AMERİKAN TİCARET BAKANI’NIN TÜRKİYE’DE 5 GÜN GEÇİRMESİ GÖRÜLMÜŞ ŞEY DEĞİL

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ekim 2019 ayı olağan Meclis toplantısı konuşan meclis Başkanı Osman Okyay, Amerika ilet ticareti yüz milyar dolara çıkartmak için kararlı bir duruş olduğunu ve ilk defa karşı tarafta da benzer bir istek gördüklerinin altını çizdi. Türk-Amerikan İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği de yapan Meclis Başkanı Osman Okyay, “Amerikan Ticaret Bakanı’nın Türkiye gelip 5 gün geçirmesi tarihte görülmüş bir şey değil. Tarih derken bizim tarihimizde değil dünya tarihinde de görülmüş bir şey değil. Yani bakanlıklar bir ülkeye birkaç saatlik toplantı için giderler. Sabah gider akşam çıkarlar normalde. 5 gün burada geçirmiş olması önemli. Ben iki toplantıya girdim kendisiyle. İkisinde de söz alma imkanım oldu, hatta sektörel bazlı görüşmeler oldu. Ama karşılıklı iki ülkenin beraber belirlediği sektörler var. Onlar; sivil havacılık, enerji, tıbbi cihazlar, kimya, otomotiv yan sanayi, hazır giyim, ev tekstili, mücevherat, beyaz eşya, inşaat malzemeleri ve mobilya. Şimdi bu sektörler her iki tarafın da ticareti arttırmaya dönük olarak öne çıkarttığı sektörler. Bu sektörlerde tahmin ediyorum bazı teşvikler devreye girecektir bu ticarete dönük olarak.” şeklinde konuştu.

Toplantının açılış konuşmasını Meclis Başkanı Osman Okyay yaptı. Okyay, Barış Pınarları Harekâtı’nda görev alan askere başarılar dileyerek, “İnşallah bu süreç, tek bir Mehmetçiğin burnu bile kanamadan başarıyla sona erdirilir” dileğinde bulundu.
“BİZİ ÖLDÜRMEYEN ŞEYİN GÜÇLENDİRDİĞİNE İNANANLARDANIM”
Yılın ilk üç çeyreğini geride bıraktıklarını söyleyen Okyay, “Görünen o ki bir yıllık aradan sonra hemen hemen bütün önemli makro göstergeler, kur atağından önceki seviyesine döndü. Elbette bu spekülatif atak vatandaşın alım gücünden şirketlerimizin mali yapısına, kamu maliyesinden yabancı yatırımlara kadar önemli bir hasar ve maliyet bıraktı. Ama ben Alman filozof Nietzsche’nin dediği gibi, bizi öldürmeyen şeyin güçlendirdiğine inananlardanım. Yaşadığımız spekülatif atak, kırılganlıklarımızı görmemiz ve gerekli önlemleri almamız için de bir fırsat yarattı” dedi.

“ENSEYİ KARARTMANIN KİMSEYE BİR FAYDASI OLMADIĞINI BİLİYORUM”
Okyay, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçen hafta açıkladığı Yeni Ekonomi Programı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. “Teknoloji odaklı üretim ekonomisini merkez alan, cari açığı azaltmaya konsantre olmuş, dolarizasyonu minimize etmeyi hedefleyen ve yüzde 5 büyümenin altını öngörmeyen bir programla yürümenin ülkemiz için isabetli olduğunu düşünüyorum” diyen Okyay, “Bugün artık yaralarımızı hızla sarıp ileriye doğru bakma zamanı. Elbette hala çok yüksek seyreden faizlerin, üst üste gelen zamların ve giderek sertleşen rekabetin birçoğumuzu kara kara düşündürdüğünü biliyorum. Ama rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi enseyi karartmanın kimseye bir faydası olmadığını da biliyorum. Yarınımızı bugünden anlamlı kılmak için neyi, nasıl daha iyi yapabileceğimize konsantre olmamız şart” şeklinde konuştu.
“ÇOK CİDDİ BİR HEDEF VAR”
Türk-Amerikan İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeliği yapan Meclis Başkanı Osman Okyay, kendi düşüncelerini de dile getiren bir konuşma yaptı. Okyay, “Son günlerde Amerika ile ticarete girmek, yüz milyar dolara çıkartmak diye karşılıklı bir kararlı duruş var. Bunu özellikle üzerine basarak vurgulamak istiyorum, çok ciddi bir hedef var orada. Bunun gerçekleşmesi için gerçekten çok samimi çalışmalar var iç tarafta da. Türkiye olarak ihracatımızı arttırmaya dönük olarak bu durum her zaman çok istediğimiz bir konu olmakla beraber ilk defa karşı taraftan da çok benzer bir istek görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“AMERİKAN TİCARET BAKANI’NIN TÜRKİYE’DE 5 GÜN GEÇİRMESİ GÖRÜLMÜŞ ŞEY DEĞİL”
Okyay, “Amerikan Ticaret Bakanı’nın Türkiye gelip 5 gün geçirmesi tarihte görülmüş bir şey değil. Tarih derken bizim tarihimizde değil dünya tarihinde de görülmüş bir şey değil. Yani bakanlıklar bir ülkeye birkaç saatlik toplantı için giderler. Sabah gider akşam çıkarlar normalde. 5 gün burada geçirmiş olması önemli. Ben iki toplantıya girdim kendisiyle. İkisinde de söz alma imkanım oldu, hatta sektörel bazlı görüşmeler oldu. Ama karşılıklı iki ülkenin beraber belirlediği sektörler var. Onlar; sivil havacılık, enerji, tıbbi cihazlar, kimya, otomotiv yan sanayi, hazır giyim, ev tekstili, mücevherat, beyaz eşya, inşaat malzemeleri ve mobilya. Şimdi bu sektörler her iki tarafın da ticareti arttırmaya dönük olarak öne çıkarttığı sektörler. Bu sektörlerde tahmin ediyorum bazı teşvikler devreye girecektir bu ticarete dönük olarak. Fakat orada direkt bu konuda biraz evvel söylediğim gibi çok hızlı hareket etmek yönünde ciddi bir istek var iki tarafta da ve hızlı sonuç almaya dönük” şeklinde konuştu.
 “CİDDİ BİR POTANSİYEL TÜRKİYE İÇİN”
“Bu arada yüz milyarı elli elli bölüşmek şeklinde de bir anlaşma var karşılıklı” diyen Okyay, “Yani elli milyar dolar her iki tarafta birbirine ihracat yapacak şeklinde de düşünebilirsiniz. Toplam yüz milyar dolar dış ticaretin kırılımı da böyle planlanıyor. Bu aslında ciddi bir potansiyel Türkiye için. Yani Türkiye’nin ihracatı yüz elli milyar artı eksi bu rakamlarda gezdiğini düşünürseniz elli milyar kadar bir ihracat Amerika’daki bir pazarın bir anda üçte biri anlamına geliyor. Dolayısıyla çok ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Devletler bunu çok ciddiye almış vaziyette. Çok ciddi teşvik gelebilir bu anlamda” dedi.
“O KADAR BÜYÜK BİR PAZARA KİM VERECEK?”
“Amerika ticaretinin önünde engel olan öne çıkan bir iki konu var. Bir tanesi tabii ki mesafe dolayısıyla nakliyesi yüksek olan ürünlerde bu ciddi bir engel. Bunlara karşı belki teşvik gibi vs. bir şeyler olabilir. İkincisi Amerika pazarının çok büyük olması ciddi bir sorun. O kadar büyük bir pazara kim verecek” diye soran Okyay, şunları söyledi: “Bizim sektörümüz ile ilgili konuşayım. Seramik sektöründe Amerika’da büyük alıcılardan bir tanesi yapı marketlerden bir tanesi bütün mağazalarında vitrinine seramik koymaya kalksa sizin kapasitenizi yer bitirir. Yani çok ölçek farkı var. Ciddi ölçek farkı var. Dolayısıyla o firmalara açıkçası hizmet edebilecek büyüklükteki yapılar ile çalışmak istiyorlar. Bu Amerikan Ticaret Bakanı’nın teklifidir, siz Türkiye’de birlikler oluşturun, onun bir de sözcüsü olsun diyorlar. O gitsin firmaya anlatsın, ondan sonra gelsin burada ürettirsin seramik sektöründeki firmalara ve nakletsin gibi. Böyle bir takım birleşmeleri, birlik kurmaya yönelik bizi teşvik ediyorlar. Çünkü oradaki büyüklüğe hizmet edebilmek Türkiye’deki firmalarda çok mümkün görünmüyor. İkinci de tabi standartlar, gerek kalite standardı, gerekse endüstriyel standartlar. Mesela Amerika’ya bu kadar güçlü olmasına rağmen satış yapamadığımız bir sektör otomotiv. Yani otomotiv standardı o kadar farklı ki dünyanın gerisinden onun için bir türlü otomotiv firmalarımızla şey yapamıyoruz. Yani o standart için ayrı bir üretim hattı kurmak, üretim hattında değişiklikler yapmak gibi şeylere girmiyorlar. Dolayısıyla çok düşük yani bitmiş. Araba ihracatımız çok düşük. Yedek parça tarafı biraz daha hızlı.”

PAYLAŞ