Güncel Haber Girişi: 18.11.2021 - 14:50, Güncelleme: 18.11.2021 - 14:50

Çanakkale “Zeytin Kültür Yolu Projesiyle Gastronomi Kenti Oluyor

 

Çanakkale “Zeytin Kültür Yolu Projesiyle Gastronomi Kenti Oluyor

Çanakkale turizmde yeni bir alan daha kazanıyor. Domatesinden kapya biberine, zeytininden balına kadar çok çeşitli yelpazede yöresel ürünleri olan Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerini yemek kültürü ile harmanlanacak.
Gastronomi kenti olması yönünde atılan ilk adım  “Zeytin Kültür Yolu Projesi” kapsamında düzenlenen gala yemeğine katılan 25’ten fazla tur operatörü yetkilileri Çanakkale’nin yemek kültürüne hayran kaldı.  Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, yaptığı konuşmada,  “Hep beraber çalışarak Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerine lezzetli Çanakkale ürünlerinden üretilen yemeklerimizi de ilave ederek Gastronomi kenti olmak için adımlarımızı atmalıyız.” dedi.  Yerli ve yabancı turistlere ve sunulabilir gastronomiye yönelik ürünlerin ön plana çıkması amacıyla Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB)  Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı tarafından organize edilen Çanakkale’nin gastronomi değerlerini öne çıkarmak ve zeytinin, zeytinyağının tanıtımının önemine dikkat çekmek amacıyla Zeytin Kültür Yolu projesi kapsamında tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya; Vali İlhami Aktaş, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gencer, TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın, GMKA Genel Sekreteri Abdullah Güç, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Çanakkale Körfez Yöresel Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Çelik, Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Armağan Aydeğer, Çanakkale Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Ümit Cihan Müşterioğlu, ilgili kurum müdürleri, STK temsilcileri, TÜRSAB temsilcileri ile TÜRSAB acenteleri ve tur operatörleri katıldı. Kolin Hotel’de düzenlenen tanıtım  toplantısında; Tahsildaroğlu CEO’su Sevdil YILDIRIM tarafından Ezine peyniri hakkında, Çanakkale Profesyonel Aşçılar ve Pastacılar Derneği (ÇAPAD) Başkanı Osman DEMİRCİ tarafından Çanakkale mutfağı ve gastronomi değerleri hakkında ve ÇOMÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferah ÖZKÖK tarafından gastronomi değerleri hakkında katılımcılara sunum yapıldı. “TÜRSAB OLARAK HER ZAMAN ÇANAKKALE’NİN YANINDA OLACAĞIZ” Yapılan sunumların ardından TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın tarafından yapılan konuşmada “Çanakkale’de çok güzel vakit geçirdik. Çanakkale’nin kıymetini döndükten sonra daha iyi anlayacağız. Çanakkale bir gastronomi şehri olabilir mi acaba, ya da olabilir mi acaba sorusu var. Türkiye’deki her nokta gastronomi olarak kendini doğru anlatabilirse bir gastronomi destinasyonu olabilir. Gastronomi konusunda dünyada belli başlı kentler inceledik ve üzerlerinde çalıştık. İki türlü gastronomi kenti ünvanı alınabilir. Hiçbir şey yapmadan. O kentin geçmişinden gelen tanıtım ve bu tanıtı nedeni ile gördüğü ilgi ile birde kendini göstermek için küçük ama ciddi düzenli tanıtım organizasyonu yapan şehirle gastronomi destinasyonu olabilir. Şimdi Çanakkale Kendi kendine gastronomi destinasyonu olabilir mi,  olabilir. Ama bu uzun bir yol. Çanakkale’nin gastronomi destinasyonu olması için kısa yol şu an burada gördüğüm Kamu’nun STK’ların, hatta tüm kentin bir araya gelmesi ve bu enerjiyi ortaya koyması ile olur. Marka kentler böyle oluşuyor. Avrupa’da birçok marka kent var son dönemde adını duyduğumuz. Fakat bu marka kentlerin 20-30 sene önce hiç bilinirliliği yoktu. Bu kentlerin marka kent olmaları tamamen pazarlama başarısı ve her başarının da bir hikâyesi var. Bir şeyin iyi pazarlanabilmesi için kuvvetli ürüne ihtiyaç var. Çanakkale gastronomi olarak inandığım bir destinasyon. TÜRSAB İhtisas başkanlığımızdaki arkadaşlarımızla beraber Çanakkale’ye inanıyoruz. Çanakkale’den rotamızı geçirmek isterken aslında biz zeytin zeytinyağı programı yaparken direk Ayvalık ve Akhisar’a inebilirdik. Çanakkale’yi özellikle programımıza koymak istedik.  Çanakkale’nin sahip olduğu değerleri, kültürel zenginlikleri ve önemli bir kent olduğunu  bildiğimiz için bu düşüncedeyiz. Bugünkü gezimizden de çok memnun kaldık. Çanakkale’den sonra diğer yerleri de gezeceğiz. Özellikle bugünkü gezimizde bir arada olma ve kent olarak birlikte hareket etme davranışınızdan çok etkilendik.   Bu çalışmayı devam ettirilirse bizde TÜRSAB olarak her zaman Çanakkale’nin yanında olacağız. Kendini öne çıkarmak isteyen kentlerimize ekstra destek veriyoruz. Çanakkale bir gastronomi kenti olabilir mi neden olmasın. Burada önemli olan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekebilmek. Çanakkale’ye tekrar geleceğiz ve tekrar beraber olacağız” dedi. “TABİAT ÇANAKKALE’YE ÇOK CÖMERT DAVRANMIŞ” Çanakkale Valisi İlhami Aktaş da  yaptığı konuşmada “ Gerçekten Çanakkale gastronomi ile yemek ile bir araya geldiği zaman aslında işin uzmanları konuyu anlattı. Ben Çanakkale’nin gastronomi kenti olması ile ilgili bir tüketici gözü ile konuya bakmak istedim. Ben Çanakkale’yi tüketici gözüyle anlatmaya çalışacağım. 1.5 yıldır Çanakkale’de görev yapıyorum. Bir vatandaş bir tüketici olarak gördüğüm yemek olacaksa, gastronomi olacaksa biçilmiş kaftandır Çanakkale. Çanakkale, hiçbir ilden katkı almadan tüm yemeklerin yapılabildiği bu şekilde hayatınızı idame ettirebileceğiniz bir il.  Diyeceksiniz ki Çanakkale’de çay üretilmiyor. Tamam, belki çay üretilmiyor ama Çanakkale çay ihtiyacını da Kazdağlarının endemik bitkileri ve çay hazırlanabilir. Kahvaltılarımızda Çanakkale’de üretilen peynirin envai çeşidi, zeytin çeşidinin onlarcası, kadınlarımızın yaptığı reçeller Dünya’nın hiçbir yerinde bulunmayacak Türkiyemiz’de de Anzer balı olarak bilinen balın çok daha iyisi Biga ilçemizde sadece Avusturalya’da üretilen bal kalitesi ile eşdeğer balımız. Kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi salça. Bu arada salçanın içine zeytinyağı döktüğümüzde de yemeklerin vazgeçilmezi oluyor. Dünyanın en lezzetli domatesi. Biberimiz, kapya biberimiz var. Bu ürünlerin sadece tonlarca üretilmesi değil çeşitliliği de çok önemli. Çanakkale’de bu ürünlerin tamamı üretiliyor. Çanakkale’de üretilen tüm bu ürünler kaliteli, nitelikli ve özel ürünler. Bu ürünler Çanakkale’nin marka kent olması için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu şekilde marka kent olabileceğiniz gibi bugün bazı şehirlerden örnek vermek gerekirse bir “Van Kahvaltısı” adını duyurmuş bir kahvaltıdır ve bu kahvaltıyı yemek için vana gitmenize gerek yok her yerde bu kahvaltı çeşidini bulabiliyorsunuz artık.  Biz Çanakkale olarak Van kahvaltısını Tamamı Çanakkale ürünlerinden üretilmiş ürünler kullanarak ki bunun içinde kasap sucuğumuzda var bu kahvaltı çeşidini de Çanakkale’ye gelmiş ama Van kahvaltısı isteyenlere sunabiliriz. Çanakkale bölge olarak etleri özellikle de oğlak eti ve sığır eti konusunda da tercih edilen bir kentiz. Adalarımız ve özelliklede Ayvacık ilçemiz et konusunda bu konuda tercih edilen ilçelerimiz. Kentimizin bir başka değeri de Sardalyası.  Sardalyamızı hamside yapılan tanıtım gibi yapabilmemiz lazım. Bu arada Karabiga’nın Jumbo karidesi resmi gazetede yayımlanarak tescillenmiş oldu. Çanakkale’nin hamur işleri de var. Örneğin Çanakkale’ de pişi çok tüketiliyor. Hamur işlerimiz pişi, börek Boşnak böreği bunları da Çanakkale özgü ürünler ile üretilebiliyor. Çanakkale bu yönden çok şanslı. Tabiat Çanakkale’ye çok çok bonkörlük yapmış. Çanakkale’ye gelen arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan ve misafirlerimizden Çanakkale ile ilgili hep memnuniyet işittik.  Tabiattın bu kadar cömert davrandığı Çanakkale’de geriye ne kalıyor bu gün bu masada olanların bir araya gelerek bu özellikleri toparlayıp bir gastronomi kenti yapma yolunda ilk adımların atılması gerekiyor. Çanakkale’de birçok restoranın da özellikle adalarımızda olanların ön plana çıktığını ve bu yerlerde oturmaya yer bulamadığımızı da biliyoruz. Kaliteli bir şey yaptığınız zaman bunun geri dönüşünü de alıyorsunuz. Çanakkale’ye gelen misafirlerimizin aradığı ve alışkın olduğu damak tadını da bulmalarını sağlamalıyız. Hep beraber çalışarak Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerine lezzetli Çanakkale ürünlerinden üretilen yemeklerimizi de ilave ederek Gastronomi kenti olmak için adımlarımızı atmalıyız.” dedi.  Vaki Aktaş’ın konuşmasının ardından TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gencer, TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın, GMKA Genel Sekreteri Abdullah Güç, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Çanakkale Körfez Yöresel Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Çelik, Vali Aktaş’a gecenin anısına seramik hediye edildi. Toplantıda GastroKale yöresel Yemekler ve Etnik Mutfaklar Derneği ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü İşbirliği ile hazırlanan gala yemeği menüsü de büyük beğeni topladı.  Yapılan konuşmaların ardından toplantı görüş ve önerilerin ardından sona erdi.
Çanakkale turizmde yeni bir alan daha kazanıyor. Domatesinden kapya biberine, zeytininden balına kadar çok çeşitli yelpazede yöresel ürünleri olan Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerini yemek kültürü ile harmanlanacak.

Gastronomi kenti olması yönünde atılan ilk adım  “Zeytin Kültür Yolu Projesi” kapsamında düzenlenen gala yemeğine katılan 25’ten fazla tur operatörü yetkilileri Çanakkale’nin yemek kültürüne hayran kaldı.  Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, yaptığı konuşmada,  “Hep beraber çalışarak Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerine lezzetli Çanakkale ürünlerinden üretilen yemeklerimizi de ilave ederek Gastronomi kenti olmak için adımlarımızı atmalıyız.” dedi. 
Yerli ve yabancı turistlere ve sunulabilir gastronomiye yönelik ürünlerin ön plana çıkması amacıyla Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB)  Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı tarafından organize edilen Çanakkale’nin gastronomi değerlerini öne çıkarmak ve zeytinin, zeytinyağının tanıtımının önemine dikkat çekmek amacıyla Zeytin Kültür Yolu projesi kapsamında tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya; Vali İlhami Aktaş, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gencer, TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın, GMKA Genel Sekreteri Abdullah Güç, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Çanakkale Körfez Yöresel Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Çelik, Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Armağan Aydeğer, Çanakkale Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Ümit Cihan Müşterioğlu, ilgili kurum müdürleri, STK temsilcileri, TÜRSAB temsilcileri ile TÜRSAB acenteleri ve tur operatörleri katıldı.
Kolin Hotel’de düzenlenen tanıtım  toplantısında; Tahsildaroğlu CEO’su Sevdil YILDIRIM tarafından Ezine peyniri hakkında, Çanakkale Profesyonel Aşçılar ve Pastacılar Derneği (ÇAPAD) Başkanı Osman DEMİRCİ tarafından Çanakkale mutfağı ve gastronomi değerleri hakkında ve ÇOMÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferah ÖZKÖK tarafından gastronomi değerleri hakkında katılımcılara sunum yapıldı.
TÜRSAB OLARAK HER ZAMAN ÇANAKKALE’NİN YANINDA OLACAĞIZ”
Yapılan sunumların ardından TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın tarafından yapılan konuşmada “Çanakkale’de çok güzel vakit geçirdik. Çanakkale’nin kıymetini döndükten sonra daha iyi anlayacağız. Çanakkale bir gastronomi şehri olabilir mi acaba, ya da olabilir mi acaba sorusu var. Türkiye’deki her nokta gastronomi olarak kendini doğru anlatabilirse bir gastronomi destinasyonu olabilir. Gastronomi konusunda dünyada belli başlı kentler inceledik ve üzerlerinde çalıştık. İki türlü gastronomi kenti ünvanı alınabilir. Hiçbir şey yapmadan. O kentin geçmişinden gelen tanıtım ve bu tanıtı nedeni ile gördüğü ilgi ile birde kendini göstermek için küçük ama ciddi düzenli tanıtım organizasyonu yapan şehirle gastronomi destinasyonu olabilir. Şimdi Çanakkale Kendi kendine gastronomi destinasyonu olabilir mi,  olabilir. Ama bu uzun bir yol. Çanakkale’nin gastronomi destinasyonu olması için kısa yol şu an burada gördüğüm Kamu’nun STK’ların, hatta tüm kentin bir araya gelmesi ve bu enerjiyi ortaya koyması ile olur. Marka kentler böyle oluşuyor. Avrupa’da birçok marka kent var son dönemde adını duyduğumuz. Fakat bu marka kentlerin 20-30 sene önce hiç bilinirliliği yoktu. Bu kentlerin marka kent olmaları tamamen pazarlama başarısı ve her başarının da bir hikâyesi var. Bir şeyin iyi pazarlanabilmesi için kuvvetli ürüne ihtiyaç var. Çanakkale gastronomi olarak inandığım bir destinasyon. TÜRSAB İhtisas başkanlığımızdaki arkadaşlarımızla beraber Çanakkale’ye inanıyoruz. Çanakkale’den rotamızı geçirmek isterken aslında biz zeytin zeytinyağı programı yaparken direk Ayvalık ve Akhisar’a inebilirdik. Çanakkale’yi özellikle programımıza koymak istedik.  Çanakkale’nin sahip olduğu değerleri, kültürel zenginlikleri ve önemli bir kent olduğunu  bildiğimiz için bu düşüncedeyiz. Bugünkü gezimizden de çok memnun kaldık. Çanakkale’den sonra diğer yerleri de gezeceğiz. Özellikle bugünkü gezimizde bir arada olma ve kent olarak birlikte hareket etme davranışınızdan çok etkilendik.   Bu çalışmayı devam ettirilirse bizde TÜRSAB olarak her zaman Çanakkale’nin yanında olacağız. Kendini öne çıkarmak isteyen kentlerimize ekstra destek veriyoruz. Çanakkale bir gastronomi kenti olabilir mi neden olmasın. Burada önemli olan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekebilmek. Çanakkale’ye tekrar geleceğiz ve tekrar beraber olacağız” dedi.
“TABİAT ÇANAKKALE’YE ÇOK CÖMERT DAVRANMIŞ”
Çanakkale Valisi İlhami Aktaş da  yaptığı konuşmada “ Gerçekten Çanakkale gastronomi ile yemek ile bir araya geldiği zaman aslında işin uzmanları konuyu anlattı. Ben Çanakkale’nin gastronomi kenti olması ile ilgili bir tüketici gözü ile konuya bakmak istedim. Ben Çanakkale’yi tüketici gözüyle anlatmaya çalışacağım. 1.5 yıldır Çanakkale’de görev yapıyorum. Bir vatandaş bir tüketici olarak gördüğüm yemek olacaksa, gastronomi olacaksa biçilmiş kaftandır Çanakkale. Çanakkale, hiçbir ilden katkı almadan tüm yemeklerin yapılabildiği bu şekilde hayatınızı idame ettirebileceğiniz bir il.  Diyeceksiniz ki Çanakkale’de çay üretilmiyor. Tamam, belki çay üretilmiyor ama Çanakkale çay ihtiyacını da Kazdağlarının endemik bitkileri ve çay hazırlanabilir. Kahvaltılarımızda Çanakkale’de üretilen peynirin envai çeşidi, zeytin çeşidinin onlarcası, kadınlarımızın yaptığı reçeller Dünya’nın hiçbir yerinde bulunmayacak Türkiyemiz’de de Anzer balı olarak bilinen balın çok daha iyisi Biga ilçemizde sadece Avusturalya’da üretilen bal kalitesi ile eşdeğer balımız. Kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi salça. Bu arada salçanın içine zeytinyağı döktüğümüzde de yemeklerin vazgeçilmezi oluyor. Dünyanın en lezzetli domatesi. Biberimiz, kapya biberimiz var. Bu ürünlerin sadece tonlarca üretilmesi değil çeşitliliği de çok önemli. Çanakkale’de bu ürünlerin tamamı üretiliyor. Çanakkale’de üretilen tüm bu ürünler kaliteli, nitelikli ve özel ürünler. Bu ürünler Çanakkale’nin marka kent olması için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu şekilde marka kent olabileceğiniz gibi bugün bazı şehirlerden örnek vermek gerekirse bir “Van Kahvaltısı” adını duyurmuş bir kahvaltıdır ve bu kahvaltıyı yemek için vana gitmenize gerek yok her yerde bu kahvaltı çeşidini bulabiliyorsunuz artık.  Biz Çanakkale olarak Van kahvaltısını Tamamı Çanakkale ürünlerinden üretilmiş ürünler kullanarak ki bunun içinde kasap sucuğumuzda var bu kahvaltı çeşidini de Çanakkale’ye gelmiş ama Van kahvaltısı isteyenlere sunabiliriz. Çanakkale bölge olarak etleri özellikle de oğlak eti ve sığır eti konusunda da tercih edilen bir kentiz. Adalarımız ve özelliklede Ayvacık ilçemiz et konusunda bu konuda tercih edilen ilçelerimiz. Kentimizin bir başka değeri de Sardalyası.  Sardalyamızı hamside yapılan tanıtım gibi yapabilmemiz lazım. Bu arada Karabiga’nın Jumbo karidesi resmi gazetede yayımlanarak tescillenmiş oldu. Çanakkale’nin hamur işleri de var. Örneğin Çanakkale’ de pişi çok tüketiliyor. Hamur işlerimiz pişi, börek Boşnak böreği bunları da Çanakkale özgü ürünler ile üretilebiliyor. Çanakkale bu yönden çok şanslı. Tabiat Çanakkale’ye çok çok bonkörlük yapmış. Çanakkale’ye gelen arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan ve misafirlerimizden Çanakkale ile ilgili hep memnuniyet işittik.  Tabiattın bu kadar cömert davrandığı Çanakkale’de geriye ne kalıyor bu gün bu masada olanların bir araya gelerek bu özellikleri toparlayıp bir gastronomi kenti yapma yolunda ilk adımların atılması gerekiyor. Çanakkale’de birçok restoranın da özellikle adalarımızda olanların ön plana çıktığını ve bu yerlerde oturmaya yer bulamadığımızı da biliyoruz. Kaliteli bir şey yaptığınız zaman bunun geri dönüşünü de alıyorsunuz. Çanakkale’ye gelen misafirlerimizin aradığı ve alışkın olduğu damak tadını da bulmalarını sağlamalıyız. Hep beraber çalışarak Çanakkale’nin tarihi ve doğa güzelliklerine lezzetli Çanakkale ürünlerinden üretilen yemeklerimizi de ilave ederek Gastronomi kenti olmak için adımlarımızı atmalıyız.” dedi. 
Vaki Aktaş’ın konuşmasının ardından TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Gencer, TÜRSAB Gastronom Turizm İhtisas Başkanı Ömer Kartın, GMKA Genel Sekreteri Abdullah Güç, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Çanakkale Körfez Yöresel Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Çelik, Vali Aktaş’a gecenin anısına seramik hediye edildi. Toplantıda GastroKale yöresel Yemekler ve Etnik Mutfaklar Derneği ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü İşbirliği ile hazırlanan gala yemeği menüsü de büyük beğeni topladı.
 Yapılan konuşmaların ardından toplantı görüş ve önerilerin ardından sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.