ÇTSO Deniz savaşları müzesi projesi için düğmeye bastı

2018 Troya yılında kazandırılan Troya müzesi, son yıllarda Tarihi Alanda yapılan yatırımlar, Çanakkale’nin turizm potansiyelini artırdı. Kentin ekonomik gelişimine doğrudan etkisi olacak turizm konusunda hazırlanan ‘Deniz Müzesi Projesi’ için ÇTSO kolları sıvadı. Projenin geçtiğimiz dönem hazırlandığını hatırlatan Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “Çanakkale Muğla’dan sonra ikinci uzun sahil şeridine sahip bir ilimiz. Ne deniz turizminden faydalanabiliyoruz yeteri kadar, ne tarih varlığımızdan faydalanabiliyoruz. Bu konuda hepimiz tek dili konuşmalıyız” dedi. 

ÇTSO Meclis Toplantısında, batık turizmiyle ilgili bir projeyi hatırlatan Meclis Üyesi İlker Altın, “Bir önceki Meclis döneminde, Çanakkale’de biliyorsunuz deniz savaşları ile ilgili müzemiz yok. Bununla ilgili bir proje hazırladık bir önceki Meclis döneminde. Onunla ilgili Rektörlükten, Belediye Başkanı’na kadar tamamından, Boğaz Komutanlığı dahil olumlu dönüşler aldık. Bu konuyla ilgili kaç senedir almış olduğumuz yollar var. Bütün bu fikirleri olumlu yönde konuşulan kişilerle bir yol haritası çizmemiz gerekiyor” dedi. 

 

Çanakkale turizmi için ivedilikle çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, “İlker arkadaşımın bu projesi ilk günden beri hepimizi heyecanlandırdı. Çanakkale turizmi için olması gereken şeyler şahsi görüşüm bu. Birçok yaptığımız görüşmelerde de herkes aynı fikirde. Yani Nasrettin hoca misali herkes haklı da iş neden olmuyor? Şimdi turizm diyoruz, evet birçok materyalimiz var. Çanakkale’ye tur otobüsü geldi. Görmeleri gereken yer aynalı çarşımız var, kordondaki Truva atımız var. Truva atının önünde otobüsün durmasına izin verilmiyor. Nerede duracak? Köprübaşında peki bu köprübaşında durup 50-60 kişilik otobüs. Hangi güzelliği göstereceğiz, neyi paylaştıracağız insanlara? Köprübaşından gelecek, çay boyunun durumu malumunuz veya aradan, caddelerden gitse trafik karmaşası. Çay boyu islah edilip, Efrad Okuluna sokulduğu zaman, ismi Efrad Okuluydu. Yani sahilden Çimenlik Kalesi gezdirilip, zaten yapılması gereken bir şey, bunun olması elzem bir şey. Çanakkale Muğla’dan sonra ikinci uzun sahil şeridine sahip bir ilimiz. Ne deniz turizminden faydalanabiliyoruz yeteri kadar, ne tarih varlığımızdan faydalanabiliyoruz. Bu konuyla ilgili burası aile Meclisi İlker kardeşimle biz birçok defa konuştuk. Hatta seçimden önce şöyle bir şey de yaptık; İlker bunu her iki adayın gündemine de sokturalım ki ondan sonra söz verdiniz şeklinde diyebilirim. Şimdi bu işin iki tane ayağı var. Ankara ayağı var ve yerel yönetim ayağı var. Yani Belediye Başkanı’nın bir adam asmaya, bir para basmaya yetkisi yok. Diğer türlü yetkileri oldukça donanımlı. Ankara’da kuvvetsiz mi diyeceksiniz işyerleri taşınırsa biz ağacı taşlamış oluruz. Onun için bu iş Belediye ve iktidarın ortak, Bülent Turan ve Ülgür Gökhan’ın ortak aklıyla, bizim fikir önderliğimize ve bun yapacak güçteyiz inanın. Hepimiz tek dili konuşursak olur. Gerçekten İlker kardeşimi tebrik ediyorum, görülmemiş birşey. İlker’in projesini ben hatırlıyorum yani batıkları bile anlık izleyebileceğimiz video sistemleri, kamera sistemleri vardı. Muazzam bir proje hep birlikte olursak ben yapabileceğimize inanıyorum. Bunun için her ortamda Meclis Üyesi olalım, Meclis Başkanı olalım, Yönetim Kurulu olalım, Yönetim Kurulu Başkanı olalım biz bunu istiyoruz dememiz lazım. Hiçbir şekilde çatlak bir ses çıkmazsa ben eminim ki, Bülent Turan açık açık ifade etti zaten emredin dedi direk. Sayın Belediye Başkanımızla da gittik konuştuk oda olumsuz değil. Bundan sonra önümüzde seçimsiz 4 yıl var. Bundan sonra da bu işi gidip koparmaya çalışalım” dedi. 

PAYLAŞ