AYHAN BEYİN OLMASI BİR YERDE PUANIMI YÜKSELTMİŞ OLDU

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Çanakkale’de büyük bir fark ile tekrar belediye başkanı seçilen Ülgür Gökhan, seçim dönemini değerlendirdi. Ayhan Gider’in aday olarak gösterilmesinin kendisinin lehine olduğunu söyleyen Gökhan;” İlk bana söylendiğinde ben dalga geçiliyor zannettim. Ayhan Gider adaymış dendi. Ayhan Gider aday değil ki. Bir sürü aday vardı. Öyle değil mi yani? Hatta Ankaralara gittiler sınavdan geçtiler. Kim daha güçlü olur. Kim kazanır falan filan. Bir gün sabahleyin Ayhan Bey aday dendi. Ben inanmadım önce. Şaka herhalde dedim. Sonra şaka olmadığı anlaşıldı. Böyle olunca eksik başlamış oldu. Aday değilken gel sen birileri tarafından aday ol dendiğinde tabi hazırlıksız oldu. Önceden bir hazırlık yapmak lazım. Ne zaman? En az 6 ay” ifadelerini kullandı.

Adaylık sürecine ilişkin açıklamalarda da bulunan Gökhan, seçim döneminin Çanakkale’ye yakışır bir süreçte ilerlediğinin altını çizdi. Millet İttifakı’nın CHP’li adayı olarak yerel seçim yarışına katılan Ülgür Gökhan, 93 bin 936 seçmenin bulunduğu Çanakkale’de yüzde 60 oranında oy alıp belediye başkanı olarak yeniden güven tazeledi. 77 bin 881 seçmenin sandığa gittiği, 76 bin 37 oyun geçerli sayıldığı Çanakkale kent merkezinde CHP’li Ülgür Gökhan’a sandıktan 46 bin 178 oy çıktı. Gökhan seçmenin kararıyla beş yıl daha belediye başkanı olarak görevlendirildi. 

 Belediye Başkanı Ülgür Gökhan değerlendirmelerde bulundu. Gökhan, “Belediye başkanlığı için her zaman söylemişimdir, sağlığım el verirse yaparım. Allah’a şükür elverdi bir sıkıtı olmadı ve devam ettim.  Seçim çalışmalarımı gerçekleştirdim. Kazandım ve devam ediyorum.  Yaşı küçük olup sağlığı elvermeyen insanlar da var onun için her şeyin başı sağlık.  Çok şükür yürüyebildik. Hatta her sabah kalktığımda ‘Allah’ım iki ayağımın üzerine diktirdin teşekkür ederim’  diyorum.  Seçim çalışmaları kapsamında da 229 km yürümüşüm” dedi.

 “VATANDAŞ GÖZÜNÜN İÇİNE BAKIP DA MERHABA DİYORSA TAMAMDIR”

Başkan Gökhan, “Seçime giriyoruz ve seçileceğimiz belli değil. Önde olmak gibi bir imaj var ama kazanacağımız belli değil.  Sokakta gezerken vatandaş derdini anlatmaya başlıyor ben de ‘Seçileceğim belli değil. Şuan seçim çalışmasındayım’ diyorum. O da ‘Senin işin garanti seçimi aldın’ diyor. Bazıları da ‘Neden çalışıyorsun zaten seçimi kazandın’ diyordu.  Ama ben hep çalıştım.  Halk biliyordu ben de yürürken arkamdaki rüzgârdan anlıyordum.  Vatandaş gözünün içine bakıp da merhaba diyorsa tamamdır.  Bir de ben üç dönemdir burada belediye başkanlığı yapıyorum. Vatandaş bana oy versin vermesin herkes tanıyor. Bunun da avantajını kullanarak insanlara yakınlaşıyorum.  Belediye Başkanı olarak sevsem de sevmesem de, oy verse de vermese de ilgi gösteriyorum. Çünkü vatandaş ilgi görünce rahatlıyor.  Bana ‘Başkan merhaba ‘ diyor ya da elini sallıyor. Bunlar önemli şeyler. İlgi, kentin ve toplumun ruhsal durumunu da iyileştiriyor.  Bu kampanya en çok çocukların hoşuna gidiyor. Bizim afişlerimizi görmüş ve tanıyor. Uzaktan bağırıyor ‘Ülgür Dede’ diye.  Dolayısı ile bu kampanya onların da çok hoşuna gitti” ifadelerinde bulundu.

 “ÖN SEÇİMSİZ BU İŞ OLMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Çanakkale’de gerçekleştirmiş olduğu önseçim ile ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Gökhan,  “Ben üç dönem atama ile gelince ki iki tanesi Deniz Baykal döneminde olmuştu, en son seçimde de Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, önseçim kararını almıştı. Ona rağmen onu iptal edip beni direkt atadı. Tabiatı ile üç dönem böyle olunca ve adaylık hevesi olan arkadaşlarımız vardı ve seçim noktasında örgüt bütünlüğü önemliydi.  Bu dönemde parçalanma olmamalıydı, küslük olmamalıydı, ‘önseçime girseydi kazanamazdı’  dememeleri gerekiyordu. Bir de bizim partimizde genel başkanlık çekişmesi vardı. Bu da Çanakkale’de örgütün bütünlüğünü zedeleyebilirdi.  Onun için ben dedim ki ‘Eğer Belediye Başkan Adayı olarak atanacaksam,  örgüt de bunu onaylayacaksa ön seçim yapalım.  Adı geçen aday adayı arkadaşlarımız da gelsin çıkalım delegelerin değil, üyelerin önüne,   ne çıkarsa bahtımıza’ dedim.  Çünkü örgüt üyelerinin tercih ettiği kimse, örgütler onunla bütünleşsin.  Bu bir demokrasi. Nitekim de öyle oldu.  Hatta belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyelerini de öyle seçtik ve hiç çıt çıkmadı. Bu ön seçimleri sadece ben kazanmadım. Bununla beraber iyi bir Belediye Meclisi sayısı da yakaladık. 19 kişi seçildi. İl Genel Meclisine de 4 kişi çıkardık.  Ön seçim olmasaydı, bu sıkıntı yaratırdı ve başarıya engel olurdu. O bakımda ben,  özellikle istedim ve iyi ki de yapmışım.  Herkes arkamda durdu ve küskün hiç kimse kalmadı. 1989’da İsmail Özay da 4 aday arasından mücadele ederek seçildi ve ondan sonra da 3 dönem görev yaptı.  Ön seçimde 4 bin üyenin 3 bin üyesi oylamaya katıldı.  3 bin kişinin çoğunluk oyunu aldığınız zaman ki biz bunu Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi de dâhil olmak üzere 3 kere yaptık. Böylece hepsi ayaklanmış oldu.  Yani o 3 bin üye ile örgüt harekete geçti.  Böylece bu devam eder ve ön seçimsiz bu iş olmaz diye düşünüyorum” diye anlattı.

 “AYHAN BEY’İN OLMASI BİR YERDE PUANIMI YÜKSELTMİŞ OLDU”

Başkan Gökhan, AK Partili Ayhan Gider’ in aday olması ile ilgili olarak düşüncelerini şu şekilde anlattı: “İlk bana söylendiğinde ben dalga geçiliyor zannettim. Ayhan Gider adaymış dendi. Ayhan Gider aday değil ki. Bir sürü aday vardı. Öyle değil mi yani? Hatta Ankaralara gittiler sınavdan geçtiler. Kim daha güçlü olur. Kim kazanır falan filan. Bir gün sabahleyin Ayhan Bey aday dendi. Ben inanmadım önce. Şaka herhalde dedim. Sonra şaka olmadığı anlaşıldı. Böyle olunca eksik başlamış oldu. Aday değilken gel sen birileri tarafından aday ol dendiğinde tabi hazırlıksız oldu. Önceden bir hazırlık yapmak lazım. Ne zaman? En az 6 ay. Ne nedir, nedendir, eksikler neredendir, o eleştirinin gerekçesi nedir, çözümü nedir gibi birtakım bilgiler alması lazım. Olmadı. Yine ona kulaktan dolma bilgiler verilmiş. Hatta açık oturumda da oldu. Daha sonra polemikler de oldu basında. Yani eksik bilgi. Yanlış değil ama eksik bilgi verilmiş. Tutarlı olamadı. Bakanlar geldi. Bakanlara da eksik bilgi gidiyor. Ben biraz hazırlıksız oldu diye yorumluyorum. Belki kabul etmeyebilir ama ben öyle gördüm. Sonuç itibariyle Ayhan Bey’in olması bir yerde puanımı yükseltmiş oldu. Hiçbir kişisellik olmadı. Rutin doğal bir seçimde elbette ki eleştiriler olacaktır. Bunu Ayhan Bey söylemese bile basın söylüyordur. Başkaları söylüyordur. Doğal şeylerdir bunlar ve biz de hiçbir zaman kişiselleştirmedik. Bir kere üslup son derece iyiydi. Seviyeliydi. Kibardı. Hatta karşılıklı programa çıktık. Başkan adaylarının bir arada olması çok önemli. Gittiğimiz yerlerde karşılaştığımız yerlerde kucaklaştık. Önlü arkalı gittiğimiz yerlerde olumsuz bir şey söylemedik. Bir şey söylediyse onu düzelttik sadece veya biz de kendi düşüncemizi söyledik. O seviyede gitti. Gerçekten Çanakkale’ye yakışır bir iş oldu.”

 “KRALDAN ÇOK KRALCILAR BAZEN ÇIKAR”

“Burası barışın kenti. Lafla olmuyor bu işler, tavırla oluyor” diyen Gökhan, “Barışın, özgürlüğün ve demokrasinin kenti oldu. Yarın sabah çıktığımızda Ayhan Bey ile rastlaşacağız. Mehmet Daniş bey ile de öyleydi. Murat Efe bey ile de öyleydi. Hiçbir seçimde Çanakkale’de dördüncü seçim bu hiçbir şeyden böyle kırıcı dökücü gurur kırıcı bir şey olmadı. Murat Bey’le hala rastlaşırız mesela. Murat Bey bir jest yaptı. Bu Şehit Gürol Caddesi’nde evi vardı. Onun bahçesini terk etti. Bir telefonla. Yolun açılmasını sağladı. Mehmet Bey işi düşer arar ya başkanım şunu halledelim der. Hemen deriz. Ayhan Bey ile zaten çalıştık. Ortak dostlarımız var. Kraldan çok kralcılar bazen çıkar. Saçma sapan işler yaparlar. Ancak ilgilisi değilse ben kulak arkası yaparım. Yaranmak isteyenler kendilerine iş çıkaranlar yapıyor” şeklinde konuştu.

 “CHP’Lİ BELEDİYELERİN İÇİNDE BİRİNCİ EN YÜKSEK OYU ALDIM”

Sandık sonuçlarından %60’ın üstünde bir oy oranı ile kazanması hakkında düşüncelerini söyleyen Başkan Gökhan, “Tabi %60’ı geçeceğiz diye ben zaten bir tahminde bulunmuştum. Bir önceki seçimde aldığımın üstünde almak zorundayım demiştim. Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerin içinde birinci en yüksek oyu aldım. Türkiye’de de beşinci ve ya altıncı mı hatırlamıyorum.  Böyle rakamlardayız. Tabi bu önemli bir rakam. Geçen sene 54 almıştık. Bu sefer 60 rakamını bulduk. İnsanlara biz beş yıl boyunca da pozitif yaklaştık. Yapamadıklarımız var. Yanlış yaptıklarımız olabilir. Sonuç itibariyle ya tamam böyle ama bu işi götürüyor iyi yapıyor havası yerleşti insanlara. Kamu kaynaklarının kullanımına çok dikkat ettik. Bunlar çok önemli. Hiçbir şaibenin olmaması. O noktada insanların baya bir dikkatini çekti. O da beni iyi bilir ben de onu bilirim. Hatta ortak mücadelelerimiz oldu. 5 tane sandık bildirin bana dedim. Büyük mahallelerden de 5’er tane. Ben size sonucu söyleyeyim dedim. Her mahalleden 5’er sandık geldi. Ben de tamam bu iş bitti dedim. Sonra partiye geldim. İlçeleri takip ettik. Yüzdesini tahmin ediyordum. Bir saat sonra da yüzdesi belli oldu. İstanbul için de bakın dikkat ederseniz Yüksek Seçim Kurulu Başkanı çıktı rakam verdi. İlçe seçim kurullarından gelen rakamlardan, partilerin girdiğinden değil. Binali Bey’e hadi kazandın dediler. Adam da çıktı kazandık diye konuştu. Öbür türlü yüksek seçim kurulundan rakamlar varken böyle bir şey söylenir mi? Bu rakamlar yanlış. Geçersiz oylar yanlış derler eyvallah. İtiraz edersin eyvallah. Yeniden sayalım eyvallah. Bu arakamlar nerede değişir ilçe seçim kurulunda değişir, yüksek seçim kuruluna girer” dedi.

 “İLK MECLİS TOPLANTISI PAZARTESİ GÜNÜ GERÇEKLEŞECEK”

Gökhan, belediye meclisi hakkında ise şu bilgileri verdi: “Partili 7 arkadaşımız önseçime girmeden bazı tek sayılı hanelere yerleştirildi. Partinin genel merkezinin kararı gereği, yani onlar böyle karar almışlar. Bu konuda sıradan gitsin dedik ama genel başkan bu şekilde karar alındı dedi.  Şimdi İYİ Parti ayrılmak durumunda. Onlar üç kişi grup kuracak. Çünkü onların kalması siyasetin ruhu değil. Mecburen CHP üyesi olup girdiler. Seçildiler şimdi muhtemelen yarın falan istifa ederler, gruplarını kurarlar.

 İlk meclis toplantısı pazartesi günü gerçekleşecek. Ak Parti meclis üyelerinde 9 arkadaşımız var. Komisyonlar seçilecek. AK Parti’den aday üyeler de olacak bazılarında İYİ Parti’den de olacak. 22, 9, 3’e göre yapılacak. 9’da özellikle imar ve bütçe komisyonuna oran itibari ile girecek, birer tane üye vermek zorunda. 4 Cumhuriyet Halk Partisi, 1 tane Adalet ve Kalkınma Partisi. Ondan sonraki 5, 7’lik komisyonlarında Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti’den de arkadaşlarımız olacak. Geçtiğimiz dönemde de 20’ye 10’du. Bir de MHP vardı. 20, 10, 1‘di şimdi 19, 9, 3.”

 “ZEYDAN BEY BAŞLASIN GÖREVE İLK İŞİMİZ O ÇOCUKLARI ÇANAKKALE’YE GETİRMEK”

Başkan Gökhan, Adana Büyükşehir Belediyesi U14 Kız Basketbol Takımı’nın Çanakkale’ye basketbol şampiyonası için gelmek üzere yola çıkması ve Biga civarına geldiklerinde kendilerine otel rezervasyonlarının iptal edildiği, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin seçimi kaybetmesinden dolayı sponsorunun geri çekildiğinden dolayı geri dönmeleri üzerine telefon almaları olayına da değindi. Gökhan, “Gece olmuş bu hadise. Sabahleyin sosyal medyada Melis Alphan gazeteci yazar yazıyor. Biz de dedik ki, biz ağırlayalım çocukları, geri dönmesin. Biz yeni daha olmuş gibi. Hatta hemen özel kalemin numarasını verdik. İrtibata geçin dedik. Meğer çocuklar gece geri dönmüşler. Hatta varmak üzereler.  Veliler ile konuştuk. Büyükşehir belediyesinde kimse yok çünkü mevcut başkan göreve başlamadı.  Bugün televizyonda gördüm biri çekmiş, çocuklar kös kös iniyorlar otobüsten. Bir, bunu yapan bir büyükşehir belediyesi iyi ki kaybetmiş. Kim olursa olsun, parti önemli değil. Bir kere 14 yaşında çocuk, tam da buluğ çağına gelmiş, dünyayı tanımaya çalışıyor. Duygusallığı çok yüksektir. İşin enteresan tarafı yıllardır buna hazırlanıyorlarmış. Şampiyona şuan diğer takımlarla burada devam ediyor. Hedefleri burada şampiyon olup en üst tura çıkmak. Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. Veliyi buldum bir tanesi. Tabi çok üzülmüşler. Dedim üzülmeyin, Zeydan Bey başlasın göreve ilk işimiz o çocukları Çanakkale’ye getirmek. Yarıştıramayabiliriz tabi, o geçti artık ama en azından moral olur. Onları gezdiririz dedim. Onlar da mutlu oldu. Maalesef böyle kötü bir durum ile karşılaştık. Bunu yapan insanın çoluk çocuğu yok mu acaba? Niye iptal ediyorsun? Seçimi kaybetmiş olabilirsin. Bugün gördüm bir tane daha. Bir muhtar kaybetmiş çocuk parkını kaldırmış. Sizin çocukların bunlar. Bu yaştaki çocuğu böyle mahrum bırakamazsın. Ben tabii Adana geçmiş dönem belediye yöneticilerini buradan kınıyorum. O çocuklara yapılmamalıydı. Kimseye yapılmamalı ama çocukların bu ülkeye güvenini sarsar” ifadelerinde bulundu.

 “BANA HESAP SORUN AMA LÜTFEN ARKAMDAN KONUŞMAYIN”

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan son olarak ise halka seslenerek şunları söyledi: “Çanakkale halkında herkese teşekkür ediyorum. Bu saatten sonra daha doğrusu 31 Mart akşamı sandıklar kapandıktan sonra, kimin kime oy verdiği hükmü kalmamıştır. Sandıklar açıldığında herkes bana oy vermiştir. Ne kadar seçmen varsa verilen bütün oylar bana verilmiştir çünkü ben kazandığıma göre kim bana verdi kim vermedi araştırıp bulacak halimiz yok. Zaten biliyorsunuz ben hep derim ki ben Çanakkale halkının temsilcisiyim. Çanakkale halkının yöneticisi değilim. Eğer temsil ediyorsam Çanakkale halkının temsilcisi olarak o zaman kimseyi ayırmayacağız, herkesi temsil edeceğiz. Şuanda 136 bin kişiysek 136 bin kişinin temsilciliğini yapacağız. Dolayısıyla hedefimiz burada imkânlarımız doğrultusunda bütçemiz doğrultusunda bu kentte yaşayan herkesin refahı için, kardeşçe yaşaması için, huzuru için çalışmak. Bugüne kadar böyle geldik. Her zamanda hesap verme noktasındayım. Hatta ilk mecliste faaliyet raporu sunacağız. Geçen dönemin son faaliyet raporunu sunacağız. Devlet komisyonu raporu var onu okuyacağız. Hesap vermeye devam edeceğiz. Sloganımız ‘hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek’, ‘her engelli sokağa çıkacak’, ‘yaşlılarımız mutlu olacak’ gibi toplumun kesimlerini mutlu edecek projemiz var. Dolayısıyla yine eskisi gibi olduğu gibi önümüzdeki beş sene Allah sağlık versin, beraberce Çanakkale’de güzelce yaşamaya devam edeceğiz. Çanakkale Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehri. Çanakkale’ye gelenin ilk aklına geldiği şey Çanakkale’ye yerleşmek. Bu güzel bir şey ama bu benim değil hepimizin marifeti. Sokağa çıkıyor sizler bizler güle yüzlü insanlar, kavga yok gürültü yok. Bu önemli bir şey ve Çanakkale tarihi, doğası ile de önemli. Bunun keyfini çıkartmanın yoluna bakacağız. Sevgili hemşerilerim, kente yapılan yatırımlar sizin paranız söylüyoruz. İçinde benim de param var. Dolayısıyla bu parayı doğru yerlere kullanalım, beni takip edin, beni sorgulayın, bana hesap sorun ama lütfen arkamdan konuşmayın, lütfen iftira atmayın. Bir sorunuz varsa sorun, mecliste muhalefet var. Canlı yayın yapıyoruz televizyonda. Daha ne yapalım. Hesap veriyoruz, kitaplar çıkarıyoruz. Hakikaten iş buramıza geldi. Sıkıntılar, stres, geçim derdi, pahalılık insanları bir bunalttı. Bu kentte Bunu biraz unutmamız lazım. Bir de biz dert açmayalım insanlara diye mücadele ediyoruz. İnşallah bu dönemi de başarılı içe geçiririz.”

PAYLAŞ