Eğer Açılırsa Çanakkalenin Suyunun Ölüm Fermanı Olacak
Eğer Açılırsa Çanakkalenin Suyunun Ölüm Fermanı Olacak
Çanakkale de merkeze bağlı Kirazlı köyünde altın madeninin yakın bir zamanda işletmeye açılacağı duyumu üzerine tepki gösteren çevrecilere, Belediye Meclis üyeleri de destek verdi. Şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajını zehirleyeceği iddialarını Çanakkale Belediyesi yargıya taşıyacak. İda Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Pirinçciler; ˮKirazlı altın madeni işletmesi açılırsa bu Çanakkale nin suyunun ölüm fermanı diyoruz. Ton olarak buradaki siyanür girdisi 26 bin ton. ÇED raporundan çıkardık. Zehirli ağır metaller toplamı 40 bin ton. Bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu cıva, 4 bin 60 ton olmak üzere 40 bin 252 ton ağır metal çıkacakˮ dedi.
Çanakkale İda Dayanışma Derneği ve Çanakkale Kent Konseyi Çevre
Meclisi örgütleri, konuyu yerinde incelemek ve anlatmak için Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan
ve bazı Belediye Meclis üyeleriyle birlikte Atikhisar Barajı havzasında
inceleme yaptı. Daha sonra çevrecilerin deyimiyle 600 metre çapında ve 400
metre derinliğinde "Cehennem Çukuru"nun açılacağı ve altın madeninin
çıkarılacağı Kirazlı Balaban tepesi
orman gözetleme kulesine gitti. Ardından etkinliğe katılanlar, altın madenine
karşı olduklarını anlatan pankartları kuleye astı.
İda Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Pirinçciler, konuyla ilgili olarak
hazırladıkları dosyalardaki bilgileri Belediye Başkanı Ülgür Gökhan
ve meclis üyelerine aktardı. Pirinçciler, "Kirazlı altın
madeni işletmesi açılırsa bu Çanakkale nin suyunun ölüm fermanı diyoruz. Ton
olarak buradaki siyanür girdisi 26 bin ton. ÇED raporundan çıkardık. Zehirli
ağır metaller toplamı 40 bin ton. Bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu cıva,
4 bin 60 ton olmak üzere 40 bin 252 ton ağır metal çıkacak" dedi.
Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Belediye Başkanı Gökhan ise,
"Çanakkale nin 10 kilometre yakınında 51 milyon metreküp su kapasiteli
Atikhisar Barajı var. Bu baraj bir tane değil, birçok yer altı ve yer üstü su
kaynağıyla besleniyor. Şu anda bulunduğumuz tepe, komple çukur hale getirilecek.
Bu ormanlık alanda 600 metre çapında ve 400 metre derinliğinde bir çukur
oluşacak. Buradan çıkarılacak olan kayaçlar, zehirli ağır metallerle, özelikle
siyanürle işlenmek suretiyle ayrıştırılarak altın içinden alınacak. O topraklar
olduğu gibi kalacak. Çünkü burası bir deprem bölgesi, burada en ufak bir
çatlamada sızıntılar, sular buradan giderek, kılcal damarlar suretiyle bizim
barajın içine girecek. Bu metaller barajı kirlettiği andan itibaren geri dönüşü
yok. Biz de Belediye Meclisi olarak burada gelip görme noktasında ve bu
konudaki tereddütlerimizi bilgilenmek, yasal sürece belediye olarak bir fiil
katılmak amacıyla geçen ay bir Meclis kararı aldık. Yazılarımızı yazdık.
Cevaplar geliyor. Bu cevaplara karşı hukuki mücadeleyi başlatacağız. Bunun kararını
aldık. Gelen verilere göre bunu, hukuka taşıyacağız. İkinci noktada da bir şey
yapmamız gerekir. Çanakkale halkı bilinçli gerçi ama
harekete geçmesi gerekir. Artık sadece bir sivil toplum kuruluşu ya
da bir gönüllüler ya da sadece belediye, belediye başkanında kalmamalı bu iş.
Burada herkesi davet ediyoruz. Sadece Çanakkale yi
değil, tüm Türkiye yi bu konuya sahip çıkmaya davet
ediyoruz" diye konuştu.
Altın madenine karşı düzenlenen etkinlik, orman gözetleme kulesi önünde
katılımcıların elleriyle dur işareti yaparak çekilen toplu fotoğraf ile sona
erdi.