Allah’ın İzniyle Bir 100 Yıl Sonra Biz Yeniden Osmanlı İmparatorluğuyuz
Allah’ın İzniyle Bir 100 Yıl Sonra Biz Yeniden Osmanlı İmparatorluğuyuz
Osmanlı Devleti’nin İngilizlere karşı kazandığı Kut’ül Amâre Zaferi’nin 100. yıldönümü münasebetiyle Çanakkale İl Genel Meclis Başkanlığının düzenlediği kutlama programı İÇDAŞ Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Programa Çanakkale Valisi Hamza Erkal’ın konuşması damgasını vurdu. 100 yıl sonra nihayete gerçek bir zaferi anma şerefine nail olduk diyen Vali Erkal; “Avrupalı memleketlere gittiğinizde, oradaki binaların 800 yıl önce inşa edildi diyerek nasıl iftihar ettiklerini bir görseniz şaşırırsınız. Peki bunların hepsi iftihar vesilesiyken ben 623 yıl yaşamış bir imparatorluğu neden unutayım? Benim soyumu ben neden bir anda silip atayım?” diye sordu. Türkiye Cumhuriyetinin artık bütün Dünya’da sözü dinlenen ve söylediği sözün herkesçe dikkate alındığı, kimileri için endişe yaratan, kimleri içinde umut yaratan bir ülke olduğunun altını çizen Vali Erkal Osmanlı İmparatorluğunun 200 yılda zayıflatıldığını, Türkiye Cumhuriyetinin 80-90 yıldır toparlanmaya çalışan bir imparatorluğun bakiyesi olduğunu ve aradan 100 yılın geçtiğini belirterek; “Allah’ın izniyle bir 100 yıl sonra biz yeniden Osmanlı İmparatorluğuyuz” sözleri salonda uzun süre alkışlandı.
“100 Yıl Sonra Nihayet Gerçek Bir Zaferi Anma Şerefine Nail Olduk
100 yıl sonra nihayet gerçek bir zaferi anma şerefine nail olduk. Kendi zaferini unutmaya çalışan, onu ört bas eden dünyada ender örneklerden biridir, belki de tektir. Hepimizi biliyoruz ki Çanakkale’de savaşı kaybedenler, kaybettikleri savaştan dahi bir milli ve ulusal bir bilinç devşirmeye çalışıyorlar. Anzaclar, Avusturyalılar, Kanadalılar, İrlanda, Yeni Zelenda hepsi burada bu kadar yenilgiye rağmen birlik ve beraberliklerinin savaştan sonra oluştuğunu söyleyerek her yıl burada anma törenleri yapıyorlar. Biz ise galip geldiğimiz, bütün yedi düvele varlığımızı gösterdiğimiz ve Osmanlı bakiyesi dediğimiz yaklaşık 200 yıldır dünyanın her yerinde topraklarımızı kaybede kaybede, askerlerimiz yitire yitire geldiğimiz son noktada bile onlara dünyayı dar etmişken, kazandığımız bu zaferleri unutmaya başlamışız.
“Çanakkale’ye de 10-15 Yıl Öncesine Kadar Hakkı Verilmiyordu, Teslim Edilmiyordu”
Çanakkale belki bütün Türkiye’de biliniyor ama şunu da bilmenizi isterim ki Çanakkale’ye de 10-15 yıl öncesine kadar hakkı verilmiyordu, teslim edilmiyordu. Hatta bazı bölgelere giriş yasaktı. O yüzden geriye dönüp baktığımız zaman, insan üzülmeden kendini alamıyor. Çünkü tarihini unutanlar, ileriye yürüyemezler, tarih yazamazlar. Herkes soyunun nerelere dayandığını anlatarak iftihar ederken, hele hele Avrupalı memleketlere gittiğinizde, oradaki binaları 800 yıl önce inşa edildi diyerek nasıl iftihar ettiklerini bir görseniz şaşırırsınız. Peki bunların hepsi iftihar vesilesiyken ben 623 yıl yaşamış bir imparatorluğu neden unutayım? Benim soyumu ben neden bir anda silip atayım? O yüzden hazin bir öyküdür Türkiye’nin bu son 100 yıldaki durumu. Bu yüzden Kut-ül Amare zaferinin tekrar gündeme alınması ve kutlanması büyük bir olaydır. Çünkü İngilizler Çanakkale’de ki mağlubiyetten hemen sonra buradaki mağlubiyeti Anzac’ların üzerine yıkıp, bir şekilde bu yenilgiden kurtulup Kut’ta zafer aramak için bir savaşa giriştiler. İslam’ın kılıcı olan Osmanlı, dünyanın her yerine fetihler İslam’ı götürmüş ve gittiği hiçbir yerde de zulüm etmemiştir. Medeniyetleri de zorla değiştirmemiş, hatta oradaki medeniyetleri de kullanarak kendi medeniyetini onun üzerine inşa etmiştir, oradaki medeniyeti yok etmemiştir, bu yönüyle Osmanlı tektir. Bizim tarihimizde hiçbir zaman katliam olmaz.
“Allah’ın İzniyle Bir 100 Yıl Sonra Biz Yeniden Osmanlı İmparatorluğuyuz”
Biz 80-90 yıldır toparlanmaya çalışan bir imparatorluğun bakiyesiyiz, 200 yılda zayıflatılan bir imparatorluk, aradan 100 yıl geçti, Allah’ın izniyle bir 100 yıl sonra biz yeniden Osmanlı İmparatorluğuyuz. Biz düştüğümüz yerden kalkmayı biliriz. Biz kendi tarihimize sahip çıkıyoruz, bundan sonra da Allah’ın izniyle bu memleket, bütün düveller içinde mefkuresi olan ve devlet arasında söz hakkı olan bir ülke haline gelir. Ve şu anda bunun emarelerini görüyoruz, Türkiye artık bütün Dünya’da sözü dinlenen, söylediği söz herkesçe dikkate alınan, kimileri için endişe yaratan, kimleri içinde umut yaratan bir ülkedir. Bu tarihe sahip çıkışla beraber Allah’ın izniyle kazanacağımızı düşünüyorum.