SİYANÜR YA DA TÜREVİ BİR MADDE ASLA KULLANILMAMAKTADIR

Çanakkale’de son günlerde tartışmalara konu olan Kirazlı Maden Sahası ile ilgili Doğu Biga Madencilik’ten ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama geldi. Projenin Atikhisar Barajı’na kesinlikle olumsuz bir etkisi olmayacağının altını çizen açıklamada; “Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesi, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 kilometre, Atikhisar Barajı’na yaklaşık 14 kilometre, Kaz Dağları Milli Parkı’na ise 40 kilometre uzaklıktadır. Projedeki zenginleştirme tesisleri, Atikhisar Barajı Su Havzasının da dışında kalacak şekilde konumlandırılmıştır. Projenin teknik olarak barajı olumsuz etkilemesi kesinlikle mümkün değildir” denildi. Altın arama ve çıkarma süreçlerinde siyanür ya da türevi bir maddenin asla kullanılmadığını belirten yetkililer; “Çıkarılan kayaçların içindeki altının ayrıştırılması ise yine uluslararası kriterlere göre, katı bir prosedür içerisinde ve özel olarak hazırlanmış korunaklı, sızdırmazlığı sağlanmış yerlerde, ilgili idarelerin denetimiyle gerçekleştirilir. İddia edildiği gibi 'siyanürlü atık barajı'nın bulunmadığı tesisimiz tüm uluslararası standartlar gözetilerek, ‘sıfır deşarj’ prensibiyle çalışacağı bilgisini paylaştı.

Şirket ilerleyen günlerde düzenleyeceği basın toplantısında söz konusu iddialara ilişkin detaylı açıklamalar yapacağını bildirdi. Son günlerde ortaya atılan iddialara ilişkin de kısa bir ön bilgi olması amacıyla Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş.’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Son günlerde basın ile sosyal medyada yer alan bazı haber ve paylaşımlarda, şirketimiz Doğu Biga Madencilik Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından Çanakkale Kirazlı Bölgesi’nde yapım çalışmaları devam eden Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesi hakkında gerçek dışı pek çok iddianın ortaya atıldığını üzüntüyle takip etmekteyiz. Bu doğrultuda, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğumuz çerçevesinde, düzenleyeceğimiz basın toplantısında söz konusu iddialara ilişkin detaylı açıklamalarımızı yapacağız. Bu vesileyle; dayanaksız iddialara ilişkin kısa bir ön bilgi olması amacıyla, aşağıdaki hususları dikkatinize sunmak isteriz. Projemizin Atikhisar Barajı’na kesinlikle olumsuz bir etkisi olmayacaktır. Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesi, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 kilometre, Atikhisar Barajı’na yaklaşık 14 kilometre, Kaz Dağları Milli Parkı’na ise 40 kilometre uzaklıktadır. Projedeki zenginleştirme tesisleri, Atikhisar Barajı Su Havzasının da dışında kalacak şekilde konumlandırılmıştır. Projenin teknik olarak barajı olumsuz etkilemesi kesinlikle mümkün değildir.
SAHANIN DOĞAYA YENİDEN KAZANDIRILMASI SAĞLANACAKTIR
Projemiz hakkındaki bir diğer asılsız iddia da ağaç kesimlerine ilişkindir. İzne konu olan ve madencilik faaliyetlerinin yapılacağı ormanlık sahadaki ağaç kesimi işlemlerinin tümü verilen orman ve çevre izinleri kapsamında ve hukuki zeminde gerçekleşmiştir. Madencilik faaliyetlerinin başlaması ile eş zamanlı olarak da sahanın doğaya yeniden kazandırılması sağlanacaktır. Bölgeye önemli bir istihdam da sağlayan şirketimizin tüm faaliyetleri, ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir.
SİYANÜR YA DA TÜREVİ BİR MADDE ASLA KULLANILMAMAKTADIR
Proje kapsamında suyun/toprağın siyanür ile kirletileceği iddiaları tamamen madenciliğe ilişkin önyargılar ile ortaya atılmıştır. Bu iddianın hiçbir bilimsel ve teknik dayanağı bulunmamaktadır. Öncelikle altın arama ve çıkarma süreçlerinde siyanür ya da türevi bir madde asla kullanılmamaktadır. Çıkarılan kayaçların içindeki altının ayrıştırılması ise yine uluslararası kriterlere göre, katı bir prosedür içerisinde ve özel olarak hazırlanmış korunaklı, sızdırmazlığı sağlanmış yerlerde, ilgili idarelerin denetimiyle gerçekleştirilir. İddia edildiği gibi 'siyanürlü atık barajı'nın bulunmadığı tesisimiz tüm uluslararası standartlar gözetilerek, ‘sıfır deşarj’ prensibiyle çalışacaktır.
CEO’MUZUN BU OLUMLU MESAJLARI ÇARPITILMIŞTIR
Altını çizmemiz gereken bir başka konu da ana şirketimiz Alamos Gold’un CEO’su John McCluskey hakkında, tamamen saptırılmış ve büyük bir haksızlık içeren haberlere ilişkindir. Ülkemizin zor ve sıkıntılı süreçlerden geçtiği, tüm dünyada Türkiye’yi yalnızlaştırmak üzerine aralıksız algı operasyonlarının yapıldığı günlerde, uluslararası bir televizyonun yayına konuk olarak “Türk ekonomisine güvenin, maden ve dekapaj konusunda Türkler kadar yetkin bir başka ülke yok, bizler güveniyoruz, Türk ekonomisinin gelecekte bugün olduğundan çok daha iyi bir noktada olacağına inanıyoruz” diyen CEO’muzun bu olumlu mesajları çarpıtılmıştır. Kamuoyuna yansıtılmaya çalışılanın tam aksine Sayın McCluskey’in Türkiye’ye güven ve övgü içeren sözleri, dünya yatırımcılarına yönelik etkili bir çağrı niteliğindedir.”  

PAYLAŞ