Bürokratlarımız, Seçilmişlerimiz de İstiyor mu?

Bürokratlarımız, Seçilmişlerimiz de İstiyor mu?

15/04/2019

Ticaret Odası Başkanı Selçuk Semizoğlu Nisan ayı olağan meclis toplantısında oldukça dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Semizoğlu açıklamasında “Bizlere, yani iş alemine göre en acil çözüm bekleyen konu ekonomik istikrardır önümüzde seçimsiz, siyaseten berrak olan bir 4 yıl var. Bu 4 yılı çok iyi kullanmamız gerektiğine inanıyorum. Biz üretmek, satmak, ihracat yapmak istiyoruz, yeni yatırımlar için güven ortamı istiyoruz. Ülkemizin sürdürebilir büyüme yolculuğunda Çanakkale’den koşmak istiyoruz. Bu salonda bunları istemeyen kimse yoktur, biz gerçekten istiyoruz, bundan eminim. Ancak kamu da istiyor mu, bürokratlarımız istiyor mu, bizleri temsil eden seçilmişlerimiz istiyor mu? Ayağımıza pranga gibi dolanan yönetmeliklerimiz kanunlarımız istiyor mu? Bankalarımız istiyor mu? Ne yazık ki bunlardan şüphemiz var.” Ekonomik olarak çok zor günlerden geçtiğimiz doğru böylesi bir süreçten geçerken bürokrasiye takılmak, bankaların kapısından geri dönmek insanların şevklerini kırıyor. Semizoğlu’nun sorusunun muhatapları konuya dair açıklamalarda bulunurlar illa ki ama benim dikkat çekmek istediğim başka bir nokta var. Bu şehre yatırım yapmak isteyen onlarca yatırımcı geliyor bunların çok azı kamuoyuna yansıyor. Gelen bu yatırımcılara en tepeden, en alttaki memura bürokratlarımızın “muhabbet” göstermesi elinden tutması gerekiyor, elinden tutmanın altını özellikle çizmek isterim. En azından turizmcilere gösterilen “muhabbetin” yarısını gösterseler yetecek. Bu şehre istihdam sağlamak, milyonlarca yatırım yapmak için gelip de “lanet olsun”diyerek adeta kaçan onlarca yatırımcının olduğunu söylesem ne dersiniz? Şahit olduğum, kulağıma gelen öyle şeyler var ki, yazık demekten kendimi alıkoyamıyorum…

 

O Soruya Cevap İzmir’den Geldi!

31 Mart yerel seçimleri sonrası ortaya çıkan tablo AK Parti açısından beklendiği gibi olmadı. Ortada çok ciddi bir başarısızlık söz konusu, merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe ve 5 belde olmak üzere toplam 11 belediyede CHP, 4 ilçe ve 6 belde olmak üzere toplam 10 belediyede AK Parti, 2 ilçede ise İYİ Parti belediye başkanlıklarını kazandı. AK Parti il genel meclisinde de çoğunluğu kaybetti. Seçim sonrası değerlendirmelerde altını çizdiğimiz önemli bir nokta vardı bu teşkilatların seçimiydi fakat teşkilatlar başta il başkanı olmak üzere kendileri dışında herkesin “hatalı” olduğunu iddia eden açılamalarda bulundular. Ne demiştik tekrar edelim, “Zaferin sahibi çoktur, yenilgi ise yetimdir.” İstifa etmesi beklenen AK Partinin atanmış il başkanı Gültekin Yıldız kongre ile seçilmiş il yönetimini tasfiye edeceğine dair beyanda bulundu. Yıldız sormuştu “AK Parti seçim sonrası hangi il başkanı istifa etti ki ben de istifa edeyim?”Sayın Yıldız’ın sorusuna cevap İzmir İl Başkanı Şengül’den cevap geldi. Şengül; “İlk başlangıcı ben yapıyorum. İnşallah bizim yaptığımız bu örnek davranış diğer yerlerde de kendisini gösterir. Başarısızlık varsa ben kendi adıma gerekeni yaptım. Bu başarısızlık tek başına benden kaynaklanıyorsa, sorun yok. Herkes yerinde, görevinde devam eder. Eğer sadece bana ait değilse, devamı gelir” dedi. Ayrıca Yıldız oldukça dikkat çeken bir açıklamada daha bulundu.“Bu şehirde AK Parti düzene girene kadar rantın kökünü kazıyana kadar savaşmaya devam edeceğim.” Yıldız bu açıklamasıyla kimleri kastetti? Sokak Yıldız’ın bu açıklamalarının birilerine açık mesaj olduğunu söylüyor ve bazı isimleri dillendiriyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan birkaç gün Çanakkale’de olacak ve teşkilatlarla toplantılar yapacak. AK Parti seçim sonrası istikametini önümüzdeki şu birkaç günde belli edecek… Son olarak bu konuyla ilgili olarak bir noktaya dikkat çekmek isterim. Derdimiz isimlerle değil, herkes elini taşın altına koydu, kendince emek verdi fakat geldiğimiz yer gelmek istediğimiz yere çok da benzemedi. İşte geldiğimiz bu yerde eğer bazı adımlar atılmaz ise kayıp çok daha fazla olacaktır… Ne demişti üstat; “Esas mesele oy oranları ve mahalli seçim sonuçları değildir. Dünya hayatı kayıp ve kazanç üzerine kuruludur. Her şey gelip geçer, geriye sadece tavrımız kalır. Evvela neyi kaybettiğimizi hatırlamamız gerekiyor. Nasıl oldu bu?”