Adı Uluslararası Kendi Değil!

Adı Uluslararası Kendi Değil!

09/07/2019

Her yıl Çanakkale Belediyesi tarafından yapılan ve bu yıl 56. yapılması planlanan Uluslararası Troia Festivali ekonomik gerekçeler sebep gösterilerek iptal edildi. Haklı iptal gerekçesini Belediye Başkanı Ülgür Gökhan şu sözlerle duyurdu; “1.5 milyon TL, hatta üzerinde maliyeti olacak festival programı yapıyoruz her sene. Bu parayı bu yıl harcamama kararı aldık. Sonuç itibariyle festivali başka yıllarda yapabiliriz. Ama en azından vatandaş burada ve ekonomi zor durumdayken festivalle bu kentte eğlenmeye pek fazla yüzümüz yok diye düşünüyoruz. Çünkü bu kaynakları belki de daha etkin, verimli yerlerde kullanmamızda yarar var.”

İptal edilen Uluslararası Troia Festivali ile ilgili olarak son 15 yılda aklımızda ne kaldı? Sondan başa doğru gidersek bu yıl birinci olan afiş tartışması vardı, 2013 yılındaki festivalde ise Sezen Aksu’nun sahne alması ve 1 milyon 300 bin liralık bütçesiyle “bu kadar para harcamaya gerek var mıydı?”sorusu vardı. Yıllardan beri yapılan ve uluslararası denilerek İstanbul’da lansmanı yapılan bu “festival” maalesef konser etkinliği olmanın ötesine geçtiğimiz 55 yılda geçemedi. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan bu eleştirilere "Bu bir festival, konser değil. Bunu karıştırmamak lazım. Eğer stadyumda yapsaydık adı konser olurdu" sözleriyle savunmuştu.  Ama itiraf edelim ki bu festival nitelikli bir konser etkinliğinden başka bir şey değil.  Öyle ki dünyaca ünlü İspanyol şarkıcı Buika bile bu “festival” kapsamında Çanakkale’de konser vermişti. Gelin ya bu festivalin adını, içeriğini değiştirelim ya da gerçekten uluslararası bir festival yapalım.

Bakın bu konuda Mimar İsmail Erten bir eleştiride bulunuyor. Erten; Çanakkale Troya Festivali son dönemde sanat ve kültürden uzaklaşıp temaşa ve eğlence temelli bakışın oluşturduğu yüksek bütçeli dev bir müzik şölenine, eğlence panayırına dönüştü... Gelirleri "imar rantının bulaşıklarıyla oluşan" belediyelerin, ekonomik kriz bahanesiyle eğlence düzenleyemez hale gelmelerini hayretler içinde izliyorum... efendim o zaman siz de "Troya Kültür Festivali" düzenleyin, kentliler ve halkınızla birlikte...”

Yani geçtiğimiz 55 yılda başına uluslararası koyduğumuz bu “festival” hadi dünyayı geçtik Türkiye’deki sayılı festivaller arasına dahi giremedi. Hadi yurtdışından turist gelmesini geçtik, komşu illerden bile festivale günü birlik ziyaretçi dahi gelmedi. 

Şimdi tablo bu şekilde iken turizmciler yukardaki eleştirilere benzer serzenişlerde bulunduktan sonra diyorlar ki “festival düşük bütçeli de olsa yine de yapılmalı.”Bunun şehrin tanıtımı açısından önemli olduğuna vurgu yapıyorlar. 80 ilde anket yapılsın Çanakkale’de bir festival var adı ney diye sorulsun milyonca bir çıkma ihtimali bile düşük! Eeee nerede şehrin tanıtımı demek ki amaç hasıl olmuyor bir şeyleri eksik ya da yanlış yapıyoruz!

Turizmciler bugün festivalin yapılıp yapılmamasından ziyade niteliğini artırıcı neler yapabilirizi konuşmalılar. Gerekirse bu festivali 2 yılda bir yapalım ama şöyle şöyle yapalım dünyadan ve ülkemizden şu kadar turisti buraya çekelim ve festivale gerçekten uluslararası bir nitelik kazandıralım konusuna kafa yormalılar. Ekonomik krize rağmen yapmış olmak için festival yapalım hevesi israftan başka bir şey olmayacaktır.

Benzer bir talebi de AK Parti İl Başkanı Gültekin Yıldız yapıyor ve “Çanakkale Belediyesi festival yapmalı biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız”diyor! Size de biraz samimiyetsiz bir açıklama gibi gelmedi mi? 18 Mart törenlerinde karşılıklı olarak üzerlerine düşeni yapmayanların festival için “üzerimize düşeni yapmaya hazırız”demesi ne bileyim samimiyetsizlik değilse de minnoş gözükme çabasından başka bir şey değil! 

 

***

Hiçbir Şey İçin Geç Değil

Bir arkadaşım sordu; “AK Partiden ayrılan Davutoğlu ve Babacan yeni parti kuruyor. Başkan Erdoğan "AK Parti'nin gölgesini kendi gölgesi sananlar boş çuval gibi devrilecekler"diyor sen ne diyorsun bu konuda” sordun söyleyeyim bari dedim ve şunlar söyledim; “Başkan Erdoğan seçimden hemen sonra Türkiye İttifakı söylemini dile getirmişti fakat pozisyonunu kaybedeceğini düşünenler buna izin vermedi ve Türkiye İttifakı gerçekleşemedi. Eğer o ittifak kurulsa idi bugün Davutoğlu ve Babacan parti kurmaz bir uzlaşma zemini aranırdı. Yeni kurulacak iki parti toplamda %4 oy alsa ve Millet İttifakına destek verse 2023’de yapılacak olan başkanlık seçimlerinin kazanılması Cumhur İttifakı açısından bir hayli güç olur. O yüzden AK Partinin bu yeni sistemde kimseyi dışarda bırakma lüksü yok. AK Parti bu yeni sistemde bir yanda MHP ile olan ittifakı korumak diğer yanda Saadet ve İyi Partiyi de bu ittifak çatısı altına davet ederek birlikte hareket etmek ve Babacan ve Davutoğlu’nu yeniden kazanmak zorunda. Aksi durumda Erdoğan’ın bahsettiği Türkiye İttifakı karşı blokta vücut bulacak ve 2023 seçimlerinde yapılacak başkanlık seçimlerinin kazanılması AK Parti açısından neredeyse imkânsız olacak. Tablo bu şekilde iken halen daha hiçbir şey için geç değil...”