Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

İstifa Yok Savaş Var!

Çanakkale'de, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe ve 5 belde olmak üzere toplam 11 belediyede CHP, 4 ilçe ve 6 belde olmak üzere toplam 10 belediyede AK Parti, 2 ilçede ise İYİ Parti belediye başkanlıklarını kazandı. Seçim sonuçlarına göre il genelinde CHP 142.331 oy alarak birinci oldu. AK Parti ise 142.085 oy ile ikinci parti oldu. Bu tablo il genel meclisinde çoğunluğun CHP’ye geçmesine sebep oldu. İl genelde CHP 18 il genel meclisi üyesi AK Parti 15, MHP ise 1 il genel meclis üyesiyle temsil edilecek. Bu tabloya bakıldığında AK Parti açısından bir başarısızlık olduğu açıktır. Yerel seçimlerde en büyük sorumluluk teşkilatlarındır ortaya çıkan tabloya bakıldığında ise bir teşkilatların (il, ilçe, kadın ve gençlik kollarının) bu sorumluluğu hiçbir şekilde üstüne almadığını görüyoruz. Son iki yazımda da bu sorumluluğu teşkilatların alması gerektiğini ve istifa etmesini gerektiğini, başarılılarsa zaten yeniden atanacaklarını ifade ettim.  Konun muhatabı İl Başkanı Gültekin Yıldız yazdığım yazılar ve yaptığım haberler sonrasında bunun adının gazetecilik olmadığını ve ayıp ettiğimi söyledi. Oysa Yıldız’ın aksine bunun gazetecilik olduğunu ve birisinin çıkıp bunları söylemesi gerektiğini ifade eden onlarca telefon aldım.  Fakat yazdıklarımdan sonra kendisine bir cevap hakkı doğduğu için gazeteci-il başkanı olarak konuya dair görüşmemizdeki Yıldız’ın söylediklerini sizlerle paylaşma gereği hissettim. Çünkü “İl Başkanı ne düşünüyor, istifa edecek mi?”diye soranların sayısı bir hayli fazla… İşte AK Parti İl Başkanı Gültekin Yıldız ile görüşmemize dair o notlar;  Yıldız istifasını kimin istediğini sordu verdiğim cevap ikimizin de mesleğinde kullandığı önemli bir kavramdı “kamuoyu vicdanı!”Yıldız istifa etmeyeceğini açıkça ifade etti ve “Hangi il başkanı AK Partide seçimden sonra istifa etmiş, bana bir tane örnek göster. Mesele edip etmemek değil ama algı yaratmak ucuz siyaset. Beni tanıyan herkes koltukla işim olmadığını bilir.Olsaydı ben de "yes sir" diye ortada gezenlerden araba kapısı açanlardan olurdum.”dedi ve önümüzdeki döneme dair yol haritasını şu sözlerle açıkladı, “Bu şehirde AK Parti düzene girene kadar rantın kökünü kazıyana kadar savaşmaya devam edeceğim.Değişime il yönetimi ile başlayacağım, parti sevdalısı samimi insanlar bir araya gelmeden ilçelerde yapılacak revizyon fayda sağlamaz”  Bir de sitem de bulundu “Bedel ödeyelim ama bu şehirde herkes yetkisi siyasette etkisi kadar ödesin! Beni eleştirdiğin gibiyüreğin var mı vekillere de aldığı kararların ve adayların hesabını sorabilecek misin?” Ne kendisinden ne de vekillerden hesap sormak gibi bir haddim olmayacağını ifade ettim sadece eleştiride bulunabileceğimi belirterek aslında yazdığım son yazımda bir eleştiride bulunduğumu da belirttim ney miydi o eleştiri tekrar etmekte fayda var, “Turan’ın işaret ettiği bir bölüme daha dikkat çekmek istiyorum. “Gündüz Ak Partili gece AKP’li görmek istemiyoruz artık. Ak Parti’yi zayıflatmaya, tökezletmeye kimin hakkı var.” diyor. Turan’ın burada kimleri kastettiğini çok iyi biliyoruz ama ben buna bir ekleme yapmak istiyorum. Trenden inenler kadar şu veya bu nedenden dolayı indirilenler de var. Bunların bir daha trene binemeyeceği söyleniyor. Buna karşılık, vaktiyle treni taşlamış olan birçok ismi başköşelerde görüyoruz. Özetle: Günün sonunda savunanlar kötü, saldıranlar iyi olabiliyor. Kimler mi bunlar onlardan birisi bugün iki il genel meclis üyesi çıkaran ilçenin teke düşen il genel meclis üyesi oldu. Diğeri belediye başkan adayı yapıldı, bir diğeri seçimde SKM’de en kritik görevi üstlendi belki yarın il başkanlığı için aday olacak! Evet bir özeleştiri yapılacaksa saydığım şu üç örneğin de dikkate alınarak yapılması gerekiyor.” Ayhan Gider’e Sordum! Ayhan Gider seçim sonrası bir değerlendirme yapmak üzere toplantı düzenledi ve soru cevap kısmında şöyle sordum, “merkezde makas açıldı bu başarısızlığı nasıl değerlendiriyorsunuz?” “Bende ki verilere merkezde makas açılmadı, ittifakla gittiğimiz ikinci seçim, 24 Haziran’da makas neredeydi şimdi nerede. Eğer bu makasta bir açılma yoksa başarısız oldu diye bir teşkilatı değerlendirmek doğru değil! Değerlendirilecekse de sadece teşkilat değerlendirilmez tüm etkenler değerlendirilir, aday dahil.”  diye cevap verdi. Ben bir soru daha sormak istiyorum 2014’te makas neredeydi şimdi nerede…   Birol Arslan ve Bülent Öz’ün İlk Yapması Gereken Son olarak bu konun dışında bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Yeni seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyorum. Hepsi çok güzel mesajlar veriyorlar ve huzur, barış, güvenden bahsediyorlar. Fakat belediye içinde birlikte yol yürüyeceğiniz çalışma arkadaşlarınızın çok tedirgin olduğunu duyuyorum, görüyorum. Barışı, huzuru öncelikli olarak kendi hanenizden başlatmanız gerekir. Evet müdürlerin değişmesi normaldir fakat bu değişimi en alt tabakaya kadar indirirseniz ya da bunun böyle olacağını hissettirirseniz yapacağınız hiçbir işten fayda gelmez ve seçim döneminde dillendirilen “kıyım yapacak”iddialarını doğrulamış olursunuz. Hep diyoruz ya Çanakkale’ye yakışan bir seçim oldu, seçimden sonrası da Çanakkale’ye yakışsın istiyoruz. . . Başkanların öncelikli olarak kendi personeliyle bir araya gelmesi onları rahatlatması gerekiyor. Bu konuda merkezde Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’a ilçelerde ise Çan Belediye Başkanı Bülent Öz’e büyük görev düşüyor ikisinde bu konuda hassasiyet göstereceklerini düşünüyorum ve bu konunun takipçisi olacağımı buradan ilan ediyorum.
Ekleme Tarihi: 09 Nisan 2019 - Salı

İstifa Yok Savaş Var!

Çanakkale'de, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe ve 5 belde olmak üzere toplam 11 belediyede CHP, 4 ilçe ve 6 belde olmak üzere toplam 10 belediyede AK Parti, 2 ilçede ise İYİ Parti belediye başkanlıklarını kazandı. Seçim sonuçlarına göre il genelinde CHP 142.331 oy alarak birinci oldu. AK Parti ise 142.085 oy ile ikinci parti oldu. Bu tablo il genel meclisinde çoğunluğun CHP’ye geçmesine sebep oldu. İl genelde CHP 18 il genel meclisi üyesi AK Parti 15, MHP ise 1 il genel meclis üyesiyle temsil edilecek. Bu tabloya bakıldığında AK Parti açısından bir başarısızlık olduğu açıktır. Yerel seçimlerde en büyük sorumluluk teşkilatlarındır ortaya çıkan tabloya bakıldığında ise bir teşkilatların (il, ilçe, kadın ve gençlik kollarının) bu sorumluluğu hiçbir şekilde üstüne almadığını görüyoruz. Son iki yazımda da bu sorumluluğu teşkilatların alması gerektiğini ve istifa etmesini gerektiğini, başarılılarsa zaten yeniden atanacaklarını ifade ettim. 

Konun muhatabı İl Başkanı Gültekin Yıldız yazdığım yazılar ve yaptığım haberler sonrasında bunun adının gazetecilik olmadığını ve ayıp ettiğimi söyledi. Oysa Yıldız’ın aksine bunun gazetecilik olduğunu ve birisinin çıkıp bunları söylemesi gerektiğini ifade eden onlarca telefon aldım. 

Fakat yazdıklarımdan sonra kendisine bir cevap hakkı doğduğu için gazeteci-il başkanı olarak konuya dair görüşmemizdeki Yıldız’ın söylediklerini sizlerle paylaşma gereği hissettim. Çünkü “İl Başkanı ne düşünüyor, istifa edecek mi?”diye soranların sayısı bir hayli fazla…

İşte AK Parti İl Başkanı Gültekin Yıldız ile görüşmemize dair o notlar; 

Yıldız istifasını kimin istediğini sordu verdiğim cevap ikimizin de mesleğinde kullandığı önemli bir kavramdı “kamuoyu vicdanı!”Yıldız istifa etmeyeceğini açıkça ifade etti ve “Hangi il başkanı AK Partide seçimden sonra istifa etmiş, bana bir tane örnek göster. Mesele edip etmemek değil ama algı yaratmak ucuz siyaset. Beni tanıyan herkes koltukla işim olmadığını bilir.Olsaydı ben de "yes sir" diye ortada gezenlerden araba kapısı açanlardan olurdum.”dedi ve önümüzdeki döneme dair yol haritasını şu sözlerle açıkladı, “Bu şehirde AK Parti düzene girene kadar rantın kökünü kazıyana kadar savaşmaya devam edeceğim.Değişime il yönetimi ile başlayacağım, parti sevdalısı samimi insanlar bir araya gelmeden ilçelerde yapılacak revizyon fayda sağlamaz” 

Bir de sitem de bulundu “Bedel ödeyelim ama bu şehirde herkes yetkisi siyasette etkisi kadar ödesin! Beni eleştirdiğin gibiyüreğin var mı vekillere de aldığı kararların ve adayların hesabını sorabilecek misin?”

Ne kendisinden ne de vekillerden hesap sormak gibi bir haddim olmayacağını ifade ettim sadece eleştiride bulunabileceğimi belirterek aslında yazdığım son yazımda bir eleştiride bulunduğumu da belirttim ney miydi o eleştiri tekrar etmekte fayda var, “Turan’ın işaret ettiği bir bölüme daha dikkat çekmek istiyorum. “Gündüz Ak Partili gece AKP’li görmek istemiyoruz artık. Ak Parti’yi zayıflatmaya, tökezletmeye kimin hakkı var.” diyor. Turan’ın burada kimleri kastettiğini çok iyi biliyoruz ama ben buna bir ekleme yapmak istiyorum. Trenden inenler kadar şu veya bu nedenden dolayı indirilenler de var. Bunların bir daha trene binemeyeceği söyleniyor. Buna karşılık, vaktiyle treni taşlamış olan birçok ismi başköşelerde görüyoruz. Özetle: Günün sonunda savunanlar kötü, saldıranlar iyi olabiliyor. Kimler mi bunlar onlardan birisi bugün iki il genel meclis üyesi çıkaran ilçenin teke düşen il genel meclis üyesi oldu. Diğeri belediye başkan adayı yapıldı, bir diğeri seçimde SKM’de en kritik görevi üstlendi belki yarın il başkanlığı için aday olacak! Evet bir özeleştiri yapılacaksa saydığım şu üç örneğin de dikkate alınarak yapılması gerekiyor.”

Ayhan Gider’e Sordum!

Ayhan Gider seçim sonrası bir değerlendirme yapmak üzere toplantı düzenledi ve soru cevap kısmında şöyle sordum, “merkezde makas açıldı bu başarısızlığı nasıl değerlendiriyorsunuz?” “Bende ki verilere merkezde makas açılmadı, ittifakla gittiğimiz ikinci seçim, 24 Haziran’da makas neredeydi şimdi nerede. Eğer bu makasta bir açılma yoksa başarısız oldu diye bir teşkilatı değerlendirmek doğru değil! Değerlendirilecekse de sadece teşkilat değerlendirilmez tüm etkenler değerlendirilir, aday dahil.”  diye cevap verdi. Ben bir soru daha sormak istiyorum 2014’te makas neredeydi şimdi nerede…

 

Birol Arslan ve Bülent Öz’ün İlk Yapması Gereken

Son olarak bu konun dışında bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Yeni seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyorum. Hepsi çok güzel mesajlar veriyorlar ve huzur, barış, güvenden bahsediyorlar. Fakat belediye içinde birlikte yol yürüyeceğiniz çalışma arkadaşlarınızın çok tedirgin olduğunu duyuyorum, görüyorum. Barışı, huzuru öncelikli olarak kendi hanenizden başlatmanız gerekir. Evet müdürlerin değişmesi normaldir fakat bu değişimi en alt tabakaya kadar indirirseniz ya da bunun böyle olacağını hissettirirseniz yapacağınız hiçbir işten fayda gelmez ve seçim döneminde dillendirilen “kıyım yapacak”iddialarını doğrulamış olursunuz. Hep diyoruz ya Çanakkale’ye yakışan bir seçim oldu, seçimden sonrası da Çanakkale’ye yakışsın istiyoruz. . . Başkanların öncelikli olarak kendi personeliyle bir araya gelmesi onları rahatlatması gerekiyor. Bu konuda merkezde Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’a ilçelerde ise Çan Belediye Başkanı Bülent Öz’e büyük görev düşüyor ikisinde bu konuda hassasiyet göstereceklerini düşünüyorum ve bu konunun takipçisi olacağımı buradan ilan ediyorum.

Yazıya ifade bırak !