İki CHP’li Belediye Bu Sorunu Çözemiyoruz

Kepez Belediye Başkan Dr. Ömer Faruk Mutan aylık değerlendirme toplantısında son zamanlarda gündemde olan Kepez’in ilçe olma konusunu, yeni taşınan Mehmet Akif Ersoy Hastanesi’ne ulaşım sorununu ve eski hastanenin çevresinde hizmet veren esnafların tepkilerini dile getirdi. Çanakkale’nin en büyük sorunu ulaşım olduğunun altını çizen Mutan, ulaşımda paydaşız ama paydaş olmayı reddediyoruz. Mehmet Akif Ersoy devlet hastanesinde çalışan vatandaşlarımız buradan belediye otobüsüne biniyorlar. Bölge trafikte iniyorlar. Oradan tekrar binip devlet hastanesine ulaşıyorlar. Var mı böyle bir dünya? Böyle bir dünya olmalı mı? Ben senin paydaşınım. Senin paydaşına yaptığına bak. Ama iki aydır muhatabımız değil, yok. İki CHP’li belediye bu sorunu çözemiyoruz”

Kepez Belediye Başkanı Dr.Ömer Faruk Mutan yaptığı değerlendirmede Çanakkale’nin büyükşehir olacağını açıkladı. Mutan AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan ile yaptığı görüşmede Kepez’in ilçe olma konusunu görüştüklerini ve “Büyükşehir oluyor muyuz?” sorusuna karşılık Turan’ın söylediği “O iş bitti” ifadelerini paylaştı. Ankara’da bir dizi temaslarda bulunduğunu açıklayan Mutan, geçtiğimiz günlerde CHP Milletvekili Muharrem Erkek’in “Çanakkale Büyükşehir olacaksa Kepez Beldesi mahalle olmalıdır” sözleri üzerine Erkek ile de görüştüğünü açıkladı. Mutan Erkek’e,  “Kepez’in ilçe olmasını istiyoruz. ‘Bizim belediye olmamızı istemiyor musunuz?’ sorusunu yönelttim. Kendisi de yanlış anlaşıldığını ifade etti. Bizim neden ilçe olmak istediğimizi kendisine ifade ettim. Kepez’in kendine has dinamikleri var. Kendisine de anlattım; büyükşehir olma yolunda gidiyoruz, büyükşehir olacaksak da biz mahalle olmak istemiyoruz’ dedim. Büyükşehir olmayacaksak; biz zaten bir belediyeyiz; değişen bir şey yok. Ama Büyükşehir olacaksak; bizim tercihimiz belediye olup olmama noktasıdır. Kendisine bunu ifade ettim” dedi.

“YENİ HASTANEYİ BULMAK İÇİN ESKİ HASTANEYİ Mİ BULACAKSIN?”

Kepez Belediye Başkan Dr. Ömer Faruk Mutan hastane ve ulaşım ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, “Hastanemize 22’sinde Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi geldi. Yani eski SSK binası hastanesiydi. Daha sonra Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi oldu. 30’unda da hastane bütün birimleriyle taşınacak dendi. Ama mr’ın biri taşınmış, biri taşınmamış, bir kısım poliklinikler hala oradaymış dendi. Ancak hastanenin bütünü üzerinden bakarsanız, yaklaşık yüzde doksanı Kepez sınırları içerisindeki yerinde. En baştan hastane açılırken birtakım söylemler vardı. Yol dediler. Yol ne zaman bitti Mayıs sonu ya da Haziran 10’u dedik. Tamam dedik Haziranın 6’sında bitmişti. Bir sıkıntı var mı? Özellikle kavşak noktalarındaki nokta, bir girişteki Fatih Caddesi ile Rauf Denktaş’ın buluştuğu nokta bir de Uysallar Market’in orası var. Sinyalizasyonlar gecikme oldu bir hafta kadar. Biz orada sadece izlemciyiz. Bunların kontrolünde böyle geçişler oluyor. 08.00-11.00 gibi bölgedeydim. Sıkıntı hala var mı? Var. İki nokta sinyalizasyon ile açılacak gibi görünüyor. O noktadan hareket ediyoruz. Su olayı yetmeyecek falan dendi. Var mı su olayında bir sıkıntı. Yok. Ha suyun kalitesi, niteliği açısından başka olabilir. Bugün sağlık müdürlüğü aynı çatı altında birler bütünler. Ve her ayın dört defası yani yaklaşık her hafta ya da 10 günde bir kentin belirli noktalarında sadece bizle olan bir uygulama değil bu. Özellikle bu şebeke sisteminin olmuş olduğu yapılanmalarda numune alır ve bakar. Eğer bir bulaşık varsa salgın yönünden içilemez noktada bir rapor tutulur. Sıkıntı var mı? Yok. Dün de yoktu çünkü, bakın burada Tıp Fakültesi gibi sağlık kurum ve kuruluşları var. Kanalizasyon hakkında şöyleydi böyleydi konuşuldu. Ama on günü buldu bugün itibariyle bir sıkıntı olmadı neden bu kadar ayak diretildi? Eski hastane çevresinde bulunan esnaf, taksiciler oradaki medikalciler doğal olarak değişmesini istemedi. Oranın bir getirisi var çünkü buradan kopmak ayrılmak istemediler. Buna idarecilerde uyunca gecikme ister istemez yaşandı. Mayıs ayından beri gecikmiş bir taşınma söz konusu . Bölgede inşaatlar sürüyor ve sürmeye de devam edecek. Bölge yeni inşaat devam ediyor. Dağ başı falan da değil ne ararsanız orada var. Burada bir sıkıntı başladı. Bu sıkıntı Çanakkale’nin kendine has olan ulaşım sorunudur. Bu sadece hastane ile ilgili değildir. Bakın bu süreç ile ilişkin benim bir duruşum vardı. Araç hala çalışıyor ve ulaşımda sıkıntı devam ediyor. Eski hastaneye gidiyor millet oradan yeni hastaneye taşınıyor, bunun adına da ring demişler. Yani yeni hastaneyi bulmak için eski hastaneyi mi bulacaksın? Semtlere soksana, mahallelere soksana otobüsleri neden sokmuyorsun? Hastaneye direk hat olayını mahallelerden başlatmıyorsun. Ağırlıklı oraya vermen lazım. Millet illaki eski hastaneye gelip toplanacak oradan yeni hastaneye taşınacak. Böyle bir hat olur mu? İlçelerden gelen araçlar sabah 07:00-10:00 Akşam 16:00-18:00 arasında şehre girmesine müsaade edilmiş.  Hastalık, bir okul sistemi için bu ulaşımı dizayn ettiğinizde yanılırsınız. Okulun saati olur ama hastalığın saati olur mu? 11:00’da hastalandı vatandaş 2-3’e kadar otobüs mü bekleyecek?  Yani bir önceki ilçelerden gelen minibüslerin saatleri Kepez’e uygulamışlar.   Üniversite hastanesi, Diş Hastanesi ve Yeni Hastane de dahil.  Neden sorunu arttırıcı bir yaklaşım sergileniyor? Burada gene bir hayvandan iki post çıkarma hesabı üzerinden gidiliyor.  Gene bir yerde indireceğiz belli saat aralıklarında ondan sonra kalkacak gelecek. Hangi dünyada yaşıyoruz” dedi.

“HASTANE HAKKINDA BİLEN BİLMEYEN KONUŞUYOR”

“Millet önce inecek merkezdeki eski hastaneye oradan toplanacak yukarıda ki yeni hastaneye taşınacak. Böyle bir ulaşım ağı olabilir mi?” diyen Mutan, “Şimdi gece de başlamış. Tabii ki başlayacak neden hastalık bir okul sistemi değildir ne zaman olup ne zaman biteceği belli değildir. Otobüs günün her saati girip çıksın ne var bunda ama burada gözetilen bir grup taşıyıcının çıkarları söz konusudur. Dünden gelen bu çıkarlara Kepez’de de hayata geçirmeye çalışıyorlar. Kepez daha çok ilçelerden gelenler her saatte gelip çıksın istiyoruz. Hastane hakkında bilen bilmeyen konuşuyor. Son zamanlarda bir laf ortalıkta geziyor. Şehir hastanesi diye şehir hastanesinde ki model ne biliyor musunuz? Burada esas olan yatak sayısı falan değil. Burada hastane oraya mı gitti değil sağlık sistemi ne durumda o konu hakkında düşünmesi gerekir. Bizim sorgulamamız gereken sağlık sistemi ne durumda başından beri soru hakkında itiraz ettiğimiz nokta şu, sağlık bir mal değildir, alınıp satılamaz. Sosyal devletin refah devletinin çok temel görevi sağlıklı bir insan yaratmaktır. Biz tepeden tırnağa satın alınmaya karşıyız. O şehir hastanelerine karşıtlığın altında da bu yatıyor. Gidin sağlık emekçileri sendikasına, gidin tabipler odasına. Bari öğrenin. Birilerine diyorum inşallah öğrenirler. Veya bir araya geliriz. İstişare ederiz. Bakın bu yerel yönetimin başında biz varız. Ya gelin bir sorun kardeşim. Bilip bilmeden de sallamayın. E iğne olacak nereye gelsin? Ya bırakın bunları. Kardeşim muayene oluyor.  Ver bakalım beş lira, yirmi lira. Eczaneye gidiyor. O da bir vezne olmuş oraya. Maliye Bakanlığı’nın veznesi gibi. İlaç katkı payı, şunun katkı payı bir bakıyorsun ki maaştan kesilen para, dün verdiğin senin zammın on katı. İki ay içinde, üç ay içinde. Geriye doğru sana verilenler üstüne üstüne alınmış. Sistem bu. Sağlık alınıp satılabilen bir mal değildir. Maalesef özellikle son 15 yılda 1980 anayasasına ilk defa girdi sağlık özelleşmesi. O günden bugüne de dünya bankası dünya sağlık örgütü tarafından birçok ülkeye ihraç edilmekte, enjekte edilmekte, oradan modeller üretilmeye çalışılmaktadır. En rahat ortamı da Türkiye’de buldular. Kimler? Uluslararası sermaye. Türkiye’de insan sağlığı alınıp satılır bir noktada. Sağlık güvenceniz yoksa ölün diyor. Bizim sağlık sistemini eleştireceğimiz nokta bu. Hastane oraya mı gitti, buraya mı gitti? Sağlıkta esas olan koruyucu hekimliktir. Birinci basamak hizmetleridir. O da maalesef aile sağlığı merkezleri altında özelleştirildi. Genel Sağlık sigortası başlığı altında bir özelleştirme süreci yaşanıyor. Kepez’deki hastane şehir hastanesi değildir. Kamu kaynakları harcanarak yapılmış bir devlet hastanesi statüsündedir. Bunları da bilmekte fayda var. Hemen şehir hastanesi olunmuyor. Ben bunu A yada B firmasına kiralarsam al sana şehir hastanesi modeli gelir o zaman. Eğer sigortan yoksa devlet diyor ki devlet öl diyor. Kul oluyor orada insanlar, vatandaş olmuyorlar. Öl diyor, öl! Hastane sağlık sisteminde bir ikinci basamak enstrümanıdır. Şu model mi bu model mi noktasında olmamamız lazım. Yok yoluydu, yok suyuydu dememiz lazım. Sağlıktan, insanlar üzerinden götürenler hala götürmektedirler. Çanakkale’nin en büyük sorunu ulaşımdır. Paydaşız ama paydaş olmayı reddediyoruz. Mehmet Akif Ersoy devlet hastanesinde çalışan vatandaşlarımız buradan belediye otobüsüne biniyorlar. Bölge trafikte iniyorlar. Oradan tekrar binip devlet hastanesine ulaşıyorlar. Var mı böyle bir dünya? Böyle bir dünya olmalı mı? Ben senin paydaşınım. Senin paydaşına yaptığına bak. Ama iki aydır muhatabımız değil, yok. Bir sıkıntı var hastanede bu sıkıntı nevi şahsıma Münhasır bir hastalığı, sorunu olan ulaşım sorunu.  Bu sadece hastane ile alakalı değil.  Bu süreçle ilgili benim bir duruşum vardı ve ben bunu geri vitese aldım dedim. Çanakkale Ulaşımında bir grup taşıyıcının çıkarlarının gözlendiğini söyleyen Mutan “ Eskiden Kepezde iki tane köy minibüsleri vardı sabah gider akşam gelirdi.  Aynı şu anda Çanakkale’ye gelip giden uçaklar gibi.  Burada gözetilen bir grup taşıyıcının çıkarları.  Dünden hazırlanmış bu çıkarları Kepez’de de hayata geçirmek istiyorlar.  Biz dedik ki İlçelerden gelen araçlar da girdi. Onlar diyor ki bir yerde insin sonra bindir al taşı.  Bir vatandaş bir yere ulaşacaksa bir defa versin ücreti niye iki defa versin.  Niye iki defa oradan oraya taşıttırarak vakit kaybettiriyorsun?” diye konuştu.

“15 KASIMDA FARKINDALIK İÇİN HASTANEYE YÜRÜYECEĞİZ”

Başkan Mutan ulaşım sorunu olan tüm Çanakkalelileri  yürümeye davet ederken, “Çanakkale’nin en büyük sorunu ulaşım.  Paydaşız ama paydaş olmayı ret ediyoruz. Yargı inşallah yarın lehimize karar verir.  Neden? Bizi dinlemiyorlar. Bizi dinlemedikleri için de şu anda ciddi anlamda dökülüyorlar.  Son aldığım duyumu sizlerle paylaşıyorum inşallah birileri de duyar.  Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde çalışan arkadaşlarımız Belediye otobüsüne biniyorlar, Bölge trafiğin orda iniyorlar, oradan tekrar binip devlet hastanesine ulaşıyorlar.  Öyle bir dünya var mı? Ben senin paydaşınım senin paydaşına yaptığına bak.  Ama iki aydır bizim muhatabımız değil. Bir polemik yaşadık kent yararına geri adım attık.  15 Kasımda meclisten sonra bürün meclis üyeleri ile beraber farkındalık yaratmak için hastaneye yürüyeceğiz.   Ulaşım sorunu olan herkesi de ilçelerdekileri de davet ediyorum.   Biz vatandaşın, yurttaşın sorununu çözmeye çalışıyoruz.  İnsanlara kısıtlı çözümler üreterek, sorunları arttırıyorlar.  Hastalar öğrenci değil.  Onlara belirli bir takım zamanlarda gelin gidin demek doğru değildir.  Taksiciler hesap yapıyormuş Eski SSK’nın oradan hastaneye 30 TL diye. Buradan oraya kaç paraydı? Bırakın bu işleri. Taksicinin 30 TL’sine bakarken Sağlık sistemi ile vatandaşın cebinden alınanlara bir bakın.  Bu bir tehdit değil ama 15 Kasımda bir farkındalık ve kamuoyuna dönük bir mesaj anlamında  Belediye Meclisi arkadaşları ile ortaklaştık yürüyeceğiz” dedi.

“İKİ CHP’li BİRARAYA GELİP HELLEDEMİYOR”

İki CHP’li Belediyenin ulaşım sorununu çözemediğini ifade eden Başkan Mutan “ İki CHP’li belediye bir araya gelip halledemiyorlar diyorlar. Maalesef bir araya gelip halledemiyoruz. Doğru mu? Değil. Ama o koşulları da çok zorladık.  Genel Merkez bile zorlandı maalesef çözemedik.  Gülüyorum ben de çözemedik diyorum.  Çok mu zor? Hiç de zor değil. Sadece Hastane de değil. Ben sayın Valiye de arz ettim.  Bizi bir araya getir protokolde anlaşalım çözelim edim oradan da tık yok.  Lamı cimi yok zor oyunu bozacak.  Hiç olmazsa Hastane vesile olur da Çanakkale ulaşımı biter yoksa bir takım kısmi menfaatler üzerinden sorunlar çözülmez” ifadelerini kullandı.

“MUHARREM ERKEK KEPEZ İLÇE OLSUN DESİN”

CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek’in Kepez’in ilçe olmaması yönündeki sözlerini de değerlendiren Mutan “Kepez İlçe olmalı. Geçen gün Ankara’da temaslarımı sürdürürken Muharrem Erkek’in de ‘Mahalle olsun’ sözleri vardı. İlk ibraz ettiklerimden biri oydu.  Ona dedim ki ‘sen bizim Belediye olmamızı istemiyor musun?’ dedim.  O da ‘ben yanlış anlaşıldım’ dedi.  Senin adına düzelteyim demedim ama biraz dinlersen neden ilçe olmak istediğimiz anlatacağım dedim.  Dedim ki Büyükşehir’e doğru giderken biz mahalle olmak istemiyoruz.   Büyükşehir’e gitmezsek zaten biz beldeyiz belediye olarak kalacağız, burada bizi tercihimiz belediye olup olmama noktası.  Bir hükümet yetkilisinin Çanakkaleli olan kardeşimiz Bülent Turan’ın böyle bir sorumun üzerine ettiği bir laf var.  Büyükşehir olacak mıyız? Dedim. ‘O iş bitti’ dedi.  Evet Büyükşehir oluyoruz. Büyükşehir olurken de Muharrem Erkek’in söylemini doğurtarak söylüyorum  ‘ben yanlış anlaşıldım Kepez İlçe Olmalı’ dedi.   Bülent Bey Karşı taraftaki Eceabat’ı da alsak olur mu dedi. Olur ama Muharrem Erkek şimdi bu lafı etti hiç olmazsa Kepez İlçe olsun desin de bu işi aslına indirelim.  Hızlıca bir ilçe yapalım gibi bir yaklaşımı oldu.  Biz Cumhur Reise söyledik böyle aralıklar olursa olmaz dedi.   Evet biz İlçe olmak istiyoruz konu ile ilgili dosyalarımızı da grup Başkanvekiline ilettik. Dosyaları teslim ederken de adil bir nüfusa ulaşırsak bölünmede sağlıklı gelişim olur.  Yoksa kentin bir tarafı 120-130 bin iken öbür tarafı 30-40 binde kalırsa bir tarafı hızlı gelişirken diğer taraf küçük kalır” şeklinde konuştu.

Basın Toplantısı VİDEO

PAYLAŞ