Güncel Haber Girişi: 30.04.2021 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40

BÜYÜK DEPREMİN AYAK SESLERİNİ Mİ DUYUYORUZ?

 

BÜYÜK DEPREMİN AYAK SESLERİNİ Mİ DUYUYORUZ?

Türkiye genelinde oluşan depremler ilgili görüşlerini sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya devam eden Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek, son olarak Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kaydedilen sarsıntılar sonrası yaptığı değerlendirmeyle dikkat çekti.
Türkiye genelinde oluşan depremler ilgili görüşlerini sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya devam eden Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek, son olarak Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kaydedilen sarsıntılar sonrası yaptığı değerlendirmeyle dikkat çekti.  Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü'nden emekli olan Prof. Dr. Doğan Perinçek’in geçtiğimiz gün sosyal medyasında yaptığı açıklama dikkat çekti. Kuzey Anadolu Fayı üzerinde büyüklükleri 3 ile 3,3 arası olan depremlerin, eski Gökçeada Depremi’ni hatırlatmasından dolayı tedirginliğini ifade eden Perinçek, şu paylaşımı yaptı: “Kuzey Anadolu Fayı üzerinde ve yakınında dikkati çeken 3 ile 3.3 arasında büyüklüklerde 4 adet deprem.  Bu depremler son 24 saat içinde gerçekleşti. Balıkesir - Çanakkale - İstanbul üçgeni içinde bulunan faylar ise sessiz. Bu iki durumu birlikte dikkate alınca Marmara Bölgesinde İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir dolaylarında beklenen büyük depremin ayak seslerini mi duyuyoruz?” “3 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM BENİ BİRAZ ÜRKÜTTÜ” Yaptığı paylaşım sonrasında konuyla ilgili detaylı bilgi aldığımız Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Uzun zamandır Marmara Denizi’nde ufak da olsa deprem sayısı çok az. Özellikle Biga- Çan-Bayramiç hattında da neredeyse hiç yok. Hemen Marmara’daki fayları tetiklemesini beklemiyorum ama Kuzey Anadolu Fayı üzerinde ve yakınında 3 ile 3.3 arasında büyüklüklerde 4 adet deprem dikkatimi çok çekti. Bu 3 büyüklüğündeki deprem beni biraz ürküttü” dedi. FAYLARDAN BİRİSİNİN HAREKETLENEBİLİR 2014 yılında olan Gökçeada Depremini hatırlatan Perinçek, “Marmara Denizi’nde birbirine yakın 3 tane deprem olmuştu. Sonrasında da Saros’da oldu ve arkasından 10 gün sonra Gökçeada Depremi’ni yaşadık. Tabi onlar birbirine çok yakındı. Bunların olması ve Marmara’daki sessizlik beni hemen endişeye düşürüyor. Midilli’de olan depremler Edremit Körfezi’ne geçmedi, geçseydi orada da endişem olacaktı. Edremit’ten Balıkesir’e doğru olan faylar uzun zamandır deprem yaratmadı. Dolayısıyla oradaki endişeyle bunlar birleşince İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir arasında kalan alandaki faylardan birisinin hareketlenebileceği düşünüyorum. Tabi ki kesin bir şey söylemem mümkün değil, öyle bir teknik elimizde yok. Ama bu açıklamaları her zaman uyarı anlamında söylüyorum” şeklinde konuştu. “AYNI ORANDAKİ YENİLEŞMEYİ ÇANAKKALE’DE GÖRMÜYORUM” Bazı kişilerin bu açıklamalardan rahatsız olduğunu fakat bu şekilde hatırlatmalarda bulunduğunu söyleyen Doğan Perinçek, “O hatırlatmalar sayesinde İstanbul’daki depreme dayanıksız binalar değişmeye başladı. Arkadaşlar o kadar çok söyledi ki İstanbul; ciddiye aldılar ve yenileşme başladı ama aynı orandaki yenileşmeyi Çanakkale’de, özellikle Biga-Çan- Bayramiç hattında görmüyorum. Sürekli uyarım o köylerde, dayanaksız binaların hızlı bir şekilde değişmesi lazım, AFAD kurumu görevlilerin bu yerlerde gidip, köy halkına birebir eğitimler vermesi lazım. Bu eğitimler masrafı olan eğitimler değil, zaten bu kurumun çalışanları maaşlarını alıyor, sadece bir benzin parası maliyetine bu bölgede yer alan köy halkı bilinçlendirilmesi için eğitim verilmeli. Bu eğitimler çok can kurtarabilir. Geçtiğimiz yıllarda muhtarlara eğitim verdiler ama belki de muhtarlar gidip doğru düzgün anlatmadılar. Halkın kendisine gitmek lazım” önerisinde bulundu. “BEN BELEDİYE BAŞKANI OLSAM ALÜVYON ZEMİN ÜZERİNE BİNA İZNİ VERMEM” Perinçek, Çanakkale’de beklenen büyük depreme karşı hazırlık yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Hem şehir merkezinde hem köylerde ilk başta eğitim yapılması lazım. İkinci olarak ise alüvyon zemin üzerine inşaat izni vermeyecekler. Karacaören sırtları çok müsait, Kepez’in bir kısmı müsait. Deprem heyelanı da tetikliyor. Heyelan olan yerler belli, oralara inşaat izni vermeyecekler, alüvyon üzerine inşaat izni vermeyecekler. Alüvyon zemin üzerine havaalanı yaparsın ama şimdi havaalanının etrafı bina doldu. Ben belediye başkanı olsam alüvyon zemin üzerine bina izni vermem. Çan’da da, Bayramiç’te de aynı şekilde” diye anlattı. “ÇANAKKALE’NİN ZEMİNİ SAĞLAM YERLERİ VAR” Çanakkale’nin zemini sağlam olan yerleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Perinçek şunlaır ifade etti: “Zorunda olsak alüvyon zemin üzerine bina yapalım ama zorunda değiliz. Çanakkale’nin zemini sağlam yerleri var. Karacaören, Esenler gibi. Zemin sağlam ama binaların yapılmasına da dikkat etmek lazım. Alüvyon üzerine bina yapınca, bina sağlam olsa bile can yakabilir. İzmit’te gördük; bina sağlamdı, kırılmadan, dökülmeden yan yattı toprağa gömüldü. Bu yüzden alüvyon zemine bina yapılmaması önemli. ”
Türkiye genelinde oluşan depremler ilgili görüşlerini sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya devam eden Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek, son olarak Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kaydedilen sarsıntılar sonrası yaptığı değerlendirmeyle dikkat çekti.

Türkiye genelinde oluşan depremler ilgili görüşlerini sosyal medya aracılığıyla paylaşmaya devam eden Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek, son olarak Kuzey Anadolu Fayı üzerinde kaydedilen sarsıntılar sonrası yaptığı değerlendirmeyle dikkat çekti. 
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü'nden emekli olan Prof. Dr. Doğan Perinçek’in geçtiğimiz gün sosyal medyasında yaptığı açıklama dikkat çekti. Kuzey Anadolu Fayı üzerinde büyüklükleri 3 ile 3,3 arası olan depremlerin, eski Gökçeada Depremi’ni hatırlatmasından dolayı tedirginliğini ifade eden Perinçek, şu paylaşımı yaptı: “Kuzey Anadolu Fayı üzerinde ve yakınında dikkati çeken 3 ile 3.3 arasında büyüklüklerde 4 adet deprem.  Bu depremler son 24 saat içinde gerçekleşti. Balıkesir - Çanakkale - İstanbul üçgeni içinde bulunan faylar ise sessiz. Bu iki durumu birlikte dikkate alınca Marmara Bölgesinde İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir dolaylarında beklenen büyük depremin ayak seslerini mi duyuyoruz?”
“3 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM BENİ BİRAZ ÜRKÜTTÜ”
Yaptığı paylaşım sonrasında konuyla ilgili detaylı bilgi aldığımız Prof. Dr. Doğan Perinçek, “Uzun zamandır Marmara Denizi’nde ufak da olsa deprem sayısı çok az. Özellikle Biga- Çan-Bayramiç hattında da neredeyse hiç yok. Hemen Marmara’daki fayları tetiklemesini beklemiyorum ama Kuzey Anadolu Fayı üzerinde ve yakınında 3 ile 3.3 arasında büyüklüklerde 4 adet deprem dikkatimi çok çekti. Bu 3 büyüklüğündeki deprem beni biraz ürküttü” dedi.
FAYLARDAN BİRİSİNİN HAREKETLENEBİLİR
2014 yılında olan Gökçeada Depremini hatırlatan Perinçek, “Marmara Denizi’nde birbirine yakın 3 tane deprem olmuştu. Sonrasında da Saros’da oldu ve arkasından 10 gün sonra Gökçeada Depremi’ni yaşadık. Tabi onlar birbirine çok yakındı. Bunların olması ve Marmara’daki sessizlik beni hemen endişeye düşürüyor. Midilli’de olan depremler Edremit Körfezi’ne geçmedi, geçseydi orada da endişem olacaktı. Edremit’ten Balıkesir’e doğru olan faylar uzun zamandır deprem yaratmadı. Dolayısıyla oradaki endişeyle bunlar birleşince İstanbul-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir arasında kalan alandaki faylardan birisinin hareketlenebileceği düşünüyorum. Tabi ki kesin bir şey söylemem mümkün değil, öyle bir teknik elimizde yok. Ama bu açıklamaları her zaman uyarı anlamında söylüyorum” şeklinde konuştu.
“AYNI ORANDAKİ YENİLEŞMEYİ ÇANAKKALE’DE GÖRMÜYORUM”
Bazı kişilerin bu açıklamalardan rahatsız olduğunu fakat bu şekilde hatırlatmalarda bulunduğunu söyleyen Doğan Perinçek, “O hatırlatmalar sayesinde İstanbul’daki depreme dayanıksız binalar değişmeye başladı. Arkadaşlar o kadar çok söyledi ki İstanbul; ciddiye aldılar ve yenileşme başladı ama aynı orandaki yenileşmeyi Çanakkale’de, özellikle Biga-Çan- Bayramiç hattında görmüyorum. Sürekli uyarım o köylerde, dayanaksız binaların hızlı bir şekilde değişmesi lazım, AFAD kurumu görevlilerin bu yerlerde gidip, köy halkına birebir eğitimler vermesi lazım. Bu eğitimler masrafı olan eğitimler değil, zaten bu kurumun çalışanları maaşlarını alıyor, sadece bir benzin parası maliyetine bu bölgede yer alan köy halkı bilinçlendirilmesi için eğitim verilmeli. Bu eğitimler çok can kurtarabilir. Geçtiğimiz yıllarda muhtarlara eğitim verdiler ama belki de muhtarlar gidip doğru düzgün anlatmadılar. Halkın kendisine gitmek lazım” önerisinde bulundu.
“BEN BELEDİYE BAŞKANI OLSAM ALÜVYON ZEMİN ÜZERİNE BİNA İZNİ VERMEM”
Perinçek, Çanakkale’de beklenen büyük depreme karşı hazırlık yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Hem şehir merkezinde hem köylerde ilk başta eğitim yapılması lazım. İkinci olarak ise alüvyon zemin üzerine inşaat izni vermeyecekler. Karacaören sırtları çok müsait, Kepez’in bir kısmı müsait. Deprem heyelanı da tetikliyor. Heyelan olan yerler belli, oralara inşaat izni vermeyecekler, alüvyon üzerine inşaat izni vermeyecekler. Alüvyon zemin üzerine havaalanı yaparsın ama şimdi havaalanının etrafı bina doldu. Ben belediye başkanı olsam alüvyon zemin üzerine bina izni vermem. Çan’da da, Bayramiç’te de aynı şekilde” diye anlattı.
“ÇANAKKALE’NİN ZEMİNİ SAĞLAM YERLERİ VAR”
Çanakkale’nin zemini sağlam olan yerleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Perinçek şunlaır ifade etti: “Zorunda olsak alüvyon zemin üzerine bina yapalım ama zorunda değiliz. Çanakkale’nin zemini sağlam yerleri var. Karacaören, Esenler gibi. Zemin sağlam ama binaların yapılmasına da dikkat etmek lazım. Alüvyon üzerine bina yapınca, bina sağlam olsa bile can yakabilir. İzmit’te gördük; bina sağlamdı, kırılmadan, dökülmeden yan yattı toprağa gömüldü. Bu yüzden alüvyon zemine bina yapılmaması önemli. ”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.