Ankara’da En Zor Şey Çanakkaleli Olmaktır

Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü, Dış ilişkiler Daire Başkanı Çanakkaleli bürokrat Davut Gazi Benli ile röportaj; “Ankara’da en zor şey Çanakkaleli olmaktır. Ankara’da Çanakkaleli olmanın zorluğunu ancak biz biliriz. Çünkü Çanakkaleliler ve Çanakkale Ankara’da sahipsizdirler. Bunun bir sürü nedeninden bahsedebiliriz. Çanakkale Ankara’da lobisi en zayıf olan ilimizdir. Bunun sebepleri nelerdir bunu tartışırız. Ama benim şahsi kanaatim Çanakkale’nin yerel politikacıları, Çanakkale’nin yerel siyası figüranları, figürler bir şekilde niteliklerini artırmalı Çanakkale’nin sesini Ankara’da çok daha güçlü bir şekilde hissettirmelidirler. Çanakkale’nin son on beş yıldır Mustafa Cumhur Ersümer gibi ikinci bir siyası figürü yok. Bu en büyük eksiklerimizden bir tanesidir. Bizim Çanakkale’de Ankara’da şöyle bir güçlü siyasi figüre ihtiyacımız var. “

Röportaj :

Kerem İriç: Çanlısınız ve Çanla alakalı birde kitap yazmıştınız, Çanın Kayıp Mirası diye önce isterseniz bu kitaptan bahsedelim ve Ankara’dan  Çanakkale’nin nasıl gözüktüğüne bakalım. Çanakkale iktidar partisinde il yönetimi değişti ve yıl içinde milletvekilliği seçimleri var. Çanakkale’de değişim var, bu değişim Çanakkale’nin dışından nasıl gözüküyor.

Çan Yeni Yetme Bir Cumhuriyet Köyü Değil, Çan Gelişmiş Bir Osmanlı Kasabasıdır

Davut Gazi Benli: Teşekkür ediyorum. Hızlıca ben Çanın Kayıp Mirası kitabımı bir tesadüfen yazdığımı söylememi izin verin. Kendi köyüm Çan Büyük Paşa köyü camisinin bir vakıf camı olduğunu bile çok az kişi biliyordu. Çan’da bir vakıf varsa bu vakıf kimdir nasıl bir adamdır başka neler yapmıştır sorusuna hareketle bizim vakıflar arşivinde yapmış olduğum çalışma beni bu kitabı yazmaya yönlendirdi. Hakikaten Ali Efendi Zade Mehmet Emin Efendi  gibi Çan’ı kuran Çan’ı bugün bize adeta bırakan ve Çan’daki tüm sosyal donatıları kurduğu vakıfla yapan onlarca köprü medrese  sübyan mektebi ilkokul on kadar camii Çan’ımıza hediye eden, Çan’ımızın kaldırım taşlarından tutunda  su yollarına kadar sosyal ihtiyaçlarını imar ihtiyaçlarını gideren Ali Efendi Zade Mehmet Emin Efendilerin hiç tanınmadığını unutturulduğunu mezar taşlarının bile kürünerek ortadan kaldırılmak istendiğini adete Ali Efendi Zade Mehmet Emin Efendiden bir dönemden intikam alınırcasına, yok edildiğini üzülerek müşaade ettim ve kitabımda da bütün bunları belgeleyerek yayınladım.  Bu eser vasıtasıyla Çan’ın yeni yetme bir Cumhuriyet köyü olmadığını, Çan’ın bir Osmanlı kasabası mamur gelişmiş müreffeh bir Osmanlı kasabası olduğunu ispat ve tesbit ettim. Bu çok önemli bir çalışmaydı. Çanın tarihine ışık tutan ve Çanakkale’mizin tarihine ışık tutan önemli bir çalışmaya imza attığımı düşünüyorum. Ben  burada Çan Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Kuzu yada teşekkür ediyorum. Bu kitabı beş bin adet bastırarak tüm Çan halkına bir prestij eser olarak dağıttılar ve inşallah yeni nesiller bu vesileyle bu kitap vasıtasıyla Ali Efendi Zade Mehmet Emin Efendiyi de tanımış olacaklar. Çan’ın gerçek değerini gerçek tarihini öğrenmiş olacaklar.

Çanakkale Yaklaşık Beş Kat Artan Milli Gelirden Yeterince Payını Alamamıştır

Çanakkale çok hızlı gelişen bir ilimizdir. Çanakkale’miz gözümüzün nuru, Çanakkale’miz. Ecdadımızın mirası Çanakkale’miz gayrisafi milli hasılası yaklaşık beş kat artan ülkemizin, bu artış hızından şahsi kanaatime göre yeterince payını alamamış bir ilimiz. Yani demem o ki sanki daha farklı bir çalışmayla daha farklı bir yaklaşımla Çanakkale’miz çok farklı bir yerde bulunabilirdi diye düşünüyorum. Bunun için çok çeşitli sebeplerden  konuşabiliriz. Ancak çok fazla detaya girmeden şunu söylememe izin verin ki Çanakkale’miz batının Hakkâri’si olarak kalmıştır. Ulaşım projeleri tamamlanamamış Çanakkale’de çok kıymetli bir yazarımızın ifadesiyle Çanakkale maalesef hala geçilememektedir. Bir şekilde Çanakkale’mizin bu batının Hakkâri’si pozisyonundan kurtularak 21.yy gereklerine ve ülkemizin hızlı büyüyen yapısına uygun bir şekilde daha hızlı, daha aktif, daha güçlü bir konuma gelmesi vatandaşlarımızın daha müreffeh bir hayat sürmesi elzemdir.

Maalesef Bugün Köylerde İnsan Kalmamıştır

Ben Çan’ımızdan kırsal kesimimizden gelen bir kardeşinizim. Oraların sorunlarını çok iyi biliyorum. Maalesef bugün Çanakkale’nin köylerinde insan kalmamıştır. Köylerimiz boşalıyor. Bir şekilde Çanakkale’miz halkımız eğitimden sağlığa, ulaşımdan teknolojiye diğer bir takım sorunları çözememiş bir il hüviyetini devam ettiriyor. Elbette gelişmeler var, elbette eskiye göre çok daha iyi konumdayız, hükümetimizin son derece büyük bir gelişme hamlesinin kırıntıları Çanakkale’mize de yansıyor. Fakat biz bunu diğer illere bir Tekirdağ’a, bir Çerkezköy’e, bir Edirne’ye, bir Bursa’ya aktığı gibi Çanakkale’ye de akmasını arzu ediyoruz.

Yıl Olmuş 2015, Duble Yollarımız Halen Daha Tamamlanamamış

İşte bizim sorunumuz burada hala yıl 2015 duble yollarımız tamamlanamamış, hala İzmir-İstanbul, İzmir –Çanakkale İstanbul Çanakkale duble yollarında birçok sorunlar var. Hala bizim deniz ulaşımıyla ilgili ciddi sorunlarımız var ve hala daha yeni çözülmüş bir havaalanı sorunumuz  var 2015 yılında. Kısacası bizim Çanakkale’mizin 2023 vizyonuna biraz daha hızlı bir biçimde ulaşması gerekiyor.  Çünkü malumlarınız Çanakkale 2023 vizyonunda 3. Boğaz Köprüsü ile taçlanacak ve üçüncü boğaz köprüsü sayın bakanımız Lütfü Elvan Beyin verdiği bilgiye göre trenle tanışacağız. Tren geçecek üçüncü boğaz köprüsünden dolayısıyla bu kadar hızlı büyüyecek bir gelecek projeksiyondan bahsediyoruz.

Yakın Bir Gelecekte Çanakkale İlinin Nüfusu Bir Buçuk Milyon Olacak

Ben buraya gelirken Çanakkale’nin 2023 de potansiyel nüfusun ne olacağına baktım. Çanakkale’miz üç buçuk kat büyüyecek yakın bir gelecekte. Buradaki arsa fiyatları spekülasyonlar buradaki gelişmeler çok farklı olacak. Çanakkale’mizin bu hızlı gelişmeye eğitim olarak altyapı olarak sanayileşme olarak hazır olması lazım. İnsanlarımızın bunlara hazırlayacak bir takım doneler birtakım argümanlar gerekiyor. Düşünün şimdi beş yüz, beş yüz elli bin nüfuslu küçük bir iliz biz. Biz yirmi yıl sonra bir buçuk milyon nüfuslu üçüncü boğaz köprüsü,  tren istasyonlarıyla, ulaşımıyla, sanayileşmesiyle Bandırmadan Lapseki’ye ki olan bölgedeki ağır sanayi çalışmalarıyla çok yoğun bir Çanakkale ile karşı karşıya kalacağız. Halkımızın çok değerli hemşerilerimizin buna hazırlıklı olması şimdiden buna göre kendilerini konumlandırmaları eğitimdir, sağlıktır, mesleki eğitimdir bir çok alanda donanmaları gerekiyor. Bizim sanıyorum bundan sonraki süreçte yapmamız gerekenlerde bunlar diye düşünüyorum.

Kerem İriç: Peki bu sorunların kaynağı sadece siyaset olabilir mi? Yoksa Çanakkale’de ağır işleyen bir bürokrasi de var bunun da etkisi yok mu?. Çanakkale’den gidip Ankara’da birilerinin kapısını çalınca ayrı bir itibar göreceğiniz bir şehirde yaşıyoruz. Bu şehir bu avantajını kullanamıyor mu?

Çanakkaleliler ve Çanakkale Ankara’da Sahipsizdirler

Davut Gazi Benli: Ben yaklaşık olarak 25 yıldır Ankara’dayım ve Ankara’da Ankara bürokrasinde de 1995 yılından yapıyorum. 1995 yılından beri hele hele son zamanlarda sıklıkla gündeme getirdiğimiz bir husus  var oda şudur; Ankara’da en zor şey Çanakkaleli olmaktır. Ankara’da Çanakkaleli olmanın zorluğunu ancak biz biliriz. Çünkü Çanakkaleliler ve Çanakkale Ankara’da sahipsizdirler. Bunun bir sürü nedeninden bahsedebiliriz. Çanakkale Ankara’da lobisi en zayıf olan ilimizdir. Bunun sebepleri nelerdir bunu tartışırız. Ama benim şahsi kanaatim Çanakkale’nin yerel politikacıları, Çanakkale’nin yerel siyası figüranları, figürler bir şekilde niteliklerini artırmalı Çanakkale’nin sesini Ankara’da çok daha güçlü bir şekilde hissettirmelidirler. Çanakkale’nin son on beş yıldır Mustafa Cumhur Ersümer gibi ikinci bir siyası figürü yok. Bu en büyük eksiklerimizden bir tanesidir. Bizim Çanakkale’de Ankara’da şöyle bir güçlü siyasi figüre ihtiyacımız var.

Kerem İriç: Çanakkaleli olanları da sayarsak altı vekilimiz var. Halen daha temsil sorunu yaşadığımızı söylüyorsunuz. Dikkatimi çeken bir durumu sizinle paylaşmak isterim; Anadolu’nun ücra bir kasabasında bir belediye başkanı Ankara’da çok ciddi bir karşılık bulabiliyorken, Çanakkale’nin öne çıkan böyle isimleri yok, sizce bunun sebepleri neler olabilir?

Çanakkale’mizin Siyasi Figürlerinin Daha Yırtıcı, Güçlü Karizmatik Şahıslardan Oluşması Gerektiğini Düşünüyorum

Davut Gazi Benli: Bunun sebebini ben biliyorum da  burada söylemekten imtina ediyorum. Şunu söylememe izin verin, ben bundan dört sene kadar önce mevcut siyasilerimizden bir sayın milletvekilimizin ofisinde şöyle bir konuşmayla karşı karşıya kaldım. Dedim ki sayın vekilim Hakkari’de bile duble yollar tamamlandı,  bizim Çanakkale ile ilgili duble yollarıyla ilgili sorunlarımız devam ediyor. Sizi devlet planlama teşkilatı müsteşarımız, şuan ki başbakanlık müsteşarımız oldu Kemal Madenoğlu Bey , Kemal Beyle sizi bir tanıştırsak da bu duble yollarımızı bir çözüme kavuştursak dedim. Bir de baktım ki sayın vekilimiz isim vermek istemiyorum, o sayın vekilimiz henüz daha devlet planlama teşkilatı müsteşarıyla tanışmamışlar. O duble yollarının  paralarının imkanlarının oradan geldiğini bilmiyorlar. Böyle bir bilgileri yok. Ankara Bürokrasini tanımıyorlar, hangi işlem nerden biter, Çanakkale’ye nereden kaynak aktarılır bu işler nasıl çözülür, bu konularla ilgili gerek bürokratik gerek entelektüel  açıdan yetersiz olduklarını düşünüyorum. Yani elbette çok iyi insanlar çok başarılı arkadaşlar kendi çaplarında ancak ben yine de  Çanakkale’mizin siyasi figürlerinin daha yırtıcı daha aktif bireysel tabiri caizse siyasetlerinin ötesinde ülke siyasetine katkı verebilecek masaya yumruk vurabilecek güçlü karizmatik şahıslardan oluşması gerektiğini düşünüyorum.

Kerem İriç: Peki sorunlar ve sorunların kaynağına dair tespitler de bulundunuz yarın herhangi bir siyasi oluşum içerisinde görev verildiği takdirde, Çanakkale’nin size göre çözüm bekleyen en önemli sorunu nedir?

İnsanlarımızı Yerlerinde Mutlu Köylerinde Mutlu Huzurlu Hale Getirmemiz Gerekiyor

Davut Gazi Benli: Tabi ben şuan için bir bürokratım ve hükümetin emrindeyim ve dolayısıyla şuan için siyaset için bir şey söylemek biraz erken ancak eğer Allah nasip ederde ilerde siyaset imkanı bulursam Çanakkale’mizin en önemli sorunlarından bir tanesinin ben lobi olduğunu düşünüyorum. Bu lobinin Ankara’da, İstanbul’da iş dünyasında, siyasette, güçlendirilmesi için bir kolektif akılla hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çanakkale’nin pek ala özellikle kırsal kesimlerinin hayat standartlarının düzeltilmelerinin şart olduğunu düşünüyorum. Ben geçtiğimiz günlerde Çan’daydım köylerde insan kalmadığını üzülerek ve gözyaşlarımla mütalaa ettim, müşaade ettim. Bir şekilde bizim insanlarımızı yerlerinde mutlu köylerinde mutlu huzurlu hale getirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde her türlü sosyal sorunu şehirlerimize taşımış oluyoruz. Çanakkale’nin tabi çok fazla sorunu var ama öncelikle şu alt yapı sorunlarının çözülmesi Çanakkale’mizin üçüncü köprüye hazır hale getirilmesi, aktif bir eğitim programları yürütülerek mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve burada işsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmalarda bulunulması gerekiyor.

Bu Şehirde Sadece Şehitler Yaşamıyor, Binlerce Gençte Yaşıyor Onlara Yönelik Politikaların Projelerin Üretilmesi Gerekiyor

Burada yaşayan beş yüz, beş yüz elli bin insanımız tabiri caizse aş ve iş bekliyor. Evet Çanakkale emekli kenti ama Çanakkale’de çalışmak zorunda olan yüzbinlerce insan var. Birde şunu özellikle vurgulamak istiyorum. Elbette bu hükumetimiz döneminde bizim milli park karşıdaki şehitlik abidelerimiz, şehitliklerimizle ilgili çok ciddi  gelişmeler oldu potansiyeli ve turizm potansiyeli artırıldı bunlar Çanakkale’miz için çok hayırlı hizmetler oldu. Ancak siyasilerimizin görmesi gereken huşulardan bir tanesi de bu ilimizde sadece şehitlerimiz yaşamıyor, şehitler biliyorsunuz ölü değildir yaşıyorlardır. Bu ilde binlerce nadide vatan evladı yaşıyor onlara yönelik politikaların projelerin üretilmesi gerekiyor.

 

PAYLAŞ