Biz Madenlerimizin Ekonomimize Kazandırılmasına Karşı Değiliz!

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Çanakkale’nin tek su havzası olan Atikhisar’da yasalara aykırı olarak faaliyetlerini sürdüren altın madeniyle ilgili Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yaptı. Ceylan yaptığı konuşmada “Termik santraller eliyle Türkiye'nin kazan dairesine çevrilen Çanakkale'de şimdi de cehennem çukurları açılmak isteniyor” diye konuştu. Maden şirketini ve yasadışı altın arama faaliyetine göz yuman idareyi ağır bir dille eleştiren Özgür Ceylan, “Biz madenlerimizin ekonomimize kazandırılmasına karşı değiliz, ancak yabancı şirketlerin çıkarı uğruna Kaz Dağları'nın yok edilmesine seyirci kalamayız” diye konuştu.

Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan ve yirmi beş CHP milletvekilinin imzası ile gündeme taşınan Atikhisar Su Havzasında maden şirketleri eli ile yaşanan ağaç ve doğa katliamının araştırılması için komisyon kurulmasını içeren Araştırma Önergesi, CHP Grup Önergesi olarak Meclis Genel Kurulunda görüşüldü. Önergeyle ilgili olarak Meclis Genel Kurulunda hitap eden Özgür Ceylan, “Marmara Bölgesi'nin akciğerleri olarak kabul edilen dünya mirası Kaz Dağlarının karşı karşıya kaldığı vahşetten bahsedeceğim” diyerek sözlerine başladı.
 SİYANÜRLE MADENCİLİĞİ SAVUNMAK AKIL VE BİLİMİ REDDETMEKTİR
 Çanakkale ve Balıkesir'de tarımla uğraşan 800 bin kişinin feryadının feryatları olduğunu söyleyen Ceylan, siyanür madenciliğinin zararlarını dile getirerek, “Siyanür madenciliğine izin vermek, insanımızın kullanacağı temiz su kaynaklarının, gıda güvenliğinin yok edilmesine izin vermek demektir. Siyanür madenciliği yaşamsal açıdan risklidir. Siyanürün maden sahasına taşınmasında, işletme safhasında borularda veya havuzlarda olabilecek sızıntılarda ve işletme içi kazalar dolayısıyla risk artabilir” dedi. Atikhisar’da bulunan altın madeni ile ilgili konuşan Özgür Ceylan, “Madende 26 bin ton siyanür kullanılacak ve siyanürle birlikte arsenik gibi ağır metaller ortaya çıkacak. Çanakkale'nin tek su kaynağı Kaz Dağlarının dereleri, yer altı suları, tarım alanları kirlenecek, ormanları ve dünyada sadece Türkiye'de yaşayan 7 bitki türü yok olacaktır. Siyanürlü altın madenciliğini savunmak akıl ve bilimi reddetmektir” dedi. Projenin planlandığı Biga Yarımadası ve Kaz Dağları yöresinin bir deprem coğrafyası olduğunun göz ardı edildiğini ve şirketlere işletme ruhsatı verildiğini hatırlatan Özgür Ceylan “Yaşanabilecek felaketlerin telafisi kesinlikle mümkün olmayacaktır” dedi.
ÇED ONAYI 45 BİN AĞAÇ, KESİLEN 196 BİN AĞAÇ
 CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, iktisatta "alternatif maliyet" kavramına dayanarak, her seçimin bir vazgeçiş olduğunu belirterek, “Kanadalı firma için alternatif bir maliyet yok.  Buradan 2.400 ton altın çıkacak, bunun sadece yüzde 4'ünü devlete bırakılacak,  kalan altını alıp gidecekler ve bir kentin tek içme suyu havzası ile tarım alanları zehirlenecek, havası kirlenecek”dedi.  Özgür Ceylan Atikhisar’da gelinen noktayı aktarmaya çalıştığını ifade ederek, “Vicdanlarınız kabul ediyorsa söyleyecek hiçbir sözüm yok. Firma işletme ruhsatı almış ve daha ÇED raporuyla ilgili süreç tamamlanmadan mülki idarenin gözetim ve denetiminde 196 bin ağacı katletmiştir” dedi.  İlk proje ile nihai proje arasında çok fark bulunduğunu ifade eden Özgür Ceylan, “Önce maden çıkarma için başvuru yapıyor, 45 bin ağacın kesileceği ÇED onayı alıyorlar; ardından, kapasite artışı ve zenginleştirme tesisi için başvuru yapıyorlar. Proje ömrü dört buçuk aydan altı yıla, cevher üretimi 120 bin tondan 25 milyon tona çıkarılıyor. İlk proje sadece cevher çıkarılmasına ilişkin iken sonradan işin içerisine zenginleştirme giriyor değerli arkadaşlar. Zenginleşmeden kasıt, siyanürdür” dedi.
Siyanürün, yaşamın düşmanı, kimyasal bir zehir olduğunu ifade eden Özgür Ceylan, Danıştay ÇED raporunun hukuksuz olduğuna hükmettiğini, çevreyi korumakla görevli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının karar düzeltme talebinin de reddedildiğini kaydederek, “Peki, bu kararlar katliamı durdurmaya yetmiş midir? Kim vardır bu firmanın arkasında? Kim koruyup kollamaktadır bu firmayı? Neyin karşılığında korumaktadır?” diye sordu. Özgür Ceylan sorularının kamuoyunun önünde yanıtlanması gerektiğini kaydederek, “Bunun yarattığı tahribatın maliyetini kim hesaplayacak? Yabancı firmanın umurunda mı burada yaşayanlar? Peki, söz konusu madencilik faaliyetinin buradaki insanların refahı açısından bir faydası var mı? Ben söyleyeyim, hiçbir faydası yok. Toprak ve suyumuz kullanılamayacak şekilde kirlendiğinde, bölgede tarım bittiğinde tarımla geçimini sağlayan 800 bin kişi ne yapacak? Ne yiyip ne içecek? Devlete kalan yüzde 4 çözecek mi bu insanların derdini” diyerek Kaz Dağları için çözüm aradıklarını söyledi. Çanakkale'nin kendine özgü markalaşmış, patentli Bayramiç Beyazı gibi ürünleri olduğunu ifaden Özgür Ceylan, “Bayramiç'in elması; Umurbey'in, Lapseki'nin şeftalisi, kirazı; Ezine'nin peyniri; Yenice'nin biberi; bunları koruyamayacak mıyız?” dedi.
AK PARTİ VE MHP OYLARI İLE RET
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, termik santraller eliyle Türkiye'nin kazan dairesine çevrildiğini belirterek, “Çanakkale'de şimdi de cehennem çukurları açılmak isteniyor. Biz madenlerimizin ekonomimize kazandırılmasına karşı değiliz ancak yabancı şirketlerin çıkarı uğruna Kaz Dağları'nın yok edilmesine seyirci kalamayız. Çanakkale'ye kıymayın” dedi. 
AKP Çanakkale milletvekillerine seslenen Özgür Ceylan, “Gelin, bu doğa katliamına göz yummayalım. Gelin, bu araştırma önergemize destek verin, Meclis bu konuyu araştırsın. Çocuklarımıza yaşanabilir bir çevre bırakalım” diye konuşarak TBMM’yi Atikhisar için Araştırma Komisyonu kurulması amacıyla göreve davet etti. Konuşmaların ardından yapılan oylama sonrası önerge, AKP ve MHP oyları ile reddedildi.
“BİZ EZBERE KONUŞMAYIZ”    
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, konuşmasının ardından önergeye karşı olduklarını ifade ederek, bir konuşma yapan AKP Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu’nun iddialarına yanıt verirken de, yaptığı konuşmada, kesim alanlarını belirten bir haritayı Genel Kurula sunarak “Biz ezbere konuşmayız, Var olan bölgede 2 tane suç işleniyor. Bakın, ben, size burada net söylüyorum. ÇED raporu 45 bin ağaç için alınmış, şu anda tespit edilen 195 bin ağacın kesildiği yönünde. Bu, bir suçtur. Adı geçen firma şu anda izin aldığı çerçevenin dışarısına çıkmış ve bu alanın dışında da kesim yapmaktadır” diye konuştu.    

 

PAYLAŞ