Yaşam Haber Girişi: 30.04.2021 - 00:00, Güncelleme: 02.09.2021 - 15:40

Bir Müslüman İçin En Kıymetli Anlardan Birisi, İftar Anı Yapacağı Dualardır

 

Bir Müslüman İçin En Kıymetli Anlardan Birisi, İftar Anı Yapacağı Dualardır

Çanakkale İl Müftülüğü tarafından başlatılan ‘Ramazan Sözlüğü’ canlı yayın programlarında ‘Sahur ve İftar’ kavramları, İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından anlatıldı.
 Ramazan ayı boyunca her gün bir kavramın incelendiği ‘Ramazan Sözlüğü’ programında İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından bilgilendirmelerde bulunmaya devam ediyor. Müftü Kabukçu, ‘Sahur ve İftar’ kavramları ile ilgili olarak, “Ramazan ayında bir Müslüman’ın günlük programı, sahur ile başlar. Mümin sahura kalkarak, programa kaydını yaptırmıştır. Ramazan başında bir kimsenin, tüm Ramazan ayını oruçlu geçirmeye niyetlenmesi mümkün, geceleyin yatmadan önce veyahut da yarınki oruca niyet etmesi mümkün ama özellikle Hz. Peygamberimizin sahuru yapmamızı tavsiye etmesinin hikmeti farklıdır. Sahura kalkmak Ramazan mektebine kayıt yaptırmaktadır. Sahur kelimesi, Kur’anı Kerim’de yoktur. İmsak ifadesi vardır. Programın ana maddeleri bizzat Allah tarafından belirlenmiştir, orucun nasıl olduğu gibi, ama birtakım teferruatlar Hz. Peygamber tarafından belirlenmiştir” dedi.  “EN ÖNEMLİSİ BİR İBADETE UYANIK BAŞLAMAKTIR” Sahur hakkında bilgi veren Kabukçu, “Sahur Hz. Peygamber tarafından programa dahil edilmiş, gecenin belli bir vaktinde bütün müminlerin sahura kalkıp Allah rızası için oruca niyet etmeleri gerçekten müthiş bir hadisedir. Bu ibadete başlarken bir anlamda uyanık başlamanın başka bir ifadesidir. Sahur açlığa hiç dayanamayan insanlar için önemli. Herkesin bünyesi farklıdır.  Bazı insanlar sahurda hiçbir şey yiyip içmese bünyesi ona tahammül ediyordur ama bazı kardeşlerimiz sahur yapmaz ise günlük bedenen zorlanabilirler. Onlara imkandır. İlaç almak isteyen insanlar için önemlidir. Ama en önemlisi bir ibadete uyanık başlamaktır” ifadelerini kullandı. “İFTAR, MANEVİ DEĞERİNİN ÖLÇÜLEMEZ OLDUĞU ÇOK DEĞERLİ BİR VAKİTTİR” Kabukçu, iftar ile ilgili olarak ise, “İftar, Hz.Peygamberimizin duların kabul edileceği vakit olarak ifade ettiği, bütün aile fertlerinin manevi açıdan dolu dolu geçen bir günün sonunda bir sofra etrafında bir araya gelmesi, manevi değerinin ölçülemez olduğu çok değerli bir vakittir. Onun için iftar anında biz bütün kardeşlerimize şunu öneriyoruz; sofranın etrafında buluşmuşuz,  Allah ne verdiyse helalinden bir şeyler hazırlıyoruz, iftar edeceğiz. O esnada son birkaç dakikada çorbanın tuzu, ekmeğin hazır olup olmadığından ziyade dua ikliminde olalım. O anda dilimizden ne dökülüyorsa, öncelikle ibadetlerimizin kabul olması, günahlarımızın affı, ailemiz, akrabalarımız, ülkemiz için mutlaka dua etmeye gayret gösterelim. Bir Müslüman için en kıymetli anlardan birisi, iftar anı yapacağı dualardır. Başta salgın sebebiyle hasta olan kardeşlerimiz için de dua edelim” tavsiyesinde bulundu. “KULLUĞUN DİĞER YÖNLERİNE GEÇİŞ YAPMA BECERİSİ VERİR” “Sahur ve iftar Müslüman için aynı zamanda haddini yani sınırını bilmesidir. Bu duygunun yeniden öğrenilmesi vardır” diyen Kabukçu, “Özellikle hem sahurda hem iftarda zamana riayet etme bilinci aynı zamanda kulluğun diğer yönlerine geçiş yapma becerisi verir. Mesela sahur vaktinde hiçbir kardeşimiz,  bilerek ve isteyerek vakti ihlal etmez. İftar zamanı da bir dakika önce yapayım demez. Aklına bile getirmez. Bizim insanımızın güzel özelliklerinden biridir; kendi saatine güvenmez, pencereyi açarak ezan sesine dikkat etmeye gayret gösterir. Gayreti nedir; Allah’a verdiği sözde bir şaşkınlık olmasın. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Çanakkale İl Müftülüğü tarafından başlatılan ‘Ramazan Sözlüğü’ canlı yayın programlarında ‘Sahur ve İftar’ kavramları, İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından anlatıldı.

 Ramazan ayı boyunca her gün bir kavramın incelendiği ‘Ramazan Sözlüğü’ programında İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından bilgilendirmelerde bulunmaya devam ediyor. Müftü Kabukçu, ‘Sahur ve İftar’ kavramları ile ilgili olarak, “Ramazan ayında bir Müslüman’ın günlük programı, sahur ile başlar. Mümin sahura kalkarak, programa kaydını yaptırmıştır. Ramazan başında bir kimsenin, tüm Ramazan ayını oruçlu geçirmeye niyetlenmesi mümkün, geceleyin yatmadan önce veyahut da yarınki oruca niyet etmesi mümkün ama özellikle Hz. Peygamberimizin sahuru yapmamızı tavsiye etmesinin hikmeti farklıdır. Sahura kalkmak Ramazan mektebine kayıt yaptırmaktadır. Sahur kelimesi, Kur’anı Kerim’de yoktur. İmsak ifadesi vardır. Programın ana maddeleri bizzat Allah tarafından belirlenmiştir, orucun nasıl olduğu gibi, ama birtakım teferruatlar Hz. Peygamber tarafından belirlenmiştir” dedi.
 “EN ÖNEMLİSİ BİR İBADETE UYANIK BAŞLAMAKTIR”
Sahur hakkında bilgi veren Kabukçu, “Sahur Hz. Peygamber tarafından programa dahil edilmiş, gecenin belli bir vaktinde bütün müminlerin sahura kalkıp Allah rızası için oruca niyet etmeleri gerçekten müthiş bir hadisedir. Bu ibadete başlarken bir anlamda uyanık başlamanın başka bir ifadesidir. Sahur açlığa hiç dayanamayan insanlar için önemli. Herkesin bünyesi farklıdır.  Bazı insanlar sahurda hiçbir şey yiyip içmese bünyesi ona tahammül ediyordur ama bazı kardeşlerimiz sahur yapmaz ise günlük bedenen zorlanabilirler. Onlara imkandır. İlaç almak isteyen insanlar için önemlidir. Ama en önemlisi bir ibadete uyanık başlamaktır” ifadelerini kullandı.
“İFTAR, MANEVİ DEĞERİNİN ÖLÇÜLEMEZ OLDUĞU ÇOK DEĞERLİ BİR VAKİTTİR”
Kabukçu, iftar ile ilgili olarak ise, “İftar, Hz.Peygamberimizin duların kabul edileceği vakit olarak ifade ettiği, bütün aile fertlerinin manevi açıdan dolu dolu geçen bir günün sonunda bir sofra etrafında bir araya gelmesi, manevi değerinin ölçülemez olduğu çok değerli bir vakittir. Onun için iftar anında biz bütün kardeşlerimize şunu öneriyoruz; sofranın etrafında buluşmuşuz,  Allah ne verdiyse helalinden bir şeyler hazırlıyoruz, iftar edeceğiz. O esnada son birkaç dakikada çorbanın tuzu, ekmeğin hazır olup olmadığından ziyade dua ikliminde olalım. O anda dilimizden ne dökülüyorsa, öncelikle ibadetlerimizin kabul olması, günahlarımızın affı, ailemiz, akrabalarımız, ülkemiz için mutlaka dua etmeye gayret gösterelim. Bir Müslüman için en kıymetli anlardan birisi, iftar anı yapacağı dualardır. Başta salgın sebebiyle hasta olan kardeşlerimiz için de dua edelim” tavsiyesinde bulundu.
“KULLUĞUN DİĞER YÖNLERİNE GEÇİŞ YAPMA BECERİSİ VERİR”
“Sahur ve iftar Müslüman için aynı zamanda haddini yani sınırını bilmesidir. Bu duygunun yeniden öğrenilmesi vardır” diyen Kabukçu, “Özellikle hem sahurda hem iftarda zamana riayet etme bilinci aynı zamanda kulluğun diğer yönlerine geçiş yapma becerisi verir. Mesela sahur vaktinde hiçbir kardeşimiz,  bilerek ve isteyerek vakti ihlal etmez. İftar zamanı da bir dakika önce yapayım demez. Aklına bile getirmez. Bizim insanımızın güzel özelliklerinden biridir; kendi saatine güvenmez, pencereyi açarak ezan sesine dikkat etmeye gayret gösterir. Gayreti nedir; Allah’a verdiği sözde bir şaşkınlık olmasın. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.