Ekonomi Haber Girişi: 02.02.2021 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40

Nalbant, Ayçiçek Yağının Fiyatının Neden Yükseldiğini Anlattı

 

Nalbant, Ayçiçek Yağının Fiyatının Neden Yükseldiğini Anlattı

Ayçiçek yağı fiyatlarının son zamanlarda hızlı artması vatandaşların buna neyin sebep olduğu yönünde merak etmesine sebep oldu. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hicri Nalbant, konuyla ilgili değerlendirmede bulunarak bu artışa sebep olabilecek nedenleri anlattı. Nalbant, “Yağlık ayçiçek yağı ile ilgili sıkıntının başında hepimizin bildiği üzere Türkiye tükettiği kadar ayçiçek yağını üretemiyor. Türkiye bugüne kadar hep yurt dışından ithal ederek yağlık ayçiçek ihtiyacını karşılıyordu. Dışarıdan bize yağlık ayçiçeği veren ülkeler artık tarımsal üretimlerini planlamaya başladılar. Bu ülkeler ürettikleri ürünlerini müşteri bulunca hemen satmak yerine kendi ihtiyaçları için stoklama yoluna gittiler. Bu nedenle yağlık ayçiçeği fiyatları yükseldi. Tabii böylece dışarıdan yağlık ayçiçek pahalı alınınca Türkiye’ de de bu artış ayçiçek yağına zam olarak yansıdı” şeklinde belirtti.
“HİÇBİR YIL ÇİFTÇİYE MİLLİ GELİRİN YÜZDE 1’İ KADAR DESTEKLEME YAPILMADI” Nalbant, bu sorunun çözümü için yapılması gerekenlere de değinerek, “Bizim yıllardır tarımda yapmadığımız bir şey var. 2006 yılında çıkarılan bir tarım çerçeve yasası var. Bu çerçeve yasasına göre milli gelirin en az yüzde 1’i tarıma destek olarak verilir diyor. Bu AK Parti iktidarı döneminde çıkan bir yasa. Ancak bu yasanın çıktığı tarihten bu yana hiç bir yıl çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i kadar destekleme yapılmadı. Genelde bu desteklemeler yüzde 0.5 civarında yapıldı. Koronavirüs süreci ile birlikte dünyada iki konu çok öne çıktı. Biri sağlık diğeri tarımsal üretim. Bu dönemde tüm ülkeler tarım üretimlerini desteklemek için büyük harcamalar yaparken bizim 2021 yılı üretim desteklemelerimiz  milli gelirin yine yüzde 0.4’ ü kadar. Diğer ülkeler tarım üretimlerine var olandan daha fazla destekleme yaparken biz yine kanun gereği yapılması gereken destekleme miktarını bile yapmıyoruz. Örnek vermek gerekirse 2020 yılında tarıma destek 22 milyar TL iken 2021’de bu rakam 24 milyar TL’ ye çıktı” dedi. “EN ÖNEMLİ ÜRETİM ARAÇLARINI BİLE SATMAYA BAŞLADILAR” “Geldiğimiz durumda çiftçiler ile ilgili Türkiye’nin her yerinden icra haberleri, çiftçinin traktörlerine haciz uygulanması gibi haberler geliyor. Çiftçi çektiği krediyi ödeyemediği için banka çiftçinin arazisine el koymuş. Çiftçinin bu anki borcu 130 milyar TL civarında. Bu borcu çiftçi ödeyemiyor. Bu borcu ödemeye gücü yok” diyen Nalbant, “Bir de tabii çiftçiye ödenmeyen destekler var. Milli gelirden yasa gereği yüzde1 ödenmesi gerekirken, yüzde 0.5 ödenen. Bu hesaplamadan da bizim çiftçilerin yasa gereği milli Gelirden yüzde 0.5 alacağı var. Bunu da para olarak ifade edersek çiftçimizin devletten en az 160 milyar TL alacağı var. Başka bir ülkede olsa, daha demokratik bir ülkede olsa çiftçiler haklarını artarlar, yargıya başvurular ve bu alacaklarını alırlar. Çünkü bu destekleme ile ilgili hüküm çok açık. Ülkemizde çiftçi örgütsüz. Çiftçinin örgütü Ziraat Odaları. Ziraat Odalarından da hemen hemen hiç ses çıkmıyor bu konuda. Artık pes etmişler sanki. Çiftçi sürekli ürettiği üründen zarar ederken, sürekli borçlana borçlana en önemli üretim araçlarını bile satmaya başladılar” ifadelerini kullandı. “ÜRETİMİ BIRAKAN ÇİFTÇİ BİR DAHA KOLAY KOLAY GERİYE DÖNMEZ” Nalbant, açıklamasının devamında Türkiye’ deki çiftçi sayısının her yıl azaldığını söyleyerek, “Çiftçilik öyle bir şey ki; çiftçi tarımı bırakıp giderse 5 yıl sonra siz çiftçiye bütün olanakları da sağlasanız, gel şu üretime devam et deseniz artık o çiftçiyi bulamazsınız, o ekipmanı bulamazsınız. Üretimi bırakan çiftçi bir daha kolay kolay geriye dönmez. Şimdi en büyük tehlike de çiftçiler üretimi bırakıyor, tarımdan, üretimden zorunlu olarak vazgeçiyorlar. Burum böyle olunca bu ayçiçeği fiyatlarına da yansıyor, yakında zeytinyağı fiyatlarına da yansıyacak. Devler çiftçisine düzenli destek vermek zorundadır bu bütün dünyada böyledir, tüm dünyanın kendi çiftçisine verdiği gibi, bizim de kendi çiftçimize büyük destek vermemiz lazım. Bu sene verilmesi gereken destek 2021 yılı için en az 43 milyar TL’ idi yasaya göre. Halbuki pandemi dönemini de dikkate alırsak en az bu desteğin 60 milyar TL olması gerekiyordu. Verilen destek 24 milyar TL. Bu destek ile çiftçi ne ayçiçeği yetiştirir ne başka ürünleri yetiştirir. Her geçen günde üretmeyi bırakır ve çiftçilik yapmaya son verir. Türkiye’ de 3.5 milyon hektar alan üretim dışına çıktı. Tarım yapılabilir ancak üretim dışı kalan verimli toprak miktarı ve çiftçiliği bırakan üretici sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu tarım ile ilgili sorun bu. Bu durum ayçiçeği olduğu gibi bütün ürünleri etkiliyor” diye belirtti. “TARIMA VERİLEN DESTEK KESİNLİKLE ARTTIRILMALI” Çanakkale ayçiçeğinde 2019’da suluda kuruda 70 bin ton ürettiğini belirten Nalbant, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “2020 yılı rakamları henüz açıklanmadı ama 58-60 bin ton civarında. Yani ekilen alan azalmamış ama ürün en az bir 10 bin ton civarında düşmüş. Ayçiçeğinde kilosu 2019 yılı fiyatları 2 lira 75 kuruşken bu sene bu fiyatı 3 TL 50 kuruştan satılmış. Tabii ki piyasanın gereği olarak yağ sıkıntısı başlayınca ayçiçeği yağı fiyatlarına da bu artış yansıdı. Ama bu yansıma çiftçinin üretim masraflarını karşılayacak miktarda değil. Tarım ile ilgili planlama yapılmalı. Tarım bakanlığının bu konuda çalışmaları var. Ama maalesef bir arpa boyu yol alınamıyor. Planlama yapılacak çalışmalar sürüyor, kuraklık ile mücadele eylem planı hazırlanıyor. Planlama tabi ki yapılmalı ve planlama yapmak çok önemli ama sorun uygulamaya gelince yok. Artık plansız programsız, böyle çiftçi sahipsiz şekilde bu işlerin yürümeyeceğini  bugünkü iktidar da anladı, hepimiz anladık. Bunun için çok acil önlem alınmalı. Nasıl sağlıkta aşı buluyorsak ve alınması gereken tedbirleri alıyorsak tarım için planlama ve tedbirler alınarak sıkı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Bu durumda tarıma verilen destek kesinlikle arttırılmalı ilk koşul bu. Bu destek arttırılmazsa çiftçiler tarımı terk etmeye devam edecek ve bu ülkemiz için çok büyük bir tehdit. Bu tehdit açlık ve kıtlık tehdididir.”
Ayçiçek yağı fiyatlarının son zamanlarda hızlı artması vatandaşların buna neyin sebep olduğu yönünde merak etmesine sebep oldu. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hicri Nalbant, konuyla ilgili değerlendirmede bulunarak bu artışa sebep olabilecek nedenleri anlattı. Nalbant, “Yağlık ayçiçek yağı ile ilgili sıkıntının başında hepimizin bildiği üzere Türkiye tükettiği kadar ayçiçek yağını üretemiyor. Türkiye bugüne kadar hep yurt dışından ithal ederek yağlık ayçiçek ihtiyacını karşılıyordu. Dışarıdan bize yağlık ayçiçeği veren ülkeler artık tarımsal üretimlerini planlamaya başladılar. Bu ülkeler ürettikleri ürünlerini müşteri bulunca hemen satmak yerine kendi ihtiyaçları için stoklama yoluna gittiler. Bu nedenle yağlık ayçiçeği fiyatları yükseldi. Tabii böylece dışarıdan yağlık ayçiçek pahalı alınınca Türkiye’ de de bu artış ayçiçek yağına zam olarak yansıdı” şeklinde belirtti.

“HİÇBİR YIL ÇİFTÇİYE MİLLİ GELİRİN YÜZDE 1’İ KADAR DESTEKLEME YAPILMADI”
Nalbant, bu sorunun çözümü için yapılması gerekenlere de değinerek, “Bizim yıllardır tarımda yapmadığımız bir şey var. 2006 yılında çıkarılan bir tarım çerçeve yasası var. Bu çerçeve yasasına göre milli gelirin en az yüzde 1’i tarıma destek olarak verilir diyor. Bu AK Parti iktidarı döneminde çıkan bir yasa. Ancak bu yasanın çıktığı tarihten bu yana hiç bir yıl çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i kadar destekleme yapılmadı. Genelde bu desteklemeler yüzde 0.5 civarında yapıldı. Koronavirüs süreci ile birlikte dünyada iki konu çok öne çıktı. Biri sağlık diğeri tarımsal üretim. Bu dönemde tüm ülkeler tarım üretimlerini desteklemek için büyük harcamalar yaparken bizim 2021 yılı üretim desteklemelerimiz  milli gelirin yine yüzde 0.4’ ü kadar. Diğer ülkeler tarım üretimlerine var olandan daha fazla destekleme yaparken biz yine kanun gereği yapılması gereken destekleme miktarını bile yapmıyoruz. Örnek vermek gerekirse 2020 yılında tarıma destek 22 milyar TL iken 2021’de bu rakam 24 milyar TL’ ye çıktı” dedi.
“EN ÖNEMLİ ÜRETİM ARAÇLARINI BİLE SATMAYA BAŞLADILAR”
“Geldiğimiz durumda çiftçiler ile ilgili Türkiye’nin her yerinden icra haberleri, çiftçinin traktörlerine haciz uygulanması gibi haberler geliyor. Çiftçi çektiği krediyi ödeyemediği için banka çiftçinin arazisine el koymuş. Çiftçinin bu anki borcu 130 milyar TL civarında. Bu borcu çiftçi ödeyemiyor. Bu borcu ödemeye gücü yok” diyen Nalbant, “Bir de tabii çiftçiye ödenmeyen destekler var. Milli gelirden yasa gereği yüzde1 ödenmesi gerekirken, yüzde 0.5 ödenen. Bu hesaplamadan da bizim çiftçilerin yasa gereği milli Gelirden yüzde 0.5 alacağı var. Bunu da para olarak ifade edersek çiftçimizin devletten en az 160 milyar TL alacağı var. Başka bir ülkede olsa, daha demokratik bir ülkede olsa çiftçiler haklarını artarlar, yargıya başvurular ve bu alacaklarını alırlar. Çünkü bu destekleme ile ilgili hüküm çok açık. Ülkemizde çiftçi örgütsüz. Çiftçinin örgütü Ziraat Odaları. Ziraat Odalarından da hemen hemen hiç ses çıkmıyor bu konuda. Artık pes etmişler sanki. Çiftçi sürekli ürettiği üründen zarar ederken, sürekli borçlana borçlana en önemli üretim araçlarını bile satmaya başladılar” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİMİ BIRAKAN ÇİFTÇİ BİR DAHA KOLAY KOLAY GERİYE DÖNMEZ”
Nalbant, açıklamasının devamında Türkiye’ deki çiftçi sayısının her yıl azaldığını söyleyerek, “Çiftçilik öyle bir şey ki; çiftçi tarımı bırakıp giderse 5 yıl sonra siz çiftçiye bütün olanakları da sağlasanız, gel şu üretime devam et deseniz artık o çiftçiyi bulamazsınız, o ekipmanı bulamazsınız. Üretimi bırakan çiftçi bir daha kolay kolay geriye dönmez. Şimdi en büyük tehlike de çiftçiler üretimi bırakıyor, tarımdan, üretimden zorunlu olarak vazgeçiyorlar. Burum böyle olunca bu ayçiçeği fiyatlarına da yansıyor, yakında zeytinyağı fiyatlarına da yansıyacak. Devler çiftçisine düzenli destek vermek zorundadır bu bütün dünyada böyledir, tüm dünyanın kendi çiftçisine verdiği gibi, bizim de kendi çiftçimize büyük destek vermemiz lazım. Bu sene verilmesi gereken destek 2021 yılı için en az 43 milyar TL’ idi yasaya göre. Halbuki pandemi dönemini de dikkate alırsak en az bu desteğin 60 milyar TL olması gerekiyordu. Verilen destek 24 milyar TL. Bu destek ile çiftçi ne ayçiçeği yetiştirir ne başka ürünleri yetiştirir. Her geçen günde üretmeyi bırakır ve çiftçilik yapmaya son verir. Türkiye’ de 3.5 milyon hektar alan üretim dışına çıktı. Tarım yapılabilir ancak üretim dışı kalan verimli toprak miktarı ve çiftçiliği bırakan üretici sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu tarım ile ilgili sorun bu. Bu durum ayçiçeği olduğu gibi bütün ürünleri etkiliyor” diye belirtti.
“TARIMA VERİLEN DESTEK KESİNLİKLE ARTTIRILMALI”
Çanakkale ayçiçeğinde 2019’da suluda kuruda 70 bin ton ürettiğini belirten Nalbant, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “2020 yılı rakamları henüz açıklanmadı ama 58-60 bin ton civarında. Yani ekilen alan azalmamış ama ürün en az bir 10 bin ton civarında düşmüş. Ayçiçeğinde kilosu 2019 yılı fiyatları 2 lira 75 kuruşken bu sene bu fiyatı 3 TL 50 kuruştan satılmış. Tabii ki piyasanın gereği olarak yağ sıkıntısı başlayınca ayçiçeği yağı fiyatlarına da bu artış yansıdı. Ama bu yansıma çiftçinin üretim masraflarını karşılayacak miktarda değil. Tarım ile ilgili planlama yapılmalı. Tarım bakanlığının bu konuda çalışmaları var. Ama maalesef bir arpa boyu yol alınamıyor. Planlama yapılacak çalışmalar sürüyor, kuraklık ile mücadele eylem planı hazırlanıyor. Planlama tabi ki yapılmalı ve planlama yapmak çok önemli ama sorun uygulamaya gelince yok. Artık plansız programsız, böyle çiftçi sahipsiz şekilde bu işlerin yürümeyeceğini  bugünkü iktidar da anladı, hepimiz anladık. Bunun için çok acil önlem alınmalı. Nasıl sağlıkta aşı buluyorsak ve alınması gereken tedbirleri alıyorsak tarım için planlama ve tedbirler alınarak sıkı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Bu durumda tarıma verilen destek kesinlikle arttırılmalı ilk koşul bu. Bu destek arttırılmazsa çiftçiler tarımı terk etmeye devam edecek ve bu ülkemiz için çok büyük bir tehdit. Bu tehdit açlık ve kıtlık tehdididir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.