İSTERİZ Kİ BUNDAN SONRAKİ 5 YILDA YATIRIMLARIN ÖNE ÇIKTIĞI BİR DÖNEM OLSUN

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, 4 Temmuz tarihinde Çanakkale Milletvekili ve AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile Ankara’da görüşerek, kentteki projeler ve çalışmalar hakkında görüş alışverişinde buluşup bazı konularda desteğini istemişti. Meclisin tatile girmesi ile Çanakkale’ye gelen Milletvekili Turan da iade-i ziyaret gerçekleştirerek Başkan Gökhan’a makamında konuk oldu. Turan; “Sayın başkan bizi Ankara’da ziyaret ettiğinde 3-4 nemli konu vardı. Bunların bir kısmını kamu yatırımları açısında DSİ başta olmak üzere ilgili birimlerle görüşülmesi gereken konulardı. Bir kısmı belediyemizin yapacağı su artıma tesisi başta olmak üzere bazı temel insani meselelerin olduğu yatırımlardı. Bunlar kredi talepleriydi, kurumlardan izin alınması gibi bazı konulardı. Biz dersimizi çalıştık. Bunlarda yardımcı olacağımız yerlerle ilgili önemli müjdelerimiz var. Çanakkale’miz zaman zaman belki hiç birimizin hak etmediği gündemlerle Türkiye’nin gündeminde yer aldı. Bu tarz turizmi olumsuz etkileyen, siyaseti olumsuz etkileyen gündemleri doğru bulmadığımızı ifade etmiştim. İsteriz ki bundan sonraki 5 yılda yatırımların öne çıktığı, muhabbetin, sohbetin, ilişkinin daha çok öne çıktığı bir dönem olsun” ifadelerini kullandı.

4 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşen buluşmadan tam 18 gün sonra gerçekleşen iade-i ziyarette Belediye Başkanı ülgür Gökhan, AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın belediye binasının önünde karşıladı. Turan, Ak Parti Merkez ilçe Başkanı Yıldıray Ölçek ve Belediye Meclisi Ak Parti Grup Başkanvekili Esra Yüksel ile beraber Başkan Gökhan ile makamında görüştü. Basın mensuplarının büyük ilgi gösterdiği buluşmada, kent gündeminki konular hakkında görüşler bildirildi.
 Ziyaretle ilgili açıklama yapan Ak Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Ülkemizin gündeminin yoğunluğuna bağlı olarak Meclis’te son dönemde özellikle hepimizi yakından ilgilendiren önemli kanunlar hayata geçti. Muhalefetiyle, iktidarıyla çok büyük bir mesai harcandı. Topumun yakından takip ettiği birçok konunun çözümü için kanun çalışmaları, yasama faaliyetleri büyük oranda tamamlandı. Perşembe gecesi geç saatte Meclis’i kapattık. 1 Ekim’e kadar olağanüstü bir durum olmazsa Meclis’imiz iç tüzük gereği kapalı. Fakat biz vekiller için tatil değil, Meclis dışındaki faaliyetler için bir imkandır bu dönem. Biz Meclis’i kapar kapamaz, notlarımızı toparladık ve şehrimize geldik. Jülide hanımla beraber iki koldan başlayarak bu dönemi milletimizle geçirelim, dertlerini dinleyelim, çalışmalarımız paylaşalım istedik. Cumartesi Lapseki’de ziyaretlerimize başladık. Pazar günü Biga’da değişik programlara katıldık. İlk mesai gününde de belediye başkanımızı ziyaret ederek hem Çanakkale’mizin sorunlarını konuşalım, hem de sayın başkan birkaç hafta önce bizi Ankara’da ziyaret etmişlerdi, bir iade-i ziyaretimiz olsun istedik. Biz uzatılan hiçbir eli havada bırakmayız demiştik daha önce, aynı şeyi yine söylüyorum. Başkanımız geldikten hemen sonra biz kendisini ziyaret etmeyi bir görev bildik. Önümüzde 4-5 yıl gibi seçimsiz bir dönem var. Hem yerel iktidar bu konuda seçimi bitirdi, hem genel iktidar seçimini bitirdi. Önümüzde çok temiz bir hizmet dönemi var. Bu dönemde polemiklerden uzak, siyasi kavgalardan uzak, ülkenin temel meselelerini iyi değerlendiren bir zamanı kullanalım istiyoruz. Tüm kurumlarıyla belediyesi, valisi, müdür, teşkilatları, siyaseti, hepsini beraber söylemek istiyorum. Daha uyum içerisinde daha iyi iletişim içerisinde, birbirini anlayan, dinleyen, sorunları değil de çözümleri öne çıkaran bir anlayışla beraber bu 5 yılı geçirmek istiyoruz. Biz 5 yıl artık milletvekiliyiz, ben grup başkanvekiliyim. Sayın başkanımız da burada 5 yıl belediye başkanı. Dolayısıyla merkez ilçemizin dertleri başta olmak üzere tüm ilçelerimizin sorunlarını, dertlerini masaya yatırmak hepimizin görevi. Sayın başkan bizi Ankara’da ziyaret ettiğinde 3-4 nemli konu vardı. Bunların bir kısmını kamu yatırımları açısında DSİ başta olmak üzere ilgili birimlerle görüşülmesi gereken konulardı. Bir kısmı belediyemizin yapacağı su artıma tesisi başta olmak üzere bazı temel insani meselelerin olduğu yatırımlardı. Bunlar kredi talepleriydi, kurumlardan izin alınması gibi bazı konulardı. Biz dersimizi çalıştık. Bunlarda yardımcı olacağımız yerlerle ilgili önemli müjdelerimiz var. Çanakkale’miz zaman zaman belki hiç birimizin hak etmediği gündemlerle Türkiye’nin gündeminde yer aldı. Bu tarz turizmi olumsuz etkileyen, siyaseti olumsuz etkileyen gündemleri doğru bulmadığımızı ifade etmiştim. İsteriz ki bundan sonraki 5 yılda yatırımların öne çıktığı, muhabbetin, sohbetin, ilişkinin daha çok öne çıktığı bir dönem olsun. Biz bu konuda hem sayın başkanın ziyaret sonrası iade-i ziyaret ile olsun hem bundan sonraki süreçlerde olsun görüşmeye, konuşmaya, sorunların çözümü için irade ortaya koymaya hazırız. Yeter ki iyi niyet olsun, yeter ki samimiyet olsun, yeter ki Çanakkale’mize katkı sağlayan adımlar olsun.  Yüzden tekrar söylemek istiyorum; bugün sayın başkanı ziyaretten büyük keyif aldık” dedi.
 “BİZE, ÇANAKKALE’YE YAKIŞAN DA BUDUR”
Daha sonra açıklama yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, “Bize, Çanakkale’ye yakışan da budur. Hepimiz burada Çanakkale halkının temsilcisiyiz. Seçimle, halkın oylarıyla geldik. Dolayısıyla burada bize oy verenler olduğu gibi, başka adaylara da oy verenler var. Ama artık seçildikten sonra hepimiz toplumun tamamına hizmet etmekle görevliyiz. Biz partili, partisiz ayrımı yapacak durumda değiliz. Belediye meclisinden başlayacak olursak; daha çok yeniyiz 3-4 meclis yaptık ama, çok keyifle meclislerimiz geçiyor. Ak Parti grubu, diğer gruplarla beraber ortak değerleri iyi-kötü bulabiliyoruz. Bu vesileyle bunu da söylemek istedim. Tabi ki en önemli konu; bu ayın başında Ankara’da sayın milletvekilimiz parlamentondaki odasında, grup başkanvekilliği odasında ziyaret ettim. Sağ olsun çok samimi bir ortamda görüşmemiz oldu, aşağı-yukarı 1,5 saate yakın görüştük. Öncelikle kendisine teşekkür ediyorum. Tabi ki konumuz Çanakkale idi. Bütün konuları ortaya döktük. Özellikle içme suyu tesisimiz, Sarıçay, ilave kredi, Güzelyalı gibi konuları aktarmış hem de destekleri talep etmiş olduk. Sağ olsun ilgilendiler ve çok önemli iki konu şu anda çözülmüş durumda. Kendisine geçen gün telefon ile teşekkür ettim. Bundan sonraki süreçlerle ilgili de mutlaka olumlu sonuçlar olacaktır. Tabiatıyla şunu biliyoruz; bugün kamu kaynaklarında da çok büyük bolluk yok. Ama sonuçta bölüşeceğiz, bütün Türkiye’de kaynakları bölüşeceğiz. Tabi burada milletvekillerimizin katkıları çok önemli. Tabi bu bütünlük buradaki sivil toplum kuruluşlarını ve diğer kurulları da elbette ki bir diyalog içerisine sokacak. Burada çatışmalardan beslenenler de var. Özellikle, ‘çatışmalar devam etse de biz de buradan nemalansak’ diye düşünenler oldu. Bu niye oldu onu da söylemek istiyorum; son 5 yılda 8 tane seçim geçirdik. Maalesef bir de o hain darbe teşebbüsünü yaşadık. Yani oturup da belediye başkanları, milletvekilleri siyasetin dışında kendi temel konularıyla ilgili bir diyalog kurabilme fırsatlarını yakalama imkanı bulamadılar. Çünkü seçim demek; bir yerde muhalefet demek, bir yerde karşılıklı mücadele demek, demokrasinin gereği. Ama oturup da şu konular var diye görüşme fırsatı olamadı. Daha önce Bülent bey sağ olsun bir kredi onay konusu vardı, onu çözmüştü. Ama sonrasında böyle diyaloglar siyasete kurban gitti. O günler geldi geçti. Sayın vekilimiz de söyledi, artık önümüzde 4-5 yıllık bir süre var. Seçimin bahsedilmeyeceği, bahsedilmemesi gerektiği hatta. Çünkü siyaset bu her an her şey olabilir ama bence artık ülkenin bir konsensüs içerisinde, anlayış birliği içerisinde bir yol alması lazım. Bir şeyler yapmamız lazım hem kentte hem ülkede. Onun için bu diyaloglar, Çanakkale’de böyle görüntüler çok önemli. Buradan bütün Türkiye’ye yansımalı. Yani muhalefetteki belediye ve onunla beraber iktidarın milletvekili, belediye meclis grup başkanvekili, ilçe başkanı eğer bir araya gelebiliyorsa, be kentin geleceği ile ilgili bir araya gelebiliyorsa bu şu demektir; sadece bugünkü sorunları çözümü değil, ilerideki projelerle ilgili de ortak görüşler ortaya çıkacaktır ve bu aynı zamanda kentteki bütünlüğü de sağlayacaktır. Hiç kimse ’bunu niye yaptın’, ‘bunu niye eksik yaptın’ demeyecektir. Herkes bunu kabullendikten sonra da birlikte bu süreci götüreceğiz. Özellikle ekonomi noktasında kentin çok ciddi dinamikleri var. Ticaret odası, borsası, turizmcileri, ziraat odası, gibi önemli sivil toplum kuruluşları var. Onlarla ve üniversite de olmak üzere burada bir birliktelik havası yaratmamız lazım. Çanakkale’nin buna ihtiyacı var. Ben bu bağlamda nazik ziyaretiniz için teşekkür ediyorum. İnşallah bu olumlu havanın Çanakkale’de süreceğine inanıyorum” diye konuştu.  
 “HER HAYIRLI HİZMETE DESTEK VERMEK BİZİM GÖREVİMİZ”
Görüşmede Grup Başkanvekili Turan ve Belediye Başkanı Ülgür Gökhan daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İlk olarak Sosyal Konutlar ile ilgili bir gelişme olup olmadığı yönündeki soruya Ak Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Konunun birinci muhatabı tabi ki öncelikle belediye başkanımız. Bununla ilgili bize düşen taraflar var vekiller olarak, iktidar partisinin yapacakları olarak. Bunlarla ilgili bazı görüşmeler yaptık, kendisiyle paylaşacağım bunları. Biz şehre katma değer üretecek her şeye omuz vermek istiyoruz. Şehrimizin marka değerinin büyümesini istiyoruz. Her şehrin vekili kıymetlidir ama Çanakkale’nin bambaşka. Her şehir özeldir, her toprak kıymetlidir ama Çanakkale bambaşka. O yüzden burada yapılacak her hayırlı hizmete destek vermek bizim görevimiz. İlk görüşmemizdeki tüm gündemlerimizi muhataplarıyla değerlendirdik. Yapılacaklar var, yapılamayacak olanlar var. Belediyenin daha hızlı hareket etmesi gereken konular var, bizim yapacaklarımız var. Ama burada bir koordinasyon eksikliği tespit ettik. Bunu da başkanımızla paylaşacağım. Şehrin tüm dinamikleriyle beraber bu işleri yapmak lazım. Eğer Sosyal Konutlar yapılacaksa, tabi ki belediye başat görevidir ama Çevre İl Müdürlüğümüz de Valiliğimiz de bu işin içinde olması lazım. Bu konularda seçimle gelen makamların daha adım atma hakkı fazla olduğundan dolayı bu koordinasyonun burada kurulması lazım. Çevre Müdürlüğümüz, orman Müdürlüğümüzün veya diğer kurumlarımızın bu konudaki motivasyonu buraya bağlı aynı zamanda. Burası eğer elini açar, ilişki kurar, talepte-teşvikte bulunursa diğer kurumlarda buna benzer yaklaşımda bulunurlar. Ama burası soğursa onlar da soğur tabiri caizse. O yüzden diyoruz ki; bu kurumların hepsinin ortak yapacağı işler var. Yani Sosyal Konutlar sadece belediyenin işi sadece Çevre müdürlüğünün işi değil. Bunu oturup konuşmak bir yol haritası çizmek ve bu yol haritasında kime ne düşecek onu paylaşmak lazım. Yoksa yıllardır konuşuruz ve bir arpa boyu yol gidememiş oluruz. Ben vekil olduğumdan beri Sarıçay, Sosyal Konutlar, Sümerbank meselesi gibi şehirde böyle temel konular var. Bunları ufak dokunuşlarla, paydaşların bir araya gelip iletişimin arttırılmasıyla sonuç alınabileceği kanaatindeyim” dedi.
“İDDİA KONUSU SÖZLERLE YAPILANIN AYNI OLMADIĞINI GÖRÜYORUM”
Basın mensuplarının maden çalışmaları ve mecliste bu konuyla ilgili verilen önergeye ilişkin sorusuna ise Turan şu cevabı verdi; “Bir defa baksak bir çoğumuzun parmağında altın var. Altın bu dünyanın gerçeği. İkincisi, değişik illerde ve Çanakkale’mizin değişik bölgelerinde altın çıkarılıyor şuan. Yeni değil, ben vekil olmadan önceden bahsediyorum. Onları görmeyip de sadece lokal birkaç yerdeki meseleyi tek başına gündem yapmayı ben doğru bulmuyorum. Altına karşıysak, her yerde karşı olmamız lazım; tüm Anadolu illerinde ve Çanakkale’nin her tarafında. Bir yerde var görmüyoruz, bir yerde var görüyoruz. Bazen söylem değiştiriyoruz. Bunu ben çok samimi bulmuyorum.  Bu ülkenin değerleri hepimizin değerleri. Troya’dan beri buralarda maden var.  Ben madenci değilim, çok bilmem bu işleri. Ama şunu biliyorum, Lidyalılar’ın para basmasından önce bu bölgede para basıldığı iddiası var tarihi kitaplarda. Resmi olarak orası gözüküyor, kabul. Ama tarihi okuduğumuzda bu bölgede normal resmi tarihten daha önce altın basıldığı iddiası var. Altın para iddiası var. Altın yeni bir konu değil burada. Burada önemli olan şu;  Çanakkale’miz bir başlığı olan bir kent değil. Zonguldak’ın kömürü var, başka bir şey yok. Antalya güneşi var, başka bir şeyi yok. Çorum’un leblebisi var başka bir şey yok. Ama Çanakkale’mizde tarım da, orman da, sanayi de hepsi kıymetli. Siz ‘ormanı büyütelim ama ormanı temizlemeyelim’ diyemezsiniz. Ben gündeme gelen konular ile ilgili hiç ezbere konuşmam, hemen tarafları ararım. Gönderilen notlara baktım; kesildiği iddia edilen sayıda ağaç yok bir defa onu söyleyeyim. O kadar fazla ağaç kesilmemiş. Ona tatmin oldum, gördüm, inceledim, baktım. Kendim de yerinde gidip ziyaret edip bakacağım. Kincisi; ÇED alanı denilen bir alan var. Bir yer çizilmiş ve burada işlem yapılacak denilmiş. İddia şu ki; ‘ağaçtaki kesim sayısı arttı’. Baktık, hayır alan büyümemiş. Ama o işlemler yapılıncaya kadar, ruhsat süreçleri 5-10 sene sürüyor. O süreçte ağacın yanında filiz büyümüş ağaç gibi olmuş vesaire, aynı alandakiler kesilmiş. Üçüncüsü; kesen şirket falan değil, öyle bir yaygara oldu. Kesen Orman Müdürlüğümüz. Konuştuğumuzda da şu dendi; ‘zaten ağaçların bir ömrü var. Bunlar hep kesilir 20-25 yıl içerisinde, tekrar yenisi gelir’ dediler.
Ama bunun dışında bir tek ağaç, bir tek filiz ekstra kesilmişse, benim de evladım burada yaşıyor, benim de çocuklarım var. Hep beraber hayır diyelim. Ama bu yollardan çıkarak, konjonktüre bağlı tavırlar, törenler, eylemler doğru bulmuyorum. Taraflar belli; valisi, belediyesi, ormanı,  çevresi 4-5 birim var. Gelsinler bir araya beraber incelesinler. ‘Biz hukukumuzu demokratik bir ülkede tabi ki sokakta arayabilirsiniz’ dersiniz ama yetkili kişilerin sokakta değil de bizzat muhataplarıyla bu işi yapmasını istiyorum.  İddia olduğu zaman ben, tüm birimleri arıyorum. Rapor istiyorum, konuşuyorum… Ama iddia konusu sözlerle yapılanın aynı olmadığını görüyorum.”
 “YANLIŞ VARSA BERABER DUR DİYELİM”
Turan şöyle devam etti; “Bir diğer mesele; AK Parti, MHP oyları ile reddedildi deniyor. Bunu adil bulmuyorum. Şu an Cumhuriyet Halk Partisinin 140’ yakın milletvekili var. Konuşmayı yapanla beraber 6 vekil önergeye ‘evet’ dedi. Bunu açıkladım ben sosyal medyada. CHP eğer diyorsa ki; ‘bu önerge kıymetliydi ve oradaki tüm partilerin ittifakıyla beraber araştıralım’ zaten sayısı yetiyordu. Ama 6 vekil geldiler. Her gün 3 veya 4 önerge veriliyor meclise. Bunlar konuma hakkı içindir, önerge oylansın da sonuç alınsın diye değildir. Önergeler ortak verilirse sonuç alınır. Şuan çölyak hastalığı gibi, down sendromu gibi değişik ve önemli konularda tüm partiler bir araya geldi, önerge verdi. Önergelere bağlı komisyon kuruldu. Dolayısı ile Meclis aritmetiğine bağlı olarak bunlar eklenir veya çıkarılır. Bu komisyon bitecek ki yenisi kurulsun. Şunu demek istiyorum; önergeyi veren de önergenin kabul olmayacağını biliyor aslında. Onun yüzden burada AK Parti, MHP demedi sadece. Tüm Meclis’e kızabilirsiniz, lafım yok. Ama önerge tüm partilerin ortaklığıyla kurulur Meclis’te, bu usuldür yıllardan beri. Şu anda 5 komisyon var ve 5’i de ortak kuruldu. Ne AK Parti’nin dayatması ne de başkasının  oylaması ile kurulmadı, ortak kurulur. Denilen önerge de ortak verilseydi çalışılabilirdi, değerlendirilebilirdi. Ama son dakika verilen bir önerge. 23 imza var saydım, ama 6 kişi oylamada. O zaman niye suçlu ben oluyorum. Her şeye rağmen söylüyorum;  Yanlış yapılıyorsa beraber karşı çıkalım kardeşim. Ama dünya standartlarında koruması var, kurulları var ÇED’i var, bakanlığı var, belediyesi var, bunlara bakalım yanlış varsa beraber dur diyelim. Ama görüntü yapalım, dostlar-ahbaplar görsün diyorsan çıkın meydana miting yapın. Ama beraber yapacaksak, bakın bana çevreciler gelmiyor mesela. Çanakkale’nin başka çevreyle ilgili sorunları var, gündemde değil mesela. Bundan bir sene önce inceledim konuşmaları, metinleri hep Atikhisar öne çıkarılmış. Ama bunun böyle olmadığı anlaşılmış gördüğüm kadarıyla. Şimdi Kazdağları denilmeye başlanmış. İlk baştaki söylemle bugünkü farklı. Yanılıyor olabilirim ama mantığı söylemeye çalışıyorum. Özet; altın bu ülkenin bir gerçeği. Şuan bizim normal ihracatımızın çok çok üzerinde ithalatımız var altınla ilgili. Ülkenin insanları, devleti büyük paralar ödüyor dışarı. Ama burada var, bu çıksın istiyoruz. Ama çıkarken geleceğimiz, yeşilliğimizi, çevremizi kollayarak bunu yapalım istiyoruz. Bunun daha iyi çevreci olması için, daha iyi hata yapmadan süreçlerin devam etmesi için omuz verelim hep beraber. Yanlışa varsa beraber dur diyelim; ama bunları siyasi polemik, kavga konusu yapmayalım. Ne önergede 4 vekil bir araya gelip bu konuyu konuştu. Ne CHP’nin 130 vekili konuştu. O yüzden bunlar tek başına sonuç alıcı, verici şeyler değil. Konuşuruz beraber varsa kurumların eksiği uyarırız. Mesele şu; şehrin ekonomik değerleri ayağa kalksın ama kalkarken asla hata yapmayalım.”
“OYLAMADA OLMAYAN VEKİLLER EYLEMDE VAR”
1915 Çanakkale Boğaz Köprüsünün yapıldığını anımsatan Turan, “Köprü çok kıymetli bir iş. Ama sanayiden daha önce tarım ve turizm kenti burası. Köprü yapılırken hata yapılmasın diye Bakanlar Kurulu’nun kararıyla 7 tane tarım alanı, büyük ovalar bunlar SİT alanı ilan edildi. Yani biz tarımı bitirelim de köprüyü yapalım diyemeyiz. Biz ormanı bitirelim de altını çıkaralım diyemeyiz. Bunu beraber yapacağız. Köprü de olacak; çünkü turist gelmesi lazım. Tarım ürünlerinin ihracı daha hızlı olması lazım. Köprü lazım buraya. Ama bunu yaparken de çevreyi korumak zorundayız. Maden mii çıkacak, çevreyi korumak durumundayız.  Her türlü Çanakkale meselesini ülkeye taşımak, Çanakkale’ye katkı sağlamıyor. Turizmi etkiliyor, ekonomiyi etkiliyor. Bunları beraber çözebiliriz. Tüm paydaşlar vali bey başta olmak üzere ilgili müdürler, belediyeler, siyasetçiler bir araya gelir bunları yerinde inceler, çözer. Ama şehrimizin farklı konularla gündeme sürekli gelmesi turizme de bence olumsuz katkı sağlıyor. Bize bile davet yok dışarıdan bir sürü vekil geliyor. Gördüm son eylemleri, oylamada olmayan vekiller eylemde var. Eyleme geleceğine oylamaya gelseydin de önergeyi kabul etseydik. O yüzden bunları biraz samimiyetten uzak buluyorum. Eğer varsa hata tabi ki bunların üzerine gidelim düzeltelim. Ama bu konuşarak olur, taraflarla olur” şeklinde konuya ilişkin düşüncelerini dile getirdi. 
 TROİA FESTİVALİNİN YAPILMASINDA FAYDA GÖRÜYORUZ
Basın mensuplarının iptal edilen Troia Festivali’nin yapılıp yapılmayacağına ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine Turan, “Festivalin 56’ncısı bu sene söz konusuydu. Çok uzun bir hatırası var, çok kıymetli bir iş. Çanakkale’nin de marka değerine katma değer üreten bir iş. Onu da konuşacağız sayın başkanla. Biz yapılmasında fayda görüyoruz. Belediyenin öncülüğünde STK’lar, kurumalar bir araya gelip bunula ilgili adım atabilirler. Takdir tabi sayın başkanın. Ama biz Çanakkale’mizin tanıtımı için kim ne yapıyorsa omuz vermek için buradayız” dedi.

PAYLAŞ