Ekonomi Haber Girişi: 02.08.2021 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40

“Buğday İthalatında Dışa Bağımlıyız!”

 

“Buğday İthalatında Dışa Bağımlıyız!”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin, üretim maliyetlerinin son istatistiklerini değerlendirdi. Yem fiyatlarındaki artışın cep yaktığını söyleyen Baytekin, “Türkiye buğday ithalatında dışa bağımlı hale geldi” ifadelerini kullandı.
Piyasadaki gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışın diğer birimlerden daha fazla göründüğünü aktaran Baytekin, ”En fazla ekimi ve üretimi yapılan buğdayın, derin sürüm, ikileme, tohum, ekim, taban gübresi, çimen gübresi, yabancı ot, hastalık ve zararlı mücadelesi, hasat ve nakliye işlemleri üst üste konduğunda tarla kirasıyla birlikte 650 TL’yi buluyor” dedi. BUĞDAY ÜRETİMİ EKONOMİK DEĞİL Buğdayın borsadaki şu anki kilogram fiyatının 2.0 ile 2.5 lira arasında seyrettiğinin altını çizen Baytekin, “Buğdayın para kazandırması, emek koruması için en az 400 kilogram verim vermesi gerekiyor. Bu hesapta çiftçinin yevmiyesi bulunmuyor. Bir günlük yevmiye bile konsa buğday üretimi, ekonomik olmaktan çıkıyor. Buğday ve arpa ekilişindeki azalmalar, para kazandırmadığından ileri geliyor. Verim arttı, ihtiyacı karşılıyor gibi ifadeler anlamlı değil. Türkiye buğday ithalatında dışa bağımlı hale geldi” diyerek ülkenin buğday piyasasındaki rolünü değerlendirdi. YEM FİYATLARI CEP YAKIYOR Üretim araçlarını dışarıdan temin eden KOBİ’lerin zarar ettiğini belirten Baytekin, “Süt sığırcılığı adeta can çekişiyor. Yem fiyatları cep yakıyor. Otunu, samanını, silajını ve süt yemini dışarıdan temin eden orta ve büyük ölçekli işletmeler zarar ediyor. Bugün ortalama bir süt ineğinin günde 6 kg yonca kuru otu, 20 kg mısır silajı, 10 kg süt yemi yediği hesap edilirse, günlük maliyeti 70 lirayı, yıllık maliyeti ise 25 bin lirayı buluyor. Ortalama bir ineğin yıllık süt verimi 7.5 ton civarındadır ve litresi 3,20 TL’den işlem görmektedir. Neticede süt gelirleri besleme giderlerini karşılamamaktadır. Veteriner giderleri, elektrik, su ve bakıcı giderleri hesaba katıldığında zarar daha da büyümektedir. Elbette hayvancılığın ekonomik olması için ot ve silajı işletmenin kendi üretmesi gerekmektedir. Madalyonun diğer yüzü düşünülmemektedir. Bu üretici, otunu, silajını, samanını satsa ekonomik anlamda, zarar etmek bir yana çok iyi para kazanmaktadır. Sebze ve meyve yetiştiriciliğinde ürün fiyatları düştüğünde zarar daha da büyümektedir” dedi. SULAMA MALİYETLERİ İKİ KATINA YÜKSELDİ Sulama ekipmanlarının fiyatları bir yıl içerisinde yüzde 70’den fazla artış gösterdiğini belirten Baytekin, ”Sulama yatırım maliyetleri iki katına çıkmıştır. Oysa ürün fiyatlarında hala belirgin bir artış gözlenmemektedir. İktidarın enflasyonu düşük tutmak için uyguladığı ithalat politikaları, ne yazık ki yabancı ülkelerin çiftçilerini kazandırırken, Türk çiftçisini kredi kullanmaya, gelecekten yemeye mecbur bırakmaktadır” şeklinde konuştu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin, üretim maliyetlerinin son istatistiklerini değerlendirdi. Yem fiyatlarındaki artışın cep yaktığını söyleyen Baytekin, “Türkiye buğday ithalatında dışa bağımlı hale geldi” ifadelerini kullandı.

Piyasadaki gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışın diğer birimlerden daha fazla göründüğünü aktaran Baytekin, ”En fazla ekimi ve üretimi yapılan buğdayın, derin sürüm, ikileme, tohum, ekim, taban gübresi, çimen gübresi, yabancı ot, hastalık ve zararlı mücadelesi, hasat ve nakliye işlemleri üst üste konduğunda tarla kirasıyla birlikte 650 TL’yi buluyor” dedi.
BUĞDAY ÜRETİMİ EKONOMİK DEĞİL
Buğdayın borsadaki şu anki kilogram fiyatının 2.0 ile 2.5 lira arasında seyrettiğinin altını çizen Baytekin, “Buğdayın para kazandırması, emek koruması için en az 400 kilogram verim vermesi gerekiyor. Bu hesapta çiftçinin yevmiyesi bulunmuyor. Bir günlük yevmiye bile konsa buğday üretimi, ekonomik olmaktan çıkıyor. Buğday ve arpa ekilişindeki azalmalar, para kazandırmadığından ileri geliyor. Verim arttı, ihtiyacı karşılıyor gibi ifadeler anlamlı değil. Türkiye buğday ithalatında dışa bağımlı hale geldi” diyerek ülkenin buğday piyasasındaki rolünü değerlendirdi.
YEM FİYATLARI CEP YAKIYOR
Üretim araçlarını dışarıdan temin eden KOBİ’lerin zarar ettiğini belirten Baytekin, “Süt sığırcılığı adeta can çekişiyor. Yem fiyatları cep yakıyor. Otunu, samanını, silajını ve süt yemini dışarıdan temin eden orta ve büyük ölçekli işletmeler zarar ediyor. Bugün ortalama bir süt ineğinin günde 6 kg yonca kuru otu, 20 kg mısır silajı, 10 kg süt yemi yediği hesap edilirse, günlük maliyeti 70 lirayı, yıllık maliyeti ise 25 bin lirayı buluyor. Ortalama bir ineğin yıllık süt verimi 7.5 ton civarındadır ve litresi 3,20 TL’den işlem görmektedir. Neticede süt gelirleri besleme giderlerini karşılamamaktadır. Veteriner giderleri, elektrik, su ve bakıcı giderleri hesaba katıldığında zarar daha da büyümektedir. Elbette hayvancılığın ekonomik olması için ot ve silajı işletmenin kendi üretmesi gerekmektedir. Madalyonun diğer yüzü düşünülmemektedir. Bu üretici, otunu, silajını, samanını satsa ekonomik anlamda, zarar etmek bir yana çok iyi para kazanmaktadır. Sebze ve meyve yetiştiriciliğinde ürün fiyatları düştüğünde zarar daha da büyümektedir” dedi.
SULAMA MALİYETLERİ İKİ KATINA YÜKSELDİ
Sulama ekipmanlarının fiyatları bir yıl içerisinde yüzde 70’den fazla artış gösterdiğini belirten Baytekin, ”Sulama yatırım maliyetleri iki katına çıkmıştır. Oysa ürün fiyatlarında hala belirgin bir artış gözlenmemektedir. İktidarın enflasyonu düşük tutmak için uyguladığı ithalat politikaları, ne yazık ki yabancı ülkelerin çiftçilerini kazandırırken, Türk çiftçisini kredi kullanmaya, gelecekten yemeye mecbur bırakmaktadır” şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.