İlçeler Haber Girişi: 21.06.2021 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40

Tuzla da Can Çekişiyor

 

Tuzla da Can Çekişiyor

Gözler Marmara Denizi’nde yaşanan çevre felaketine çevrilirken, benzer çevre katliamı Tuzla’da da yaşanıyor. Bölgede peş peşe kurulan Jeotermal Enerji Santralleri’nin (JES) çevreye verdiği zararların bilançosu ise çok büyük. JES’lerin atıkları olduğu gibi derelere bırakması nedeniyle canlılar yok olurken, hem deredeki suyun sulama suyu olarak kullanılması hem de çıkardığı duman da bölgedeki verimli tarım arazisini bitirdi. Bölgedeki çevre dernekleri ve çiftçiler, çevre felaketinin daha büyümemesi için yetkililerden yardım istiyor.
Ayvacık ilçesine bağlı Tuzla bölgesinde peş peşe kurulan ve çevreye büyük zarar veren Jeotermal Enerji Santralleri’nin (JES) zehirli atıklarını çevreye yaydığını yerinde incelemek üzere İl Genel Meclisi Üyesi bölgeye gitti. JES’lere baskın yapan CHP Ayvacık İl Genel Meclisi Üyesi Nizamettin Akça şikayetlere konu olan olayı Tuzla köyüne giderek tespit etti. Sorunu yerinde inceleyen Akça, tuttuğu tutanakları İl Genel Meclisi’ne taşıyacak ve meclis buradaki çevre katliamına yaptırım uygulayacak. Ayvacık İlçesine bağlı Tuzla bölgesi, sebze ve meyvenin deposu durumundaydı. Bölgede yetişen kaliteli ürünler hem ihraç ediliyordu hem de iç piyasaya sürülüyordu. Bu bölgedeki tarımın gelişmesi ile bölge de hızla kalkınıyordu. Köylüler tarımdaki verimlilik ve gelişme sonucu kalkınan köylerin başında geliyordu. Olumlu yönde devam eden bu durum bölgede JES’lerin peş peşe kurulması ile son buldu. JES’lerin çevreye verdiği zarar nedeniyle tarımdaki verimlilik yavaşa yavaş düştü. Çevre kirliliğin artması ile sebze ve meyveler büyük zarar gördü ve çitçileri zor durumda bıraktı. Yıllardır burada verdikleri emeklerle tarımı ve hayvancılığı bir yere getiren köylüler, JES’lerin kurulması ile gördükleri zararların ardından mücadele çalışması başlatıldı. Çitçi ve çevredeki vatandaşlar tarafından kurulan Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği yıllardır bu JES’lerle mücadele ediyor. Dava üzerine dava açan dernekler, davaları kazanmasına rağmen şirketler, başka isim adı altında ve başka yöntemler kullanarak çalışmalarına devam ediyor. Marmara’nın Karadaki Örneği Tuzla Gözler Çanakkale’de başlayıp Marmara’ya yılan çevre felaketine çevrilirken, Tuzla’da da benzer durum yaşanıyor. Yıllardır bölgeye bıraktıkları atıklarla tarım biterken, su kaynaklarında canlılar da yaşanmayacak duruma geldi. Sık sık çaylarda balık ölümleri yaşanıyor. Aynı şekilde de tarım arazilerindeki meyve ve sebzeler de hem verim düştü hem de ürünler büyümeden çürümeye başlıyor. Bu sorunlar nedeniyle bölge zor durumda. Yıllardır bu konuda başta yargı olmak üzere başvuracak yer bırakmayan çiftçiler, Marmara Denizi’nde yaşanan çevre felaketinin Tuzla bölgesinin de yaşadığını belirttiler. Bölgenin geri dönülmez bir duruma gelmemesi için bir an önce önlem alınması gerektiği vurgulandı.   Atıklar Yerinde Görüntülendi Tuzla’da bulunan jeotermal enerji tesislerinin Tuzla Çayına kimyasal atık bıraktığı yönünde Tuzla köyü sakinlerinin şikayeti üzerine il genel meclisi üyeleri de bölgede inceleme yapmıştı. Geçen yıl Ekim ayında bölgede yapılan inceleme sonunda JES’lerin dereye attık bıraktığını görüntülemişti. O dönem bölgeye giden CHP Ayvacık İl Genel Meclisi Üyesi Nizamettin Akça şikayetlere konu olan olayı Tuzla köyüne giderek tespit etmişti. Tespitin ardından Akça şu açıklamayı yapmıştı; “Tuzla’ da bulunan Jeotermal enerji tesislerinden Tuzla Çayına zehirli olduğunu düşündüğümüz atık maddelerin salındığını gördüm. Bugünkü yaşanan olay ile ilgili bu köpüren sudan numune alıp laboratuvara tahlile göndereceğiz. Aslında Ekim ayı Çanakkale İl Genel Meclisi Toplantısında Tarım İl müdürlüğünü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü ve Orman Bölge müdürlüğünü burada yaşanan durumun araştırılması gerektiğini ifade edip kurumları göreve davet etmiştik. Ama kurumlar bu konuda bir inceleme yapmadı. Ve ben CHP Ayvacık İl Genel Meclisi üyesi olarak köy sakinlerinin isteği ile buraya geldim ve köy sakinlerinin iddialarının doğru olduğunu gördüm. Tuzla köyü sakinlerinden gelen bir bilgide de jeotermal tesisinin Tuzla Deresine atık saldıktan sonraki süreçte dere kenarında bulunan Yonca tarlasını Tuzla deresinden sulayan bir üreticinin Yonca tarlarının tamamen kuruduğunun görüldüğü ifade edilmişti. Tuzla’ da yaşanan bu olayın kesinlikle takipçisi olacağız.” Tuzla çayına bırakılan atıklar canlıları yok ettiği gibi sulama suyu olarak kullanıldığı tarım arazilerini de bitirdiği ifade edilmişti. Meclisin devreye girmesine rağmen bölgede değişen bir durum olmadığı vurgulandı.
Gözler Marmara Denizi’nde yaşanan çevre felaketine çevrilirken, benzer çevre katliamı Tuzla’da da yaşanıyor. Bölgede peş peşe kurulan Jeotermal Enerji Santralleri’nin (JES) çevreye verdiği zararların bilançosu ise çok büyük. JES’lerin atıkları olduğu gibi derelere bırakması nedeniyle canlılar yok olurken, hem deredeki suyun sulama suyu olarak kullanılması hem de çıkardığı duman da bölgedeki verimli tarım arazisini bitirdi. Bölgedeki çevre dernekleri ve çiftçiler, çevre felaketinin daha büyümemesi için yetkililerden yardım istiyor.

Ayvacık ilçesine bağlı Tuzla bölgesinde peş peşe kurulan ve çevreye büyük zarar veren Jeotermal Enerji Santralleri’nin (JES) zehirli atıklarını çevreye yaydığını yerinde incelemek üzere İl Genel Meclisi Üyesi bölgeye gitti. JES’lere baskın yapan CHP Ayvacık İl Genel Meclisi Üyesi Nizamettin Akça şikayetlere konu olan olayı Tuzla köyüne giderek tespit etti. Sorunu yerinde inceleyen Akça, tuttuğu tutanakları İl Genel Meclisi’ne taşıyacak ve meclis buradaki çevre katliamına yaptırım uygulayacak.

Ayvacık İlçesine bağlı Tuzla bölgesi, sebze ve meyvenin deposu durumundaydı. Bölgede yetişen kaliteli ürünler hem ihraç ediliyordu hem de iç piyasaya sürülüyordu. Bu bölgedeki tarımın gelişmesi ile bölge de hızla kalkınıyordu. Köylüler tarımdaki verimlilik ve gelişme sonucu kalkınan köylerin başında geliyordu. Olumlu yönde devam eden bu durum bölgede JES’lerin peş peşe kurulması ile son buldu. JES’lerin çevreye verdiği zarar nedeniyle tarımdaki verimlilik yavaşa yavaş düştü. Çevre kirliliğin artması ile sebze ve meyveler büyük zarar gördü ve çitçileri zor durumda bıraktı.
Yıllardır burada verdikleri emeklerle tarımı ve hayvancılığı bir yere getiren köylüler, JES’lerin kurulması ile gördükleri zararların ardından mücadele çalışması başlatıldı. Çitçi ve çevredeki vatandaşlar tarafından kurulan Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği yıllardır bu JES’lerle mücadele ediyor. Dava üzerine dava açan dernekler, davaları kazanmasına rağmen şirketler, başka isim adı altında ve başka yöntemler kullanarak çalışmalarına devam ediyor.
Marmara’nın Karadaki Örneği Tuzla
Gözler Çanakkale’de başlayıp Marmara’ya yılan çevre felaketine çevrilirken, Tuzla’da da benzer durum yaşanıyor. Yıllardır bölgeye bıraktıkları atıklarla tarım biterken, su kaynaklarında canlılar da yaşanmayacak duruma geldi. Sık sık çaylarda balık ölümleri yaşanıyor. Aynı şekilde de tarım arazilerindeki meyve ve sebzeler de hem verim düştü hem de ürünler büyümeden çürümeye başlıyor.
Bu sorunlar nedeniyle bölge zor durumda. Yıllardır bu konuda başta yargı olmak üzere başvuracak yer bırakmayan çiftçiler, Marmara Denizi’nde yaşanan çevre felaketinin Tuzla bölgesinin de yaşadığını belirttiler. Bölgenin geri dönülmez bir duruma gelmemesi için bir an önce önlem alınması gerektiği vurgulandı. 
 Atıklar Yerinde Görüntülendi
Tuzla’da bulunan jeotermal enerji tesislerinin Tuzla Çayına kimyasal atık bıraktığı yönünde Tuzla köyü sakinlerinin şikayeti üzerine il genel meclisi üyeleri de bölgede inceleme yapmıştı. Geçen yıl Ekim ayında bölgede yapılan inceleme sonunda JES’lerin dereye attık bıraktığını görüntülemişti.
O dönem bölgeye giden CHP Ayvacık İl Genel Meclisi Üyesi Nizamettin Akça şikayetlere konu olan olayı Tuzla köyüne giderek tespit etmişti. Tespitin ardından Akça şu açıklamayı yapmıştı; “Tuzla’ da bulunan Jeotermal enerji tesislerinden Tuzla Çayına zehirli olduğunu düşündüğümüz atık maddelerin salındığını gördüm. Bugünkü yaşanan olay ile ilgili bu köpüren sudan numune alıp laboratuvara tahlile göndereceğiz. Aslında Ekim ayı Çanakkale İl Genel Meclisi Toplantısında Tarım İl müdürlüğünü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü ve Orman Bölge müdürlüğünü burada yaşanan durumun araştırılması gerektiğini ifade edip kurumları göreve davet etmiştik. Ama kurumlar bu konuda bir inceleme yapmadı. Ve ben CHP Ayvacık İl Genel Meclisi üyesi olarak köy sakinlerinin isteği ile buraya geldim ve köy sakinlerinin iddialarının doğru olduğunu gördüm. Tuzla köyü sakinlerinden gelen bir bilgide de jeotermal tesisinin Tuzla Deresine atık saldıktan sonraki süreçte dere kenarında bulunan Yonca tarlasını Tuzla deresinden sulayan bir üreticinin Yonca tarlarının tamamen kuruduğunun görüldüğü ifade edilmişti. Tuzla’ da yaşanan bu olayın kesinlikle takipçisi olacağız.”
Tuzla çayına bırakılan atıklar canlıları yok ettiği gibi sulama suyu olarak kullanıldığı tarım arazilerini de bitirdiği ifade edilmişti. Meclisin devreye girmesine rağmen bölgede değişen bir durum olmadığı vurgulandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.