Ayhan Gider ile Ülgür Gökhan Bu Konuda El Sıkışsın

Ayhan Gider ile Ülgür Gökhan Bu Konuda El Sıkışsın

10/01/2019

18 Mart törenleri son yıllarda hep tartışma konusu oluyor, geçtiğimiz yıl yaşananlar malum… 2014 yerel seçimleri öncesinde 18 Mart’ta Sayın Cumhurbaşkanı iskele meydanında bir miting yapmıştı. 18 Mart ruhunu Çanakkale’de yaşamak isteyen yurdun 81 ilinden gelen ziyaretçiler şehitlik ziyaretinden sonra o mitinge katılmıştı. Çanakkale daha önce şahit olmadığı bir “kalabalığa” ev sahipliği yapmıştı. Gönül, o gün Çanakkale’nin adına yakışır bir ev sahipliği yapılsın, Çanakkale ruhunu yaşamak için belki de ilk kez şehrimize gelenlere, o mitinge katılanlara siyasi görüşü, düşüncesi ne olursa olsun Çanakkale halkının, yerel yöneticilerin hoş geldiniz demesini isterdi. Fakat öyle olmadı, caddeler, sokaklar trafiğe kapatılmıştı, çok ciddi güvenlik önemleri vardı belki de bu yüzden onlara “hoş geldiniz” denmedi “bindirilmiş kıtalar” denildi! O yıldan sonra 18 Mart’lar hep “kriz” olmaya başladı. İtiraf etmek gerekirse o dönem AK Partililer bile o günün bedelini sandıkta ödediklerini iddia ederek “keşke bu miting yapılmasaydı”demişlerdi.

Çanakkale halkının haklı ya da haksız tartışılır şöyle bir eleştirisi var; “18 Mart’ı biz Çanakkaleliler olarak yaşayamıyoruz, aşırı güvenlik sebebi ve başka şehirlerden partilerin, belediyelerin organizasyonlarıyla şehre gelenlerden bize yer kalmıyor. Çocuklarımızı stadyuma, tören alanına götüremiyoruz, araçlarımızla trafiğe çıkamıyoruz, bundan rahatsızlık duyuyoruz. 18 Mart’ı Çanakkale halkı yaşayamıyor!”

Dediğim gibi haklı/haksız eleştiri bu yönde, oysa Çanakkale sadece Çanakkale’de yaşayanların değil. Çanakkale yurdun dört bir yanından gelip şehit olanların, onların torunlarının da memleketi, şehitliğe gittiğinizde mezar taşlarına baktığınızda bunu çok açıkça görüyorsunuz.  Yılda bir gün dedelerini ziyaret etmek için Çanakkale’ye bir fırsat bulup gelenlere “bindirilmiş kıtalar”denmesi çok yaralayıcı bir ifade ama maalesef durumda böyle…

Şimdi önümüzde yine bir 18 Mart ve yine bir yerel seçim var. AK Partinin belediye başkan adayı Ayhan Gider’e bu konuda bir tavsiyem olacak. Bu 18 Mart’ı Çanakkalelilerin arzuladığı şekilde organize edelim. Bu konuda kendisine başta AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın sonra Tarihi Alan Başkanlığının çok büyük katkısı olacaktır. Turan devlet töreni olan 18 Mart’ın Ankara ayağındaki kısmını, Alan Başkanlığı ise Çanakkale ayağını organize eder. Ne mi yapalım? AK Parti Genel Merkezi tüm illere genelge göndersin 18 Mart için Çanakkale’ye ziyaret programı yapmayın, zaten ekonomik olarak tasarruf tedbirlerinin uygulandığı şu günlerde bu durum çok da abes karşılanmaz. Sayın Cumhurbaşkanı törenlere katılsın başımız üstünde yeri var fakat ilk törenler tarihi yarımadada şehitlikte yapılsın, öğleden sonra ise Çanakkale Stadyumunda tüm Çanakkalelilerin katılacağı, herkesin davet edileceği bir program düzenlensin. Programı öyle bir yapalım ki siyasi görüşü, düşüncesi ne olursa olsun tüm Çanakkaleliler stadyumdaki programa katılmak için can atsın. 

Buradan sonraki kısım ise alan Başkanlığını ilgilendiriyor. Başkanlık Anadolu Ateşi dans grubunu ve hemen her kesimden kabul gören bir sanatçıyı Çanakkale’ye davet etsin ve stadyumda bugüne kadar yapılanlara ek olarak, Anadolu Ateşive konser programı eklensin. Anadolu Ateşi Çanakkale’de hiç gösteri yapmadı. Bildiğim kadarıyla Ayhan beyin, Anadolu Ateşinin kurucu Mustafa Erdoğan ile bir dostluğu da var daha ne olsun. Belediye ise her 18 Mart’ta bir konser düzenliyor, belediye ile Valilik temas kursun konser kısmını belediye halletsin, belediye kendine göre haklı sebeplerle alternatif tören yapmasın. El birliğiyle bir program düzenlensin ve önümüzdeki 18 Mart’lar için yeni bir başlangıç yapılsın. Eğer böyle bir hamle yapılacaksa bugün tam zamanıdır çünkü 18 Mart tören programı yavaş yavaş oluşmaya başladı. 

Son söz: Buraya kadar söylediğim kısmında bir siyasi rant yok. Lakin AK Partinin adayı Ayhan Gider bu organizasyonun mimarı olur, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’da işin içinde olursa her ikisi de kazanır. Bu mesele için Ayhan Gider ile Ülgür Gökhan masaya otursun, el sıkışsın. Eli geri çeviren kaybeder, eli sıkmak için giden ise kazanır hem siyaseten kazanır hem de Çanakkalelerin gönlünü kazanır.