Kerem İriç
Köşe Yazarı
Kerem İriç
 

Bu AK Partinin Kimliğine, Tarzına Yakışmaz

Eylül ayı Çanakkale Belediye Meclis toplantısı geçtiğimiz yapıldı. Toplantıda yeni belediye binasının bitirilebilmesi için kredi kullanılması maddesi görüşüldü ve meclis üyeleri oy birliğiyle “evet kullanılsın” diyerek belediyeye yetki verdi. Kullanılacak kredi miktarı yaklaşık 30 milyon, üzerine faizi eklenince rakam daha da büyüyecek. Aynı meclis toplantısında belediyeye ait 52 taşınmazın satış yetkisi de encümene verildi. Başkan bunların satılmayacağını ama encümene yetki verilmesi gerektiğini söyledi, meclis üyeleri buna da oy birliğiyle evet dediler. Bir meclis üyesi de demedi ki, “arkadaş 30 milyon kredi üzerine bir de faiz ödeyeceğimize, belediyeye ait mülklerden en azından daireleri satalım. Belediyenin bir binada apartman dairesi olması, külfettir ne gerek var buna. Hem buradan gelecek para boşa gitmeyecek ki, yeni bir mülkün inşasında, belediye binasının yapılmasında kullanılacak.” Öyle ki, AK Parti Meclis üyesi, grup başkanvekili Esra Yüksel belediye binasının bitirilmesi için toplamda ne kadar kaynak gerekli olduğunu sordu, fakat bilgi alamadı. Yüksel ısrarcı olamadı… Neden mi ısrarcı olamadı gelin bunu konuşalım. Toplantının bir yerinde Esra Yüksel söz istedi,  Başkan; “Buyurun siz de mi bir daire bağışlayacaksınız, mesela onu da satışa….” Yüksel; “Belediyenin atık parselini kullanmadım, kullandığımda mecbur herhalde…” Başkan; “Valla atık parselden daha çok şeyini kullandın ama…” AK Parti Belediye Meclis Üyesi, Grup Başkanvekili Esra Yüksel, başkanın kafa sallayarak, bıyık altı gülerek; “Valla atık parselden daha çok şeyini kullandın ama…” sözlerini duymazdan geldi ve başka bir konuya geçti. Tek kelime etmedi, edemedi…  Bekledim herhangi bir açıklama gelecek mi diye, gelmedi. Aradan bir gün geçti AK Parti İl Başkanlığından Esra Yüksel imzalı bir basın açıklaması servis edildi. Herhalde Yüksel mecliste yaşanan bu duruma cevap verdi diye maili açtım ama baktım ki Yüksel, “Çanakkale’ye yeni bir sağlık yatırımı daha kazandırıyoruz” başlıklı bir açıklama göndermiş, detayında AMATEM’in (Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi) şehrimize kazandırılacak olmasının bilgisini halkımızla paylaşmak istiyoruz demiş ve Bülent Turan’a teşekkür etmiş… Yani mecliste o gün yaşanan olayla ilgili bir şey yok!  Garip işler bir yanda siyaset, bir yanda ticaret… Kendinize neden bunu yapıyorsunuz ki… Eğer durum problemli bir durum değilse neden duymazdan gelindi, cevap verilmedi. Eğer problemli bir durum ise zaten ne söylesek eksik kalır bu durumda… Ne diyelim o zaman hayırlı işler olsun minnoşlar! Bu durum sonrası aklıma şu sözler geldi; “Çanakkale’de AK Parti biraz özgüven yoksunu olarak davranıyor. Biraz zayıf davranıyor bundan rahatsızım. Bu AK Partinin kimliğine, tarzına yakışmaz.” AK Parti Grup Başkanı Çanakkale Milletvekili Bülent Turan bu sözleri 2017 yılında söylemişti o günden bugüne değişen bir şey var mı… Kararını siz verin!  Hadi bir örnek daha vereyim de yazıyı öyle bitireyim. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Barosu önünde DHKP-C terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle ceza alan ve örgüt talimatıyla 238 gündür sürdürdüğü ölüm orucu sırasında ölen Ebru Timtik için düzenlenen tören ve Timtik’in İstanbul Barosu’na asılan dev pankart gündem olmuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da bu konuda gündem olan önemli açıklamalarda bulunmuştu. Konuyla ilgili “Çanakkale Barosunun Samimiyet Sınavı” diye bir yazı kaleme almış ve hemen her konuda açıklamada bulunan Çanakkale Barosunun bu konudaki tavrının ne olduğunu sormuştum. Bu soruyu bir gazeteci olarak merak ettiğim için sormuştum, peki siyasetçi olarak bu sorunun cevabını merak eden olmadı mı hiç? Mesela AK Parti İl Yönetiminde, Başkan Yardımcısı görevinde bulunan hukuk işlerinden sorumlu beyefendi merak etmedi mi, baroya neden bir soru soramadı, sormadı, grup başkanvekilini destekleyen tek bir açıklama neden yapmadı? Ne söylesek eksik kalır ne diyelim o zaman hayırlı işler olsun minnoşlar! Ve son söz:” Menfaat her dili konuşur, türlü kılıklara girebilir. Nerede bir imkân birikmişse, onu orada görürüz. Hemen “içimizden biri” haline gelir. Şartlar değişmeye başlayınca, en önce uzaklaşandır o. Menfaatin gözleri keskindir. İşine yarayacak en küçük ayrıntıyı bile hemen görür. Bazen de gözünün önünde âlem yansa görmez…” KONUYA DAİR BELEDİYE MECLİSİNDEKİ DİYALOG AŞAĞIDAKİ VİDEODADIR.
Ekleme Tarihi: 07 Eylül 2020 - Pazartesi

Bu AK Partinin Kimliğine, Tarzına Yakışmaz

Eylül ayı Çanakkale Belediye Meclis toplantısı geçtiğimiz yapıldı. Toplantıda yeni belediye binasının bitirilebilmesi için kredi kullanılması maddesi görüşüldü ve meclis üyeleri oy birliğiyle “evet kullanılsın” diyerek belediyeye yetki verdi. Kullanılacak kredi miktarı yaklaşık 30 milyon, üzerine faizi eklenince rakam daha da büyüyecek. Aynı meclis toplantısında belediyeye ait 52 taşınmazın satış yetkisi de encümene verildi. Başkan bunların satılmayacağını ama encümene yetki verilmesi gerektiğini söyledi, meclis üyeleri buna da oy birliğiyle evet dediler. Bir meclis üyesi de demedi ki, “arkadaş 30 milyon kredi üzerine bir de faiz ödeyeceğimize, belediyeye ait mülklerden en azından daireleri satalım. Belediyenin bir binada apartman dairesi olması, külfettir ne gerek var buna. Hem buradan gelecek para boşa gitmeyecek ki, yeni bir mülkün inşasında, belediye binasının yapılmasında kullanılacak.”

Öyle ki, AK Parti Meclis üyesi, grup başkanvekili Esra Yüksel belediye binasının bitirilmesi için toplamda ne kadar kaynak gerekli olduğunu sordu, fakat bilgi alamadı. Yüksel ısrarcı olamadı… Neden mi ısrarcı olamadı gelin bunu konuşalım.

Toplantının bir yerinde Esra Yüksel söz istedi, 

Başkan; “Buyurun siz de mi bir daire bağışlayacaksınız, mesela onu da satışa….”

Yüksel; “Belediyenin atık parselini kullanmadım, kullandığımda mecbur herhalde…”

Başkan; “Valla atık parselden daha çok şeyini kullandın ama…”

AK Parti Belediye Meclis Üyesi, Grup Başkanvekili Esra Yüksel, başkanın kafa sallayarak, bıyık altı gülerek; “Valla atık parselden daha çok şeyini kullandın ama…” sözlerini duymazdan geldi ve başka bir konuya geçti. Tek kelime etmedi, edemedi… 

Bekledim herhangi bir açıklama gelecek mi diye, gelmedi. Aradan bir gün geçti AK Parti İl Başkanlığından Esra Yüksel imzalı bir basın açıklaması servis edildi. Herhalde Yüksel mecliste yaşanan bu duruma cevap verdi diye maili açtım ama baktım ki Yüksel, “Çanakkale’ye yeni bir sağlık yatırımı daha kazandırıyoruz” başlıklı bir açıklama göndermiş, detayında AMATEM’in (Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi) şehrimize kazandırılacak olmasının bilgisini halkımızla paylaşmak istiyoruz demiş ve Bülent Turan’a teşekkür etmiş… Yani mecliste o gün yaşanan olayla ilgili bir şey yok! 
Garip işler bir yanda siyaset, bir yanda ticaret… Kendinize neden bunu yapıyorsunuz ki… Eğer durum problemli bir durum değilse neden duymazdan gelindi, cevap verilmedi. Eğer problemli bir durum ise zaten ne söylesek eksik kalır bu durumda… Ne diyelim o zaman hayırlı işler olsun minnoşlar!

Bu durum sonrası aklıma şu sözler geldi; “Çanakkale’de AK Parti biraz özgüven yoksunu olarak davranıyor. Biraz zayıf davranıyor bundan rahatsızım. Bu AK Partinin kimliğine, tarzına yakışmaz.” AK Parti Grup Başkanı Çanakkale Milletvekili Bülent Turan bu sözleri 2017 yılında söylemişti o günden bugüne değişen bir şey var mı… Kararını siz verin! 

Hadi bir örnek daha vereyim de yazıyı öyle bitireyim. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Barosu önünde DHKP-C terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle ceza alan ve örgüt talimatıyla 238 gündür sürdürdüğü ölüm orucu sırasında ölen Ebru Timtik için düzenlenen tören ve Timtik’in İstanbul Barosu’na asılan dev pankart gündem olmuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da bu konuda gündem olan önemli açıklamalarda bulunmuştu. Konuyla ilgili “Çanakkale Barosunun Samimiyet Sınavı” diye bir yazı kaleme almış ve hemen her konuda açıklamada bulunan Çanakkale Barosunun bu konudaki tavrının ne olduğunu sormuştum. Bu soruyu bir gazeteci olarak merak ettiğim için sormuştum, peki siyasetçi olarak bu sorunun cevabını merak eden olmadı mı hiç? Mesela AK Parti İl Yönetiminde, Başkan Yardımcısı görevinde bulunan hukuk işlerinden sorumlu beyefendi merak etmedi mi, baroya neden bir soru soramadı, sormadı, grup başkanvekilini destekleyen tek bir açıklama neden yapmadı? Ne söylesek eksik kalır ne diyelim o zaman hayırlı işler olsun minnoşlar!

Ve son söz:” Menfaat her dili konuşur, türlü kılıklara girebilir. Nerede bir imkân birikmişse, onu orada görürüz. Hemen “içimizden biri” haline gelir. Şartlar değişmeye başlayınca, en önce uzaklaşandır o. Menfaatin gözleri keskindir. İşine yarayacak en küçük ayrıntıyı bile hemen görür. Bazen de gözünün önünde âlem yansa görmez…”

KONUYA DAİR BELEDİYE MECLİSİNDEKİ DİYALOG AŞAĞIDAKİ VİDEODADIR.

Yazıya ifade bırak !