bir şey bu. Onun için, ‘kolay işte ne olacak 2 şehit ya da birkaç şehit, tepeyi dolduracak kadar şehit’ gibi yaklaşımlar insanı yaklaşımlar değildir. Onun için olabildiğince hızlı bir biçimde şehitlerimizin gelmemesi için devletimiz tarafından gerekli tedbirler alınmalıdır diye düşünüyorum. Bunu Çanakkale Belediye başkanı olarak, Çanakkale halkı adına söylüyorum. Biliyorum ki Çanakkale halkının da büyük bir çoğunluğu benim gibi düşünüyor. Çünkü biz bu kentte bunu aşıladık, böyle davrandık. Elbette ülke güvenliğimiz çok önemli ama aynı zamanda burada şehitlerimizi farklı algılamamız ve ona göre şehit vermememiz için gerekli tedbirleri almamız gerektiğini düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
 DÖRT PARTİ GRUBU ARASINDA İDLİB MESELESİ TARTIŞILDI
İyi Parti grubundan Meclis Üyesi Ahmet Uslu, ise gündem dışı yaptığı konuşmasına şehitleri anarak başladı. Baş sağlığı dileklerini belirten Uslu, yaralı askerler için de şifa diledi. Ardından işsizlik rakamlarına vurgu yapan Uslu, konuşmasında ekonominin genel durumu hakkında eleştirilerde bulundu. Konuşmasının sonunda ise kendi partisi olan İyi Parti’nin 15 Mart Pazar günü ilk kongresi olduğunu söyleyerek, “İl kongresinde İYİ Parti İl Başkanlığına adayım. Buradan diğer başkan adayımız, bugüne kadar partimizi yükseklere taşıyan Sayın İl Başkanımız Yıldızlar’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Uslu ayrıca; “Devleti yönetenler, devlet adabından sorumluluk bilincinden ne derece uzak olduklarını yine gösterdiler. Birkaç gün önce Sayın Erdoğan, birkaç tane şehit diyordu. Bazı rakamları çok sever Erdoğan, büyüme rakamlarını, yapılan yolların rakamlarını, açılan üniversite rakamlarını, toplanan vergi rakamlarını vesaire ama aynı zaman da bazı rakamları hiç sevmez. İşsizlik rakamlarını, atanamayan öğretmen rakamlarını, batan esnafın rakamlarını, kişi başına düşen milli gelir rakamlarını, borçlu insanların rakamlarını… Mesela elektriğe, doğalgaza gelen zam rakamlarını çok sever ama emekliye yapılan ücret zammı rakamlarını hiç sevmez” ifadelerini de kullandı.
 “TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİR MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR”
Daha sonra söz alan MHP’li Meclis Üyesi Evren Yalçın ise, “İdlib Bölgesi’nde şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet yakınlarına ailesine sabır, Türk milletine de baş sağlığı dileklerimizi iletmek istiyoruz. Ülke sınırlarımızın dibinde terör devletlerinin kurulmasının temellerini atılmasını, terör örgütlerine insan kaynağı sağlanması ve bu insanların eğitilmesi bu tehditler ile ülkemize sürekli şantaj yapılması, bölgenin istikrarsızlaştırılarak silah satışlarının sevkiyatının zirveye çıkması, bölge kaynaklarının hakim güçler tarafından paylaşılması Suriye bölgesinde asker operasyon yapılma zorunluluğu bulunmuş, bu operasyon ile milli bekanın sağlanması amaçlanmıştır. Bu operasyon bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın karar verdiği bir operasyon değildir. Öncelikle bunu ifade etmek isteyelim. Türkiye Cumhuriyeti de bir muz cumhuriyeti değildir. Ülkemizin Genel Kurmay Başkanlığı, Dış ve İç işleri Bakanlıkları, İstihbarat teşkilatları gerekli değerlendirmeleri yapmış ve askeri operasyonda karar vermişler. Biz hiçbirimiz savaşı seven insanlar değiliz fakat mecbur kaldığımızda ülkemiz için can vermeyi bilen insanlarız” diyerek, konu hakkında görüşlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin Orta Doğu coğrafyasının göbeğinde bulunuyor iken bizim bunlara karşı tepki göstermemiz, bizim bunlara karşı ordumuzun ve milletimizin yanında dik bir şekilde durmamız gerekliliği göstermektedir. Buna rağmen ‘Ne işimiz var Suriye’de?’ demenin doğru bir yönlendirme olduğunu düşünmüyoruz. Bizim de milli olarak hedeflerimiz vardır, Misak-ı Milli hedeflerimizi hatırlamamız gerektiğini, dünyadaki tüm Türklerin bir araya geldiği Turan devletinin, Turan coğrafyasının vatanı kurulması gerektiğini ifade etmek istiyoruz.” 
“VEFASIZLIKTAN KASTINIZIN NE OLDUĞUNU İZAH EDEBİLİRSENİZ SEVİNİRİM”
Konuşmasının sonunda İyi Parti Meclis Üyesi Ahmet Uslu’ya siyasi hayatında başarılar dileyen Evren Yalçın, “İl Başkanlığı adaylığını açıklamış. Başarılı olacağını düşünüyoruz, aynı fikirdeyiz başkanım, baya baya genel siyaset üzerinden de alanını açmış bulunuyor. Son dönem içerisinde Millet İttifakı’nın sizin de seçilmeniz noktasında desteği olmuştu İyi Parti’nin. Hazır İl Başkanı adayıyken, bu vefasızlıkla ilgili bir eleştiriler vardı, bu vefasızlıktan kastınızın ne olduğunu izah edebilirseniz sevinirim” şeklinde soru yöneltti.
 “MİLLET İTTİFAKI’NIN İÇİNİ KARIŞTIRMAYA MI ÇALIŞIYORSUNUZ?”
MHP’li Meclis Üyesi Yalçın’ın, Uslu’ya yönelttiği soruya cevap veren Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, “Siz Millet İttifakı’nın iş içine de mi karışmaya başladınız? Burası merak yeri değil. Onu dışarıda sorabilirsiniz. Millet İttifakı’nın içini karıştırmaya mı çalışıyorsunuz? Bu olmadı. Yakışmadı size. Bir şey daha söyleyeyim, biraz önce yaptığınız konuşmanın hiç birine katılmıyorum. Onu söyleyeyim de sonra başkan buna kafa salladı diye anlaşılmasın. Özellikle Turan konusuna hiç katılmıyorum” dedi.
 “SINIRIMIZDA TERÖR UNSURLARININ HİÇ BİRİ KALMAMIŞTIR”
AK Parti Grubundan Sıtkı Aktuğ da konuşmak için söz alarak, “Ahmet Uslu arkadaşımıza başarılar diliyoruz ama biraz eleştirine cevap vermek gereği doğdu. Direkt Cumhurbaşkanına hedef alarak konuşmasını kendisine yakıştıramadım. Cumhurbaşkanı 2002’den beri iktidarda olan bir partinin başkanı, kolay değil. Bu kadar uzun yıl iktidarda kalabilmek, haliyle yıpranılıyor tabi ama bugün Türkiye bana göre büyük Türkiye olmak yolunda çok özel önemli adımlar atan bir ülke. Bazıları kabul etmeyecek tabi ki. Ekonomik problemlerimiz var tabi, ekonomi bir ölçüde kontrol altına alındı ve daha iyiye gidiyor. Bugün Türk ekonomisine genel olarak baktığınız zaman, ayakta kalabilmiş, enflasyon kontrol altına alınabilmiş. Ahmet Bey’ler, iktidar olmak kolay değil. Muhalefette konuşmak kolay, iyi çalışsınlar onlar da iktidar olsunlar. İkinci olarak Suriye konusuna değinmek istiyorum. Atatürk, 1936 yılında Hatay’ı bir kurşun atmadan vatana katmayı başarabildi. O günün şartları ile bugünün şartları farklı. Bugünün şartları Suriye politikasında baştan yanlışlıklar yapılmış olabilir ama daha sonra yapılan hamleler Fırat, Barış Kalkanı Harekâtları kamuoyunda kabul gördü. Türkiye güvenliğini Suriye topraklarında koridor oluşturarak yapmak zorundaydı. Bugün sınırımızda terör unsurlarının hiç biri kalmamıştır. Türkiye’de terör olayı yok dikkat ederseniz. Eskiden hep IŞİD hem PKK sınır komşusuydu bizim ve tabi ki orada güvenli bölgeler oluşturuldu. Ulusal güvenliğimizi en iyi şekilde korumamız lazım. Kimsenin de şehit olmasını temenni etmiyoruz tabi ki ama bu ülkede her zaman; ülke bütünlüğü, geleceği, istiklali, istikbali için canını, kanını verecek, dökecek kişiler her zaman olmuştur. Yoksa şehitler tepesinde kimse çok şehit olsun anlamında bir şey demiyor. Boş kalmaz, tabi ki kalmayacak. Bu ülke güç durumlara düşünce tabi ki bu ülke uğruna ölenler olacak, o denmek isteniyor” diye konuştu.
 “YANLIŞ DÜĞME İLİKLEDİK”
Ardından Başkan Gökhan sözü alarak, “Şehit cenazelerimiz evlerin önüne geliyor. Bir bakıyorum, boyasız, badanasız, çatısız evlerden çıkıyor şehit cenazeleri. İşsizlikten dolayı profesyonel askerliği tercih etmiş, gariban ailelerin çocukları. Ben hiçbir memur çocuğunun şehit olduğunu görmedim. Şimdi bedelli askerlik var, adam parayı veriyor yırtıyor. Şu yöneticilerin çocukları ne zaman askerlik yapmış mesela merak ediyorum? Ben şahsen 18 ay askerlik yaptım. Ben varlıklı bir ailenin çocuğuydum, gitmeme şansım yüksekti ama vatan borcu diye askerliğimizi yaptık. Şehitler tepesi garibanlar tepesi demek lazım. Daha doğrusu gariban şehitler demek lazım. O yüzden başkasının, başka ailelerin cebinden harcamayın. Suriye toprağında Atatürk ile mukayese etmeniz bile abesle iştigal. Suriye toprağından biz toprak mı alacağız? Biz güvenliğimizi sağlamalıydık zamanında ve burada karşıdan gelecek olan tehlikelere kapımızı kapamalıydık. Bunu beceremedik. Niye beceremedik? Çünkü Suriye’de laik bir rejime karşı savaşan diğer unsurlara, dinci unsurlara destek olduk. IŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk. Siz ha bire Süleyman Şah Türbesi diyorsunuz ama Musul Konsolosluğunu da unutmayın. Orası da bizim toprağımız, onu da terk ettik geldik. Bu noktada bilir bilmez, incelemeden, olayın ne olduğunu bilmeden, dezenformatik bilgilerle televizyonda çıkmış ne olduğu belirsiz uzman geçinen adamların dedikleriyle bir şeye karar vermeyin. Olayların gerçekliği var, onları incelemek, irdelemek lazım. Biraz da yurtdışı haberleri izlemek, onlara da dikkat etmek lazım.  Biz sadece bize sunulanı yutmaya çalışıyoruz. Ama başka gerçekler var. Biz orada bir Rusya gerçeğinin olduğunu bilmiyor muyduk? Rusya’nın Esad’a göğüs gerdiğini, arkasında durduğunu bilmiyor muyduk? Biliyorduk ve adam ne diyor;’ ben diyor teröriste karşı savaşıyorum’ diyor. Terörist dediği kim biliyor musunuz, sizin desteklediğiniz insanlar; ÖSO’cular, cihatçılar. Onun için birbirimizi kandırmayalım, siz öyle inanmış olabilirsiniz ama bizim görüşümüz öyle değil. Bizim görüşümüz yanlış yola girdik. Yanlış düğme ilikledik. O gömleği ilikleyemiyoruz şimdi. Umarız bugün düğmeyi tekrar sökeriz A’dan Z’ye, yeniden ilikleriz ve efendi gibi oradan kazasız belasız çıkarız” ifadelerini kullandı.
 “İDLİB’TEKİ KOMUTANLAR KİM BİLİYOR MUYUZ, BİLMİYORUZ”
Söz alan AK Parti Grubu Meclis Üyesi Esra Yüksel ise, “Söylenen çoğu şeye katılmıyorum, bu durumlarda birlik beraberlik içinde askere, devlete güvenmeli. ‘Ordu sefere çıkmışsa susulur’ diye tarihimizden gelen bir sözümüz var ve yapılan harekâtı desteklemeli diye düşünüyorum” demesi sonrasında Gökhan tekrar söz alarak, “Ordumuza laf eden yok. Kesinlikle öyle bir şey yok. Ama ben şimdi size bir şey soracağım, buradaki herkese soracağım. Arkadaşlar, şu an Kara Kuvvetleri Komutanı’nın adını kaç kişi biliyor burada? Genel Kurmay Başkanı’nın ismini kaç kişi biliyor burada? Arkadaşlar bakın, bazı şeyleri televizyondan izleyip ya da liderlerinizin söylediği şekilde algılayıp fikir yürütmeyelim. Biraz inceleyelim ve ordu maalesef komuta kademesi anlamında zafiyete uğradı bence. Yani İdlib’teki komutanlar kim biliyor muyuz, bilmiyoruz. MİT’çileri söylemiyorum, o olsa Barış Terkoğlu gibi bizi de alırlar. Rütbelileri söylüyorum. Yetkin bir biçimde planlanan bir şey değil, birden aniden verilen kararlarla yalan yanlış işler yapılıyor ya da açıklanmıyor. Kamuoyuna açıklasınlar. Kamuoyuna açıklamak zorundalar, bizim evlatlarımız ölüyor. Bizim vatandaşlar ölüyor. Hiçbir şey bilmiyoruz. Kişi biliyoruz, kişi değil onlar, onlar insan. Adetle alakası yok ve bunlar bir insan değil, binlerce insan ve bütün Türkiye’deki yurttaşların evlatları, hepimizin evlatları” diye konuştu.
 “BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRMENİZİ RİCA EDİYORUM”
Ak Partili Esra Yüksel de Gökhan’ın sözlerine karşılık; “Orada terör odaklarını yerinde bertaraf edip, ülke sınırlarımızı korumak için varız. Güçlendirilmiş savunmamızla birlikte çok başarılı bir harekat yapıyoruz.  Bunu da emperyalist güçlerin harekattan sona aldıkları tavırlardan izliyoruz. Bakış açınızı değiştirmenizi rica ediyorum. İnşallah birbirimizi ikna ederiz” cümlelerini sarf etti.
 Yüksel’e “Bende sizinkini değiştirmenizi istiyorum” diyen Gökhan şöyle devam etti, “Çünkü orada terör örgütüne karşı savaşılmıyor, tam tersine orada terör örgütleri destekleniyor. Oral destekleniyor çünkü Rusya o terör örgütlerine karşı mücadele ediyor, onun için bizi vuruyorlar. Sizin dediğiniz öteki taraf, PYD/PKK tarafı başka, orada yok. Suriye’de bulunduğumuz yerde şu an onlar yok. Bilmiyorsunuz, olayı izlemiyorsunuz. PYD/PKK ayrı bir yerde. Vatandaş kendisi bu konuşmaları değerlendirsin” diyerek konu kapandı ve gündem maddelerine geçildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.