Benim Adamım Falan Yok, Bizim Bir Yürüyüşümüz Var!

AK Parti Grup başkanvekili, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan Memur-Sen’in düzenlediği programda kurum müdürleri ve AK Parti teşkilatlarıyla bir araya geldi. Programda konuşan Turan vatandaşa hizmet ederken, hükümetle, devletin meseleye baktığı yerden bakmaya, halkı yormadan, üzmeden mevzuatlara abartı takılmadan yola devam etmenin önemine değindi. Kurumların kendi alanında en iyisini yapmaya çalıştığında, meselenin insan olduğunu, hizmet olduğunu merkeze koyup bu hassasiyetle hareket ettiğinde hiçbir problem kalmayacağının altını çizen Turan, “Bir adam iş yapmak istemiyorsa, çözüm üretemiyorsa, en kolay yolu, imzaya gitti bekliyoruz, müdür izin vermedi bekliyoruz, Ankara’ya yazdık bekliyoruz, bunun gibi kırk tane söylediği bahane var. Ama bir adam işini yapmak istiyorsa, takibini yapmak istiyorsa, sonuç almak istiyorsa, başını yastığa huzurla koymak istiyorsa, vatandaşın işini çözecek. Çanakkale’de de benzer problem yaşıyoruz. Arıyorum müdürü, neden olmadı soruyorum, bu adam gariban, sıkıntısı var derdi var çöz işini diyoruz. Başkanım 5 dakika diyor, sonra bize teşekkür ediyorlar iş oldu diye, be insafsız madem olacaktı, 3 dakikada, neden vatandaşı 3 aydır bekletiyorsun? İlla vekilin müdahale etmesi mi lazım” diye sordu. 2019’un önemine de değinen Turan, “2019’a fazla bir zaman kalmadı, 2019 farklı bir dönüm noktası olacak. Ne olur sizlerde bir tık yukarı çekin kendinizi, çalışıyorsunuz baş tacı ama biraz daha gayret gösterin. Mesaiye geç gelen, erken çıkan kim varsa, bu mesai hırsızlığıdır gereğini yapın. Buna hakkımız yok, çalışmak üretmek zorundayız. Bu süreçte mutlaka halkla, sivil toplum kuruşlarıyla projeler yapalım.” dedi. Derdimiz üzüm yemek bağcıyla işimiz yok diyen Turan, “Bizi tanıyan tanıdı, hiçbir şahsi hesabım olmadı. Benim amcam, dayım, halam akrabam müdür olsun hiç böyle bir hesabım olmadı, bir tane söyleyemezsiniz. Önerildi, uygunsa şartları eyvallah dedik. Ama hiç hakkaniyeti olmayan, adaleti olmayan bir tercihte bulunmadık. Benim adamım falan yok. Bizim bir yürüyüşümüz var. Yürüyüşe ayak uyduranlar vardır, uydurmayanlar vardır. Yürüyüşümüze yanlış yapan vardır, yapmayan vardır. Bu yürüyüşümüzde aynı nefesi aldığımız insanlardan çok şey bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

İşte Turan’ın Çanakkale’ye bürokrasisine verdiği önemli mesajlar

Bu yeni Türkiye’de ne yapacağız ne edeceğiz insanımıza hizmet ederken, hükümetimizin devletimizin meseleye baktığı yerden bakmaya, halkımızı yormadan üzmeden mevzuatlara abartı takılmadan yolumuza devam edeceğiz.

Bir adam iş yapmak istemiyorsa, çözüm üretemiyorsa, en kolay yolu, imzaya gitti bekliyoruz, müdür izin vermedi bekliyoruz, Ankara’ya yazdık bekliyoruz, bunun gibi kırk tane söylediği bahane var. Ama bir adam işini yapmak istiyorsa, takibini yapmak istiyorsa, sonuç almak istiyorsa, başını yastığa huzurla koymak istiyorsa, vatandaşın işini çözecek. Çanakkale’de de benzer problem yaşıyoruz. Arıyorum müdürü, neden olmadı soruyorum, bu adam gariban, sıkıntısı var derdi var çöz işini diyoruz. Başkanım 5 dakika diyor, sonra bize teşekkür ediyorlar iş oldu diye, be insafsız madem olacaktı, 3 dakikada, neden vatandaşı 3 aydır bekletiyorsun? İlla vekilin müdahale etmesi mi lazım. Herkes kendi alanında, kendine düşen görevi yaparsa vekile, valiye ona buna hiç gerek kalmaz zaten. Herkes kendi alanında en iyisini yapmaya çalışırsa, meselenin insan olduğunu, hizmet olduğunu merkeze koyarda öyle hareket ederse hiçbir problem kalmaz.

Çanakkale Küçük Yer, Kimin Ne İş Yaptığını Herkes Biliyor

Hele ki kendi personelinin şikâyet ettiği, il müdürümüz bize selam vermiyor, bize yan bakıyor, odasına giremiyoruz diyen varsa ki var. Bunlar bizi üzüyor. Çanakkale küçük yer, herkesin ne yaptığını, nasıl yaklaştığını herkes biliyor. Çıkın dışarıya beş kişiye sorun; şu müdür kimdir, ne yapıyor, nasıl iş yapıyor mu? Beş kişiye sormanız yeterli hemen oraya çıkıyor kimin ne yaptığı. Çanakkale küçük yer kimin ne yaptığı beş dakikada ortaya çıkar, müdür içinde böyle vekil içinde böyle, parti içinde böyle memurlar içinde böyle. İstirhamımız şudur, hiçbir partinin memur olmayın, ama devletin milletin lütfen yanında olun.  Güler yüzünüzü ihmal etmeden, kendi personelinizi motive ederek, zamanı iyi kullanarak, bu şehrin sorunlarını çözelim. Yaptığımız çok iş var ama daha yapacağımız da çok iş var.

Mesaiye Geç Gelen, Erken Çıkan Kim Varsa, Bu Mesai Hırsızlığıdır Gereğini Yapın

2019’a fazla bir zaman kalmadı, 2019 farklı bir dönüm noktası olacak. Ne olur sizlerde bir tık yukarı çekin kendinizi, çalışıyorsunuz baş tacı ama biraz daha gayret gösterin. Mesaiye geç gelen, erken çıkan kim varsa, bu mesai hırsızlığıdır gereğini yapın. Buna hakkımız yok, çalışmak üretmek zorundayız. Bu süreçte mutlaka halkla, sivil toplum kuruşlarıyla projeler yapalım. Birçok il müdürlüğümüzün halka direk programları var, köylerde programları var isteyen yapıyor bunları, sabah sekiz, akşam beş iddiamız buysa eyvallah sorun yok! Ama üreteceksek, bu hakkı vereceksek yapacak çok işimiz var. O yüzden teşkilatımız olsun, sivil toplum kuruşlarımız olsun, irtibat halinde halka nasıl hizmet ederiz, neler üretebiliriz, her il müdürlüğü kendi arasında hangi yeni projeyi yapabiliriz, halka dokunan hangi işi yapabiliriz, bir daha görüşün, tartışın bu yeni yılı, yaz dönemini bir tık yukarda geçirelim. Buna imkânımız varsa, istenirse yapılacağına inanıyorum.

Benim Adamım Falan Yok, Bizim Bir Yürüyüşümüz Var

Bizi tanıyan tanıdı, hiçbir şahsi hesabım olmadı. Benim amcam, dayım, halam akrabam müdür olsun hiç böyle bir hesabım olmadı, bir tane söyleyemezsiniz. Önerildi, uygunsa şartları eyvallah dedik. Ama hiç hakkaniyeti olmayan, adaleti olmayan bir tercihte bulunmadık. Benim adamım falan yok. Bizim bir yürüyüşümüz var. Yürüyüşe ayak uyduranlar vardır, uydurmayanlar vardır. Yürüyüşümüze yanlış yapan vardır, yapmayan vardır. Geldiğim gün valisinden, muhtarına hiç kimseyle kavga, değiştirmeye niyet etmedim. Bunu neden söylüyorum, bazı siyasiler bunu yapar, gelir hemen operasyon yapar. Bir yerde yanlış varsa operasyon yaptık, söyledik muhataplarına ama o gitsin de adamım gelsin böyle bir hesabımız olmadı. Hiç kimseyle şahsi hesabımız yok. İş yapan baş tacı ama kendisiyle kavga eden, özgüveni olmayan, polemiklere konu açan, kurumlar arası kavgaların merkezi olan insanlar varsa bırakın bunların muhataplarına da yanlış var diye söyleyelim. Derdimiz üzüm yemek bağcıyla işimiz yok. Bu yürüyüşümüzde aynı nefesi aldığımız insanlardan çok şey bekliyoruz.

PAYLAŞ