Bu Toplumun En Çok İhtiyacı Olan Şey Nedir Diye Sorarsanız Ben Maneviyattır Derim!

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığının düzenlediği 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı açılışı programı İÇDAŞ Kongre Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Salonunda yapıldı. Programda rektör Prof. Dr. Yücel Acer oldukça dikkat çeken bir konuşma yaptı. “Bir bütün olarak ilahiyat eğitiminin Türkiye’de neyin unsuru olması gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum” diye sözlerine başlayan Acer şunları söyledi; “Ülkemizin, bu toplumun en çok ihtiyacı olan şey nedir diye sorarsanız ben maneviyattır derim. Neden böyle düşünüyorum kendi yaşam tecrübemden hareketle şöyle açıklayabilirim. Çok çabuk yalan söylüyoruz. Yaptığımız işlerde başkasının hakkını ihlal edip etmediğimizi çok düşünmüyoruz. Daha çok kendimize odaklıyız. Daha az sosyaliz. Başkalarının yerine kendimizi çok koymuyoruz artık. Hele hele ihtiyacı olan insanların neler hissedebileceğini ya da bizden farklı olan insanların neden farklı hale geldiklerini, bunlarla ilgili neler yapmamız gerektiği konularını artık daha az düşünüyoruz. Nihayetinde kendimize odaklıyız ve bu bizim maneviyattan uzaklaştığımızı gösterir. Dolayısıyla telafi etmemiz gereken şey budur. Tam da bu noktada sizler gibi ilahiyat okumuş, okuyacak topluluklara çok şey düştüğünü ve öğrendiklerinizin bunu bir parçası olması gerektiğini özellikle hatırlatmak istiyorum sizlere”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığının düzenlediği 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı açılışı programı İÇDAŞ Kongre Merkezi 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Salonunda yapıldı.

Programa Rektör Prof. Dr. Yücel Acer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Erdem, İlahiyat Fakültesi Dekan Prof. Dr. Şevket Yavuz, Dekan Yardımcıları, Meslek Yüksekokulu Müdürleri, akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program, Öğr. Gör. Mehmet Kara’nın Kuran’ı Kerim Tilavetini okumasıyla devam etti. 

İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şevket Yavuz yaptığı konuşmada öğrencilere seslenerek çok değerli olduklarını söyledi ve değerin döngüsel olduğunu, başkalarına değer verdikçe insanın değer bulacağını dile getirdi. 

Dört İ’nin “İlim, İrfan, İstikamet, İhsan” ve dört V’nin (Vakit, Vefa, Vera, Vicdan) önemine değinen Prof. Dr. Yavuz, “ İlimi, İrfanı, İstikameti, İhsanı çok iyi bilmeliyiz. Bunların birbiriyle yoğrulmasına dikkat etmeli, yolumuzu öyle çizmeliyiz. Vaktinizi planlayarak yaşayın. Her gün kendinize yeni bir şeyler ekleyecek şekilde planlı yaşamak çok önemli. Vefa imanında bir gereğidir. Herkes öncelikle ailesine sonrasında da vatanına, milletine vefalı olmalıdır. Duygularımızda, davranışlarımızda vefayı temel değerimiz olarak görmeliyiz. Vera ise haramdan şüpheli olandan uzak durmaktır. İstikametimizi sağlayacak şey vera olacaktır. Biz insanlığın vicdanı olmakla yükümlüyüz. Bu dört İ ve dört V bağlamında hayatımızı, eğitim öğretim faaliyetlerimizi, çabalarımızı ve gayretlerimizi şekillendirmemiz lazım” dedi. 

Dekan Yavuz, bu duygu, düşünceler ile yeni eğitim, öğretim yılının herkese hayırlı, nasipli olması dileyerek konuşmasını sonlandırdı. 

Ardından Rektör Prof. Dr. Yücel Acer, İlahiyat Fakültesinin hocaları ve öğrencileri ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Hayatımızda gerçekleşen birçok şey bir sonraki aşamanın unsurunu oluşturur aslında. Hiçbir şey sonsuz değildir. Hayatımızda gördüğümüz, yaşadığımız, sahip olduğumuz ne varsa bir sonraki adım için sebep teşkil eder. Büyüklerimiz bunu anlatmak için ‘Dünya ahiretin tarlasıdır’ demiştirler. Bu dünyanın tamamı bile bir şeyin sebebi. Ebedi hayatın bir sebebi. Bu bağlamda bu fakültede öğreneceğiz her şeyin sonrasında neyin sebebi olacağını düşünmenizi isterim” dedi. 

Rektör Acer, “Ben bir bütün olarak ilahiyat eğitiminin Türkiye’de neyin unsuru olması gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizin, bu toplumun en çok ihtiyacı olan şey nedir diye sorarsanız ben maneviyattır derim. Neden böyle düşünüyorum kendi yaşam tecrübemden hareketle şöyle açıklayabilirim. Çok çabuk yalan söylüyoruz. Yaptığımız işlerde başkasının hakkını ihlal edip etmediğimizi çok düşünmüyoruz. Daha çok kendimize odaklıyız. Daha az sosyaliz. Başkalarının yerine kendimizi çok koymuyoruz artık. Hele hele ihtiyacı olan insanların neler hissedebileceğini ya da bizden farklı olan insanların neden farklı hale geldiklerini, bunlarla ilgili neler yapmamız gerektiği konularını artık daha az düşünüyoruz. Nihayetinde kendimize odaklıyız ve bu bizim maneviyattan uzaklaştığımızı gösterir. Dolayısıyla telafi etmemiz gereken şey budur. Tam da bu noktada sizler gibi ilahiyat okumuş, okuyacak topluluklara çok şey düştüğünü ve öğrendiklerinizin bunu bir parçası olması gerektiğini özellikle hatırlatmak istiyorum sizlere” şeklinde konuştu. 

Açılış konuşmalarının ardından “İslam Ahlakının Tezahürü Olan Örnek Bir Müslüman El Bakillani” konulu açılış dersi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Dinler Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hidayet Işık tarafından verildi. Açılış dersinin ardından İlahiyat Fakültesi Güçlendirme Vakfı tarafından pilav ve aşure ikramı yapıldı.

PAYLAŞ