Alınan Önlemler Etkisini Gösterdi Ve Ekonomide Bir Dengelenme Sağlandı

Ekonomi 14.01.2019 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40
 

Alınan Önlemler Etkisini Gösterdi Ve Ekonomide Bir Dengelenme Sağlandı

ÇTSO Ocak 2019’un ilk olağan meclis toplantısını yaptı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Osman Okyay; “Türkiye’de 2018 yılı, seçimlerin ardından yaşanan spekülatif kur atağının da etkisiyle hem büyümenin yavaşladığı hem de enflasyon ve faizlerin artış gösterdiği bir yıl oldu. Üç ay süren bir türbülansın ardından, alınan önlemler etkisini gösterdi ve ekonomide bir dengelenme sağlandı.” dedi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ocak 2019 ayı olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleşti. Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay “Sözlerime başlamadan önce, 2019 yılının ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur ve sağlık getirmesini diliyorum. Evet; hayat takvimlerimizden bir yaprak daha koptu. Belki pek çoğumuz için yaşadığımız en iyi yıl değildi 2018 ancak bizlere bir kez daha çalışmanın, üretmenin ve mücadelenin önemini hatırlatması açısından çok değerli bir yıl oldu. Biliyorum ki 2019 da hiç kolay bir yıl olmayacak. Yalnız şundan da eminim: Bizler önümüze çıkan engelleri aşacak güçte ve kararlılıkta bir milletiz. Ve hep birlikte, el ele vererek bir kez daha zorlukların üstesinden gelmeyi başaracağız inşallah. Kıymetli dostlar; Türkiye’de 2018 yılı, seçimlerin ardından yaşanan spekülatif kur atağının da etkisiyle hem büyümenin yavaşladığı hem de enflasyon ve faizlerin artış gösterdiği bir yıl oldu. Üç ay süren bir türbülansın ardından, alınan önlemler etkisini gösterdi ve ekonomide bir dengelenme sağlandı. Önümüzdeki dönemde uygulanacak sıkı para ve maliye politikalarına paralel olarak büyümenin bir süre daha yavaş seyretmesini, cari açığın azalmasını ve bunu takiben enflasyon ve faizlerde bir miktar düşüş yaşanmasını beklemek makul görünüyor. FED’in ve Merkez Bankası’nın para politikası yaklaşımları da 2019’daki en kritik konulardan olacak. Özel sektörün 2019’daki dış borç ödemelerinin sağlıklı bir şekilde yapabilmesini de bir diğer önemli madde olarak görmekteyiz.  2019 yılında ithalatın zayıf seyredeceğini; döviz kurlarının sağladığı rekabet avantajı ve Avrupa ekonomilerindeki büyümenin ihracatı desteklemesiyle net ihracatın büyümeye katkısının artacağını söyleyebiliriz. Cari açıktaki daralma eğiliminin de ihracat ve turizm gelirlerinin performansına bağlı olarak devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye, genç nüfusu ve dinamik yapısıyla her zaman fırsatların çıkacağı bir ülke...Krizlere çabuk reaksiyon verebilen, hızlı toparlanabilen bir ekonomiye sahibiz.  “PETROLÜ, DOĞAL KAYNAKLARI YETERLİ OLMAYAN VE TASARRUFLARI BÜYÜME İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAYAN BİR EKONOMİ OLARAK EN FAZLA GÜVENE İHTİYACIMIZ VAR. GÜVEN OLMADAN BOLLUK, BEREKET OLMAZ. BOLLUĞU YARATACAK OLAN DA İŞ ADAMLARININ GELECEĞE GÜVENLE BAKACAĞI, YATIRIM YAPACAĞI, YENİ FABRİKALAR AÇACAĞI, İSTİHDAM OLUŞTURACAĞI; YABANCI YATIRIMCININ ENDİŞE DUYMAKSIZIN BU ÜLKEYE SERMAYE AKIŞI SAĞLAYACAĞI ORTAMIN SAĞLANMASIDIR.” Burada siyaset kurumuna büyük görev düşüyor, alınan önlemlerin kararlılıkla ve taviz verilmeksizin uygulanması gerekiyor. Uygulanacağından da en ufak bir şüphemiz bulunmuyor. Değerli dostlar, Türkiye İstatistik Kurumu 2015 ve 2017 yılları arasındaki döneme ait İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini önceki gün açıkladı. Bu verilere göre milli gelirden İstanbul yüzde 31.2, Ankara yüzde 9 ve İzmir yüzde 6.2 pay alıyor. Çanakkale ise, Türkiye ortalamasına yakın bir refah seviyesiyle ne uzuyor ne kısalıyor. 2015’te kişi başına GSYH Türkiye ortalaması 29 bin 899 Türk Lirası iken Çanakkale’nin rakamı 29 bin 236 liraydı. 2017’de Türkiye ortalaması 38 bin 680 liraya yükselirken, Çanakkale’miz de 38 bin 292 liraya ulaştı.  Oysa özellikle İstanbul’un rant obezitesiyle büyümesi, tek başına ülke ekonomisinin neredeyse 3’te 1’i haline gelmesi sürdürülebilir ve sağlıklı bir durum değil. Çanakkale, yeni boğaz geçişi projesi sayesinde daha ulaşılabilir hale gelmesiyle birlikte GSYH içindeki payını yükselterek bu tabloyu dengeleyen şehirlerden biri olabilir. “AKILLI ŞEHİR FELSEFESİ IŞIĞINDA GELECEĞİNİ PLANLAYARAK İSTANBUL’UN YANI BAŞINDA VE ULAŞIM AKSINDA BULUNMASININ KARŞILIĞINI ALABİLİR. DOĞRUSU, ÇANAKKALE’NİN AKILLI BÜYÜME STRATEJİSİYLE BİR ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELMEYE İHTİYACI VAR. 31 MART’TA YAPILACAK YEREL SEÇİMLERDE, YEREL YÖNETİMLERE TALİP OLAN PARTİ VE ADAYLARIN, SADECE TEMEL GÖREVLERİ ARASINDA BULUNAN BELEDİYE HİZMETLERİNE DAİR PROJELER DEĞİL, GELECEĞE YÖNELİK BİR VİZYON DA ORTAYA KOYMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.” Elbette ki sokaklarımız temizlenecek...Elbette ki daha çok yeşil alan oluşturulacak ve çevreye hak ettiği önem verilecek...Bu ve benzerleri zaten olmazsa olmaz türünden hizmetler. Açıkçası biz, tüm adaylardan Çanakkale’yi gelecekte nasıl çekim merkezi haline getireceklerini duymak istiyoruz. Ülke tarihini değiştiren bu cesur, bu gururlu kentin, kendi tarihinin nasıl ve ne zaman değişeceğine dair projeler sunmalarını bekliyoruz. Bu vesileyle tüm partilerimize ve tüm adaylara başarılar diliyorum. Saygıyı ön planda tutan, karşılıklı hoşgörüyü bünyesinde barındıran adil ve huzurlu bir seçim olmasını temenni ediyorum. Kıymetli dostlar, Geçtiğimiz günlerde hem ülkemiz, hem kentimiz, hem de temsilcisi olduğum Kale Grubu adına gurur verici bir olaya tanıklık ettik. Baykar Makina tarafından tasarlanan, Deniz Kuvvetlerimize ait, Bayraktar TB2 tipi Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), Çanakkale Havalimanı’ndan havalanarak bölgemizdeki ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Aklıma, insansız hava araçları projesinin başladığı 2000’lerin başları geldi.  2005 yılında, Grubumuzun kurucusu ve onursal başkanı, rahmetli büyüğümüz İbrahim Bodur Bey’in, “Milli projelerin fizibilitesi olmaz” sözüyle, Kale-Baykar şirketinin kuruluşunu gerçekleştirmiştik. Baykar, 10 senelik Kale Baykar ortaklığı sırasında, çıktığı  bu yolda hızla büyüdü ve gelişti. Bayraktar TB2 SİHA’nın Çanakkale’den gerçekleşen ilk uçuşu, şehrimiz, ülkemiz ve milletimiz için gurur kaynağı oldu. Bu yolculukta bir katkımız olduysa ne mutlu bizlere. Ne mutlu rahmetli İbrahim Bodur Bey gibi “Önce ben” yerine her zaman “Önce ülkem” diyebilen işadamlarımıza. Ve ne mutlu bu başarıya imza atan Bayraktar Ailesi’ne... Yolları açık olsun. Şimdi izninizle gündeme geçmek istiyorum.” dedi.  
ÇTSO Ocak 2019’un ilk olağan meclis toplantısını yaptı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Osman Okyay; “Türkiye’de 2018 yılı, seçimlerin ardından yaşanan spekülatif kur atağının da etkisiyle hem büyümenin yavaşladığı hem de enflasyon ve faizlerin artış gösterdiği bir yıl oldu. Üç ay süren bir türbülansın ardından, alınan önlemler etkisini gösterdi ve ekonomide bir dengelenme sağlandı.” dedi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ocak 2019 ayı olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleşti. Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay “Sözlerime başlamadan önce, 2019 yılının ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur ve sağlık getirmesini diliyorum. Evet; hayat takvimlerimizden bir yaprak daha koptu. Belki pek çoğumuz için yaşadığımız en iyi yıl değildi 2018 ancak bizlere bir kez daha çalışmanın, üretmenin ve mücadelenin önemini hatırlatması açısından çok değerli bir yıl oldu. Biliyorum ki 2019 da hiç kolay bir yıl olmayacak.

Yalnız şundan da eminim: Bizler önümüze çıkan engelleri aşacak güçte ve kararlılıkta bir milletiz. Ve hep birlikte, el ele vererek bir kez daha zorlukların üstesinden gelmeyi başaracağız inşallah.

Kıymetli dostlar;

Türkiye’de 2018 yılı, seçimlerin ardından yaşanan spekülatif kur atağının da etkisiyle hem büyümenin yavaşladığı hem de enflasyon ve faizlerin artış gösterdiği bir yıl oldu. Üç ay süren bir türbülansın ardından, alınan önlemler etkisini gösterdi ve ekonomide bir dengelenme sağlandı. Önümüzdeki dönemde uygulanacak sıkı para ve maliye politikalarına paralel olarak büyümenin bir süre daha yavaş seyretmesini, cari açığın azalmasını ve bunu takiben enflasyon ve faizlerde bir miktar düşüş yaşanmasını beklemek makul görünüyor.

FED’in ve Merkez Bankası’nın para politikası yaklaşımları da 2019’daki en kritik konulardan olacak. Özel sektörün 2019’daki dış borç ödemelerinin sağlıklı bir şekilde yapabilmesini de bir diğer önemli madde olarak görmekteyiz.  2019 yılında ithalatın zayıf seyredeceğini; döviz kurlarının sağladığı rekabet avantajı ve Avrupa ekonomilerindeki büyümenin ihracatı desteklemesiyle net ihracatın büyümeye katkısının artacağını söyleyebiliriz.

Cari açıktaki daralma eğiliminin de ihracat ve turizm gelirlerinin performansına bağlı olarak devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye, genç nüfusu ve dinamik yapısıyla her zaman fırsatların çıkacağı bir ülke...Krizlere çabuk reaksiyon verebilen, hızlı toparlanabilen bir ekonomiye sahibiz. 

“PETROLÜ, DOĞAL KAYNAKLARI YETERLİ OLMAYAN VE TASARRUFLARI BÜYÜME İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAYAN BİR EKONOMİ OLARAK EN FAZLA GÜVENE İHTİYACIMIZ VAR. GÜVEN OLMADAN BOLLUK, BEREKET OLMAZ. BOLLUĞU YARATACAK OLAN DA İŞ ADAMLARININ GELECEĞE GÜVENLE BAKACAĞI, YATIRIM YAPACAĞI, YENİ FABRİKALAR AÇACAĞI, İSTİHDAM OLUŞTURACAĞI; YABANCI YATIRIMCININ ENDİŞE DUYMAKSIZIN BU ÜLKEYE SERMAYE AKIŞI SAĞLAYACAĞI ORTAMIN SAĞLANMASIDIR.”

Burada siyaset kurumuna büyük görev düşüyor, alınan önlemlerin kararlılıkla ve taviz verilmeksizin uygulanması gerekiyor. Uygulanacağından da en ufak bir şüphemiz bulunmuyor.

Değerli dostlar,

Türkiye İstatistik Kurumu 2015 ve 2017 yılları arasındaki döneme ait İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini önceki gün açıkladı. Bu verilere göre milli gelirden İstanbul yüzde 31.2, Ankara yüzde 9 ve İzmir yüzde 6.2 pay alıyor. Çanakkale ise, Türkiye ortalamasına yakın bir refah seviyesiyle ne uzuyor ne kısalıyor. 2015’te kişi başına GSYH Türkiye ortalaması 29 bin 899 Türk Lirası iken Çanakkale’nin rakamı 29 bin 236 liraydı. 2017’de Türkiye ortalaması 38 bin 680 liraya yükselirken, Çanakkale’miz de 38 bin 292 liraya ulaştı. 

Oysa özellikle İstanbul’un rant obezitesiyle büyümesi, tek başına ülke ekonomisinin neredeyse 3’te 1’i haline gelmesi sürdürülebilir ve sağlıklı bir durum değil. Çanakkale, yeni boğaz geçişi projesi sayesinde daha ulaşılabilir hale gelmesiyle birlikte GSYH içindeki payını yükselterek bu tabloyu dengeleyen şehirlerden biri olabilir.

“AKILLI ŞEHİR FELSEFESİ IŞIĞINDA GELECEĞİNİ PLANLAYARAK İSTANBUL’UN YANI BAŞINDA VE ULAŞIM AKSINDA BULUNMASININ KARŞILIĞINI ALABİLİR. DOĞRUSU, ÇANAKKALE’NİN AKILLI BÜYÜME STRATEJİSİYLE BİR ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELMEYE İHTİYACI VAR. 31 MART’TA YAPILACAK YEREL SEÇİMLERDE, YEREL YÖNETİMLERE TALİP OLAN PARTİ VE ADAYLARIN, SADECE TEMEL GÖREVLERİ ARASINDA BULUNAN BELEDİYE HİZMETLERİNE DAİR PROJELER DEĞİL, GELECEĞE YÖNELİK BİR VİZYON DA ORTAYA KOYMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.”

Elbette ki sokaklarımız temizlenecek...Elbette ki daha çok yeşil alan oluşturulacak ve çevreye hak ettiği önem verilecek...Bu ve benzerleri zaten olmazsa olmaz türünden hizmetler. Açıkçası biz, tüm adaylardan Çanakkale’yi gelecekte nasıl çekim merkezi haline getireceklerini duymak istiyoruz. Ülke tarihini değiştiren bu cesur, bu gururlu kentin, kendi tarihinin nasıl ve ne zaman değişeceğine dair projeler sunmalarını bekliyoruz. Bu vesileyle tüm partilerimize ve tüm adaylara başarılar diliyorum. Saygıyı ön planda tutan, karşılıklı hoşgörüyü bünyesinde barındıran adil ve huzurlu bir seçim olmasını temenni ediyorum.

Kıymetli dostlar,

Geçtiğimiz günlerde hem ülkemiz, hem kentimiz, hem de temsilcisi olduğum Kale Grubu adına gurur verici bir olaya tanıklık ettik. Baykar Makina tarafından tasarlanan, Deniz Kuvvetlerimize ait, Bayraktar TB2 tipi Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), Çanakkale Havalimanı’ndan havalanarak bölgemizdeki ilk uçuşunu gerçekleştirdi. Aklıma, insansız hava araçları projesinin başladığı 2000’lerin başları geldi. 

2005 yılında, Grubumuzun kurucusu ve onursal başkanı, rahmetli büyüğümüz İbrahim Bodur Bey’in, “Milli projelerin fizibilitesi olmaz” sözüyle, Kale-Baykar şirketinin kuruluşunu gerçekleştirmiştik. Baykar, 10 senelik Kale Baykar ortaklığı sırasında, çıktığı  bu yolda hızla büyüdü ve gelişti. Bayraktar TB2 SİHA’nın Çanakkale’den gerçekleşen ilk uçuşu, şehrimiz, ülkemiz ve milletimiz için gurur kaynağı oldu. Bu yolculukta bir katkımız olduysa ne mutlu bizlere. Ne mutlu rahmetli İbrahim Bodur Bey gibi “Önce ben” yerine her zaman “Önce ülkem” diyebilen işadamlarımıza. Ve ne mutlu bu başarıya imza atan Bayraktar Ailesi’ne... Yolları açık olsun. Şimdi izninizle gündeme geçmek istiyorum.” dedi.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.