Ekonomi Haber Girişi: 19.01.2022 - 12:33, Güncelleme: 19.01.2022 - 12:33

“Orta Gelirlinin Ev Alması İmkansız”

 

“Orta Gelirlinin Ev Alması İmkansız”

Çanakkale Müteahhitler Birliği Başkanı Salih Yıldız, Boğaz TV’de Ogün İnal ile Güncel Programında inşaat sektörünü değerlendirdi. Başkan Yıldız, artan maliyetler ve konut faizleri nedeni ile hem müteahhitler hem de tüketicilerin için durumun çok zor olduğunu ifade ederek, “artan maliyetler ile yeni daireler üretmenin zorluğunu aktaran Başkan Yıldız, orta gelirli bir ailenin Çanakkale’de daire sahibi olmanın neredeyse imkansız olduğunu dile getirdi. Yıldız, konuya ilişkin, “Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor. Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle. Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok” dedi.
Çanakkale Müteahhitler Birliği  Başkanı Salih Yıldız, Boğaz TV’de Ogün İnal ile Güncel Programının canlı yayın konuğu oldu ve Çanakkale’deki inşaat sektörüne ait gelişmeleri değerlendirdi. Artan maliyetler ile yeni  daireler üretmenin zorluğunu aktaran Başkan Yıldız,  orta gelirli bir ailenin  Çanakkale’de  daire sahibi olmanın neredeyse imkansız olduğunu dile getirdi.  Yıldız, konuya ilişkin, “Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor.  Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle.  Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok” dedi. 1915 Boğaz Köprüsü ile inşaat sektörüne hareket gelip gelmeyeceği sorusunu da cevaplayan  Başkan Yıldız, “Sadık Aydoğan çok güzel bir söz söyledi. Köprü altı şehri olmayalım dedim.  Köprüden araçların geçmesi bize bir şey getirmez. İstanbul’dan İzmir’e gitmek için köprü kullanacak vatandaşın bize faydası olmaz.  Ama Çanakkale İstanbul arası mesafe kısaldı diye burası bir kat daha cazibe merkezi haline gelebilir. Buraya yerleşmek isteyenler için avantaj sağlar” dedi. Maliyetler ne durumda, sıradan vatandaş ev alabilecek mi? Şu an en büyük girdimiz beton ve demir.  Çimentocular ile konuşuyoruz, çok pahalı diyoruz, onlar da diyor ki enerji üretenle konuşun, enerji tek tabanca. Demir tonu 820 dolar. Beton metreküpü 250-300 TL iken 600 TL oldu.  900 TL’ye aldığımız kereste 3,200 TL.  Plastik hammaddeli işlemleri sayamıyorum artık. Bizim bir senede maliyetimiz yüzde yüz arttı.   Brüt 120 metrekare bir iki artı bir dairenin metrekaresi 5 Bin TL’nin altında bir maliyetle yapılmıyor. Arsa payını da koyunca bu ev 1 milyon demek. Üretim sürecinde krediler, faizler müteahhiti etkileyecek.  Zararına ev satma şansımız var mı? Ev alan aile hesap yapıyor ama arsa payını hesaba katmıyor. Arsa bedava değil ki.  Çevre donatıları var.   1 milyon öngörü ile başladığımız bir işte çevre donatısı 3 milyona mal oldu.  Bu arada biz daireleri satmışız, aradaki 2 milyonu satışa yansıtamazsınız. Çanakkale’den çok müteahhit geldi geçti. Çarpan gitti, kandıran gitti.  Mağdur olan vatandaş oldu. Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor.  Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle.  Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok.  Yani yüz metrekare iki artı birin maliyeti beş yüz bin. Yüzde kırk ile de arsa aldınız. Çevre düzenlemesi de var.  Bir milyona yaklaştı maliyet. Biz üreterek para kazanıyoruz.   Müteaahitler inanılmaz paralar kazanıyor zannediliyor. Öyle bir şey yok. Son projenizden ev alanlar, maliyetler artışı ile birlikte yüzde yüz karlı oldu. Bundan sonra ne olur.  Ev alan hep kazanır. Bundan sonrası tufan… Artık iyi bir daire bir milyon bandında. Biz ürettiğimiz malım maliyetine bakarız değerini biçeriz. Biz önümüzde bakacağız. Bir denge yerine oturacaktır. Bir planlama ile yaşanabilir şehirler oluşturmak adına yeni kararlar alınmalıdır.  Türkiye’de istatistiklere göre yaşanabilir iki şehir vardır, biri Sinop biri Çanakkale. Bu şehri bozmamak lazım.  Buraya göç gelmez sanayi yok. Buraya yaşamayı seven emekli insanlar gelir. Birikmiş parası ile daire almaya insan gelir. 70’li yılların gecekondulaşması bugün kentsel dönüşümleri oluşturdu. Kontrolsüz göç sorun çıkarır.  İnşaat sektörü binlerce kaleme yayılır, milyon sayıda istihdam oluşturur. Bundan 3-4 sene önce bir çok müteahhit ekonomik kriz sonrası iflas etti, mağdurlar oluştu. Bundan sonra vatandaşlar nelere dikkat etmeli? Biz birlik olarak vatandaşa her zaman bilgi vermeye hazırız. O dönemde benim yüzde 35 arsa payı verdiğim yere sıradan bir müteahhit yüzde 50 verince arsa sahibi onu tercih etti.  Ama kaliteli işler ortaya çıkmadı. Hayatında klozete oturmamış adama ev yaptırıldı.  Şimdi tecrübesiz insanlardan yaşam alanı oluşturması beklendi. Öncelikle daire alacak vatandaş araştırma yapmalı, önceki işlere bakmalı. Projenin konumuna bakmalı. Biz sözleşmemizde işi bitiremediğimiz tarihten bitene kadar kira ödemeyi taahhüt ediyoruz. Biz kendimize güveniyoruz. En büyük sıkıntı arsa sahiplerinde. İş iki daire fazla almak değil, iş kaliteli yaşam alanı çıkarmak. Bu iş malzeme meselesi. Biz en iyisi ile çalışıyoruz. Bize memnuniyet iş yaptırır. O dönemde herkes ucuz ev almak istiyordu.  Bir teyze bir müteahitti elinde pankartla protesto etti.  Benim 300 bine ev sattığım dönemde o 150 bine ev satıyordu.  Her şeyin bir değeri vardır. Merkez’de iyi  bir yer bulursak birlik olarak bir masa oluşturup vatandaşın sorularına cevap vereceğiz. Müteahhit aynı zamanda ameledir. Zaten amele olamazsa o işi yürütemez.  Ben Geyikli ’de işçi bulamadım, keresteleri kendim indirdim, tırın üstünden indiğim gibi bir daire alacak aileye iki daire sattım.”
Çanakkale Müteahhitler Birliği Başkanı Salih Yıldız, Boğaz TV’de Ogün İnal ile Güncel Programında inşaat sektörünü değerlendirdi. Başkan Yıldız, artan maliyetler ve konut faizleri nedeni ile hem müteahhitler hem de tüketicilerin için durumun çok zor olduğunu ifade ederek, “artan maliyetler ile yeni daireler üretmenin zorluğunu aktaran Başkan Yıldız, orta gelirli bir ailenin Çanakkale’de daire sahibi olmanın neredeyse imkansız olduğunu dile getirdi. Yıldız, konuya ilişkin, “Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor. Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle. Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok” dedi.

Çanakkale Müteahhitler Birliği  Başkanı Salih Yıldız, Boğaz TV’de Ogün İnal ile Güncel Programının canlı yayın konuğu oldu ve Çanakkale’deki inşaat sektörüne ait gelişmeleri değerlendirdi.
Artan maliyetler ile yeni  daireler üretmenin zorluğunu aktaran Başkan Yıldız,  orta gelirli bir ailenin  Çanakkale’de  daire sahibi olmanın neredeyse imkansız olduğunu dile getirdi.  Yıldız, konuya ilişkin, “Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor.  Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle.  Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok” dedi.
1915 Boğaz Köprüsü ile inşaat sektörüne hareket gelip gelmeyeceği sorusunu da cevaplayan  Başkan Yıldız, “Sadık Aydoğan çok güzel bir söz söyledi. Köprü altı şehri olmayalım dedim.  Köprüden araçların geçmesi bize bir şey getirmez. İstanbul’dan İzmir’e gitmek için köprü kullanacak vatandaşın bize faydası olmaz.  Ama Çanakkale İstanbul arası mesafe kısaldı diye burası bir kat daha cazibe merkezi haline gelebilir. Buraya yerleşmek isteyenler için avantaj sağlar” dedi.

Maliyetler ne durumda, sıradan vatandaş ev alabilecek mi?
Şu an en büyük girdimiz beton ve demir.  Çimentocular ile konuşuyoruz, çok pahalı diyoruz, onlar da diyor ki enerji üretenle konuşun, enerji tek tabanca. Demir tonu 820 dolar. Beton metreküpü 250-300 TL iken 600 TL oldu.  900 TL’ye aldığımız kereste 3,200 TL.  Plastik hammaddeli işlemleri sayamıyorum artık. Bizim bir senede maliyetimiz yüzde yüz arttı.   Brüt 120 metrekare bir iki artı bir dairenin metrekaresi 5 Bin TL’nin altında bir maliyetle yapılmıyor. Arsa payını da koyunca bu ev 1 milyon demek. Üretim sürecinde krediler, faizler müteahhiti etkileyecek.  Zararına ev satma şansımız var mı? Ev alan aile hesap yapıyor ama arsa payını hesaba katmıyor. Arsa bedava değil ki.  Çevre donatıları var.   1 milyon öngörü ile başladığımız bir işte çevre donatısı 3 milyona mal oldu.  Bu arada biz daireleri satmışız, aradaki 2 milyonu satışa yansıtamazsınız. Çanakkale’den çok müteahhit geldi geçti. Çarpan gitti, kandıran gitti.  Mağdur olan vatandaş oldu. Vatandaşın bu maliyetler doğrultusunda daire alması çok zor.  Bir sistem olmalı. Konut faizleri 2’ye yakın. Bu ne demek fiyatın iki katını ödüyorsunuz. Mortgage ev kredisi sistemi gibi, 0,5 faizle alırsınız kira öder gibi ödersiniz. Avrupa’da böyle.  Ama biz de iki katını ödüyorsunuz. Ticaretle uğraşmayan vatandaşın ev alma şansı yok. 
Yani yüz metrekare iki artı birin maliyeti beş yüz bin. Yüzde kırk ile de arsa aldınız. Çevre düzenlemesi de var.  Bir milyona yaklaştı maliyet. Biz üreterek para kazanıyoruz.   Müteaahitler inanılmaz paralar kazanıyor zannediliyor. Öyle bir şey yok.
Son projenizden ev alanlar, maliyetler artışı ile birlikte yüzde yüz karlı oldu. Bundan sonra ne olur. 
Ev alan hep kazanır. Bundan sonrası tufan… Artık iyi bir daire bir milyon bandında. Biz ürettiğimiz malım maliyetine bakarız değerini biçeriz. Biz önümüzde bakacağız. Bir denge yerine oturacaktır. Bir planlama ile yaşanabilir şehirler oluşturmak adına yeni kararlar alınmalıdır.  Türkiye’de istatistiklere göre yaşanabilir iki şehir vardır, biri Sinop biri Çanakkale. Bu şehri bozmamak lazım.  Buraya göç gelmez sanayi yok. Buraya yaşamayı seven emekli insanlar gelir. Birikmiş parası ile daire almaya insan gelir. 70’li yılların gecekondulaşması bugün kentsel dönüşümleri oluşturdu. Kontrolsüz göç sorun çıkarır.  İnşaat sektörü binlerce kaleme yayılır, milyon sayıda istihdam oluşturur.
Bundan 3-4 sene önce bir çok müteahhit ekonomik kriz sonrası iflas etti, mağdurlar oluştu. Bundan sonra vatandaşlar nelere dikkat etmeli?
Biz birlik olarak vatandaşa her zaman bilgi vermeye hazırız. O dönemde benim yüzde 35 arsa payı verdiğim yere sıradan bir müteahhit yüzde 50 verince arsa sahibi onu tercih etti.  Ama kaliteli işler ortaya çıkmadı. Hayatında klozete oturmamış adama ev yaptırıldı.  Şimdi tecrübesiz insanlardan yaşam alanı oluşturması beklendi. Öncelikle daire alacak vatandaş araştırma yapmalı, önceki işlere bakmalı. Projenin konumuna bakmalı. Biz sözleşmemizde işi bitiremediğimiz tarihten bitene kadar kira ödemeyi taahhüt ediyoruz. Biz kendimize güveniyoruz. En büyük sıkıntı arsa sahiplerinde. İş iki daire fazla almak değil, iş kaliteli yaşam alanı çıkarmak. Bu iş malzeme meselesi. Biz en iyisi ile çalışıyoruz. Bize memnuniyet iş yaptırır. O dönemde herkes ucuz ev almak istiyordu.  Bir teyze bir müteahitti elinde pankartla protesto etti.  Benim 300 bine ev sattığım dönemde o 150 bine ev satıyordu.  Her şeyin bir değeri vardır. Merkez’de iyi  bir yer bulursak birlik olarak bir masa oluşturup vatandaşın sorularına cevap vereceğiz. Müteahhit aynı zamanda ameledir. Zaten amele olamazsa o işi yürütemez.  Ben Geyikli ’de işçi bulamadım, keresteleri kendim indirdim, tırın üstünden indiğim gibi bir daire alacak aileye iki daire sattım.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.